Davetlerden Seçtiğim Lezzetler I

Yine çok beğenip hemen uygulamaya aldığım,  hatta bazılarını hemen yaptığım bir kaç favorimi daha paylaşıyorum. Bizim evde yaptığımız  Aralık ayı davetlerinden biri Üniversite Grubumuzun  davetiydi. İki senedir herkesin bir şeyler yapıp getirdiği aylık davetlerimiz. Aralık  ayının  daveti de  bizim ev de oldu.

DSCF3926Menüyü de yeni yıl daveti olarak hazırladık. Yine herkes özenle yaptıklarını getirdi. Ben ev sahibi olarak kestaneli pilavlı hindimi ısmarladım. Salatalarımı, buharda sebzelerimi, tatlımı ve minik aparetiflerimi yaptım.Sevgili Nazan körpe  ıspanaklarla yaptığı salata ise,  bana göre gecenin favorisi idi.

DSCF3894

Körpe ıspanak salatası yaparken önce ıspanaklar  yıkanıp, zedelenmeden  kurutuluyor. Üzerine sos olarak, portakal suyu , zeytin yağı, ve taneli hardal karışımı hazırlanıp konuyor.İsteğe göre biraz ince kıyılmış ve hafif ovulmuş kırmızı soğan ilave ediliyor. Sonra da  ince dilimlenmiş portakallar ve nar taneleri ile  servis ediliyor. Bazen nar yerine çilek dilimleri de koyabilirsiniz. Çok lezzetli ve sağlıklı salata, benim gibi  herkesin beğenisini kazandı, ben de hemen favori listeme aldım ve keyifle yaptım. Ispanak salatasını da avakado salatasını da sadece davetlerde değil, bu ara mevsimi olduğu için sürekli, severek  yapıyorum.Deneyin sizde seveceksiniz.

DSCF3879

Aparatif olarak yaptığım zeytinli çıtırlara bu sefer, acı biber soslu ve peynirlilerini ekledim. Bir yufkayı yayıyorsunuz,yufkanın yarısına,  isterseniz az tuzlu zeytin ezmesi, isterseniz biraz zeytinyağı ilave edilmiş, lor peyniri ya da acılı ezme, hatta  evde yapılmış acı biber salçası da olabilir sürüp yufkayı ortadan ikiye katlıyorsunuz sonra da katladığınız yufkaları çeşitli modellerde kesiyorsunuz, yuvarlak olabilir, ince şerit olabilir, üçgen olabilir.Kestiğiniz yufkaları da fırın tepsisinde fırın kağıdı üzerinde 180- 200 derecede  rengi değişene kadar fırınlıyorsunuz. Sonra istediğiniz bir dip sosla servis ediyorsunuz. Ama şimdi son bir keşif daha, minik tartoletler ; Arasına zeytinyağlı-peynir koyduğum  iki kat yufkaları bardakla yuvarlaklar halinde kesip,  minik kek kalıplarında fırınlayarak , tartoletler elde etmek mümkün, sonra da içine istediğiniz lezzetle servis edin.Ben patlıcan salatası koydum, çerkez tavuğu, haydari her şey olabilir. Dışı peynirli minik kablarıyla harika oldu.DSCF3907

O geceden son favori de sevgili arkadaşım Nehla’dan geldi.Sigara ya da üçgen (muska) börekler her zaman favoridir, ben bu ara hiç yapmadım, yaparsam da  fırında pişiririm, ve beyaz peynirle dil peynirini karıştırıp yufkaların içine sararım. Her zaman sıcak,sıcak harika olur, bu sefer Nehla börekleri baklava yufkası ile yapmış çok daha güzel ve lezzetli olmuş. İki kat baklava yufkasının arasını zeytinyağı ile yağlamış, ve  peynir koymuş, kıymalı ve kabaklısı da harika oluyormuş.Sonra önceden 200 derecede  ısıtılmış  fırında da 15 dakika yeterli diyor.Nehlacım’ın elinde dolanırken bitti.Muhteşemdi, hem çok kolay hem herkesin seveceği türden hem de yapımı kolay.DSCF3914Bu günlük bu kadar devam edecek, sevgiler, sevgiler…

Davetlerden Seçtiğim Lezzetler

fotograf (124)Aralık ayının ilk günlerinden itibaren yeni yıl davetleri başladı. Hepsi başka güzel, şık, özenli, keyifli idi.Hepsini uzun uzun anlatmak istiyorum.Ama neresinden başlamalıyım, neleri en çok anlatmalıyım seçmekte zorlanıyorum.Öncelikle davetlerden beğendiğim favori listeme aldığım lezzetleri paylaşıyorum.

