Soma Hayalleri Gerçek Oldu…

11234910_10153581629318530_5474664483846215791_nSoma’da deprem olduğu günlerde hissettiklerimiz, korkunçtu. Tüm ülke çok üzüldük, çok sarsıldık, sonra da nasıl yardımcı oluruz, düşünceleri başladı. Herkes kendi çabalarınca katkı yapmaya çalıştı. Önemli olan kalıcı çözümler üretmekti. Eşlerini kaybeden kadınlarımıza, çocuklarını kaybeden annelere, kardeşlerini yakınlarını kaybeden ailelere özellikle de yuvaları yıkılan kadınlar için neler yapabilirdik. Kagider olarak arkadaşlarımız defalarca gittiler, dertleri, acıları dinlediler, gerçekleri gözleriyle gördüler. 11755655_10153581630068530_5951321042534439129_nSoğuk demediler, sıcak demediler, ellerinden gelen,gönüllerinden geçen yardımlar için  çaba, emek, harcadılar, zaman ayırdılar, öncelik koydular. Sonunda çok güzel neticelere ulaşıldı. 28.Temmuz Sertifika töreninin en güzel, en duygulu  mesajını  sevgili arkadaşım Handan  Ercengiz güzel fotoğraflarıyla  paylaşmış….>Kagider için gunun en guzel mesaji Soma’li bir Hanim’dan geldi;”Once Annemin kiziydim,sonra esimin karisi,sonra cocuklarimin annesi oldum,Simdi aldigim bu sertifika ile ozguvenim geldi Ben Ben oldum”hepimiz gozyaslarimizi tutamadik.> Handan böyle aktarmış…Bu mutlu haberi  Kagider resmi sitesinden ve Hürriyet Ekonomi’de yayınlanan Elif Ergu’nun yazısı sevgili Handan Ercengiz’in fotoğraflarıyla ben de “Tanrım tekrar böyle acılar yaşanmasın.” dilekleriyle paylaşıyorum.11707447_10153581630878530_8866476771527776020_nHABERLER

Somalı Kadınlar Sertifikalarını Aldı
29.07.2015 17:10:07

Somalı kadınların el becerilerini kullanarak çeşitli üretimler yapmaları ve gelir elde etmeleri hedefiyle Türkiye Vodafone Vakfı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Soma Belediyesi’nin işbirliğinde Aralık 2014’te hizmete açılan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” ilk mezunlarını verdi. Toplam 370 kadının kayıtlı bulunduğu merkezden başarıyla mezun olan 124 kadın kursiyere mesleki eğitim sertifikaları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Çiğdem Erdoğan Atabek, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Soma Kaymakamı Bahattin Atçı, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar’ın katılımıyla düzenlenen törenle verildi.

28 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleşen tören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Çiğdem Erdoğan Atabek, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) saşkanı Sanem Oktar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Sertifika alan Somalı kadınlar sahneye davet edilerek toplu fotoğraf çekildi ve ardından İğne Oyası, Tel Kırma ve El Nakışı eğitimleri alan kadınlar eğitimlerde ürettikleri ürünleri düzenledikleri sergiyle katılımcıların beğenisine sundu.

“Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” için iki önemli işbirliği

Bölgede kadınların ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesi hedefiyle açılan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” için iki önemli işbirliği yapıldı. Merkezde eğitim gören kadınlar, ev tekstili markası English Home tarafından üretilen havlulara iğne oyası kalp motifi işledi. English Home’un 22 bin adetlik siparişi için 64 kadın çalıştı. Bu ürünler English Home mağazalarında Ekim ayında satışa çıkacak. Diğer yandan Somalı kadınlar, dünyaca ünlü tasarımcı Arzu Kaprol tarafından hazırlanan tasarımları işleyecek ve ortaya çıkan ürünler Vodafone mağazalarında satılacak. Bu doğrultuda Somalı kadınlara geleneksel motiflerin ötesine geçerek çağdaş tasarımlara sahip el işi ürünler üretme olanağı sunulacak.

İki yılda 350 Somalı kadına ulaşılacak

Ağırlıklı olarak el işi üretimine yönelik eğitimlerin verildiği “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi”nde bugüne kadar 68 saatlik tel kırma, 47 saatlik el nakışı ve 53 saatlik iğne oyası eğitimi verildi. Üretilecek ürünlerin alınan siparişlerin içeriğine göre belirlendiği merkezde, yaklaşık 100 Somalı kadın Vodafone paydaşlarına yeni yıl hediyesi olarak sunulmak üzere 16 bin bardak altlığı üretirken, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırlanan Vodafone hediyeleri için ise 4 bin 250 lavanta kesesi işlendi. Soma Belediyesi tarafından özel olarak tahsis edilen bir binada hizmete açılan ve 50 kişi kapasiteli 2 nakış atölyesi, 1 bilgisayar odası, 1 seminer odasından oluşan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi”nde eşzamanlı olarak 200 kişiye eğitim verilebiliyor. İki yıl sürecek projenin sonunda toplam 350 Somalı kadına ulaşılması hedefleniyor.

