Eğlenceli ve Neşeli Moda Tasarımcısı

Benim modacım, Hande Çokrak olmalıymış. Hande’nin eğlenceli, neşeli, renkli, çılgın, sıra dışı tasarımlarını çok beğeniyorum. Hande tasarımlarıyla nasıl mesaj vermek istediğini , ve 2015 bahar koleksiyonunda neler var; bakın nasıl anlatıyor.

Hande-Çokrak

“Maid in Love’ın pozitif duruşu ve eğlenceli çizgisi benim insanlara vermek istediğim en önemli mesaj, klişelerden ve sıradanlıktan uzak giyinmekten zevk alan,espri anlayışını dışarıya yansıtabilen kadınlara hitap ediyor.Hayatı fazla ciddiye almakla dalga geçiyorum.Kimi zaman ise tasarımlarımda kendim ile dalga geçtiğim oluyor.Aslında “kendinizi çok ciddiye almayın ölümlü dünya” demek istiyorum. 2015 Bahar koleksiyonu 80’lerin eğlenceli,dinamik sosyal ve iyi hissettiren hayatından ilham alıyor.Şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayelerle sokak stilini eğlenceli yaklaşımıyla en üst seviyeye çıkarıyor.

Evet böyle anlatıyor, Hande; ben de hem vermek istediği mesajı,  hem tasarımlarının renkli eğlenceli ve cool tarzını kendime çok yakın buluyorum. Bu güne kadar çok  renkli ve çok sıra dışı  giyinmedim, ama her zaman giyinirken, hep bir yerinde aykırı olmak olmazsa olmazım oldu. Hande’nin tasarımlarını görünce heyecanlanmamın nedeni bu olsa gerek.

Genç, başarılı ve sıradışı Hande Çokrak ile MAG’in yaptığı röportajı aşağıda paylaşıyorum. Hem de Hande’nin fotoğrraflarıyla, sevgiler, iyi haftalar…

Maid in Love Markasının Sıra Dışı Tasarımcısı

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul’da, Maid in Love markasının çılgın koleksiyonlarıyla büyük beğeni toplayan Hande Çokrak ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Hande+Cokrak+Maid+Love+Presentation+MBFWI+4IIdqmx_0OQl

Hande Çokrak kimdir ?
Hareketli bir hayatım var. Seyahat etmeyi, yeni insanlar tanımayı ve monotonluktan uzak yaşamayı seviyorum. Sürekli kendime ne katabilirim, hayatımı nasıl daha da güzelleştiririm diye düşünürüm. Modadaki hızlı ve sürekli değişim ise hayatımın büyük bir parçası…

Moda ne zamandır hayatınızın bir parçası?
İlk adımı lisede resim dersleri almaya başlayarak fark etmeden atmış oldum. O zamanlar kafamda heykel veya seramik dallarına yönelmek olsa da moda her zaman hayatımın içindeydi. Spontane bir şekilde bir arkadaşımın yönlendirmesiyle London College of Fashion’a başvurdum ve kabul edildim. Şu an geri dönüp baktığımda en doğru kararı verdiğimi biliyorum. Beni tatmin edecek başka bir iş yaptığımı düşünemiyorum. Modanın sürekli olan değişimi beni besliyor.weartoday_photo-326329

Markanız Maid in Love nasıl ortaya çıktı?
Her zaman kendi markamı kurmak istiyordum. İlk adımı atmak ise en zoruydu. Arkadaşlarımın ve ailemin desteği ile kendimde o cesareti buldum. Tabii ki marka sahibi olmak çok emek ve fedakarlık isteyen bir iş… Kendim için çok doğru bir seçim yaptığımı ve işimi geliştirdiğim gibi işimin de beni geliştirdiğini düşünüyorum.

Maid in Love markasının çılgın bir karakteri var. Sıra dışı çizginizden bahseder misiniz?
2011 yılında ilk koleksiyonumu hazırlarken kendimi ve Maid in Love’ın çizgisini doğru ifade etme konusunda korkularım vardı. Kendime ve markama olan inancım zamanla oturdu… İlk koleksiyonlara baktığımda daha çekimser adımlar attığımı görebiliyorum. Artık kendimi çok daha rahat ifade ettiğimi, Maid in Love’ın algısının oturduğunu ve kuvvetlendiğini düşünüyorum.weartoday_photo-325408

Capsule New York, Who’s Next Paris, Tranoi, Scoop London gibi önemli fuarlarda yer aldınız. Nasıl bir deneyimdi?
Maid in Love’ın yer aldığı bütün fuarlar yurt dışında daha çok bilinir, daha güçlü bir marka olmasına adım atmasını sağlıyor. Dünyanın birçok farklı noktasından, farklı dokulardan markalarla aynı çatı altında bir araya gelmek markanın ufkunu açan bir deneyim oluyor.
Müşterilerle iletişim halinde olmak, koleksiyonu onların gözünden görmeye çalışmak markayı her zaman daha da ileri götürüyor.
Çok büyük mağazaların satın alma ekipleriyle tanışma ve çalışma fırsatı, markayı uluslararası bir platforma taşıyor.