Bioritm Güzellik Merkezi çok leziz, şık kahvaltı sofraları ile hem 25.yılını kutladı,hem yeni yıla hoşgeldin davetlerini de  yapmış oldu. Dünya tatlısı Güzin ile Ayşegül Demirağ kardeşler işlerinde ki becerilerini sofralarına da taşımış,mükemmel ekipleriyle beraber  harikalar yaratmıştılar. Her şey çok güzeldi, boldu, keyifliydi, hem de sağlıklıydı. Ama ben özellikle Ayşegül’ün avakado salatası ile muammaralı ekmeklerini beğendim, ve hemen uyguladım, hem de kahvaltı dışında çok farklı zamanlarda.. Günün her saatine yakışıyorlar ama kahvaltıda da özellikle çok yakışmışlardı .

fotograf (127)

Avakado salatası;

Olgun avakadolar alınıyor, ya da ev de iki üç gün bekletmek gerekiyor, ben meyvalarımın özellikle elmalarımın yanında mutfak masasında bekletiyorum.Elinizle yumuşadıklarını hissettiğinizde boyuna ikiye kesiyorsunuz, ortalarında ki çekirdeği alıyorsunuz,sonra da kaşıkla ya da bıçakla avakadonun içini alıyorsunuz, kararmaması için limon sıkıyorsunuz. Zeytinyağı, pul biber,taneli hardal ve limonla yapılmış sosla karıştırıyorsunuz. İnce kıyılmış yeşilliklerle servis ediyorsunuz. Çok lezzetli ve faydaları saymakla  bitmiyor. Ben bol yeşil salatayla karıştırarak da denedim yine çok başarılı oldu.  Afiyet olsun.

fotograf (126)

Muammaralı ekmekleri; Ayşegül en esprili tarzıyla çok güzel anlatıyor. Francala ekmeklerini alıyorsunuz. Dilimledikten sonra üstüne, Sahan’dan aldığınız muammaraları sürüyorsunuz. Sonra buyrun, afiyet olsun.Muammarayı evde de çok kolay yapabilirsiniz, ama ben de arkadaşımı dinledim. Hemen Sahan’a uğradım ve muammara aldım. Evet gerçekten çok leziz ve farklı baharatlarla zenginleştirilmiş.Çok güzeldi.

fotograf (116)

Kahvaltıda herşey çok bol çeşitli ve güzeldi, kavrulmuş fındıkla servis edilen, evde yapılmış ayva reçeli ve taze çıtır sivri biberler benim diğer favorilerimdi.

fotograf (122)

Bioritmciler ve takipçilerinin ne kadar güzel olduğunu ve ışık saçtığını  gösteren, doğrulayan fotoğraflardan biri.

Bu güzel davet için canım arkadaşlarıma ve ekiplerine çok teşekkür ediyorum.Daha önceki davetlerinde de sevgili Güzin’den çok beğendiğim çeşitler vardı, başka sefere de onları anlatmak sözüyle, sevgiler, sevgiler…

Davet İçkileri

Davet vermek, her zaman terapi, hoşluk enerji kaynağı benim için. Onun için bu ara bir iki davet de yapıp, bir iki de davet yazısı arka arkaya yazabilirim.

Hoş geldin içkisi benim için çok önemli.Bu konuda çok değişik alternatifleri, zamana, mevsime, davete göre değişik kullanıyorum. Alkollü olması da şart değil, gündüz yazın, değişik sunumlu ev yapımı limonatalar, ya da naneli ayranlar, yada buzlu ve bir damla meyva suyu ilaveli limonlu  sodalar, buzlu çaylar,kahveler. Akşamları şarap çeşitleri olduğu gibi, narlı , çilekli Şampanyalar,bazen Margaritalar, çeşit çeşit Sangrialar,bir ara illa Apple Martini’ler ,hele bu aralar, Limonçello ve Grappaları ya da bizim nefis Türk Likörlerimizi alışagelmiş yemek sonrası ikram etmenin  dışında; bol buz ve farklı bardaklarda çok soğutulmuş sunmak.Daha birçokları, hepsi, zaman zaman benim favorilerim oluyor.Bu gün anlatacağım ilk içki ise o güne  kadar tatmadığım ama tadınca da çok beğendiğim, farklı bir seçim oldu.

Arkadaşımın davetinde hoş geldin içkisi Caipirinha idi.

28

 

Misket limonu ve esmer şeker bardağın içinde limonon suyunu bırakıncaya kadar eziliyor.. Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyuluyor. Cachaca ilave ediliyor, servis ediliyor.

Tek yapılacak şey gelirken bir şişe Cachaca getirmek.