En Duygusal Ticaret Hürriyet/Ekonomi Elif Ergu’nun haberi

SOMA’da 13 Mayıs 2014’te yaşanan 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasından sonra Somalı kadınlara yönelik başlayan projelerden biri ‘Önce Kadın’. Türkiye Vodafone Vakfı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Soma Belediyesi’nin işbirliğiyle 2014 Aralık’ta hayata geçen proje, geçici çözümler bulmak yerine kadınların hayatını değiştirebilmenin yollarını aradı ve bu amaçla Somalı kadınlara el emeklerini geliştirmeleri için eğitimler verildi.

Kadınlara gelir yaratan bir iş modeli oluşturmanın amaçlandığı proje kısa sürede meyvelerini vermeye başladı. Somalı kadınların ürünleri için 2 yeni açılım sağlandı.  Yakında Vodafone ve ‘English Home’ mağazalarında Somalı kadınların ürünleri satılacak. Ayrıca ünlü modacı Arzu Kaprol de Somalı kadınların üretebileceği modern tasarımlar hazırlayacak.

Önceki gün Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nde kadınlarla buluştuk. Aralarında eşini, ağabeyini, babasını kaybeden kadınlar da vardı. Kadınlardan biri “Her ay devlet yardımı alıyoruz ama yetmiyor. Biz Halk Eğitim Merkezi’ne gelirdik ama bu kadar çok üretim yapmazdık. Yılbaşında yaptığımız işlerden para kazandık devam ettirmeyi istiyoruz” diye anlatmaya başladı. Bir diğeri, “Madende yakınını kaybedenler 350 lira yardım alıyor, bu kime yeter? Biz de kazanmalıyız” dedi. Soma’daki merkezde sergilenmek üzere hazırlanmış örtüler, havlular, fularlar, takılar. Bunların her birinin gelir getiren bir iş modeline dönüşebilmesi için başta KAGİDER yetkilileri olmak üzere projeyi yürüten tüm ekip çok çalışmış. Giyim Sanayicileri Derneği ile görüşülmüş.

VAKKO’DA DA SATILSIN

Kadınlarla sohbet sırasında, “Hangi duygularla yapıyorsunuz bu işi?” diye soruyorum… “Hep üzüntüler, acılarla değil, umutlar ve hayallerle işliyoruz” diyor biri. Bir başka kadın, “Gelin başı yapardık hep, aynı duygularla yapıyoruz” diyor. Söz dönüp dolaşıp ürünlerin satılmasına geliyor, bir kadın “Vakko ve Beymen’de satalım isteriz” diyor. Merkezde eğitim alan 370 kadından 64’ünün ürünleri ekimde English Home mağazalarında satışa sunulacak.

KAPROL SOMA’DAN İLHAM ALACAK

Moda tasarımcısı Arzu Kaprol merkezde sergilenen ürünlerin tümünü büyük bir titizlikle inceledi, fotoğrafladı. Kadınlarla yüz yüze görüştü. Yakında Arzu Kaprol de Somalı kadınlar için ürün tasarlayacak ve bu ürünler de Soma’da üretilecek. Kaprol, ‘Geleneksel ürünleri modern bir tasarıma dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kadınlarımızın yeteneklerini yönlendirerek yeni bir ürün yelpazesi çıkarılabiliriz. Amacımız ürünlerin geleneksel motiflerin ötesine geçip çağdaş tasarımlarla buluşması’ dedi.

ÜRETİM MERKEZİ YAPMAK İSTİYORUZ

Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel, maden faciası olduktan hemen sonra Soma’ya gittiklerini belirterek şunları söyledi: “Yardım yapıldı ancak biz kalıcı bir çalışma yapmak istedik. Sabun köpüğü gibi bir iş olsun istemedik. KAGİDER’le ortak çalışma yürüttük. Amacımız kadınlarımızı güçlendirmekti. Somalı kadınlarımızı iletişim teknolojilerinin sunduğu imkânlarla tanıştırarak sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını sağlamayı hedefliyoruz. Biz Vodafone Vakfı olarak kadının güçlendirilmesi konusunu yakından takip ediyoruz. Gelişmiş 20 ülkede kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 51 iken Türkiye’de yüzde 28.Vodafone Grubu’nun hazırladığı cinsiyet eşitsizliğinde Türkiye 147 ülke arasında 128’inci. Soma bizim için pilot bölge aynı zamanda. Toplam 370 kursiyerimizin bulunduğu merkezimizde iğne oyası, tel kırma ve el nakışı gibi el işlerinin eğitim ve üretimine odaklanıyoruz. Şu ana kadar toplam 168 saatlik eğitim verildi. Burayı el işi üretiminin merkezi haline getirmeyi hedefledik. Kadınlarımızın el emeği göz nuru işlerini sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Somalı kadınların işlediği nakışlı havluları English Home mağazalarında satışa sunacağız. Vodafone olarak, kadınlarımızın güçlendirilmesine katkıda bulunan bu tür projelerin artmasını diliyoruz.”