Who’s Next Paris fuarında Capitale de la Création Yılın Tasarımcısı Ödülünü kazandınız, bu ödül hayatınızı nasıl etkiledi?
Ödüller hayat değiştirmiyor, tasarımcıları cesaretlendiriyor ve doğru yolda olduğumuzun sinyallerini veriyor. Bana da aldığım her ödül ‘Devam et, bir şeyleri doğru yapıyorsun’ diyor.weartoday_photo-326357

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fashion Week’te üç sezon geçirdim. İlk ikisi studio prezantasyonuydu. En son sezon ise Maid in Love, Mercedes Benz’in sunduğu bir marka olduğu için ilk defilemi yaptım. Maid in Love’da her koleksiyonun bir ruhu var ve defileleri bir kanal olarak kullanarak, o ruhu aktarmayı seviyorum.
Mercedes Benz Fashion Week İstanbul kısa zamanda önemli bir yere sahip oldu. MBFWI’ye katılmak sadece İstanbul’un değil uluslararası bir platformun parçası olmamıza zemin hazırlıyor. Dünyada on iki noktadan biri olan MBFW İstanbul, Türkiye için büyük bir değer… Son zamanlarda moda ve sanat dallarında dünyanın gözü Türkiye’ye çevrilmiş durumda… Tabii ki sadece organizasyonun ve showların iyi olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Moda gözü olan, sektörü takip eden ve böyle büyük önemli bir organizasyonu ve tasarımcıları destekleyen izleyicilerin de olması MBFWI’nin her sene daha da gelişmesine büyük katkıdır.weartoday_photo-327312

Moda haftasının renkli defilelerinden biri size aitti. Koleksiyonunuzdan bahseder misiniz?
Maid In Love İlkbahar/Yaz 2015 “Don’t K My J” koleksiyonu 80’lerin eğlenceli, iyi hissettiren ve dinamik sosyal hayatından ilham alıyor. Dönemin bize sunduğu şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayeleri, sokak modası stilini eğlenceli bir yaklaşımla en üst seviyeye çıkarıyor. Aykırı ve bir o kadar da hayata pozitif bir açıyla bakan büyük bir parti tadında bir koleksiyon oldu.

Tasarımlarınızı oluştururken nelerden ilham aldınız?
Hayatı, doğal akışında yaşayan biriyim o yüzden hayatın kendisinden ilham alıyorum… Beni besleyen ve enerjimi yükselten her şeyden… Müzik, filmler, yazılar, kişiler, aşk, fotoğraflar, farklı tasarımlar, farklı ülkeler, doğa, çalışma masam, gösteriler, vintage elbiseler, daha çok sıralayabileceğim birçok şeyden.
Hayata karşı meraklı olmak, ilgili olmak, sorular sorabilmek yaratıcılığa yer açıyor, dünyaya daha farklı ve dikkatli bakmayı öğretiyor.

Takip ettiğiniz ve tarzınıza yakın bulduğunuz tasarımcılar kimler?
House of Holland – Antipodium – Asish – Moschino takip listemin başında gelenler…

2015 trendlerinden bahseder misiniz?
Denim’in lüks ile birleşimi ve şık kıyafetler altına giyilen spor ayakkabı modası, bantlı terlikler, 70’ler tarzında yazlık süet parcalar, kısa paçalı pantolon etekler ilk aklıma gelen beğendiğim yaz trendleri arasında…

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz projeleriniz var mı?
Maid in Love büyüdükçe hedefler de büyüyor… Daha iyi koleksiyon çıkartmak, model sayısını arttırmak, ekibimi genişletmek, erkek koleksiyonuna başlamak, satış noktalarını çoğaltmak, marka ulaşılabilirliğini artırmak, yurt dışında mağaza açmak hedeflerimin başında geliyor.-maid-in-love-defile-1101309

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s