IMGP2361

Caipirinha,Brezilyalıların dünyaya tanıttığı ve sevdirdiği  ve bütün dünyaya yayılan ve çok ve sevilen bir kokteyl türü. Brezilya’da sokaklarda olmak üzere her yerde bulabileceğiniz , bu kokteyl ülkemizde de  oldukça popüler bir kokteyl.

Portekizcesinde “Küçük Köylü Kız ” anlamına gelen caipirinha’yı sevgili arkadaşlarımız Nihal ve Murat İnsel Büyük Güney Amerika, Brezilya seyahatlerinde, her akşam üstü keyifle içince; dönerken yanlarında Cachaca ve şekerleri limonla ezmek için tahta bir içki karıştırıcısı  ile gelmişler,bize de evlerine gittiğimizde hemen güzel misket limonları kokuları içinde hazırlayıp ikram ettiler.Hepimiz  için de seyahat anılarını dinlerken  çok keyifli bir hoş geldin içkisi oldu.

??????????????????????????????????????                                                                    Şimdi de benim yaptığım, yaparken de sunarken de çok beğendiğim ve de beğeni aldığım bir hoş geldin içkisi tarifi veriyorum.Keyifli davetleriniz olsun.                                                                            Ananaslı Sangria                                                                                                                    3 bardak Ananas suyu , 1 şişe sek beyaz şarap, 1 bardak kanyak, 1 adet soyulmuş 2 cmlik küpler halinde kesilmiş ananas 1 paket iri doğranmış taze nane, 1 adet ince dilimlenmiş portakal.  Bir sürahiye tüm malzemeyi ekleyip karıştırın. Buz ilave ederek servis yapın.Ben yaptığımda fotoğraf çekmeyi düşünmediğim için yukarıdaki fotoğraf bana ait değil,onun için de nane yaprakları yok. Bir daha yaptığımda orjinal fotoğrafı çekip koymalıyım. Sevgiler sevgiler

Davet Anılarım

Davetler bana her zaman terapi etkisi yapıyor. Her davetten sonra küçük olsun büyük olsun, kendimi daha iyi daha enerji dolu ve mutlu hissediyorum.Her davete kim olursa olsun,ne amaçla olursa olsun özen göstermeyi, özel detayların olmasını  arzu ediyorum, dikkat ediyorum.Tanrı bana güç versin, ömür boyu, misafirlerim, konuklarım olsun, keyifle  ağarlayayım. Aralık ve Ocak ayı yeni yıl davetleri ile dolu olan aylar.Bize gelenler olduğu gibi, konuk olduğum da  çok davet oldu. Hepsinden ilgi çekici olanları minik minik yazacağım. Bu gün yazmak istediğim, davetlerimde çok kullandığım ve de çok sevilen benim için de çok değerli anıları olan bir kiş tarifi.

İşimi yeni kurduğum günlerde, çalıştığımız bankanın müdürü iken tanıştığım, zaman içinde çok sevdiğim çok zarif ve becerikli arkadaşım, büyüğüm sevgili Semiha Sabuncuoğlu, bana tanıştığım günlerden itibaren, yani 1980lerin başından, aşağı yukarı 2005 yıllarına kadar, hep tecrübe ve becerileriyle senelerce destek vermiştir.Bu destekler paylaşımlar, yeni iş kurduğum dönemlerde, iş fikri, pazar alternatifi olduğu gibi,yemek ve davet konusunda da bana çok katkıları olmuştur.Onun  dostluğuna, misapirverliğine,  pratikliğine,  becerisine her zaman hayran olmuşumdur. Üç sene önce ani bir şekilde aramızdan ayrılan bu çok değerli dost,beni hayatımda çok etkileyen bir kaç insandan biridir.Onu kaybetmek de beni çok sarsan önemli olaylardan biri oldu..Allah rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın.

Önemli sayılacak, yemek davetlerim olduğu  zamanlarda; mutlaka bana yardım etmek, ona özel bazı spesiyalleri yapıp getirmek konusunda çok bambaşka bir yaklaşımı vardı.O kadar farklı ve reddedilmez bir yapısı vardı ki ne desem içine sinmez ya bana yardıma gelir, organizasyona dahil olur, ya da destek gönderirdi.İnanılmaz lezzetlerin içinde saklandığı harika bir yemek defteri vardı. Ben bütün dostluğumuzun sürdüğü seneler çoğunu tatdım. İçinden kendi tarzıma uygun olan bu müthiş tariflerinden üç tanesini kendime seçip aldım, ve davetlerde  kullanmaya başladım. Sonra da zaman içinde gördüm ki ne kadar değişik farklı şeyler yapsam da bu üç tarif hep numberone oluyor. Her yaşta herkesin sevdiği illa sorduğu tarifini istediği üç çeşit.Bu gün sadece birini yazıyorum, bekleyen tüm arkadaşlarım ve sizler için.