SOMALI KADINLAR KOOPERATİFLEŞMELİ

KAGİDER Başkanı Sanem Oktar hedeflerinin kadınların kendi koşullarına uygun bir şekilde kooperatifleşmesi olduğunu söyledi.  Oktar, “KAGİDER olarak tüm bu süreçlerde, Somalı kadınların yanında olacağız, öncülük ve rehberlik etmek üzere çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Gerçekleştirdiğimiz bu proje ile toplumsal etki de yaratacağımıza ve belki bir kartopu gibi çoğalarak büyüyeceğimize inanıyoruz. Soma belki bu anlamda bir pilot bölge olacak ve bizlere de yeni projelerde rehberlik edecek. Somalı kadınların işleri Türkiye ve dünya çapında pazar bulacak diye düşünüyoruz” diye konuştu.

Reklamlar

Asla Yalnız Yeme

291335

Asla Yalnız Yeme; adıyla beni kendine çeken kitap… Evet ben de sevmiyorum, yalnız yemek yemeyi. Yemek yemek her zaman, bir nefes alma, bir ara verme, keyifli bir zaman dilimi olmalı hatta bir şölene dönüşmeli. Yemeğe oturmadan hem yemeğimiz, hem masamız, hem de biz hazırlanmalıyız. Ayrı bir özen göstermeliyiz.Ben öyle düşünüyorum. Böyle düşünülen bir evde büyüdüm. Yemekler kadar, masa düzenine önem verilen bir evdi bizimki…Babam özel günlerde alınan hediyelerde bana bir şey alma; masamıza bir şey al derdi. Biz de her zaman masa örtüleri peçeteleri, aksesuarları çok değerlidir, çok çeşitlidir. Günümüz de ev de yemek, içmektense de dışarıda buluşup bir şeyler yemek, içmek  çok daha pratik ve yaygın, ama ben evler de yapılan yeme içme  de davetlerini  de çok seviyorum.Bunu yapmak ve sürdürmekte kolay değil. Keyifli yemekler yenilen arkadaşların , yakınlarının olması çok büyük zenginlik…Ailemizle bunu yapmaya büyük özen gösteriyorum. Arkadaşlarımla da bir kaç güzel grubumuz var. Çok sık değil, ama hiç olmazsa, her grubu senede bir ağırlamak, en azından ayda bir ev buluşmasına dönüşüyor. Dışarıda buluşmalarla haftada bir hatta yazın haftada 5-6 ya ulaşıyor.Bazen bir çift, veya  bir aile, hatta bir dostla  buluşarak evde veya dışarıda çok keyifli vakit geçirmek mümkün. Bunu başarmak için de öncelikle davet etmek, davete özen göstermek gerekiyor. Sonra da seçilen menü, yemek, ya da gidilen yerin özelliği farklılığı olmalı.Bazen sadece bir kahve veya çay  ikram ederken bile bir şölene dönüştürebilirsiniz.DSC_0103Siz de farklı şölenlere davet edilebilirsiniz. En önemlisi, gönülden isteyerek, yapmak, ağırlamak, gerisi zaten gelecektir. Her zaman ister evde, ister dışarıda davet etmekten çekinmeyin, Yukarıda adı geçen kitap da ise, iletişim ve güzel dostluklar kazanımı, için asla yalnız yemek yememenin hayatımıza katacakları anlatılıyor. Bir solukta okunacak yaz ve kişisel gelişim kitabı. Benim de yaşam şeklim…Aşağıda biraz da kitapta anlatılanlar var, keyifli buluşmalar dilerim, sevgiler….DSC_0119

Kitaba dair…Başkalarıyla yakın ilişkiler içinde sürdürülen bir hayat insanı farklı bir bakış açısına götürür. İnsanların birbirlerine sıkı bağlarla bağlı oldukları hayatlarda bakış açılarının zenginliği yaşanır. Bir bakış açısı, diğerine götürür.

