Aydın Doğan Karikatür Sergisi

“Kadıköy’de Yaşamak Ayrıcalık”

CKM de süper sergi… Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Sergisi

Karikatür Dünyasının Oskarı sayılan Aydın Doğan Karikatür Yarışması Sergisini  dün gezdim, tekrar gezdim, dinlendim, çayımı içtim tekrar gezdim. CKM de her sergi çok keyif veriyor. Her zaman uğramak için çok nedenim olan Caddebostan Kültür Merkezin de sergileri defalarca gezme şansım oluyor.Kendimi çok şanslı hissediyorum.

29. Aydın Doğan Karikatür Yarışması’na 80 ülkeden 944 sanatçının, 2 bin 945 eserinin arasından dereceye girenler ve sergilenmeye layık görülenler Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılan sergiyle 23 Ekim’e kadar kalacak.

Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, sergiyle ilgili, 29 yıldır bir yarışmayı sürdürebilmenin önemli bir kurumsallığı gösterdiğini belirterek, “Bunun arkasında ciddi bir çalışma var, disiplin var, bir vakfın gücü var. Biz bütün dünya çizerlerinin özgür ifade platformu olmaktan gurur duyuyoruz. Bizim bugüne kadar vakfımıza 70 bin tane karikatür geldi. Dünyanın dört bir yanından karikatürcülerle ilişkimiz var. Her yıl bu tekrarlanarak devam ediyor. Hepsiyle ayrı ayrı diyalog içerisindeyiz” diyor.

Brezilya Raımundo Waldez’den  Başarı Ödülü 

‘ARŞİVİMİZDE 130’DAN FAZLA ÜLKEDEN KARİKATÜRCÜNÜN KARİKATÜRÜ VAR’
Yarışmalara katılan karikatürleri web ortamına aktararak web müze kurduklarını ifade eden Fetvacı sözlerini şöyle sürdürüyor.

“Bundan sonra yeniliklerle devam edeceğiz. Karikatürcülere daha başka olanaklar da hazırlamaya çalışıyoruz. Çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz, geliştiriyoruz. Bu sene bize 2945 karikatür geldi. Bunların elemesi çok zor oluyor. Jüri baya bir zorlanıyor. Çünkü çok kuvvetli çizgiler var. Gördüğünüz gibi 2 tane birinci çıktı. Jüride her sene dünyaca ünlü karikatüristler oluyor. Biz şöyle bir jüri kurmaya çalışıyoruz, her kıtayı temsil eden mutlaka birisi oluyor. Yani hem Asya’dan, Amerika ’dan, Avrupa’dan Güney Amerika’dan Afrika ’dan mutlaka birer temsilci olsun istiyoruz ve Türkiye ’den birkaç temsilci oluyor. Türkiye’den bir de ön jürimiz var. Hepsi yoğun bir çalışma yapıyor. Baya bir tartışarak geliyorlar. Bu gördüğünüz karikatürlerin önünde de saatlerce konuştular düşündüler, gittiler geldiler bir daha baktılar bir daha not verdiler. Öyle çok da bir süreç olmuyor ama başka türlüsü de olamaz herhalde. Jürinin bize söylediği, gelenlerin bize söylediği bu yarışmanın dünyanın sayılı saygın yarışmalarından bir tanesi olması. Biliyorsunuz biz yarışma sırasında ülkelerin isimlerini ve imzalarını kapatıyoruz. Dolayısıyla hangi karikatürü kimin yaptığı belli değil en sonuna kadar. En sonunda kazananlar belli olunca isimleri açıyoruz, isimleri açıyoruz ondan sonra hangi ülke kazanmış hangi çizer kazanmış o zaman ortaya çıkıyor. Bu da bunun ne kadar titizlikle yaklaşıldığının bir başka göstergesi. Arşivimizde 130’dan fazla ülkeden karikatürcünün karikatürü var. Bu sene de 90’a yakın ülkeden 944 karikatürcü 2945 karikatürle katıldı. Her sene artıyor. Artması kadar bizim için kaliteli eserlerin gelmesi de önemli. Son yıllarda özellikle kalitede ciddi bir artış olduğu da bize ifade ediliyor. Biz de onun farkındayız. Bu da çok önemli tabi.” Ukrayna Sergey Rıabokon’dan  Başarı Ödülü

‘TABİİ Kİ DÜNYA, BU SAVAŞ ORTAMINDA MİZAHLA GÜLÜMSEMEYLE DAHA GÜZEL OLACAK’

Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Hulusi Özocak ise Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’na katılan eserlerin ev sahipliğini yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Çünkü 29 yıl dile kolay. Karikatür gibi bir sanata akıl sanatının güzel ürünlerini hem Türkiye’de hem dünyanın çeşitli köşelerinde sergilemek cesaret ister. Hele de günümüzde birçok ayrılıkçı ayrıştırıcı politikaların olduğu yerde bu mizah, bu estetik, bu hoşgörün ev sahipliğini yapmak bize büyük gurur veriyor. Hatta biz Kadıköy’ü tabii ki kültürle, sanatla, eğitimle sağlıkla güzelleştiriyoruz. Yaşam kalitesiyle öne çıkıyor. Gördük ki bir şeyimiz eksik. Geçtiğimiz yıl bir karikatür evi açmaya karar verdik. Hemen belediyemizin yanındaki bir tarihi köşkü yine Türkiye çapındaki, semtimizdeki karikatürcülerimiz orada atölye olarak çalışmalarını yapacaklar, sergilerini yapabilecekler, konferanslarını verebilecekler. Çok güzel bir kompleks. Yerimiz hazır ancak yer anıt eser olduğu için bazı prosedürleri de bu anıtlar kurulu kısa sürede izin verir umarım. Bu sanata özellikle burada bugün birinci olan Türk yurttaşımız Amerika’da yaşıyor ama, onun espri anlayışına onun hoşgörüsüne bir katkı sunmak bizim için bunlara ev sahipliği yapmak çok hoştu. Tabii ki dünya, bu savaş ortamında mizahla gülümsemeyle daha güzel olacak. Onun için de bir çabamız bir umudumuz var olacak. Eğitim kısmı da olacak. Karikatürle uğraşan sanatçılarımıza orayı teslim edeceğiz. Çünkü bir çok sanatsal gönüllülerimiz var, çocuk ruh sağlığı merkezlerimiz var, bunun yanında yine karikatürcülerin yöneteceği hem eğitsel boyutuyla hem atölye çalışması boyutuyla hem de eserlerini taktim edecekleri alanlarıyla güzel bir merkez olacak” diye müjdeli haberler veriyor.

İran Javad Alizadeh’den Birincilik Ödülü

‘BU ÖDÜLÜ KAZANMAKTAN ÖTÜRÜ ONUR DUYUYORUM’ 
Yarışmada birincilik ödülünü paylaşan İranlı sanatçı Javad Alizadeh, yarışmanın organizatörlerine teşekkür ederek, “Bu ödül benim için çok prestijli bir ödül. Bu ödülün benim için iki anlamı var. Birinci anlamı, Aydın Doğan Uluslararası Karikatür yarışmasının dünya çapındaki en iyi yarışmalardan biri olması. İkinci nedeni ise ben İranlı bir Türk’üm. Bu ödülü kazanmaktan ötürü onur duyuyorum. Özellikle birincilik ödülü almış olmaktan mutluluk duyuyorum. Dediğim gibi bu güzel festivali organize edenlere çok teşekkür ediyorum” diyor.

Türkiye Doğan Arslan’dan Birincilik Ödülü

‘DEMOKRASİNİN EN GÜZEL TEMEL ÖZELLİKLERİNDEN BİR DE ELEŞTİRİDİR’
Yarışmada birincilik ödülünü kazanan diğer karikatür sanatçısı, Doğan Arslan ise, “Aydın Doğan karikatür yarışması benim için çok önemli. Özellikle sadece karikatürler değil genel sanatla uğraşan biri olarak. Çünkü karikatür sanatında en önemli özellik eleştiri sanatıdır. Böyle uluslararası bir yarışmada eleştiri sanatı hat safhadadır. Bu yarışmada bu en üst seviyededir. Demokrasinin en güzel temel özelliklerinden bir de eleştiridir. Demokrasinin güzelleşmesi ve serpilebilmesi için eleştirinin olması lazım. Dolayısıyla Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nın burada demokrasiye ve eleştiriye katkı sağlıyor. Karikatür sanatı ve demokrasinin dolaylı bir ilişkisinin olduğuna inanıyorum. Bu benim için önemli. Bir sanatçı olarak dünyadaki gelişmeler hakkında fikirlerimi beyan etmek istediğimde bu tür kaliteli yarışmalara katılmak benim için zevktir. Bu yarışmadaki karikatürümde belirtmek istediğim, günümüzdeki  Arap Baharı ve teknoloji. Bu iki noktanın, politika ve teknolojinin arasındaki ilişkiyi kurmaya çalıştım. Bu tür yarışmaların devam edebilmesi ve çoğalması, Türkiye’de eleştiri sanatını geliştirecek” diye ifade ediyor.

Reklamlar

CKM de Hüsnü Şenlendirici ile

CKM yi çok seviyorum. Araba parkından asansörle zemin kata çıktığımda, sergiler, kitapçılar, mavi,penbe , lila koltuklarıyla Hayal Kahvesi hepsi her an beni  sevgiyle karşılıyor.Her şey tam bana göre,etkinlik takvimlerine bak, kitapçılarda vakit geçir, sergileri gez, yeni aldığın kitabı, heyacanla  Hayal Kahvesinde otur oku, arkadaşlarını bekle. Koşa koşa gel konsere yetiş, ya da vakitli gel, konser girişinde dostlarınla konuş sohbet et. Mutlaka tanıdık, beş on kişi var. Sonra konser salonunda özlediğin sevdiğin, beğendiğin sanatçıyla, orkestra ile, şef ile,ya da yepyeni bir grup ya da solist ile bambaşka dünyalarda müziğin sihriyle kaybol. Tüm ruhun yıkansın, serinlesin, ürpersin, hatta ayakların yerden kesilsin. Evet bütün güzel, hoş,  duyguları CKM de yaşayabiliyorum. CKM  de kaçırdığım, gidemediğim, ya da ayarlayıp, son anda kaçırdıklarım  içinse çok üzülüyorum.Hemen aklıma gelenlerden  Buket Uzuner söyleşisini kaçırdım, İstanbul Klarnet Korosu ve Hüsnü Şenlendirici’yi  kaçırdım.Ama çok sevdiğim arkadaşlarım gitti, onların anlatımlarını paylaşacağım, önce İSTANBUL KLARNET KOROSU “THE GREAT CLARINET CIRCUS”

Istanbul Clarinet Choir -Great Clarinet Circus Concert -Liber Tango

Resimde konserlere hiç hayır demeyen grup, Nazan Türkşen, Oya Ulcay ve Nehla Veidedeoğlu,

Nazan’ın anlatımı ile                                                                                                              “2009 yılına ülkemizde ilk Klarnet Korosu olarak kurulan topluluk, genç sanatçılardan oluşuyor.Uluslararası ödüllere de sahip olan topluluk, Avrupa Birliği Kültür Köprüleri Projesi Etkinlikleri kapsamında yurtışına turne de gerçekleştirmiş. 2011 yılında koro yılın en iyi topluluğu seçilerek Donizetti Klasik Müzik ödülünü almış, ayrıca Bulgaristan’da gerçekleştirilen 4.Uluslararası Virtüözler Yarışmasında çeşitli ödüller almış. Orkestra şefi Serdar Yalçın‘ın yurt içi ve yurtdışı başarıları saymakla bitmiyor.CKM Nisan ayındaki konserde solist Hüsnü Şenlendirici idi. Hüsnü Şenlendirirci’nin son senelerdeki yükselişini çoğumuz  biliyoruz. O gece klarneti ile harika bir müzik şöleni sundu. Onu seneler önce Açık Hava Tiyatrosunda, tanımış ve çok beğenmiştim. Bu konser de de, hem çok sevilen ünlü eserler  ve  ayrıca kendi bestelerinden  de örnekler verdi. Opera severlerin sevgilisi Hakan Aysev, konuk sanatçı olarak bize Ege dolaylarından bir ezgi söylediki duygulanmamak  mümkün değildi.Ben ve arkadaşlarım bu konserde İSTANBUL KLARNET KOROSU ‘nu ilk kez dinlemiş olduk.Hüsnü Şenlendirici’yi ise ikinci kez,keşfettik.Duygu yoğunluğu ile yaşadığımız bu konser umarım CKM nin düzenli etkinliklerinden  biri olarak devam eder.”

CKM her ay Borusan Filarmoni şef Sasha Goetzel ile,(her konserde, çok sempatik, başarılı ve çok dinamik şef, Sascha, orkestrayı  kendi de uçarak yönetiyor, beni de uçuruyor.)

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Paul Mann ve  İdil Biret ile muhteşemdi.

Çağdaş Bale topluluğu Dünya Dans Günü etkinliği çok güzeldi,                                                      daha niceleri söyleşiler, tiyatrolar, sinemalar, imza günleri,  evet CKM bu sezonda hep favori mekanım oldu. Kadıköylü olmanın ayrıcalığı ……

Gheorghe Zamfir CKM deydi,

Çok güzel hareketli bir hafta daha geçti,hem de  Sevgililer Günü Haftası, benim kendime gönül hediyem, Gheorghe Zamfir konseri oldu.Sizlere, tüm sevdiklerime de, sevgililer günü hediyesi olarak, sanatçının Love Songs albümünden Unchained Melody’i seçtim.

 Bu muhteşem pan flüt ustası İstanbulda CKM de idi.Dünyanın en ünlü sanatçılarından olan Romanya’lı Zamfir 56 yıldır flüt çalıyor.Bu kadar iyi çalmasının  sırrını “Bu bana Tanrı’nın  bir lütfu diyor.”

Önce akerdeon çalarak başlayan sanatçı sonra özel yeteneğini, güçlü diyafram ve göğüs sisteminin olduğunu  keşfedip Pan Flüt çalmaya başlıyor.Bükreş Konservatuarına başladığı andan  itibaren de bu yaşına kadar hala aynı enerji ve çoşkuyla çalabiliyor.Pan flüt çalma benim için dua etmek gibi, akerdeon çalsaydım bu kadar meşhur olamayabilirdim, diyor. Pek bilinmeyen, ve varlığı çok eskilere dayanan  bu müzik aletini dünyaya tanıtan sanatçı, doğadaki tüm sesleri içinde barındıran tek müzik aleti olduğunu söylüyor.CKM deki konserde kendisine, bir zamanlar masterclass öğrencisi olan  Aydın Yavaş eşlik etti. Aydın Yavaş’ı çok kabiliyetli ve başarılı bulan usta hoca, öğrencsi ile  birlikte ortak bir  tango albümü yapıyorlarmış.
Gheorghe Zamfir’in albümleri 700 milyon adet satmış.Michael Jackson’dan sonra en çok satılan sanatçıyım diyor. 1941 yılında Romanya’da doğan sanatçının 120 adet ödülü var.
Çok ünlü film müziklerini seslendiren , sanatçı pan flüt hem geçmişi, hem geleceği hissettirebilen bir müzik aleti, onun için her ülkenin ezgilerini, tarihini, folklorunu  rahatça seslendirebiliyorum, diyor.
Phantom Of The Opera ile başlayan CKM deki konserde de Türk Müziğinden de parçalarda da Aydın Yavaş ile beraber düet yaptılar. Finali de Memleketim şarkısı ile yaptılar. Çok keyifli geçen  iki saat sonunda da, Zamfirin sihirli flütünün sesi uzun süre daha kulaklarımız da duyulmaya  devam etti. 70 yaşındaki sanatçı bu Tanrı armağanı yeteneğini ömür boyu sürdürmeye kararlı, Türkiye’ yi de çok seviyor. Daha çok konserlerine gitme fırsatımız olsun inşallah diyorum. Doğuştan
gelen bu yeteneği ile dünyanın pan flüt kralı olmaya devam etsin. Hayatı çok mücadeleler ve zorluklarla geçen Zamfir 550 sayfalık da bir kitapla hayatını  yazmış.Geçtiğimiz hafta burçlara göre kimlere ne hediye vermeli diye bir yazı okudum. Ben de tipik bir ikizler burcu olarak kendimi düşündüğümde yazılanlar çok uyuyordu. Evet bana kitap, konser bileti, seyahat verebilecek en güzel hediyeler,bu güzel güne de Zamfir gibi dünyaca ünlü bir ustanın denk gelmesi çok değerli bir hediye oldu benim için. Herkese kucak dolusu sevgiler

CKM de Ocak ayı sergileri yeni yıl hediyesi gibi

CKM de çok özel birkaç sergi aynı anda sergileniyor. İki tanesini gezebildim, çok keyif aldım. Tekrar gezmek üzere zor ayrıldım.

Yapı Kredi Resim Koleksiyonu / Modern Dönem sergisinde, 1930’lardan günümüze birkaç kuşak bir araya getirilmiş. Ustaların eserlerini  bir arada bulmak bana harika geldi, hepsini çok özlemişim.

Cevat Dereli, Ali Avni Çelebi, Zeki Faik İzer, Maide Arel, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Abidin Dino, Ferruh Başağa, Şükriye Dikmen, Adnan Varınca, Leyla Gamsız Sarptürk, Mustafa Esirkuş, İbrahim Balaban, Nejad Melih Devrim, Neşet Günal, Adnan Turani, Turan Erol, Ömer Uluç, Özdemir Altan, Tülay Tura Börtecene, Devrim Erbil, Özer Kabaş, Mehmet Güleryüz, Oya Katoğlu, Neş’e Erdok, Zafer Gençaydın, Utku Varlık, Adem Genç, Umur Türker, Mustafa Altıntaş, Ekrem Kahraman, Selim Cebeci, Sali Turan, Fatma Tülin, Emin Çizenel, Can Göknil, Yavuz Tanyeli, Yusuf Taktak, İbrahim Çiftçioğlu, Aydın Ayan, Ertuğrul Ateş’in eserlerinden oluşan sergi 3-30 Ocak 2012 tarihleri arasında gezilebilir.