Patlıcanlı Kiş;

541865_10152387531575323_1867301470_n

Sevgili Semoş’umun tarifi ile,

125 gr Becel, 1 çay bardağı zeytinyağı,2 çorba kaşığı yoğurt, 1 yumurta, 1 paket kabartma tozu , aldığı kadar un.(3 su bardağı gibi)

Yukarıdaki malzemelerle hamur hazırlanıyor.Elde edilen hamur, tart kabına konmadan  buzdolabında  yarım saat kadar  bekletilip dinlendiriliyor.Sonra tart kabı Becel’le iyice yağlanıyor,hamurun  ilk yarısı konuyor, sonra arasına hazırlanan patlıcanlı  malzeme konuyor.Hamurun ikinci yarısı da üstüne konuyor.200 derecede ısıtılmış fırında üstü, altı, içi iyice pişene kadar  pişiriliyor.Kibrit çöpü kontrolü ile fırından çıkarılıp biraz bekletilip servis yapılıyor.Tart kabı olarak ben  yandan açılan kilitli yuvarlak  tart kapları kullanıyorum. İçini hazırlamak için; 3 büyük ya da 2 bostan patlıcanı ateş de,ya da ızgarada  közleniyor.2  kaşık un, tereyağında kavruluyor, közlenmiş ayıklanmış temizlenmiş patlıcanlar bütün bütün içine atılıyor.Tahta kaşıkla eziliyor, göz kararı sütle macun kıvamına getiriliyor.Biraz karabiber ve rende kaşar konuyor, tuzuna bakılıyor, ve artık pişirilmiyor. Sonra da bu malzeme buzdolabında dinlendirilmiş tart hamurunun arasına koyup pişiriliyor.

Harika Bir Kış Düğünü

Bu haftanın en güzel haberi sevgili Elif’imizin (Kösedağ) düğünü idi.Elif çok genç, çok çalışkan, çok başarılı, çok zarif,  iş kadınlarımızdan. Babası Ali Kösedağ’ın  1978  kurduğu Kösedağ Tel Örme ve Çit Şirketinin genel müdürü, ortağı.KÖSEDAĞ A.Ş.sektöründe Türkiye’de kurulan ilk firma ve dünyanın en gelişmiş fiziki güvenlik sistemlerini 1997 yılında kurulan SİBERTEK A.Ş.‘nin elektronik güvenlik sistemleri ile bütünleştirerek projelendirmekte ve uygulamakta. İki şirket de konusunda yalnız Türkiye’nin değil bölgenin en iyisi, ve dünya markası olma yolunda başarıyla yol alıyor.

12258_10151353105763352_1008433057_n Elif hepimizin;ilk gördüğümüz günden beri, mütevazi, yaşından olgun, güzel, sevgi dolu yaklaşımı ile çok iyi  arkadaşı oldu.Onun düğün haberine çok sevindim.Düğününe gidebildiğim, onu bu çok önemli  gününde yanında olduğum için de  çok mutluyum.

IMGP2159 Elif’e gelinlik çok yakışmıştı, çok güzeldi, çok mutluydu. Düğün çok güzel bir kış düğünü idi.Her yer ışıl ışıl,çiçekler,pırıltılar içinde, muhteşemdi.Davetiyeler, nikah şekerleri,yemekler, sunumları, lezzetleri, tüm masa süslemeleri her şey çok güzeldi, hepsi  için ayrı ayrı yazılar yazabilirim.

fotograf (35)

Kösedağ ve Medghalchi ailelerinin en mutlu anı.Nikahı Mustafa Sarıgül kıydı.

Damat,Ayten ve Atuf  Medghalchi’nin hukukçu oğlu Arman Medghalchi de mavi beyaz elbisesiyle, çok şık ve heyacanlı idi.İki tarafın aileleri de muhteşem kıyafetleri ve güzellikleri ile bizleri karşıladılar.Güzel Elif’imizin eşinin   İran’lı olması hepimize sürpriz oldu.Davetlilerin çoğu hem Türkiye’de yaşayan, hem  İran’dan gelen   yakın akrabalar ve dostlarıydı.İki aile öyle güzel kaynaşmıştı ki; damat tarafı, gelin tarafı ayrımını biz hiç  farketmedik.