Hayatınızda şu anda bulunduğunuz konum ve bildiğiniz her şey, ömrünüz boyunca ister şahsen, ister kitaplar, müzik, e-posta ya da kültür yoluyla etkileşim içinde olduğunuz fikir, deneyim ve insanların bir sonucudur. Bolluğun daha fazla bolluğa götürdüğü durumlarda çetele tutmak gerekmez. O halde hemen bugünden başlayarak, hedeflerinize ulaşmanızda size yardımcı olacak isimlerle tanışmak ve gereken bilgi, deneyim ve kişileri bir araya getirmek üzere kolları sıvayın.

Keith Ferrazzi size ilişkinin gücünü ve çok sayıdaki kişiyle tanışıp bu kişilerle hem arkadaş hem de iş arkadaşı olmanın aşamalarını adım adım anlatıyor.

Bodrum, Bodrum; Müzikle Alışveriş

11742746_10153694596599311_1640317342340792769_nMüzik her girdiği ortama yakışıyor, farklılaştırıyor, güzelleştiriyor, ilgi çekiyor, mutluluk veriyor. Bodrum’da da müzik her yere değer katıyor.Konserler de  plajlar da, gece lokallerin de..Ya da alışveriş merkezlerin de.Yazın alışveriş merkezine de gidilir mi? demeyin.Evet, gidilir.. Her ihtiyacın, sıcağı hissetmeden en kolay bulunacağı yerler. Bodrum da da önceleri sadece Oasis vardı, şimdi de Midtown var. Oasis de de akşamları canlı müzik yapılır, Midtown da ise her gün 11.30-22.00 arası   Midtown  orkestrası iki ayrı noktada müzik yapıyor, hem de en güzelinden. Alışveriş merkezine girdiğiniz andan itibaren çok keyifli bir müzik sizi karşılıyor, kendinizi çok iyi hissettiriyor.Alışverişinizi yaparken mutlaka ara verip,  hiç bir şey yapmadan müziği dinlemek istiyorsunuz.Sıcak günlerde, zorunlu alışverişler bile  son derece  keyifli saatlere dönüşüyor. Ayrıca öğle saatlerinde açık büfe çin ve suşi yemek de mümkün…Midtown da,Oasis de çok güzel alışveriş merkezleri.Tüm bilinen markalar olduğu gibi, çok farklı markalar da var. Bodrum da alışverişi ben her zaman çok keyifli buluyorum.Marinalar da bu konuda çok iyiler, gece gündüz eğlenceli, serin …Ama klasik müzik seviyorsanız Midtown Orkestrasını mutlaka dinleyin, derim.Bodrum hep  güzel….

11403066_10153694596349311_2558355179653275109_n

Midtown Orkestrası Hakkında:
Açıldığı günden bu yana ziyaretçilerini Ayhan Sicimoğlu, Enbe Orkestrası, İstanbul Gelişim Orkestrası gibi isimlerle buluşturan Midtown Alışveriş Merkezi, bir ilke imza attı ve bulunduğu şehrin kültürel ve sanatsal niteliğini de göz önünde bulundurarak ziyaretçileri için bir orkestra oluşturdu.

1960’lı yıllardan itibaren ulusal ve ticaret hayatında aktif rol almış Karakaya Group bünyesindeki Midtown, bir alışveriş merkezinin sunduğu etkinliklerden daha fazlasını sunmayı hedefleyerek Midtown Orkestrası’nı Bodrum ile buluşturdu.

İlk olarak 2013 yazında Viyana, İstanbul, İzmir ve Ankara’dan bir araya gelen farklı tarzlardaki 25 virtüöz müzisyenden oluşan Midtown Orkestrası, 2014 Temmuz ayı itibariyle müzikseverleri 41 müzisyen olarak karşıladı.hqdefault

Midtown Orkestrası, sanat yönetmenliğini keman virtüözü Mehmet Yasemin’in üstlendiği, Türkiye ve dünya sahnelerinde yer almış, kariyerlerinde başarılı müzisyenlerin bir araya gelmesi ile oluşturuldu.

90’lı yıllardan itibaren birçok müzik topluluğunda bir araya gelmiş olan orkestra üyeleri, ilk defa orkestra olarak Bodrum Midtown’da 60 gün boyunca her gün müzik yapıyor. Herkesin ziyaretine açık bir alanda, kendi müziklerini insanlara tanıtma fırsatı bulduklarını dile getiren orkestra üyeleri, klasik, Jazz, pop eserleriyle ziyaretçileri karşıladıkları için büyük heyecan duyuyor.

