Son Umut

Son Umut filmi soluksuz izlenecek bir film olmuş.Çok önemli bir tarihi olayı yabancı bir gözle bu kadar tarafsız ve incitmeden çektikleri için emeği geçen herkese teşekkür borçluyuz. Bizim tarihimiz de çok önemli günlerin yaşandığı, büyük kayıplara neden olan Çanakkale savaşı ve sonrası işlenirken 1. Dünya Savaşının neden olduğu vahşeti insani yönden değerlendiren Russell Crowe filmden çıkarılacak derste;herkese son umut olarak sunuyor. Hikaye  barıştan yana bir anlatım içinde.
son-umut
Avustralyalı bir çiftçi olan Connor’ın (Russel Crowe) Çanakkale Savaşı döneminde cepheye gönderdiği üç oğlunu ölü ya da diri bulmak istiyor, Türkiye’ye gelerek  savaşın gerçekleriyle yüzleşiyor.
Döneme ait bir mektuptan öğrendiği gerçek bir yaşam öyküsünden esinlendiklerini söyleyen ünlü oyuncu Russell Crowe, bu kez yönetmen koltuğuna oturarak, bir Anzak torunu olduğunu ve bu hikayeyi anlatmak istediğini söylüyor verdiği röportajlarda.

Filmde evlatlarını bulmak isteyen acılı baba Sultanahmet’e ve Çanakkale’ye kadar uzanıyor ve önce düşmanları sandığı subaylar Hasan (Yılmaz Erdoğan)  ve Cemal (Cem Yılmaz)  ile sonradan dost oluyor, ön yargılarını yıkıyor…

Kurak arazide kuyu suyunu hisleriyle bulma konusunda özel bir yeteneğe sahip olan Connor, kendi evlatlarının hangi toprağın altında olduğunu da eliyle koymuş gibi bulurken, film cesurca savaşın acımasızlığı ile anlatılıyor.

Dönemin hem dini, hem kültürel hem de Cumhuriyet’e yaklaşan dönemsel temalarının hiçbirine saygısızlık edilmemiş, unutulmamış. İşgal direnişi de perdeye çok iyi yansımış. İstanbul’da işgal güçlerine karşı düzenlenen sokak protestoları, Kuvayi Milliye yürüyüşünün filme eklenmesi kaydadeğer olmuş. Bu konularda Türkiye ile uzun ve samimi ilişkiler içerisinde olduğunu söyleyen senarist  Andrew Knight ve Andrew Anastasios‘un katkıları çok olmuş.

Yönetmen: Russel Crowe
Oyuncular: Russel Crowe, Olga Kurylenko, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, İsabel Lucas
Avustralya yapımı bir film…

Filmi izlemenizi özellikle tavsiye ediyorum. Aşağıda da Mustafa Balbay’ın pazar günkü güzel yazısını ekledim.Sevgiler…

6701

04 Ocak 2015 Pazar

2023 yılına dek, her yıl pek çok tarihi olayın 100. yılı… 2015’te bugün de güncelliğini koruyan üç önemli  100. yıl var; Sarıkamış Harekâtı, Ermeni dramı, Çanakkale zaferi.
Her biri tarihimize çok farklı bakmamızın, dünyada farklı algılarla karşılanmamızın kapısını açan bu üç olayı, 100. yılda aklın ve bilimin ışığında en gerçekçi şekilde anımsamak, yeni kuşaklara taşımak, geleceğimiz açısından çok önemli.
1912-1913 Balkan Savaşı’nın ve göçünün yaralarını saramamış Osmanlı, 22 Aralık 1914-15 Ocak 1915 arasındaki Sarıkamış Harekâtı’nda 60 bin gencini yitirdi.
200 yılı aşkın süredir sürekli toprak kaybeden Osmanlı, Anadolu’nun derinliklerinde de Ermenilerle sorun yaşayınca 14 Ermeni mebusunun da bulunduğu İstanbul Meclisi’nden 24 Nisan 1915’te büyük acılara neden olan Ermenilere zorunlu göç yasasını çıkardı.
1699 Karlofça’dan beri her savaştan yenilgiyle çıkan Osmanlı, 1915’in ilkbaharından sonbaharına dek Çanakkale’de kimliğini bulan bir zafer kazandı.