fotograf (41)Düğünün davetlileri arasında,tüm siyasi partilerden milletvekilleri, bakan, belediye başkan ları vardı. Baba Ali Kösedağ’ın, ve ailesinin ne kadar gönül dostu, sevilen  insanlar  olduğu her noktada kendini hissettiriyordu. Tüm farklı partilerden siyasi davetliler, bir arada ve çok keyifli bir düzen ve protokolle yerleştirilmişti. Artık  nikahlar hep bol şahitli oluyor, malum.Bu nikahta öyleydi.Milli Savunma Bakanımız ve  AKP Sıvas Milletvekili  İsmet Yılmaz,TBMM Başkan Vekili ve MHP İstanbul Milletvekili Meral Aşkener, Anayasa Başkanı Haşim Kılıç, Can Vakfı Başkanı Prof. Dr.İzzettin Doğan ve damat ailesinin, yakını bir hanım  şahit oldular.Bu kadar değerli şahitin arasında Evlilik  Cüzdanını  vermek Meral Aşkener’e kısmet oldu.

fotograf (42)

Düğünde en çok göze çarpan ışıltıların büyük bir kısmı  davetlilerin pırıltıları, renkleri, güzellikleri oldu.Herkes, özellikle gelin ile damatın akrabaları yakınları,  birbirinden şık, renkli, gösterişli idi.Beni ilk gördüğümde de çok şaşırtan,Elif’in hepsi birbirinden güzel, tatlı beş kız kardeşi düğünde de favorilerim oldu.530439_10151346142012079_1343344608_n Onları bir arada fotoğraflamayı ben bir kerede beceremedim. Böyle hoş güzel altı  genç kız annesi Safiye Kösedağ‘ı her gördüğümde kutluyorum.Şimdi  yine, bu müthiş anneyi tekrar, tekrar kutluyorum.

fotograf (40) Dört güzel kız kardeş üsteki fotoğrafta, aşağıdaki fotoğrafta da ki üç kızkardeşden en başta olan da beşinci güzel kardeş.Esra, Arzu, Aslı,Ebru, Ece hepsi elbiseleri, saçları, makyajları ile özel seçilmiş modeller gibiydi.Bence düğünün en güzel ışıltıları oldular.

fotograf (43)

Bizim Kagider Kadıköy grubumuz da altı arkadaşımız eksik olmasına rağmen çoğunluk bir aradaydık. Hepimiz çok mutlu ve keyifliydik. Uzun zamandır görmediğimiz arkadaşımız, Elif’in de kankası Gözde Çelikbilek de aramızda idi.Gözde’yi çok özlemişiz.Onlar da iki kardeş çok güzeldiler, şıktılar.

532536_504900906209309_265632989_n

Gözde Çelikbilek,Ayşe Işıl,Münteha Adalı, Emine Kütük, Ferda Boyar, Harika Batallı, Özlem Aytemiz hep beraberiz.

Sevgili AKP İstanbul Milletvekili arkadaşımız  Belma Satır, protokol masasında, sayın Bakanımız ile beraberdi. Ama bizim yanımıza, masamıza da geldi.Bu çok özel gecede beraber olma şansmız oldu.

IMGP2198

Özlem Aytemiz,Ayşe Işıl, Belma Satır, Münteha Adalı

Herşeyi ile mutlu, keyifli çok güzel bir düğündü, Elif’imizi  ve damatımızı tebrik etmek en heyacanlı anlardan oldu.

72350_504917166207683_1122195321_n

Grup bir arada Elif’le ve Arman’layız.Hepimiz onlar kadar mutlu ve heyacanlıyız. Elif’çiğime ömür boyu mutluluklar,tüm bekar arkadaşlarımıza da böyle  güzel düğünler, evlilikler  temenni ediyorum.En kısa zamanda. Sevgiler, sevgiler…

Davet Sahibi Tasarımcı Olunca

Geçen hafta sevgili Nilgün Gülen bizleri Hasköy’deki yeni yerine, ofis ve showroom olarak kullandığı, bir yıldır, restore ederek hayata geçirdiği tarihi mekana davet etti. Nilgün kocasıyla beraber kurdukları BNG markasının sahibi, ortağı ve tasarımcısı. Kagider üyesi olduğundan beri de aynı  komite de beraber çalışıyoruz.Nilgün’ün başarılar dolu markalaşma hikayesini önce oryantasyon sunumunda dinledim. Sonra çeşitli televizyon  haber programlarında izledim. Yazılan çok haberi röportajı okudum.Sonunda da bu çok özel tasarımcı, yaratıcı arkadaşımın  tüm komite arkadaşlarımla beraber konuğu oldum.