Midtown Orkestrası’na, dünya sahnelerinde müzik kariyerine emin adımlarla devam eden, Almanya, İtalya, Fransa, Avusturya, Bulgaristan, Belçika gibi birçok ülkenin opera sahnelerinde konserler veren, aldığı ödüller ve başarılarıyla adından sıkça söz ettiren tenor Fuat Kılıç Aslan eşlik ederken, Elif Turan, Süheyla Çolak, Tuğçe Karaoğlan ve Özge Koç da, Midtown Orkestrası’na eşlik eden diğer isimler arasında yer alıyor.

Senfonik düzenlemeleriyle dikkat çeken Midtown Orkestrası, Klasik, Jazz, Latin, Opera, Pop gibi çeşitli repertuvarlarıyla her gün saat 11:30-22:00 arasında trio, kuartet, kuintet bandı olarak birbirinden farklı gruplarını Bodrum’un en büyük alışveriş merkezi olan Midtown Alışveriş Merkezi’nde ziyaretçileri ile buluşuyor.

Geleceğin Kadın Liderleri Projesi…

Son katılma  tarihi.. 01  Ağustos 2015…

Geleceğin Kadın Liderleri Projesine Başvurular Alınmaya Başladı!

KAGİDER’in Sanofi’nin desteği ile hayata geçirdiği; genç kadınların yeteneklerini geliştirerek geleceğin liderleri olmalarını amaçlayan Geleceğin Kadın Liderleri projesine başvurular başlıyor.

Genç kadınların iş arama süreçlerini kolaylaştırarak, toplum ve iş hayatındaki yerlerini kuvvetlendirmek amacıyla 2010 yılında başlatılan proje, beşinci yılında da genç kadınların iş arama süreçlerini kolaylaştırarak, toplum ve iş hayatındaki yerlerini kuvvetlendirmeyi ve profesyonel iletişim ağlarını genişletmeyi amaçlıyor.

Projede yer alacak katılımcılar, işe girişlerde kendilerine faydalı olabilecek; CV Yazma, İş Aramada Teknolojinin Kullanımı, Mülakat Simülasyonları gibi eğitimlerin yanı sıra, iş hayatlarına yön verecek Hedef Belirleme, İş Ahlakı, Etkin İletişim, Kariyer Planlaması ve Profesyonel Oryantasyon eğitimlerini alarak sertifikasyon sürecinden geçirilecektir. Ayrıca katılımcılar; farklı sektörlerin temsilcilerinden, o sektörlerle ilgili doğrudan bilgi alma şansını yakalayacaklardır.

Kimler Başvurabilir?

* 20 – 25 yaş arası,

* Üniversitelerden 2014-2015 eğitim döneminde iyi derece ile mezun olmayı planlayan / olan,

* Tercihen burslu okumuş,

* Tercihen İngilizce bilen,

* Tercihen iş tecrübeli (staj, part-time iş, vs değerlendirilecektir),

* Yüksek kariyer hedefleri olan, başarı odaklı,

* Çalışma motivasyonu yüksek,

* Tercihen sivil toplum kuruluşlarında sosyal gönüllülük yapmış genç kadınlar

Eğitimlerin sonunda katılımcı genç kadınlar sertifikalandırılacak ve katılımcılara iş arama süreçlerinde 6 ay boyunca yönlendirme yapılarak mentorlük verilecektir.

KAGİDER’e başvuran adaylar yukarıdaki kriterlere uygunlukları açısından bir elemeden geçirildikten sonra; yapılacak yüz yüze mülakatlar sonucu eğitim programına dâhil edilecektir. Seçilen adayların ilgili eğitimlere katılma taahhüdü vermeleri beklenmektedir. Eğitim programı bedelsizdir, ancak İstanbul’da gerçekleşecek eğitimler sırasında oluşabilecek yol ve konaklama giderleri adaylara aittir.

Ekim ayında gerçekleştirilecek eğitim programına başvurular 1 Ağustos 2015 tarihine kadar yapılabilmektedir. Proje hakkında daha detaylı bilgi almak ve eğitim programına başvurmak içinwww.geleceginkadinliderleri.org adresini ziyaret edebilirsiniz. #gkl2015

Bayramı Beraber Geçiririz Diye Planlamıştım….

Bu sene de bayramı annemle beraber geçiririz diye planlamıştım. Evimiz de sakin, huzurlu, sağlıkla, geçen seneki gibi..Ama olmadı, anneciğimi Nisan ayında kaybettim. Bu annemsiz ilk bayramım. Planladığım gibi İstanbul’dayım. Bayramın ilk günü onu ziyarete gittim. Her zaman evine aldığım çiçekleri bu sefer mezarına götürdüm. Mezarlık kalabalıktı, gürültülüydü, bayramda mezarlıkta olmak çok da iyi bir fikir değil gibi.  Ben adet olsun diye değil, annem ile olmak için gitmek istemiştim. Ama o ortamda zor.Onunla en çok kendi kendime iken konuşabiliyorum, duygularımı, anılarımı paylaşabiliyorum. Kendimi çok yorgun hissederek eve döndüm, geçen sene beraber geçen Bayramımızı  yazmışım. Onu okudum, ağladım, anımsadım, nurlar içinde yatsın. Zor günlerimiz de çok oldu, ama güzel günlerimiz anılarımız da çok. Onları hatırlamak, gülümserken ağlamak, ağlarken gülümsemekten başka,  bu ara yapılacak çok fazla bir şey yok.Bayramlar sevdiklerimizle bir arada çok daha güzel anlamlı, telefonla bile olsa arayabilmek, sesini duymak, ya da aranılmayı  beklemek… Her geçen sene bunun kıymetini daha çok anlıyoruz.Geçen seneki yazımı tekrar paylaşırken; Herkese sağlıkla, sevdiklerinle, sevgiyle, huzurlu bir Bayram diliyorum.

Bayram’da İstanbul’da

Bir bayram daha geçti, çok özel, sakin, huzurlu, bir bayram yaşadım. Bayramdan iki gün önce Bodrum’dan istanbul’a döndük. Bayram’da annemle olmak için.Şehir boştu, çok sıcaktı, sokaklar, arabaların içi sanki alev alacak gibiydi. Ama evler huzurlu serin. Arife ve bir  öncesi bayram hazırlığı ile geçti;  evimiz için  alışverişler; taze çiçekler, yapma çiçekler, çikolatalar, cezeryeler,Havuçlu-Top-Tarifi-9yemeklik ve ikramlık  taze sebzeler,meyvalar, salatalar, etler, balıklar….Annemin bayram da giyeceklerini hazırladık, yeni giysiler de ekledik. Onunla baş başa geçireceğimiz günlere hazırlandık. çünkü yardımcımız da bayram iznine çıktı, kardeşim  de ben gelince evine döndü.Gelecek gidecek kimsemiz de olmadığını biliyorduk, çünkü tüm yakınlarımız,  bayram tatili diye uzaklardaydı.Uzaklarda olan ben de onunla baş başa bayrama hazırlanıyordum.530957_10151481194614311_1009808557_nKimse gelmeyecek de olsa bayram için gönlümüzce hazırdık.Evimiz, yemeklerimiz, ikramlıklarımız, giysilerimiz, hepsini hazırladık, gözden geçirdik.Sanki annem ve ben bayramcılık oynayacaktık. Evlerimiz çok yakın; sabah kalkar kalkmaz hazırlanıp anneye gidiş, beraber güzel hafif ve sağlıklı kahvaltı. Sonra gazete sohbetleri ve çay keyfi, bazen de televizyona takılarak sohbet ettik.Ben çok az televizyon seyredenlerden, annemse TV seyretmeyi çok sevenlerden;  ben de annemin sayesinde, bazen onunla TV seyretmekten;  çok keyif alıyorum.Onun sevdiği programlarla onun dünyasını paylaşıyorum. Genelde anneler için haberler hava durumları öncelikli seyirler, bense her zaman tahammül edemiyorum..Hem seyrediyorlar, hem de dehşet saçan, haberleri tekrar tekrar dinleyip, anlatıp seninle de görüş birliğine varmak istiyorlar;  çok da üzülüyorlar.Bütün bu çeşit haberlerden uzak durmaya, annemi de uzak tutmaya