***

2015’te, üç 100. yıla nasıl bakacağız?
Cervantes’in, bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim sözünü tarihe uyarlamak gerekirse şunu söyleyebiliriz:
Bana, 2015’in üç 100. yılına nasıl baktığını söyle, sana siyasi görüşünü söyleyeyim…
Zira her üç olayın da bugünkü siyasi yelpazenin renklerine açık ya da koyu tonlarda karşılık gelen yönleri var.
Bu yılın tarihsel konularını oluşturacak bu olaylarla ilgili çok yazıp çizeceğiz. Ben de siyasi kimliği olan bir yazar sorumluluğu içinde kütüphanemi buna göre yeniden düzenledim.
Russell Crowe’un başrol oynadığı, ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturduğu Son Umut filmini de yukarıdaki düşüncelerin ışığında izledim. Filmin senaristleri Andrew Anastasios ve Andrew Knight’ın Türkiye’yi, Anadolu topraklarını, tarihini çok iyi bildikleri, bunları perdeye yansıtırken olağanüstü bir duyarlılık ve incelikle hareket ettikleri filmin her karesinden anlaşılıyordu.
Film, Çanakkale Savaşları’nın bitiminden 4 yıl sonrayı, 1919’u anlatıyor. Olaylar Avustralya’dan 3 çocuğunu Çanakkale’ye göndermiş, dönmeyince aramaya çıkmış baba Connor’ın çabası etrafında dönüyor. İstanbul’un İngiliz, Batı Anadolu’nun da Yunanistan işgali altında olduğu o dönem tüm gerçekliğiyle yansıtılmaya çalışılmış. Bunun yanında yakında Mustafa Kemal’in geleceği de güzel, izleyene heyecan veren bir motifle işlenmiş. Anlaşılan “elin yabancısı” Mustafa Kemal’e “bizim yöneticilerimizden” daha saygılı!
İngilizlerin o emperyal, yenilgi kabul etmez yanları da vurgulanmış; İngiliz subay İstanbul’u işgal etmiş olmanın da güveniyle, “Çatışmaları kaybettik ama savaşı kazandık” diyor.
Ama film Çanakkale’nin, az sonra kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözü olduğunu da hissettiriyor.

***

Bütün bunlardan öte filmin özünü, savaşın vahşeti oluşturuyor. 40 milyonu aşkın insanın yaşamını yitirdiği 1. Dünya Savaşı, pek çok “ilki” de içeriyor. Bunlardan biri, dünyada ilk kez savaşın sadece cepheyi değil tüm taraf ülkelerin yaşamını etkilemesi. Bir başka deyimle cephenin, insanların yaşadığı tüm coğrafyalar olması. Bu da kayıpların korkunç boyutta katlanmasına neden oldu.
Russell Crowe bize 21. yüzyıldan 20. yüzyıla nasıl bakmamız gerektiğine ilişkin son bir umut sunuyor. Önce insan deyin, önce yaşam deyin, diyor. Savaşta can veren bir askerin arkasında o acıya dayanamayıp yaşamına son veren anne, yaşamını oğluna adayan baba var, diyor.
Samimiyetle söylemek gerekirse teşekkürler “Russell” kardeş… Sözcük oyunuyla selamlamak gerekirse sağ olasın “Asıl” kardeş!

Reklamlar

One thought on “Son Umut

  1. eleştiri çok güzel olmuş, ortak yapımların seyir zevki gerçekten üst düzey oluyor. Yılmaz Erdoğan’ın performansı da çok iyiydi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s