Non Paris ve Laleper Aytek

Fotoğraf ile ilgilenenler için ayın çok güzel sergilerinden biri Fransız Kültür Merkezi’nde. Sanatçının kendi tanıtımı ve basında çıkan yazılarıyla paylaşıyorum. En güzeli sizin görmeniz ve değerlendirmeniz…

Laleper Aytek’in geçtiğimiz ay Fransız kültür Merkezi’nde açılan sergisi “Non Paris” 31 Ocak 2015’e kadar açık kalacak. Sergide fotoğrafçının Paris’te iki yıl boyunca sürdürdüğü fotoğraf çekimlerinden 63 siyah-beyaz fotoğraf yer alıyor. Sergiyle birlikte fotoğrafçının “non paris” adlı bir fotoğraf albüm kitabı da Aralık başında yayımlandı.

LALEPER AYTEK || NON-PARIS

non paris web

Kentler her yeni ziyaretçisine farklı biçimde ‘Hoş geldin’ der. Herkesle başka türlü konuşur ve her ziyaretçi her söylediğini duymaz. Bazı söyledikleri herkesin kulağına ulaşırsa da, kimi laflarını ancak bazı insanlar duyar. Kimi kentler çok gevezedir. Kimileri ise herkese her şeyini göstermez, hatta neredeyse saklar. Gizemli, albenili kentler pek çok güzellik sergiler ama bir yandan da çok şey gizler gözlerden.

Paris tanınması kolay (gibi) görünen, vitrini ününe layık bir kenttir. Vitrinini geçip derinliklerine daldıkça herkesin bildiği Paris imgesine durmadan bir şeyler eklenir. Bir şehrin derinleri belki de fotoğrafçı için cesaretli bir iç(e) bakış da olabilir; hep beklediği bir ses, bir itiraz, bir ihlal ya da kavuşma; kendine…

10354234_801120353266845_743368146945770251_n

Laleper Aytek, 2012 ile 2014 arasında Paris’e dört kez gitti. Çekimlerini Paris’te yapmakla birlikte Paris’i çekmedi. Bu projesinde bir turist olarak geldiği bu şehir üzerinden “non” görüntüleri aracılığıyla aynadaki kendine bakmaya çalıştı. 2012’deki ikinci ziyareti birinciden oldukça farklı, şehrin ruhuna dokunduğunu, şehir üzerinden kendine de biraz daha içerden bakmaya başladığını düşündüğü bir ziyaret oldu. Projesine bu yolculukla birlikte (adını çok sonradan koysa da) başlamıştı bile…

10882111_725572400845767_2099014598079487928_n

Fotoğrafçı “non paris”le birlikte; hiç tanımadığı, dilini bilmediği bir coğrafyada; bazen kırılgan, kimi eğreti olsa da, uzun zamandır belki de ilk defa cesaretli bir iç(e) bakışın, kendine ait duymayı beklediği bir sesin ya da itirazlarının kapısını aralamaya çalıştı.

Görüntüler kendi tekinsizliklerinde, zoraki buluşmalara teslim edilmediklerinde; bir fotoğrafçı için unuttuğu bir ses, hiç görmediği bir yüz ya da beklenmedik bir karşılaşma olabilir, ilk defa yürüdüğü bir sokaktaki bir görüntünün kenarındaki ufacık bir ayrıntıdan hiç tanımadığı bir duyguya dair de olabilir, kaçılmış, göz ardı edilmiş, hatta yok sayılmış ve belki yıllardır yüzleşilmemiş.

Fransız Kültür Merkezi’yle birlikte Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi tarafından da desteklenen projesinde Laleper Aytek yeni (dışardan) bir ziyaretçi olarak Paris’te çektiği “non” görüntülerinde Hoffmannstall’ın söylediği gibi, “hiç yazılmamış olanı okumayı”, farklı bir kayıt yapmış olmayı az da olsa becerebilmiş olmayı diliyor.

10417749_801451749900372_4570782826548009659_n

Aşağıda Zeynep Oral’ın anlatımıyla, sergi….

Laleper’e rağmen Paris
Laleper Aytek’in “Non – Paris” adı 14. kişisel fotoğraf sergisi Fransız Kültür Merkezi’nde Koç Üniversitesi’nin katkılarıyla açıldı .
Sanatçı bu sergide, hiç tanımadığı, yabancısı olduğu, dilini bilmediği bir coğrafyaya, bir ortama savrulmuş… Niyetini sanki baştan açığa vuruyor:
Bu sergiyle, bir kenti keşfetmekten çok, kendi deyişiyle “bazen kırılgan, kimi eğretiolsa da uzun zamandır belki de ilk defa cesaretli bir iç(e) bakışın, kendine ait duymayı beklediği bir sesin ya da itirazlarının kapısını aralamaya” çalışıyor.
Serginin isim anası Zeynep Avcı“Hayır – Paris” dese de sanatçıya rağmen, tuhaf bir biçimde, bu fotoğraflar buram buram Paris kokuyor!
İnsanlar, mekânlar, sokaklar, kaldırımlar, ışıklar, gölgeler… Siyah beyaz fotoğraflarda, büyütülmüş ayrıntılarda, Paris’in görüntüsünden çok ruhuna bakıyormuşum duygusuna kapılıyorum… Duvardaki çatlak, bakıştaki umut, ellerdeki bezginlik, camekândaki ışık, bedendeki yorgunluk, eteğin kıvrımlarındaki iştah, kaldırımdaki su damlası, kurulu sofra, çocuğun saçlarındaki afacanlık… Üst üste bindirmeler… Aynalardan, camlardan, sulardan yansımalar… Her biri ve her birindeki sayısız ayrıntı, nice anlatıya, nice önermeye, nice duyguya gebe…
Fotoğraflara baktıkça, söylenmeyeni duymaya, gösterilmeyeni görmeye, anlatılmayanı dinlemeye başlıyorum. Fotoğrafın gizi bu olsa gerek.
Laleper Aytek sergisi 31 Ocak’a dek sürüyor. Kaçırmayın!

Lalepar Aytek Kimdir?

Laleper Aytek Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü’nü bitirdikten sonra, Sosyal Ekonomi alanında yüksek lisans çalışmalarına devam etmek üzere gittiği Oslo Üniversitesi’nde daha çok fotoğrafa yöneldi. Fotoğrafla üniversite yıllarında başlayan ve giderek derinleşen ilgisi nedeniyle 90’lı yılların başında Türkiye’ye döndü ve kendi stüdyosunu açarak reklam fotoğrafçılığı yapmaya başladı. 1998’de Türkiye’nin ilk kapsamlı dijital fotoğraf stüdyosunun kuruluşunda fotoğraf ve reklam yönetmeni olarak görev aldı. 2009’da bu yana Koç Üniversitesi, Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde (MAVA) fotoğraf üzerine dersler vermektedir.

2000 yılından bu yana fotoğraf yazılarında, öznellik kapsamında “görme biçimleri” ve “fotoğraf tarihi” üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu temel yaklaşımını “Fotoğraf Tarihi Kanonunu Yeniden Düşünmek: Öznellik Üzerine Bir İnceleme” başlıklı yüksek lisans tezinde ayrıntılandırarak geliştirmiştir. Yayınlanmış çalışmaları arasında fotografik düşünce üzerine yazılarını biraraya getirdiği Kendine Ait Bir Fotoğraf (2005) ile Palimpsest Istanbul (2010) ve Issız (2013) fotoğraf albümleri sayılabilir. Aytek 1991’den bu yana 13 kişisel sergi açtı ve 22 grup sergisine katıldı.

Website

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: