Nisan Favorilerim…

Sevgili yaz-gi dostları dün yayınlanan  Nisan Favorileri yazımı geçen sene bu günlerde yazmış ve yayınlamamıştım. Otomatik ayarlarda dün kendi kendine yayınlandı. Ben de sonradan farkettim. Henüz yazı yazacak enerjim yok, ama inşallah bu olay beni teşvik eder ve yeniden yazarım.. sevgiler herkese…

Nisan Yemek Favorilerim…

Sevgili yaz-gi dostları aşağıdaki yazıyı geçen sene bu günlerde yazmış ve yayınlamamıştım. Otomatik ayarlarda dün kendi kendine yayınlandı. Ben de sonradan farkettim. Henüz yazı yazacak enerjim yok, ama inşallah bu olay beni teşvik eder ve yeniden yazarım.. sevgiler herkese…

Bu ay en çok enginar ile dil balığı pişirdim… Çünkü pazarda bol, bol enginar var… Balıkçımda da dil balığı…Enginarı çok seviyoruz. Mevsiminde bol bol yapmağa çalışıyorum. Dil balığını da şimdiye kadar hep restoranda yerken şimdi, ayıklanmış fileto yapılmış balıkçımda gördükçe alıyorum,  pişirdiklerimi de  çok  beğenerek yedik…Bu sene sezonu önce Yalıkavak ‘da İskele Restoranda Ayhan Bey’in  tereyağ da yaptığı dilbalığını yedik, çok lezzetli idi, çok beğenerek yedim…Sonra da ben evde çeşit çeşit pişirdim… Şimdi size de anlatacağım… Siz de balıkçınızda fileto yapılmış dil balığı görürseniz hemen alın, hem pişirmesi kolay hem çok lezzetli…

Bu hafta Urla’da Enginar Festivali yapılıyorken ben de benim  enginar aşkımı anlatayım dedim…..Enginarı çok seviyorum.. çok da pişiriyorum… Pazara gidince bol bol alıyorum, çeşit çeşit de pişiriyorum…. En çok en kolay ve hoşumuza giden taze patatesle pişirdiğim…Enginarları ayıklanmış alıyorum… Taze patatesleri soyuyorum…Tencerenin altına ince kesilmiş soğanları koyuyorum, üstüne enginarları, yıkayıp, tekrar karalar varsa temizleyip, limonlayıp diziyorum…sonra üstüne taze patatesleri elma dilimi kesip koyuyorum. Taze sarımsak da birkaç diş ilave ediyorum. Tuz şeker, biraz un serpip, zeytinyağını ve az su koyup kısık ateşte pişiriyorum… Enginarı da güzelse, çok lezzetli oluyor… Zaman zaman klasik, taze baklalı, ya da bezelye havuçlu da yapıyorum…Ya da bakladan fava yapıp, zeytinyağlı sade pişirdiğim enginarların ortasına fava koyuyorum… Sadece ortası temizlenmiş enginarları da haşlayıp, yapraklarını limona batırıp eme eme yemek de çok güzel… Tabi birde kuzu etli terbiyeli enginar var, onu da sevgili kuzenimiz çok güzel pişiriyor, afiyetle yiyoruz….Fava benim annemden miras favori yemeğim,  sıklıkla  yapıyorum.. ve çok seviliyor…Taze bakladan da deneyebilirsiniz, kuru baklaların da pazarlar da satılan; çok değişik yörelerden olanları ile  farklı lezzetler elde etmek mümkün…

Ama bu gün çok şık ve farklı bir enginar tarifi anlatacağım.. Arkadaşım yaptı yedim.. Çok da  lezzetli…Enginarları sade zeytinyağlı; su, zeytinyağ, şeker, tuz, sarımsak, birazcık un serpip pişiriyorum…Sonra  üzerine, ayrıca  hazırladığım avakadolu karışımı koyuyorum… Önce gerektiği kadar yumuşamış avakadoları  doğruyorum, üzerine zeytinyağı limon ve rendelenmiş sarımsak ekliyorum…Közlediğim, kırmızı ve sarı biberleri de ekliyorum…Elde ettiğim karışımı enginarların ortalarına yerleştiriyorum. Avakadolu karışım zeytiyağlı enginara çok yakışıyor… Hem çok kolay, hem lezzetli hem farklı…Enginar mevsiminde iyi enginarlar bulup alın, ve çeşit çeşit deneyin pişirin diyorum… sağlıklı, lezzetli, ve mevsiminde sevgiler, sevgiler…

Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programının 2017 Sınıfının Başvuruları Açıldı…

Girişimci Kadın Liderler Programı’nın 2017 sınıfı başvuruları açıldı!
İşinizi büyütmek ve hayallerinizi gerçekleştirmek için 2017 EY Türkiye#GirisimciKadinLiderler programına başvurun >> www.ey.com/tr/eww

Eğer siz de EY (ErnstYoungTurkiye ) Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na başvurmak isteyen yüksek potansiyele sahip bir kadın girişimciyseniz, 4 Ocak 2017 tarihine kadar internet üzerinden başvuru formunu doldurarak başvuru yapabilirsiniz.
Not: EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na başvurarak, sadece etkili bir liderlik programına katılma fırsatını değil, aynı zamanda kendiniz ve şirketiniz için çok değerli bir ayrıcalığa sahip olma şansını yakalayacaksınız. Seçilen adaylar bütün bir yıl boyunca liderlik becerilerini geliştirebilecekleri, iş dünyası hakkındaki bilgi ve birikimlerini genişletebilecekleri, çok önemli iş ilişkileri kurabilecekleri, iş çevrelerinde görünürlüklerini artırabilecekleri aktiviteleri de kapsayan özel bir programa katılacaklar. Programın katılımcıları programa dahil oldukları yıldan itibaren, program aktivitelerinden istedikleri müddetçe yararlanma hakkına sahip olacaklar..

Sorularınızı eww@tr.ey.com e-mail adresi üzerinden bizlerle paylaşabilirsiniz.

EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na Hoş Geldiniz

Girişimcilere yönelik danışmanlık ve rehberlik alanında bir dünya lideri olarak, başarılı rol modellere ve iş geliştirme çevrelerine erişimin, girişimcilerin işlerini büyütmeleri için ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz.

EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı, işlerini büyütme hedefi, tutkusu ve potansiyeli olan kadın girişimcilere ulaşarak onların hedeflerini gerçekleştirmelerine yardım edecek etkili bir liderlik programıdır. Bu bir yıllık program, işletmelerinin operasyonlarını aşağıdaki kazanımlarla büyüterek uluslararası pazarlarda etkin faaliyet göstermeye hazır, alanında lider olmak isteyen kadın girişimciler için tasarlanmıştır:

  • Güncel sektör haberleri, araştırmalar, işletme stratejileri ve uygulamaları hakkında bilgi alışverişi ile bilgi birikimlerini artırmak
  • Potansiyel ortaklıkları, stratejik işbirliklerini, yeni müşteri ve tedarikçileri ve muhtemel sermaye kaynaklarını tespit etmek
  • Birebir mentörlük desteği almak
  • Üst düzey danışmanlar ve tanınmış girişimcilerle diyaloglar kurarak liderlik, yöneticilik ve işletme becerilerini geliştirmek
  • Kendileri ve şirketlerinin kurumsal yöneticiler, yatırımcılar ve medya karşısındaki görünürlüğünü artırmak

    Başvuru Kriterleri ve Seçim Süreci

    Bu ayrıcalıklı fırsattan yararlanmak isteyen adayların ve şirketlerinin aşağıdaki kriterleri sağlamaları gerekiyor.

    Şirketin,

    • Son iki yılda en az yıllık 1 milyon TL cirosu olması
    • Merkezinin Türkiye’de olması,
    • En az 3 yıldır faaliyet göstermesi

    Kadın girişimcinin,

    • En az %25 hissedar olması ve yönetimsel olarak ana karar vericilerden birisi olması
    • İşini büyütmeyi hedeflemesi ve istemesi
    • Program dahilinde 15 – 16 Mart 2017 tarihinde düzenlenecek Oryantasyon Konferansı ve yıl içinde gerçekleştirilecek diğer eğitim ve geliştirme etkinliklerine katılmayı taahhüt etmesi

    Yukarıdaki kriterleri ve özellikleri sağlayan adayların başvuruları değerlendirilerek, 4 Ocak 2017 tarihine kadar EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı 2017 Dönemi’nde yer alacak 10 kadın girişimci belirlenecek.

    Programın Sonuçları ve Katkıları

    Bugüne kadar dünyanın diğer bölgelerinde düzenlenen programlar dahilinde elde edilen sonuçlar, EY Girişimci Kadın Liderler Programı’nın, girişimciler için hızlı bir büyüme sağladığını göstermektedir. Babson College Kadın Girişimci Liderliği Merkezi tarafından düzenlenen bağımsız bir etki değerlendirme araştırmasına göre:

    • Programa Kuzey Amerika’dan katılan şirketlerin 2013 yılı toplam cirosu, programa katılmadan önceki yıllara göre %63 artış göstermiştir.
    • Katılımcılar yıllık ortalama %20 civarında ciro artışı sağlamışlar; bununla beraber, programa katılmalarının ikinci yılında şirketlerinin büyümeleri %50’ye ulaşmıştır.
    • Katılımcılar aynı zamanda bir girişimci olarak kendilerine güvenlerinde, büyüme hedeflerinde, iş çevrelerinde ve bu çevrelerindeki görünürlüklerinde artış gördüklerini ifade etmişlerdir.

    EY - Programın etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için, 2014 yılına ait Force Multipliers çalışmamıza göz atabilirsinizProgramın etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için, 2014 yılına ait Force Multipliers çalışmamıza göz atabilirsiniz.

    Mezunlardan Görüşler


    EY - Kathy Cheng Kathy Cheng
    Yönetim Kurulu Başkanı, Redwood Classics Apparel
    Toronto, Ontario, Kanada
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2014 Mezunu
    “Bu program, sanki kadın liderler için oluşturulmuş özel bir topluluk. Burada aldığım destek, hayat dersleri ve profesyonel rehberlik, bana sadece yepyeni bir perspektif sağlamakla kalmadı, aynı zamanda kendime olan güvenimi de güçlendirerek beni büyük adımlar atmam için de cesaretlendirdi. Artık işimi büyütmek konusunda çekingen değilim. Büyük düşünmek ve kararlı adımlar atmak için cesaretim var.”

    EY - Kari Warberg Block Kari Warberg Block
    CEO, Earth-Kind
    Bismarck, North Dakota, ABD
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2012 Mezunu
    “EY Girişimci Kadın Liderler Programı benim daha cesaretli biri olmamı sağladı; artık hedefim, yüzde 300 büyümemi sağlayacak bir plan. Bu seçkin ağın içerisine girdiğimde karşıma çıkan fırsatlar danışman desteğine ulaşmamı, kişisel bir profil oluşturmamı ve yeni araçlar ve öngörüler edinmemi sağladı. Bu program hayatımı değiştirdi ve bir lider olarak nelerin mümkün olabileceğine dair bütün endişelerimi aklımdan sildi.”

    EY - Amy Buckner Chowdhry Amy Buckner Chowdhry
    CEO, AnswerLab
    San Francisco, California, ABD
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2011 Mezunu
    “Bu program kafamdaki ‘büyük’ kavramını baştan aşağı değiştirdi ve şirketimizin gerçek büyüme potansiyelini görmemi sağladı. Artık pazar lideri olmayı nasıl ölçtüğümüz hakkında tamamen farklı düşünüyorum.”

    2016 SINIFI

    EY - Deren Öztürk Deren Öztürk

    Deren Kimya
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İstanbul

    Deren Öztürk, Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi yüksek lisansı öğrencisi. İstanbul’da kurulu Deren Kimya A.Ş’nin Yönetim Kurulu Üyesi. GYIAD (Genç Yönetici İş Adamları Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi. PLAT (Özel Markalı Ürünler Tedarikçileri Derneği) Üyesi. 1984 yılında faaliyetlerine başlayan Deren Kimya; su şartlandırma kimyasalları, kozmetik, hijyen ve medikal sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Şirket bünyesinde Kozmetik & Private Label süreçlerini yöneten Öztürk, yaratıcısı olduğu COSMED ve MİHRİ İstanbul markalarının Türkiye satışı ve ihracatından sorumlu.

    EY - Göksun Demirel Göksun Demirel

    Ekinoks Yatçılık ve İç Mimari
    Yönetici Ortak
    İstanbul

    Göksun Demirel, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Ekinoks Yatçılık ve İç Mimari’nin Yönetici Ortağı. 2001 senesinden itibaren yat mobilyası sektöründe faaliyet gösteren bir firma olan Ekinoks, 50 metre üstü yat projelerine yurtiçi ve yurtdışında tasarım, mühendislik, imalat ve montaj hizmetleri sunuyor.

    EY - Mine Şenyürük Mine Şenyürük

    Ema Tesisat ve Endüstriyel Cihazlar
    Yönetim Kurulu Başkanı
    İstanbul

    Mine Şenyürük, İTÜ İnşaat Fakültesi lisans ve Mimarlık Fakültesi yüksek lisans mezunu. İstanbul’da kurulu Ema Tesisat ve Endüstriyel Cihazlar’ın Yönetim Kurulu Başkanı. Ema Tesisat, havalimanı ve helikopter pisti aydınlatma sistemleri imalatı ile silikon izolasyonlu kablo ve makaron imalatı üzerine faaliyet gösteriyor. Şirket, İstanbul Kâğıthane’de ve Bolu Organize Sanayi Bölgesi’nde olmak üzere iki üretim tesisine sahip.

    EY - Neval Karagöz Neval Karagöz

    Nevmed Medikal Ürünler
    Genel Müdür
    İstanbul

    Neval Karagöz, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksek Okulu, Biyomedikal Cihazlar Teknolojisi Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Nevmed Medikal Ürünler’in Kurucu Genel Müdürü. 2012 yılında kurulan Nevmed Medikal Ürünler, girişimsel kardiyoloji alanında inovasyonu takip ederek çok sayıda ürünün satış ve pazarlama faaliyetlerini sürdürüyor. Koroner ve periferik atardamarların tedavisinde kullanılan eriyebilen stentleri, kardiyak ritim düzenleyici sistemleri, ameliyatsız kalp kapak değişimine uygun ürünleri pazara sunuyor.

    EY - Nurdan Altay Güngör Nurdan Altay Güngör

    Nurdan Gıda
    Yönetim Kurulu Başkanı
    Tekirdağ

    Nurdan Altay Güngör, Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu. Tekirdağ’da kurulu Nurdan Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı. Malkara Ticaret Odası’nın ilk kadın Meclis Üyesi, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi. 2010 yılından beri TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı. Paketli kuruyemiş üretimi ve pazarlaması konusunda faaliyet gösteren şirket, tüm hammaddeleri en iyi yetiştiği bölgelerden, sezonunda temin ediyor, en iyi koşullarda depolayıp kavurarak paketliyor. Maltay ve Thraki markalı ürünlerinin satışı 3000’e yakın noktada yapılıyor. Yunanistan, Bulgaristan, Kosova ve Arnavutluk’ta bulunan bayiler aracılığıyla da ürünler pazarlanıyor.

    EY - Özlem Turhan Özlem Turhan

    Workcube
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İstanbul

    Özlem Turhan, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi, İngilizce İşletme Bölümü mezunu.  İstanbul merkezli Classloom’un CEO’su, Workcube A.Ş. kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi. KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi. Workcube E‐İş Sistemleri, temel olarak Kurumsal Yönetim Yazılımı pazarında faaliyet gösteriyor. Classloom, eğitim teknolojileri alanında iletişim ve işbirliği çözümleri sunuyor. Workcube A.Ş. kendi markaları ile geliştirdikleri yazılım çözümlerinin, katma değerli servisler ile kullanımını ve yaygınlaşmasını sağlıyor. 2012-2013 yıllarında üst üste Bilişim 500 araştırmasında Yerli ERP kategorisinde birinci olan şirket bünyesinde Workcube, Boomboss, Raportman, Classloom gibi farklı markalarda yazılım çözümleri mevcut.

    EY - Sezen Sungur Saral Sezen Sungur Saral

    Selekt Bilgisayar
    Kurucu Ortak ve Başkan Vekili
    İstanbul

    Sezen Sungur Saral, Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Selekt Bilgisayar’ın (Reeder) Kurucu Ortağı ve Başkan Vekili. Selekt Bilgisayar, Reeder markalı tablet bilgisayarları ve akıllı telefonları geliştirerek Türkiye genelinde dağıtımını yapıyor. Reeder markası, %12 pazar payıyla tablet bilgisayar pazarında Türkiye’de 2. sırada bulunuyor. Şirket tarafından üretilen 4 farklı akıllı telefon modelinden biri, Türkiye’de satışı yapılan telefonlar arasında, “First 25 List” sıralamasında ilk 25’e girmeyi başarmış.

    EY - Sezin Aksin Başkan Sezin Aksin Başkan

    C Bebek
    Yönetici Ortak
    Istanbul

    Sezin Aksin Başkan, Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu C Bebek’in Yönetici Ortağı. Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve Perakendecileri Derneği (BAGİDER) Yönetim Kurulu Üyesi. C Bebek, MYCey markalı ürünlerini, zincir bebek ve oyuncak mağazaları, hipermarketler ve öncü online siteler aracılığıyla pazarlıyor. MYCey’e ek olarak iki Avrupa markasının, FREDS SWIM ACADEMY ve Ki Et La’nın Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Beslenme, hamilelik konforu, emzirme, banyo, bakım ve sağlık, bebek odası ve güvenli uyku, güvenlik ve yaz kategorilerinde 82 ürünü bulunuyor.

    EY - Süreyya Kızılkan Süreyya Kızılkan

    Erim Kimya
    Genel Müdür
    İstanbul

    Süreyya Kızılkan, İTÜ Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu. İstanbul’da faaliyet gösteren Erim Kimya’nın kurucusu, aynı zamanda  Genel Müdürü. Endüstride, Su Şartlandırma konusunda sunduğu kimyasallar ve çözüm önerileri ile enerji kayıplarını minimize ederek hem çevreye hem de işletme sahibine fayda sağlayan Erim Kimya şirketi, gölet, süs havuzları ve yüzme havuzlarında önerdikleri dezenfeksiyon metotları ile havuzların hijyenini sağlayarak, çevreye zarar vermeyecek şekilde kimyasal ve mekanik çözümler sunmaktadır. Ayrıca hazırladıkları projelerle, atık suların geri kazanılmasına ve suyun tekrar kullanılmasına katkıda bulunmaktadırlar.

    EY - Zeynep Manav Zeynep Manav

    İzmir Mühendislik
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İzmir

    Zeynep Manav, ODTÜ Mühendislik Fakültesi, Makina Mühendisliği Bölümü mezunu. İzmir’de kurulu, İzmir Mühendislik’in Yönetim Kurulu Üyesi. İnşa uygulamaları ve endüstriyel tesislere yapısal çelik, makine ve ekipman üreten; montaj, mühendislik ve tedarik hizmeti veren şirket, yurtiçi satışlarının yanı sıra ürünlerini 69 ülkeye ihraç ediyor. Çimento, enerji, maden, rafineri ve petrokimya sektörlerine hizmet veriyor. ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalı firma, ASME (American Society of Mechanical Engineers) sertifikalarının da sahibi.

 

2016 Kadın Girişimci Ödülleri

Türkiye'nin Kadın Girişimcisi Yarışması'nın  kazananları belli oldu
2016 nın Türkiye Kadın Girişimcileri Ödüllerini kazanan muhteşem yarışmacılarını daha  yakından tanıdıkça çok daha  fazla etkileniyorum. Hepsini sizlerle paylaşacağım. Hepsi çok güzel hayallerin peşinden gidip gerçekleştirmişler.. Çok çalışmışlar, başarmışlar… Yolları açık olsun…
A+ A13 Ekim 2016

Garanti Bankası’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) işbirliğiyle bu yıl 10. kez gerçekleştiridiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı.

12 Ekim Çarşamba günü düzenlenen ödül töreninde, 4 kategorinin birincileri açıklandı.

Yarışmada, Dress Best Uniforms’un kurucusu Rana Tülin Yazıcı ve Mene Research’ün kurucusu Şule Mene “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi.

Ayten Çöl, “Kılçak Çöl Çiftliği” ve Zeynep Arca Şallıel “Arcadia Bağları” girişimiyle “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” unvanı paylaştı. “SBS Bilimsel Bio Çözümleri”nin kurucusu Aslı Elif Tanuğur “Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi” seçilirken, “Narköy” projesini hayata geçiren Nardane Kuşçu’ya “Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi” ödülü verildi. 10. yıl nedeniyle ilk kez verilen “Jüri Özel Ödülü”ne ise “Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu” projesiyle Ümmiye Koçak layık görüldü.

Ödül töreninde bir konuşma yapan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “Garanti Bankası olarak, kadın girişimciliğinin, Türkiye ekonomisi için en önemli itici güçlerden biri olduğu inancıyla 2006’da yola çıktık. Konuyu farklı bir segmentte ele alan ilk özel banka olarak, bu sene 10. yılımızı kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süre zarfında o kadar çok şey öğrendik, kadın girişimcilerimiz ve ülkemiz için o kadar çok değer ürettik ki, heyecanımız da kadın girişimcilerin sayısı gibi her geçen sene arttı. Günümüzde “kadın bankacılığı” adıyla tanımlanan faaliyetlerin öncülüğünü yapmaktan gururluyuz. 10 yıldan bu yana hayata geçirdiğimiz ve sürdürülebilirlik politikamızın bir parçası haline gelen pek çok değerli projeyle, başka kurumlara hep ilham verdik.” dedi.

Garanti Bankası olarak, gerçekleştirilen araştırmalarla hayata geçirilen projelerin etkilerini yakından takip ettiklerine değinen Karadere sözlerini, “Garanti Bankası olarak, kadın girişimciliği alanındaki tüm çalışmalarımızın etkisinin ölçümlenebilir olmasına çok önem veriyoruz. Yaptığımız bu araştırmalar kapsamında kadın girişimcilerimizin gözünden çok değerli sonuçlar elde ediyoruz. Bunlardan bir kaçını bugün sizlerle de paylaşmak istiyorum. Yarışmaya katılan kadınların %85’i çevresindeki kadınları girişimcilik konusunda etkiledi. Yarışmada dereceye girenlerin%30’u,elde ettikleri ek finansmanın etkisi ile sağladığını belirtti Yarışmada birinci olmuş kadın girişimcilerin cirosunda ise ortalama %40 artış oldu. Her yıl, birbirinden değerli başarı hikâyelerini dinlerken gerçek anlamda “krizi fırsata çevirmiş” kadınlarla tanıştık. Tanışmaya da devam ediyoruz. Değerli proje ortaklarımız Ekonomist dergisi ve KAGİDER’e 10 yıldır süren destekleri, kadın girişimcilere de ilham verici hikâyelerini bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyorum. Tüm finalistlerimizi cesaret ve azminden ötürü tebrik ediyorum. ” diye sürdürdü.

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Sanem Oktar da, “Kars Ardahan’dan Edirne’ye Diyarbakır’dan İstanbul’a ve İzmir’e kadar Türkiye’nin dört bir yanından kadın girişimcilere teşekkür ediyorum. 2004 yılında %4.5 olan kadın girişimci oranı, bugün %8’e çıkarak, 110 bin kadın girişimciye ulaşmış durumda. Araştırmalar, kadın girişimcilerin % 82’sinin hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini söylüyor. Kadın girişimcilerin yüzde 40’ı işkolu olarak ticaret ve satış alanında yoğunlaşıyor, % 70’i ise mikro işletme sahibi. Kadınların % 75’i işlerini 2000 yılı ve sonrasında kurmuş durumda. 10 yıl önce 113 kadın girişimcinin katılımı ile başladığımız Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na bugüne kadar 33.000’e yakın cesur kadın başvurdu. Onlar sayesinde Türkiye iş dünyasında bugün iş kadını profili bundan 10 yıl öncesine göre bugün çok daha güçlü…” şeklinde konuştu.

Capital ve Ekonomist Dergisi Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ise “Ekonomist dergisi olarak 10 yıl önce Garanti Bankası’yla birlikte Türkiye’de kadın girişimciliğinin geliştirilmesi için ne yapabiliriz diye yola çıktığımızda, bu yarışma fikri ortaya çıktı. İlk yıl birkaç yüz kişinin başvurusu vardı. Sonra binlerle ifade edilen rakamlara ulaştık. Birkaç on binlik ciroyla ödül alan kadın girişimcilerimizden ilk 1000 şirket arasına girenler çıktı. 10 yılın sonunda daha çok kadın girişimci katılıyor, aralarından büyüyenlerin sayısı artıyor. Bu ödülü sonraki 10 yıla taşırken, daha çok kadının yanı sıra, şirketlerini daha büyük işletmeye dönüştürmüş kadın sayısının da artmasını hedefliyoruz.” dedi.

Birinciler hakkında…

Rana Tülin Yazıcı / “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi”
“Dress Best Uniforms”

Hacettepe Üniversitesi Yüksek Hemşirelik Okulu mezunu Yazıcı, eşinin inşaat şirketinde 8 yıl çalıştıktan sonra, erkek egemen bir sektörde olmak yerine kendi işini kurmaya karar verdi. Bir arkadaşının yönlendirmesiyle, tekstil sektöründe üniforma üretimi işine girdi. Fransız Balenciaga’ya ait Carven – Claude de Tourtour ve Balenciaga üniforma markalarının temsilciliğini alıp, Fransa’da aldığı 1,5 aylık eğitimin ardından İstanbul’da şirketini kurarak, oteller için üniforma hazırladı. 1996 yılında yapılan Habitat Konferansı için 25 günde 2.500 üniforma üretti. Ardından koleksiyon, konsept yaratma, kurumsal kimlik kazandırma konusuna ve özellikle otellere yoğunlaştı.

Hastane çalışanları için özel koleksiyon yaratarak bir ilki gerçekleştirdi. 2008’de Canan Göknil ile beraber “Dress Best Uniform” markasını kurdu ve yurtdışına açıldı. Dubai’de otel ve hastane üniformaları tasarlayıp üreterek Ortadoğu’ya açıldı. Günümüzde Accor, Fairmont Raffles, Swissotel, Radisson Blu, Marriott Group otellerinin Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerinin üniforma tasarım ve tedarikçisi haline gelen Dress Best Uniforms, ayda 75 bin üretim kapasitesiyle çalışıyor. 2016’da Türkiye, Ortadoğu, Afrika, Avrupa ve Türki Cumhuriyetler olmak üzere geniş bir coğrafyada; uluslararası otel zincirleri, havayolları, hastaneler ve kurumsal şirketler için personel üniforması tasarlayan Yazıcı, 2017’de Londra’ya açılmayı hedefliyor.

Şule Mene / “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi”
“Şule Mene Sağlık Araştırma Eğitim Danışmanlık”

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Batı Karadeniz’de hastaların doktora erişiminin çok zor olduğu bir yerde, Bartın Kurucaşile’de doktorluk yaptı. Bu dönemde ArGe’de çalışmak istediğini fark ederek, Harvard Business School’da işletme yüksek lisans eğitimini tamamladı ve 2 büyük Amerikan şirketinin ArGe tesislerinde çalıştı. Aynı zamanda uluslararası bir firmada 9 yıl yöneticilik yaptı. Klinik araştırmalar alanında 25 yıl çalışan Mene, proje yarışmasını kazandığı Sabancı Üniversitesi’nde girişimcilik eğitimi aldı. 2002 yılında, daha çok merkezi sinir sistemi ve onkoloji alanında yeni geliştirilen ilaçların denemelerini yapmak amacıyla, kendi şirketini kurdu. 2005 yılında, Kocaeli Gebze Organize Sanayi Bölgesi Teknoparkı’ndan teklif alarak, bugün depo ve şirketinin bulunduğu Teknopark’a taşındı.

İlk hedefi olan Türkiye’de uluslararası bir klinik araştırma merkezi kurmayı başaran Mene, Amerika Birleşik Devletleri’nin Maryland eyaletinde ve İsviçre’nin Lozan şehrinde ofisler açtı. Halen ABD ve Avrupa’daki merkezlerinde araştırmalarına devam eden Mene, bölge ülkelerde operasyon yapmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu yolda önemli adımlar atarak, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, İran, İsrail gibi ülkelerde aktif araştırmalar yürütüyor. Mene’nin bundan sonraki hedefleri arasında, bölgede alanını biraz daha genişletmek ve ArGe parasını Türkiye’ye çekebilmek yer alıyor.

Aslı Elif Tanuğur / “Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi”
SBS Bilimsel Bio Çözümler

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Tanuğur, aynı üniversitede Yüksek Mühendis unvanını kazandı. 2000 yılında çalışmaya başladığı bal şirketinde bir laboratuvar kurarak, 14 yıl ArGe ve Kalite Direktörlüğü görevini üstlendi. Daha sonra, arı ürünleri konusunda edindiği tecrübeyle, kendi şirketini kurmak üzere çalışmaya başladı. Gıda alanında uzman Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ve Ziraat Mühendisi Taylan Samancı ile beraber, KOSGEB tarafından desteklenen propolis projesiyle, 2013 yılında İstanbul’da “SBS Bilimsel Bio Çözümler”i kurdu. Halen, “Sözleşmeli Model ile Arı Ürünleri Üretimi” çalışmalarıyla 60.000 kovandan bal, arı sütü ve propolis temin ediyor.

Yeni bir konsept yaratarak arı ürünlerinin tüketim algısını değiştirmeye odaklanan Tanuğur, propolis, arı sütü ve balı karıştırarak sürülebilir bir ürün elde etti. Sağlık etkisi olan doğal ve lezzetli ürün, Türkiye’nin yanı sıra ABD, Kanada, Arap Ülkeleri ve Kore’de satılıyor. Arı ürünlerini bir dünya markası halini getirmek amacıyla yola çıkan Tanuğur’un şirketi; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Tekno Yatırım desteği aldı. Propolis, arı sütü, polen, bal gibi arı ürünlerini üretip, işleyip satan şirket; duyusal analiz ve ArGe çözüm ortaklığı hizmetleri de veriyor.

Ayten Çöl / “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”
Kılçak Çöl Çiftliği

1949 yılında doğan Ayten Çöl, dönemin siyasi atmosferinden etkilenen bir ailenin ferdi olarak büyüdü. 16 yaşında babasını kaybedince, anısını en iyi şekilde yaşatabilmek ve aileden kalan toprakları almak için hukuk mücadelesi verdi. 8 yıl devam eden süreçte Hititoloji eğitimi aldı ve Almanya’da doktora yaptı. Hukuk mücadelesini kazanınca, Amasya’daki Geldingen Ovası’nda bulunan 2 bin dönümlük Kılçak Çiftliği’nin başına geçip çiftçilik yapmaya başladı. Amasya’yı hiç tanımadan, erkeklerin egemen olduğu bir alanda var olma mücadelesi veren genç kadının pancar üretimiyle başlayan macerası, ekonomik koşulların ve araştırmacı kişiliğinin etkisiyle farklı ürünlere yönelmesiyle devam etti.

Amasya ovasında patatesi ilk yetiştiren kişi oldu. PepsiCo ile tanışması işini büyütmesini sağladı ve sürdürülebilir tarımda örnek çiftçilerden biri haline geldi. Amasya’nın en büyük ve modern çiftliklerinden birine sahip Ayten Çöl, PepsiCo ile işbirliğinin 8. ayında 200 m2’lik imalathaneye ve tam teşekküllü makinelere sahip oldu. PepsiCo’nun isteğiyle “İyi Tarım” belgesi alarak, zaten yapmaya devam ettiği iyi tarımı ve ilaç kullanım normlarını belgeledi. Bugüne kadar patates, soğan, mısır ve fasulye olmak üzere Geldingen Ovası’na 4 ürün yerleştirdi. Örtü altı sebze yetiştiriciliği yaparak, 5. ürünü yerleştirmeyi de hedefliyor. Tohum üreticiliği ve ekiciliği yapan, bölgenin en geniş ve verimli çiftliklerinden birine sahip olan Çöl, “Benim ürettiğimi yiyen insanların kanser olmalarını istemiyorum.” anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Zeynep Arca Şallıel / “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”
Arcadia Bağları

Turizmci ailesiyle 30 yaşına kadar İstanbul’da yaşayan Zeynep Arca Şallıel, Türkiye’de turizmi üretimle iç içe sunan, kendi şarabını, sebzesini, yemeğini en üst kalitede üreten bir işletme kurmayı hayal etti. Türkiye’de şarap üretebileceği bir yer ararken, üretim süreçleriyle ilgili eğitim aldı ve yurtdışında staj yaptı. Bilimsel metotlarla üretime başlayacakları bölgeyi belirleyen Şallıel, 2006 yılında, Kırklareli’de Hamitabat Köyü’nün bulunduğu bölgede 2 yıl toprağın tekrar canlanmasını bekledi ve bağlarını oluşturdu. Bölgenin 6 bin yıllık bir yerleşim yeri olduğunu, 1. Dünya Savaşı nedeniyle üretimin durduğunu öğrendi. Bilimsel metotlarla tarihin tekerrür etmesini sağlayan Şallıel, Cumhuriyet tarihinin bölgedeki ilk kurulu şarap üreticisi oldu.

Bugün 2.000 dekarlık arazide 350 dekar dikili bağ alanı, 200 dekar armut bahçesi, 10 dekar kiraz bahçesi, bostanları ve korularıyla, Arcadia hayali gerçeğe dönüştü. Nisan 2016’da Arcadia Bağları’nın içinde açtığı Bakucha Vineyard Hotel ve SPA’da; konukların koru ve bağlarda yürüyüş yaptığı, burada üretilen ürünlerle hazırlanan yemekleri ve bağında şişelenen şarapları tadabildiği bir doğa ve lezzet durağı olarak hizmet vermeyi sürdürüyor. Şallıel ayrıca, Trakya Kalkınma Ajansı’yla beraber 12 küçük üreticiyi bir araya getirerek oluşturduğu Trakya Bağ Rotası sayesinde, bölgenin gastronomi rotasına dönüşmesi için çalışmalar yapıyor.

Nardane Kuşçu / “Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi”
“Narköy”

Adana Ceyhan’da bir çiftlikte doğan Nardane Kuşçu, ilkokul öğretmeni olarak 42 yıl çalışıp emekli olduktan sonra bir organik tarım çiftliği kurma düşüyle yola çıktı. 2002 yılında Nar Eğitim ve Danışmanlık Merkezi’ni, 2007’de ise organik tarım çiftliği ve yaşam merkezi Narköy’ü kurdu. Kocaeli Kandıra’da 100 dönüm arazi üzerinde bulunan çiftliğin ihtiyaçları için önce tohumları ekti, ardından projenin temellerini belirledi. Ekolojik olarak sürdürülebilir, minimum karbon ayak izine sahip bir oteli bulunan ve misafirlere sunulan ürünlerin %80’inin Narköy’de yetiştiği bir çiftlik kurdu.

Büyük kısmı tamamen doğal ısıtma ve soğutmaya sahip, temeli beton olmayan, ortadan kaldırıldığında 6 ay sonra doğanın yeniden eski halini almasını sağlayacak binalar inşa etti. Atıkların büyük çoğunluğunu “permakültür” ilkeleriyle çiftlik sınırları içinde yeniden değerlendirecek sistemler kurdu ve geliştirdi. Bugün Narköy’de 1.200’ün üzerinde atalık tohum, atlar, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, arılar ve sayısız bitki çeşidi bulunuyor. Atalık tohumlardan organik tarım yapılan köyde, konaklamanın yanı sıra atölye çalışmalarına katılmak da mümkün. Sosyal sorumluluk projeleri yaparak tüm dünyadan gelen gönüllüleri ağırlayan Nardane Kuşçu, yılda yaklaşık 680.000 sertifikalı organik fide yetiştiriyor, organik çiftlik kurmak isteyen kişi ve kurumlara danışmanlık hizmeti veriyor.

Ümmiye Koçak / “Jüri Özel Ödülü”
Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu

Adana’nın Çelemli Köyü’nde 10 kardeşin 6.sı olarak dünyaya gelen Ümmiye Koçak, her aileden en az 1 kız çocuğunu okutma zorunluluğu sayesinde ilkokula gitme fırsatını buldu. Sürekli okuyan, üreten, kendini geliştiren ve çevresinde yaşananları gözlemleyen Koçak, 19 yaşında gelin gittiği Mersin Arslanköy’e yanında çeyiz olarak kitaplarını götürdü. Aslanköy’de çocuk bakıp temizliğe giderek ailesine katkı sağlayan ve komşu kadınlara örnek olan Koçak, 45 yaşında ilk defa izlediği tiyatroda aradığını buldu. Çevresinde gözlemlediği konulara dikkat çekmek için tiyatro oyunu yazmaya karar veren Koçak, 2001 yılında Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu’nu kurdu ve büyük çabalarla yazdığı oyunu köyün kadınlarına oynattı.

Kadınların ezber yapabilmesi için onlara okuma yazma öğretti. Oyunuyla köyün erkeklerine ayna tutan Koçak, kadınların takdir edilmesini ve saygı görmesini sağladı. Daha çok kişiye ulaşabilmek amacıyla, 2005 yılında kadına karşı şiddet sorununu anlatan “Yün Bebek” filmini yazdı ve yönetti. 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde galası yapılan film, Ümmiye Koçak’a New York Avrasya Film Festivali’nde “Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü kazandırdı. Bugüne kadar 11 tiyatro oyunu yazan Koçak, Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu ile yaklaşık kez sahneye çıktı, oyunlarını Türkiye’nin dört bir yanında 30 bine yakın kişi izledi.

Kanseri Önleyen Müthiş Üçlü Karışım

Zerdaçal mutlaka karabiber ve zeytinyağı ile tüketilmeli!!!!!

american-doctor-assures-mix-these-three-ingredients-and-you-will-prevent-cancer-diseases-600x320[1]

Bu hafta öğrendiğim yeni bir haberi sizlerle paylaşmak istedim… Zerdaçal’ın çok faydası dışında özellikle romatoid arthrit hastaları için çok değerli olduğunu biliyorum, ve yarım çay kaşığını geçmemek kaydıyla her gün tüketiyordum. Meyvama, salatama, yoğurduma serpiyorum ve yiyordum. Geçen hafta tıp bilgilerine çok değer verdiğim sevgili eczacı arkadaşım Ayşe Lerzan “zerdaçalı mutlaka karabiber ve zeytinyağı ile karıştırarak tüket; etkisi o zaman ortaya çıkıyor..” dedi. Geriye dönüp bakınca daha önce benim de zerdaçal tüketimini böyle yapılması gerektiğini yazmışım, ama nedense atlamışım, uygulamamışım…Şimdi bana yepyeni bir keşif  gibi oldu.. yapması da çok kolay, her şeye yakışıyor.. Evimiz de her zaman bulunan bir üçlü…Zeytinyağı ve karabiber ekleyince çorbama da koydum…Yemeğime de koyabilirim… Sonra da bu yazıyı okudum.. Bu yazıda da özellikle kanseri önlediği vurgulanıyor…Benden söylemesi, yapması kolay, çok lezzetli… Herkese şifa olsun diyorum…

Amerikalı doktor, Carolyn Anderson, aşağıda sizler ile paylaşacağımız tarifin kanseri önlediğini iddia ediyor. Bu basit tarif hemen hemen her evde bulunan 3 maddenin karışımı.

Dr. Anderson’a göre bu 3 madde Doğu Hindistan’da 2000 yıldan bu yana kullanılmakta olup, son zamanlarda batılı tıp bilim adamları tarafından da onaylanmıştır. Dr. Anderson, bu 3 besin karıştırılıp her gün tüketildiği takdirde, kanser riskinin hemen hemen tamamen ortadan kalktığını, belirtmektedir.
Bu olağanüstü karışım, zerdeçal, zeytinyağı ve çekilmiş karabiber.
Bu karışımdaki en önemli madde zerdeçal. Zerdaçal faydaları saymakla bitmez.Zerdeçal, vücutta enfeksiyonu ve iltihaplanmayı önleyen çok kuvvetli bir maddedir.
Zerdeçalın, kolon, prostat, beyin ve göğüs kanseri başta olmak üzere bir çok kanser türünü önlediği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Fareler ile yapılan deneylerde, kanserojen maddeler enjekte edilen farelere aynı zamanda zerdeçal verilmesi durumunda birçok kanser hastalığının tamamen  önlendiği ortaya çıkmıştır.
Yapılan araştırmalara göre, karabiber, zerdeçalın etkisini %200 oranında arttırmaktadır.
Kanseri Önleyen Karışımın Tarifi:
Çeyrek çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı zeytin yağı, çeyrek çay kaşığından az taze çekilmiş karabiber.
Bu üç maddeyi bir fincanda karıştırın. Karışımı sade ya da salatalarınıza, çorbalarınıza, yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Eğer, pişmiş yemeğe koyacaksanız, yemeğin sonuna ekleyin.
Bu karışımı günde en az 3 kez tüketmelisiniz. Dr. Anderson, bu karışımın kanseri önlediği gibi,  kötü huylu kanser hücrelerini de yok ettiğini belirtmektedir.
Kaynak:  healthandhomeremedies.com

Eklem Ağrılarına Jelatin Tedavisi

Eklem ağrılarınız  romatoid artrit (RA) yani eklem iltihaplanması veya osteoartrit şikayetleriniz varsa, kemik erimesi sorunları yaşıyorsanız  faydalı bir yazıyı arkadaşım göndermiş. Çoğunu mutlaka duydunuz, ya da yapıyorsunuz, ya  da okuyup geçiyorsunuz. Ama ağrılar yaşamınınızı zorlaştırdığında görüyorsunuz ki doktorların çok çareleri yok.. Henüz nedeni ve tedavisi bulunmayan bir hastalık. Şartlar sizi zaman zaman proteze doğru götürüyor. Belki bunları denemek istersiniz.. Zararı olmayan ayrıca artı çok faydası olan jelatin tedavisi çok kolay ve akla uygun… Ben de uzun zamandır bol bol paça çorbası içmeye çalışıyorum. Ama şimdi bu yazıyla birlikte hemen jelatin tedavisini deneyeceğim.Yazıyı derleyen site Bayanlarbilir’ e de ayrıca teşekkürler…http://www.bayanlarbilir.com/eklem-agrilarina-dogal-cozum-2574

Eklem ağrısına jelatin tedavisi : Jelatin bağ dokularımızı geliştirmeye ve yenilemeye yarayan aminoasitler içerir. Ayrıca eklemleri koruyan kıkırdakları güçlendiren kolajen açısından da zengindir.

Kas ve eklem ağrısı bir incinme, fazla basınç ve benzeri durumlarda oluşabilir. Eklem ağrısından dolayı kişinin yaşam kalitesi etkilenir çünkü bu ağrı günlük aktiviteleri yapmaya engel olur. İyi haber şu ki, bu durum doğal yollarla tedavi edilebilir ve kısa sürede rahatlık veren tedavi yöntemleri vardır.

Kas ve eklem ağrısını rahatlatmak için alternatif ve doğal tıpta bir çok yöntem olsa da bugün sizlere ağrıyı 7 günde alacak bir yöntem sunacağız. 

Bu yöntem ne içeriyor?

  • Başlamak için, yaklaşık 150 gram jelatin alın, özellikle tatsız olanını tercih edin. (Bu miktar bir aylık tedavi için yeterli olacak)
  • İki yemek kaşığı jelatini  ¼ bardak suya koyun ve bir gece bekletin.
  • Bir sonraki sabah jelatin şişmiş olacak ve biraz bal, yoğurt veya meyve suyu ile yiyebilirsiniz.Boş mideye ve kahvaltıdan en az 30 dakika önce yemeniz önemli.
  • Bu tedaviyi bir ay uygulamalısınız, ama kas ve eklem ağrısı çekenler 7 günde daha iyi hissedeceklerdir. Özellikle sırt, eklem, omurga ve boyun ağrısı çekenler için idealdir. Bu yöntem eklemlerin yağlanmasına yardımcı olacak. 

jelatin1

Jelatin eklemlere neden iyi geliyor?

Jelatin marketlerde yaygın, ucuza alabileceğimiz ve tatlılarda kullanabileceğimiz bir ürün.İçeriğinde yüksek oranda protein vardır, bu da hayvan kolajeninden elde edilir (ineklerin kemik ve derisinden alınır), tariflerde sabitleştirici, bağlayıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır.

Jelatinin eklemlere iyi geldiği söylenir çünkü içinde prolin ve hidroksiprolin adlı iki aminoasit bulunur. Bunlar bağ dokularının onarır. Jelatin yemek yardımcı olacaktır, dolayısıyla iç eklemlerin bağ dokularını tamir etmekte faydalıdır.

jelatin

Jelatinin diğer yararları

Jelatinin sağlığa bir çok yararı vardır. Aşağıda bunlardan bazılarını sıraladık:

  • Arginin ve glisin aminoasitleri açısından zengindir, bunlar kas gelişimini uyarır. 
  • Kolestrol veya yağ içermez, ayrıca metabolizmayı destekler, dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olur.
  • Yemeklere jelatin ekleyerek, et ve süt ürünlerinin sindirimini kolaylaştırabilirsiniz.Ayrıca jelatin karın şişkinliğine iyi gelir ve hormonları düzenler. 
  • Düzenli jelatin tüketimi osteoartrit ve kemik erimesini önler. 
  • Tendon ve bağlara esneklik ve güç kazandırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Saç ve tırnak uzamasını destekler.
  • 18 aminoasit içerir, bunların 8 tanesi vücudun kendi kendine üretemeyeceği ve sadece gıdalardan alabileceği aminoasitlerdir.
  • Florür içerir. Bu kimyasal madde küçük miktarda kullanılması durumunda diş minelerini korumaya yardımcı olur. 
  • Deri kolajeninin yeniden üretimine yardımcı olur, bu da kemik, tendon, bağ ve kıkırdakların zayıflaması durumunda ihtiyaç duyduğumuz bir maddedir.
  • Mide yanması, gastrit gibi mide hastalıklarıyla savaşmak için birebirdir ve aşırımide asidi üretimini engeller.
  • Doygunluk veya tokluk yaratırken iştahı da kontrol altına alır, bu yüzden kilo vermede yardımcıdır.Eklem Ağrısına Ne İyi Gelir – Eklem ağrılarına doğal çözümSabahları parmak, bilek, kol ya da bacak eklemlerinizde şiddetli ağrılar ile uyanıyorsanız romatoid artrit (RA) hastalığına yani eklem iltihabına yakalanmış olabilirsiniz. Eklem iltihabında hareket esnasında eklemlerden çatırtı sesi de gelebilir. Kıkırdak veya kemik ve eklem arasında kısım hasar alır ve kemiklerin sürtünmesi artar. Bu da ağrıya ve çatırtı seslerine neden olur. Eklem iltihabı için günümüzde kalıcı bir tedavi olmasa da isterseniz evde yapabileceğiniz bitkisel çözümlerle ağrı çekmeden hayatınızı normal şekilde sürdürebilirsiniz.Eklem ağrılarına doğal çözümEklem iltihabı için kürler:Eklem şişmesine ne iyi gelir : Bezelye kürüBezelye içerisinde bulunan A, B, C ve E vitaminleri, demir, kalsiyum ve potasyum nedeniyle eklem ağrılarına oldukça iyi gelen bitkisel bir çözümdür. Ayrıca düşük yağlı bir gıda bezelye protein ve lif açısından da zengindir.

    Gerekli Malzemeler:

    3 yemek kaşığı bezelye

    250 ml su

    2 diş sarımsak

    Bir tutam tuz (İsteğe bağlı)

    Bir tutam karabiber (İsteğe bağlı)

    Hazırlanışı:

    Yeşil bezelyeyi geceden ıslatın.

    Sabah bezelyeyi süzerek içerisine ezilmiş sarımsakları ekleyin. Bu karışımı bir avuç olarak günde 2 kez tüketin. İsterseniz tat vermesi için tuz ve karabiber de ekleyebilirsiniz. Eklem ağrılarına iyi gelen bitkisel kürü en az 2 ila 3 ay kadar devam sürdürmelisiniz.

    Zerdeçal: Eklem ağrılarına doğal çözüm

    Çok sayıda araştırma, zerdeçalın ağrı ve eklem şişlikleri ve eklem hassasiyetlerinde eklem iltihabını azaltarak ağrıyı ortadan kaldırdığını ortaya koymuştur. Ve zerdeçalın hiçbir yan etkisi yoktur. Zerdeçala alerjiniz yok ise dilerseniz içeceklerinizin içine ekleyerek tüketebilirsiniz. Örneğin akşamları süt ısıtıp zerdeçal ekleyerek içebilirsiniz.

    Kara kimyon (Hint kimyonu)

    Flavonoidler ve antioksidanlar dolu olan siyah kimyon iltihap kurutucu bileşikler içeren mükemmel bir baharattır. Salisilik asidi yok ederek acıyı hafifletir.