çalıştım. Annemin bunların dışında severek izlediği benim de onunla olduğumda severek izlediğim  programları seçtik, bulduk.10511168_748485335214147_7563657319059946757_nBunlardan en güzeli seyahat programları, beraber dünyayı geziyoruz. Bayram da Dünyayı Geziyorum‘u  keyifle izledik. Dünyanın çok farklı, çok özel köşelerinde koltuklarımızdan kalkmadan, heyacanla gezdik.Hatta seyahat ediyor olsak bu kadar detay yakalayamayacağımız da hem fikir olduk.Two-Greedy-Italians-mainAnnemin  sayesinde her zaman yeni  programlar keşfetmek de ayrı heyacan veriyor.. Bu sefer ki keşfim; Bloomberg’de Two Greedy İtailians.  İki İtalyan şef Antonio Carluccio ve Gennaro Contaldo bir yandan İtalyanın farklı yönlerini tanıtıyorlar,  bir yandan da o yörelere ait tariflerle yemek hazırlamanın keyfini ekrana taşıyorlar.Çok güzel bir program, hem hoşlanarak ve merakla seyrettiğim  yerlerde geçiyor, hem de severek yapıp, yiyebileceğim  cinsten yemekler.Nadir TV seyreden ben bile seyredilecekler listeme ekledim.indir (4)Yine kendi kendime iken seyretmediğim; ya da vakit bulamadığım; magazin programları, şehir, sosyete, ünlülerden  haberler, onlarla röportajlar, ve ille de yarışmaları annemle çok zevk alarak seyrettim. İstanbul’un, Bodrum’un Alaçatı’nın en top köşelerinde dolaştık.. Yine bu bayram Ajda Pekkan-Muazzez Abacı konserinin TV’den yayınını ve hazırlıklarını keyifle dinledik, izledik.Üzüntülerimiz, sıkıntılarımız, sağlık sorunlarımız da  vardı tabii, mümkün olduğunca yok saymaya, anlık , günlük önlemlerle çözmeye çalıştık. Her gün uğrayan hemşireyi bayram misafirimiz gibi ağarlamak istedik.asdBayramda konuk edebileceğimiz tek alternatifimiz; kocaman aşkımı bir gün kahvaltıya bir gün kahveye, bir günde bayram yemeğine çağırarak değişiklik yaratmaya çalıştık. Yemeklerimiz de her öğün farklı özenli  menüler hazırladık. Beğendili, pilavlı tas kebapları, fırında balıklar, taze sebzeler, salatalar yaptık. Annemin tarçınlı elmalı paylarından  pişirip, evin çok güzel tarçın elma kokmasını sağladık.Evet her anımız çok güzel, heyacan serüven dolu izlemelerle,sohbetlerle, güzel kokular, lezzetlerle geçti. Her gün farklı giysilerimizi giydik.10492583_848618791823919_5377387781221338018_nTelefonlarımızı sevgiyle açtık. Tüm sevdiklerimizi sosyal medyadaki fotoğraflarından takip edip, kendimizi onların yanında, onlarla gibi hissettik,mutlu olduk. Annem öğle sonrası istirahat ederken;ben de Kalamış’da bol, bol yüzdüm, İstanbul’da kalan arkadaşlarımızla, dostlarla buluştuk, bayramlaştık. İlk gün büyük aşkımız Mehmet bizle oldu; onunla sakin sakin, uzun uzun sohbet ettik, küçük prensim bayram fotoğrafları gönderdi, biz de ona bizim fotoğraflarımızı çekip gönderdik; ve çocukluğumdan beri yapmayı en çok sevdiğim şeyi yapıp bol bol kitap okudum.Bayram kitabım KürşatBaşar’ın Yaz‘ı oldu. Çok severek okudum. Evet çok özel, çok güzel bir bayram daha böyle geçti; tanrıma binlerce kere şükrediyorum bu güzel anlar, günler için. Sizlerin de bayramı çok güzel geçmiştir, inşallah diyorum. Sevgiyle kalın, geçmiş bayramınız kutlu olsun.