Hiç bir şeyin tesadüf olmadığını, onu tanıdıkça daha çok anlıyorsunuz. Çok tatlı, hep kibar, güler yüzlü özel kadının ofis ve showroomu da aynı kendisi gibi.Nilgün markayı anlatırken, BNG keşfetmeyi ve keşfedilmeyi seven kadının markası diye tanımlıyor.Kendisi de marka hayata geçtiği günden beri kendi markasını giyiyor,” Dolabımda BNG’den başka marka yok.”diyor.Showroom da da herşey koleksiyon, eşyalar, aksesuarlar, davet için hazırladığı her şey keşfedilmeyi bekler gibiydi. Ben hep soru soran oldum.Sizlere de bu güzellikleri fotoğraflarla biraz olsun anlatmaya çalışacağım.

1800 lü yıllardan kalma tarihi bina eski bir döküm atölyesi imiş. Binayı restore edip, orjinal haliyle kullanıma açmak için Nilgün ve eşi çok uğraşmışlar, ama netice harika olmuş. Tarih, sanat, tasarım, moda, her gün tarihi mekanlarıyla popülerleşen Hasköy’e de çok değer katmış.

Nilgün kendi giymeyeceğim ürünü tasarlamıyorum, diyor. Bu çok özel, farklı kadın, binaya da çok yakışıyor, markayı da çok iyi taşıyor. Nilgün;davette ikram ettikleri ile, sunumu ile,herşey de farklılığını ortaya koydu.Bu onun doğal hali duruşu zaten.

O gün Bülent Bey ile de tanışma şansımız oldu.Nilgün’ün bütün bu  farklılığından, yaratıcılığından o da oldukça etkilenmiş, görünüyordu. BNG markasının başarılı sahibi, iş adamı  Bülent Bey ortama çok uygun kıyafeti ve tarzıyla bizlere katıldı.                                                Her şeyi kendine özgü davette birkaç özellikten bahsetmek istiyorum. Salatalar büyük boy bardaklarla servis edildi,tulumba tatlısı da shot bardakları içinde çok şıktı.Tüm tabaklar fincanlar çok hoştu, onlarla ikram edilenler de çok lezzetli.Yemek menüsü, tatlı seçimi,  herşeyin servisi,kahvenin yanında ki tadımlıklar, hepsi özelliği olan farklı lezzetlerdi.Aynen BNG nin koleksiyonu ve mekanı gibi.Bize de kendimizi çok özel hissettirdi.

Bülent-Nilgün Gülen çifti yıllarca fason triko üretimi yapmış, 6 yıl önce markalaşmaya karar verip BNG adıyla ilk adımı atmışlar ve Japonlar’ın gözde markası olmuşlar. BNG’den aldığınız bir ürünü en az 4 en fazla 8 değişik şekilde giyebiliyorsunuz. Kemer ve kuşaklar yardımıyla hırkayı elbiseye, yeleği tuniğe çevirebiliyorsunuz. Bu yabancıların markaya olan ilgisini katlamış. Geçen seneye kadar üretimin yüzde 70’ini ihraç ettiklerini söyleyen Nilgün Gülen, “Bu sene üretimimizin yüzde 50 sini iç pazarda yüzde 50sini dış pazarda satıyoruz, diyor. Yurt içindeki mağaza sayıları şu anda 11, hedefleri ise 14.Yurt dışın da ise toplam 200 butikte satılıyor.

Nilgün en az 4 en fazla 8 farklı şekilde kullanılabilen giysilerinin tanıtımını yapıyor.

Bülent Gülen aileden tekstilci, trikocu. Nilgün Gülen aslen İzmirli, ortaokuldan sonra İstanbul’a gelmiş. Bülent Gülen kendini bildiğinden beri babasının Mahmutpaşa’daki yerinde çalışıyor. Liseden sonra Boğaziçi Üniversitesi’nin açtığı İngilizce kursuna katılıyor. Çünkü amaçları trikolarını yurtdışına pazarlamak. Nilgün Gülen de aslında muhasebeci. Yolları kursta kesişiyor ve evleniyorlar. Nilgün Gülen de eşiyle birlikte çalışmaya başlıyor. Zaman içinde kendi tasarımlarını yapıyor. İtalya Polimoda’ya gidip tasarım dersleri de alıyor. Kendine güveni geldiğinde de kendi stilini yansıtan bir koleksiyon hazırlıyor. Karı koca markalaşmaya, fuarlara katılmaya karar veriyorlar. Ve Nilgün Hanım’ın anlatımıyla, “Paris’te ilk katıldığımız fuarda en kötü ve küçük stand bizimdi ama biz patladık, aldığımız siparişlere inanamadık” durumu yaşanıyor.

Japonya’da Takashimaya ve Isetan’da galeri konseptinde satılan 3 markadan biri.