Bekir Çoşkun Hasan Rastgeldi projesi de çok etkileyici ve güzel, yazılar ayrı çekiyor, resimler ayrı, 

İki yaratıcı, duyarlı, yaşadığı coğrafyaya, insana ve doğaya sahip çıkan isim, kalem ve fırçanın birlikteliğiyle oluşturdukları yeni evreni, izleyenlerle paylaşıyor.

Bu kez ilhamını yazılardan aldığını söyleyen Hasan Rastgeldi, Bekir Coşkun’un kaleme aldığı 22 ayrı temayı resimlediğini belirtiyor. “Bekir ve ben, iki kuzen, birimiz yazdık birimiz çizdik, Yazının Rengi’ni yarattık” diyen Rastgeldi, resmin yazının, yazının da resmin etkisini güçlendirdiğini ifade ediyor.

Akrabalık bağlarını sağlam bir dostluğa dönüştüren iki ismin imzasını taşıyan sergide, kelime ve renklerin birlikteliğiyle hem eski bir arkadaşlığın hem de güncel toplumsal gelişmelerin etkileyici bir öyküsü anlatılıyor.

CKM de hem sevdiklerinizle buluşup hasret giderebilir, hem sergiyi gezebilirsiniz, ben öyle yaptım.Bana uzun süre yetecek keyif depoladım. Çayımı içerken sevdiklerimle sohbet ederken Salih Acar’ın Leylekleri karşımdaydı. Otoparkdan salona girerken Bekir Çoşkun Hasan Rastgele Sergisi beni karşıladı.Her köşeden, kattan ayrı zevk aldım, ve zaman yetmedi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu Resimleri CKM’de

Ortaokul yıllarımdan beri resim sergilerine giderim, galerilerde saatlerce resimlerin karşısında kalırım.Hatta vakit bulabilirsem tekrar tekrar giderim, ya da hep tekrar gitmek isterim.Bedri Rahmi Eyüboğlu çok sevdiğim, benim gençlik dönemimin yaşayan ressamlarındandı.CKM de sergisi olduğunu öğrenince hemen gittim.Ailesi kendilerinde olan 100 kadar resmi sergi için çıkarmışlar.Sergiye gidene kadar da çok heyacanlandım, gidince de.Bedri Rahminin şimdiye kadar satılmamış ailede saklanmış neredeyse çocukluk yıllarından ölümüne kadar yaptığı resimlerden oluşan sergi için aileye sonsuz teşekkürler.Sergi deki ilk tablo 1924 yılına ait, yani Bedri Rahmi 13 yaşında iken yaptığı resim, ve tarih sırasıyla devam ediyor, 1975 e yani ölüm yılına kadar çalışmaları var.Bir saat vaktim olduğu için o kadar kalabildim, ama bitmeden yine gitmek istiyorum.3 Kasım’ a kadar devam edecek.Aynı zamanda yazar, şair, gazeteci olan sanatçının üç şiirini de sergiye koymuşlar.Karadut, Çakıl ve İstanbul Destanı.Resimlere bakarken sanatçının nasıl şiirlerden resimlere, yansıdığını görüyorsunuz.Karadut adlı  tabloları şiirle birlikte çok daha fazla şeyler ifade etti bana.Aynen İstanbul resimleri gibi.Eyüboğlu ailesi uzun yıllardır atölye çalışmalarını sürdürüyorlar, sanatçının baskıları ile yapılmış çogaltılmış resimlerini, eşarplarını, örtülerini, şallarını da satıyorlar.Her gördüğümde ben de bunlardan alıyorum.Yine iki tanesini aldım.Aldığım resimlerden birinin adı Vagon Restoran.

Vagon Restoran, 1954, Bedri Rahmi Eyüboğlu

Vagon Restoran, 1954

Resimde eşeğin  üzerinde  bir köylü kadını kucağındaki bebeğini emziriyor. Nasıl güzel bir espri ile düşünmüş ve resmetmiş Bedri Rahmi.Sergide geçirdiğim vakit beni çok mutlu etti.Günlerce resimler ve şiirler aklımda, evdeki resim ve kitaplarıma yeniden bakarak okuyarak da devam etti.

İlgili iseniz kaçırmayın diyorum.Karadut tablolarına şiirini de okuyarak tekrar, tekrar bakın.

İstanbul Destanı

İstanbul deyince aklıma martı denir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir
Bir varmış, bir yokmuş

Okumaya devam et