Pazarlar,Hele de Bodrum’da…

Çoğumuz pazara gitmeyi seviyoruz ama, ne kadar vakit bulup gidiyoruz. Şehirlerde, çok zor, benim için en azından…Ama Bodrum’da her kes mutlaka pazara gider, kısa dönem gelenler bile denk getirip gitmeye çalışır. Misafirler mutlaka götürülür, Bodrum klasikleri içinde özellikle bir Yalıkavak pazarı mutlaka vardır. Perşembe sabahları sıcak yaz günleri erkenden kalkılır, pazara gidilir. 11062361_970706962949690_275487186756930563_n

Canım arkadaşım Uğurkan Erez’de ablası ile Bitez pazarını tercih etmiş, keyif yapmış…

Biz de Bodrum’da aynı şeyi yapıyoruz. Çarşamba günü sabah erkenden kalkıp Gündoğan pazarına gidiyoruz. O gün sabah yürüyüşü, yüzmesi,iptal… kahvaltı ile vakit kaybedilmiyor, uyanılıyor, ve pazara gidiliyor. 11183459_996191123725824_3211107620425397449_nÖnce pazarın ortasında bahçe içinde çok şeker bir yer var, kafe restoran ne derseniz, deyin.Harika çayı, kahvesi kahvaltısı var. Bakış Restaurant &Çökelek ve Kahvaltı Evi.Çorbası da muhteşem, pidesi, çiğ böreğide var. Bizim için mercimek çorbası ve çay, bazen çok farklı ve güzel geliyor. Bazen mini bir kahvaltı..bu keyifler bittikten sonra kafeden yukarı doğru gidince tekstil ve yiyecek dışındaki çeşitlerin olduğu bölüm var. Rengarenk elbiseler, aksesuarlar, şortlar, bluzlar, havlular, örtüler…Neye ihtiyaç varsa, ya da bakım fikrim olsun, sabah yürüyüşü bu gün böyle olsun diyorsanız, sonuna kadar  yürüyorsunuz. images (4)Sonra da aşağıya dönüş başlayınca gözüne kestirdiğiniz taze sebzeleri meyveleri, otları, peynirleri sırayla alıyorsunuz.Benim favorim hep yöresel olanlar. Bu ara  pembe kocaman domatesleri, taze soğan gibi pırasaları, yuvarlak yeşil kabakları özellikle alıyorum. Alırken soruyorum, öğreniyorum, nasıl pişer,neye yarar, pazar sohbetleri çok keyifli oluyor. Sabah kahvaltı keyfi, ile birlikte yörenin güzelliklerini bulmak, alabilmek, orada yaşayan insanlarla sohbet etmek, arkadaşlara, eşe dosta rastlamak, hepsi çok iyi geliyor. Ne yapın yapın, pazara gidin, sohbet edin, bir şeyler yiyin için. Uzun vakit ayırın, sonra da aldıklarınızla keyif yapın.fotoğraf-14-540x440Yalıkavak pazarına giderseniz, kahvaltı, ya da çay kahve  alternatifi çok fazla. Ben yine yöresel lezzetler yapan yerleri tercih ediyorum.Bu sene tam pazara girerken bir kahvaltı yeri keşfettik. Necmiye Abla’nın Yeri… Karadeniz mutfağının tüm güzellikleri, kuymak, kaygana, mısır ekmeği, özel reçeller, börekler….anlatmakla olmaz mutlaka gitmelisiniz. Önce kahvaltı sonra pazar…

Hayat Altüst Olursa…

Her dönem restoran, kafe açmak, yemek işi yapmak çok popüler. Birileri  biraz güzel bir şeyler pişiriyorsa hemen bu işe başlamak girişimci olmak istiyor. Ama bu da en zor işlerden biri…Bu konuda çok beğendiğim, çok iyi bir örnek girişimci var. Nasıl başarlı olmuş, tekrar paylaşayım, istedim. Gözünüzü korkutmayayım, girişmek kolay da, ama başarı kolay değil… Sizin  de bildiğiniz tanıdığınız Big Chefs işletmelerinin sahibi Gamze Cizreli’nin girişim öyküsünü eski yazılarımın içinden paylaştım. Gamze’nin girişimcilik öyküsü baştan sona çok özel. En çok beğendiğim bölümü ise, daha işe başlamadan yaptıkları… Gamze ODTÜ den mezun oluyor,çok iyi bir işe başlıyor, maddi olarak da iyi kazanıyor, ama aklı acaba bir kafe restoran açsam mı ? da. Ne yapıyor biliyor musunuz? Gündüzleri işine devam ederken geceleri Ankara’da beğenilen iyi bir restoran da  çalışmaya başlıyor. Bu iş nasıl yapılır, ben yapabilir miyim? diye öğrenmek için. Hem de geceleri çalıştığını ailesi öğrenmesin diye Ankara dışında yaşayan ailesinden saklayarak…Hatta iş çevresinden de saklayarak, restoran da sıradan bir çalışan olarak çok özel bir mücadele veriyor.Hem de sekiz ay gibi uzun bir zaman.Ta ki ben bu işi yaparım diyene kadar…Sevgili Gamze o günlerden bu günlere sürekli yeni gayretler, başarılar, ödüller, ve yeni yerler ile devam ediyor. Bu yaz  Bodrum’da açtılar…Bir  ay sonra Erenköy’de yeni yerlerini açıyorlar, kolay gelsin Gamze’cim…  Hep gururumsun, sevgiler…

yaz-gi

Onu  ilk kez 2010 Yılı  Garanti Bankası ve Ekonomist dergisinin işbirliğinde, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) katkılarıyla  dördüncüsü düzenlenen ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda birincilik ödülünü aldığı gün gördüm ve dinledim, kısacık ama çok etkileyici hiç aklımdan çıkmayan anlatımıyla onu tanıdım. O günden sonra da Gamze Cizreli’nin  her gün yeni başarı  haberleri gelmeye devam etti. Hayranlıkla takip ettiğim sevgili Gamze Cizreli‘yi  ben de sizlerle son günlerde okuduğum, haberleri ile  paylaşmak istedim.

fft5_mf428923

Yarışmada suni deri üreten Perihan Çöçelli ikinci, Bonny Food Lezzet Çiçekçisi Didem Güney Alsoy da üçüncü olmuştu.Anikya İznik Çini ve Seramik’in kurucusu Nejla Anıl ise sosyal girişimcilik ödülünün sahibi oldu.

Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmadığını ?

Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?

3 bin 600 girişimci arasından birinci  seçilen Gamze Cizreli“Şems-i Tebrizi”nin 

View original post 1.533 kelime daha