    Kullanımı:

    2 çay kaşığı kara kimyonu bir bardak suya ekleyin. Suyu azalana kadar karışımı kaynatın. Ardından soğumaya bırakın. Bu karışımı günlük olarak yatmadan önce ve sabah uyandıktan sonra içebilirsiniz.

    Rezene: eklem ağrıları için bitki çayı

    Rezene içinde fito besinler ile antioksidan özellikleri barındırır. İnflamasyonu azaltmaya yardımcı olurken içeriğindeki C vitamini sayesinde eklem iltihabını tedavi edici özeliği de vardır. Rezenenin çayı yaparak içebilir, yemeklerinize ekleyerek baharat olarak da kullanabilirsiniz.

    Rezene çayı yapılışı:

    1 tatlı kaşığı rezene tohumunu alın ve sıcak bir su içersinde bekletin. Kesinlikle kaynatmayın. Sadece ezilmiş rezene tohumu bir kaba koyun ve üzerine sıcak su dökün. 10 dakika kadar dinlendirin. Günde 2 ya da 3 kez tüketebilirsiniz. Rezene hoş kokusu ve tadı olan bir bitki olduğu için tatlandırıcı kullanmanıza da gerek kalmayacaktır.

    Çemen otu tohumu

    Lif ve protein açısından zengin bir bitki olan Çemen otu tohumu; demir, A vitamini, B1 vitamini, C vitamini, fosfat, flavonoidler, saponinler, trigonelline ve diğer alkaloidleri kapsayan geniş bir bileşen grubuna sahiptir. İltihap giderici (anti-enflamatuar) özellikleri bu tohumları eklem ağrıları için de kullanabilirsiniz.

    Bir çay kaşığı çemen tohumunu geceden ıslatın. Sabah suyunu süzerek tohumunu çiğneyin. Tadı biraz acı olsa da çemen otu tohumu eklem ağrılarına hızlıca etki eder. Eğer tadı çok acı gelirse bir bardak su ile birlikte ilaç gibi yutabilirsiniz. Çemen otu tohumunu toz olarak kullanmak isterseniz 1 bardak sıcak su ile karıştırarak da içebilirsiniz. Bu uygulamayı düzenli olarak 2 ya da 3 ay yaparsanız eklem ağrılarınızda kesin olarak kurtulabilirsiniz.

    Eklem Ağrıları İçin Doğal Çözümler ve Tarifler

    İhtiyacınız olanlar:

    Zencefil tozu-50 gr

    Çemen tozu tohumu -50 gr

    Zerdeçal – 50 g

    Hazırlanışı:

    Çemen otu, zerdeçal ve zencefil tozunu bir kap içerisinde iyice karıştırın. Hava geçirmez bir kaba koyarak nem almayan bir yerde saklayın. Her sabah ve akşam bu karışımdan bir tatlı kaşığı alın. Ilık su ile karıştırın ve için.

    Hardal yağı ve kafur

    Eklem ağrıları ve şişmiş eklemler için bitkisel yağlarla masaj yapabilirsiniz. Bu en eski yöntemlerden biridir.

    İhtiyacınız olanlar:

    Hardal yağı-1 fincan

    Kafur – 10 g

    Hazırlanışı:

    Bir tencereye koyduğunuz hardal yağı üzerine kafuru ekleyin. Birlikte kaynatın. 15 dakika kadar ılınmasını bekledikten sonra ağrıyan ve şişen eklem bölgelerine dairesel hareketler ile masaj yaparak uygulayın.

    Susam

    Susam içeriğindeki yağ asitleri, kalsiyum, magnezyum ve bakır, eklemlerdeki yangı, ağrı ve iltihabı azaltılmasında yardımcı olur. Bu nedenle eklem ağrıların azalması için kullanılabilir. Yemeklerinizin içerisine susam tohumu serpebilir ya da susam kürü yaparak doğrudan içebilirsiniz. Bir bardak su içerisinde susamları geceden ıslatın. Bu tohumlar ile birlikte suyu her sabah içebilirsiniz.

    Eklem ağrıları için bazı bitki ve meyve suları:

    Eklem ağrılarından kurtulmak için gün içerisinde bazı meyve ve bitkilerin sularını içebilirsiniz. Örneğin maydanoz, brokoli ve ıspanak beta-karoten gibi iltihap giderici bileşenler içerir ve bu bitkilerin suyunu içerek eklem ağrılarını yok edebilirsiniz. Aynı şekilde havuç, elma ve zencefilde bulunan bakır ve  bromelain enzimi bakımından zengin olan ananas da suyu içilmesi gereken meyveler arasındadır.

    Meyve ve sebze suyu karışımları:

    Havuç, kereviz ve lahana suyunu karıştırarak bir tutam maydanoz ekleyin. Geceden ince ince dilimlediğiniz patatesleri kabuklarıyla bir bardak suda ıslatın. Sabah süzerek suyunu için. Ayrıca vişne suyu, havuç, pancar ve salatalık suyu, turp ve sarımsak suyu da eklem ağrılarına iyi gelen bitkisel çözümler arasındadır.

    Eklem ağrıları için diyet listesi

    Bazı besinler eklem ve vücut iltihabını olumsuz yönde etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle kendinize bir diyet listesi oluşturabilirsiniz. Öncelikle düşük yağlı, düşük kolesterol içeren sebze ve tahıl kompleks karbonhidratlar tüketmelisiniz. Bu şekilde eklemlerde oluşan iltihap yavaş yavaş yok olur ve küçük arterlerdeki yağlar erimeye başlar.

    Diyette uymanız gereken noktalar:

    Vücudunuzun detoksa ihtiyacı vardır. Bu nedenle her sabah ve akşam bir bardak ılık su içerisine 1 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırıp için. Gaz üretmenizi sağlayan ve şişkinliğe neden olan gıdaları tüketmekten mümkün olduğunca kaçının. Diyet listenizde özellikle lahana, karnabahar, ıspanak, brokoli ve patates yer almamalı.

    Sebze çorbaları ve yine sebze sularından bol bol tüketebilirsiniz. Çünkü antioksidan ve iltihap sökücü maddeler barındıran sebzeler eklem iltihabının oluşmasını engeller. Örneğin, havuç suyu, salatalık suyu ve vişne suyu tüketerek eklem iltihabından korunabilirsiniz. Salatanızı yerken kesinlikle çok tuz koymamalısınız. Mümkünse tuzsuz sadece limon suyu ile salatanızı tatlandırın.

    Meyvelerde bolca tüketebilirsiniz. Özellikle her gün bir elma, portakal, üzüm ve papaya tüketebilirsiniz. Kabak bitkisi de içerisinde bolca iltihap kurutucu maddeler bulundurur. Bu nedenle haftada en az bir akşam kabak yemeği yerseniz eklem ağrılarınız kısa sürede geçecektir. Baharatları yemeklerde sık sık kullanabilirsiniz. Fakat baharatları pişirmemeye özen göstermelisiniz. Pişirdiğinizde içerisindeki yararlı maddeleri yok etmiş olursunuz. Özellikle kimyon, kişniş, zencefil, şeytantersi, sarımsak, rezene ve zerdeçal gibi baharatları kuru halleri ile pişirmeden tüketiniz.