Nilgün ile Bülent Gülen’in fotoğrafları koltuğun sırtına konmuş

Hikaye’yi Nilgün’ün kendi anlatımıyla da  aşağıda paylaştım.                                                       “Eşim Bülent’le birlikte kurduk. Aslında 17 yıllık bir geçmişi var. Marka 6 yıllık. Bülent tekstilci bir aileden geliyor. Biz hep tekstille uğraştık. Fason üretim yapıyorduk. Avrupa’dan birçok markaya üretim yapıyorduk. 6 yıl önce benim tasarımlarıma ağırlık vermeye başladık. O güne kadar çok klasik tasarımlarımız vardı. Bu marka tamamen benim giyim zevkim. Fuarlarda çok büyük ilgi gördük. Ve yolumuz açıldı. BNG yurtdışı ağırlıklı başladı. Şimdi senede 16-18 fuara katılıyoruz.                                                                                                       

BNG dünyanın en önemli moda haftalarından biri olan Milano Moda Haftası’ na kabul edilen ilk Türk markası oldu .

Yeni teknolojileri takip ediyorum. Kullandığım kumaşların teknik özellikleri benim için çok önemli. Kullandığım kumaşlar terletmiyor, vücut ısısını dengeliyor. Fonksiyonellik bizim için vazgeçilmez bir özellik. Tasarladığım bir kıyafet birden fazla şekilde ve stilde giyilebiliyor. Kullandığımız tüm kumaşlar doğa dostu. Deri triko karışımı da çok tercih ediliyor. Anne-kız trendini de takip ediyorum.

Pek çok Avrupalı giyim markasının başarısının sırrı şu aralar 18-45 yaş grubuna hitap etmesi. Yani hem kızları hem anneleri giydirebiliyoruz. Benim bir ürünümü farklı şekilde hem anne hem kızı giyebilir.

Ürünler de olaylık ve şıklık bir arada. Buna kim hayır der? 4 yıl önce Hong Konglu bir yakınıma bir Hong Konglu ile Japon’un farkını sormuştum. “Biz bir gömleği olduğu gibi, Japonlar ise ters çevirip giyer” demişti. O günden sonra fonksiyonel ürün tasarımlarına ağırlık verdim. Günümüzün ekonomik şartlarında bu bence herkes için harika bir seçenek. Benim en merak ettiğim ülke Japonya’ydı sanırım biraz da bu yüzden orada çok başarılı olduk. Japonya’ya sık sık gidiyorum. Orada mutlu oluyorum. İnsanlar çok saygılı ve çok çalışkan. Çat pat Japonca da öğrendim ama çok zor bir dil. Japon kültürünü ve yemeklerini de çok seviyorum.”

Nilgün’ün çok değer verdiği müşterileri arasında, her yaşdan farklı kadın var. Nebahat Çehre, Serra Yılmaz,Tuğçe Kazas bunlardan sadece üçü. Bu ara mağazalarında beş çayları düzenleyen davet eden Nilgün onlarla tanışmayı,onları anlamayı, dinlemeyi de çok önemsiyor.

Sevgili Nilgün senin gibi çok özel bir kadını tanıdığım için,   çok şanslıyım. Başarıların, mutlulukların, daima seninle olsun. Harika davetin, çok özel ikramların,  için de tekrar, tekrar teşekkürler,Sevgiler, sevgiler

Meltem ile Keyifli Davetler

Canınız keyifli bir şeyler görmek istediğinde, Meltem Beyazıt Tepeler yazın, karşınıza çıkacak, her başlığa tıklayın. Bir güzellikten, diğerine, göz kamaştrıcı bir düğünden, hayaller ötesi bir davete dalın gidin. Her zaman çok çekici gülüşü,içinizi ısıtan bakışları, candan sohbeti, mütevazi hali tavrıyla, Meltem, olağanüstü, farklı, yaratıcılıkta sınır tanımaz davetler organizasyonu, yapan çok sevgili arkadaşımız.

                                                                              Evet düğün, dernek, davet ihtiyacınız olduğunda, en ihtişamlısını, farklısını, parmak ısırtacak cinsten olanını, her zaman anlatacağınız, çocuklarımıza, torunlarınıza güzel anılar bırakacağınız değerde, olanını yapmak istiyorsanız,Meltem’i arayın, ona danışın, yaptıklarını izleyin.Sonra, Meltem sakin, dingin, güleryüzlü,zarif yapısı ve tavrıyla, sizi alıp, bambaşka güzellikler, keyifler dünyasına, hayallerdeki masallardaki düğün davetlerin içine sokuverecek.

Meltem’i uzun zamandır tanıyorum, ikidir de tesadüf Pera Palas’da ortak davetlerde, organizasyonlarda   bir araya geliyoruz.Hem de bu çok sevdiğim otelde, tarihi yapıda,bakıyoruz, yanyana oturmuşuz. Bir çok arkadaşımı, değerli iş kadınını yazmakta geçiktiğim gibi, Meltem’i de  yazmakta çok geç kaldığımı düşünüyorum. Meltem sürekli, yaptığı muhteşem işler, organizasyonlar gibi, çok gurur duyacağımız başarı haberleriyle de bizi mutlu ediyor.

İlk biraraya geldiğimiz de Düğünler ve İstanbul kitabını yeni yazmıştı.Üzerinden hemen günler aylar geçiveriyor.

İstanbul’u en güzel düğünleri ile anlatan bu masalsı kitapda, tüm dünyada, her geçen gün daha da popülerleşen güzel şehrimiz ,İstanbul’un en seçkin düğün mekanlarında,birbirinden güzel düğünlerin hikayesiyle anlatılıyor ve  İstanbul’un ‘Düğün Destinasyonu’ olarak ne kadar önemli bir konumda olduğunu  kanıtlıyor. Evlenecek çiftler için de yeni trendler, şık düğün sofraları, muhteşem güzellikte nikah ve seremoni görselleri  içeriyor aynı zamanda…

‘Düğünler ve  Istanbul’ kitabı, geçtiğimiz 2011 Ocak ayında Paris’te ‘Maison Objet’ fuarında da satışa sunuldu. Uluslararası profesyonellerin katıldığı bu fuarda büyük ilgi gördü.

İstanbul’da her dini kucaklayan nikah seremonileri, eski İstanbul’un evlilik gelenekleri , sinagoglar, kiliseler, kına geceleri, kısacası  İstanbul’da evlilik tarihi ve kültürü de ilk defa bu özel kitapta.

Meltem’in benim  çok değer  verdiğim,çalışmalarından  biri de bir eğitimci olarak,  sektöre genç profesyoneller yetiştirme çabası.                                                                                    Tepeler, etkinlik sektöründe öncü derneklerinden Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği’nin (YEPUD) başkanı ve kurucularından.

Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) ve YEPUD işbirliğinde halen devam eden ‘Etkinlik Yönetimi Sertifika Programı’nın oluşmasının öncülerinden olan Tepeler, aynı eğitim programında mesleki tecrübeleri ile ilgili dersler veriyor. Tepeler, etkinlik sektörü ile ilgili çeşitli konferans ve seminerler düzenlemeye ve sektöre genç profesyoneller yetiştirmeye devam ediyor.

Aşağıda basında çıkan yazılardan birkaç başlık koydum.Hepsi birbirinden çekici, iddialı, şaşırtıcı başarıların haberleri,

İslam Konferansı’na ve Nato Zirvesi’ne imza atan kadın

Papa’ya yemek ziyafeti çekti, işleri bir anda açıldı

Bu kez KM’nin damadı George Bush’tu.

KM Events’in 2023 hedefi 65 bin uluslararası düğün

“Düğünler ve İstanbul” İçin Muhteşem Lansman

Ben tıklayın, bu müthiş kadını tanıtım videoları ile, TV programları ile, blogu, webi, muhteşem görselleriyle tanıyın, hem siz de rüya gibi güzelliklerle dolu bir dünyada gezinin diyorum.

Ben de aşağıda KM Events’ın hakkında sayfasını ve harika bir tanıtım görselini, sizler için  paylaştım.Sevgili Meltem’i bu müthiş başarıları, çalışmaları, ülkemizi İstanbul’u tanıtan organizasyonları, eğitime gençlere katkıları için defalarca kutluyorum. Seninle gurur duyuyoruz, Meltemcim.

KM Events  Türkiye’yi pek çok uluslararası etkinlik, davet ve düğünde temsil ederek, Türkiye adına, en önemli misafirleri ağırladı. Papa XVI. Benedict, George Bush, Tony Blair, Chirac, Berlusconi, Schröder, Aliyev, Condelizza Rice ve daha pek çok devlet adamı KM Events’in konukları oldular…

KM Events , 2004 yılında  gerçekleşen  Nato Zirve Toplantısı Başbakanlık  Gala Yemeği düzenlemesi  olmak üzere, 2004 yılında İslam Konferansı etkinlikleri düzenlemeleri , 2006 yılında Bakü- Ceyhan – Tiflis Boru hattı açılışı Cumhurbaşkanlığı yemeği düzenlemesi,  yine 2006 yılında Papa XVI. Benedict ‘in ve 2007 yılında Condelizza Rice’ın  İstanbul’da ağırlanmasına imza attı. Okumaya devam et