Kosgeb Fırsatları III

Sevgili yeni girişimci adayları, henüz şirketini kurmamış olanlar; kuruluş giderleriniz için hibeler ve mentörlük almak istiyorsanız aşağıda çok önemli bilgileri sizler için paylaşıyoruz. Kosgeb ile ilgili yazı dizisinin 3.bölümü ile devam ediyoruz.

indir Sevgili NazmiyeSabuncuoğlu‘nun  katıldığı eğitimleri ve Kosgeb fırsatları ile ilgili tüm bilgileri,  uzun uzun paylaşıyoruz..Nazmiye ile bu yazı serisi ile ilgili buluştuğumuzda öncelikle paylaşmam gereken bilginin,  bu eğitimlere ve dolayısıyla öğrenmek istediğiniz her şeye nasıl ulaşacağınız konusunu olduğunu düşünüyorum.Kosgeb yeni girişimci adaylarına çok değerli fırsatlarla birlikte eğitimler de veriyor.Eğitimlere katılabilmek ve bilgi alabilmek için Boğaziçi Kosgeb’i aramalısınız.Tel: 0212 285 05 00 .Belirli dönemlerde tekrarlanan eğitimler için bir mülakattan sonra başlıyabiliyorsunuz.Yeni bilgilendirme ve eğitim fırsatları  için Ocak’ta yeni müracatları tekrar kabul edecekler.Sonra da eğitim döneminde hem girişimcilik ile ilgili çok önemli bilgiler,  hem Kosgeb fırsatlarını nasıl kullanabileceğiniz, öğretiliyor. Nazmiye bu güne kadar  hem profesyonel olarak, hem de iş sahibi olarak 18 senelik iş hayatının içinde olmasına rağmen, yeni işini kurarken bu eğitimlerden çok şeyler öğrendiğini heyecanla anlattı. Özellikle bu eğitim notlarını paylaşan öğretmenleri İstanbul Aydın Üniversitesi MdYardımcısı Doçent Dr Faris Kocaman‘ın katkılarını defalarca tekrarladı.Bilgilerin teknik ve teorik içeriklerinin yanında kişileri girişimciliğe ruhen hazırladığını özellikle belirtti.Ben de bu eğitimleri sizlerle gün gün paylaşmaya başlıyorum. Sevgili Nazmiye Sabuncuoğlu’na ve Faris Kocaman’a sonsuz teşekkürler.Bilgiler ve eğitimlerin paylaşımı ile birlikte  Nazmiye’ye  eğitimlerin  kazandırdıkları, sonra şirketini kurarken yaşadıklarını da paylaşmaya çalışacağız.Sevgiler, sevgiler…

Kosgeb ile daha önce de genel bir anlatım paylaşmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. 2. yazıya da buradan ulaşmak mümkün. Resmi site adresleri ise http://www.kosgeb.gov.tr.Aşağıda 9 bölüm halinde paylaşacağım Kosgeb Eğitimlerinin birincisiyle başladım.Üçüncüsü  ile devam…

N7VA3oeqj47A0h2neRFB3.BÖLÜM GİRİŞİMCİLİKTE İNOVASYON

Girişimcilerin, yöneticilerin ve çalışanların son yıllarda en çok duyduğu ve bilmek istediği kavramlardan biri inovasyon olmuştur.

Bunu uygulamak ve bundan yararlanmak için yönetim yeteneği haline getirmek gerektiği bilinmektedir.

İnovasyonun yönetsel olarak uygulanabilmesi ve bu konuda kalıcı başarıların sağlanabilmesi için sürdürülebilir özelliğe kavuşması beklenmektedir.

Yani inovasyon konusunda önce bilgi olmalı buna beceri eklenmeli sonra da bu ikisinin maharetli kullanımıyla hayata geçmelidir

Bu nedenle inovasyon konusunda bilgi vermek için inovasyonu kavram olarak incelemek gerekmektedir.

İNOVASYON KAVRAMI

İnovasyon, bir düşünce biçimi, bir sonuç, tüketicilere fayda girişimciye kâr sağlayan insanların ihtiyaçlarını gideren, sorunlarını çözen, merak ve sezgiyle başlayan, hayallerle devam eden sonunda ürün, hizmet ve toplumsal faydaya dönüşen içinde keşif, icat ve AR-GE’yi barındıran yaratıcılık ve yenilik süreçleriyle oluşan bir kavramdır.

Son zamanlarda insanlık için önemli hale gelen bu kavram daha çok konuşulmaya ve kullanılmaya başlandı.

Çünkü inovasyon, sorunların çözümünde kullanılan bir sihirli değnek gibi algılandı.

Hatta dünyayı bu hale getiren bundan sonra da hızlı ve yoğun değişimi sağlayacak olan olgu olarak görülmektedir.

İnovasyonun merkezinde insan olduğundan insandan, sermayeden, topraktan, teknolojiden daha değerli hale gelmiştir.

İnsanın beyin gücüne dayalı emeği gün geçtikçe artmaya başlamıştır.

İnovasyon kavramı dünyadaki tüm yapıları ve sistemleri baştan aşağı yerinden oynatmış ve bunların kalıcılığı ve sürdürülebilirliği konusunda tartışma başlatmıştır.

İnovasyon gücü bu kadar önemli hale gelince ülkeler inovasyon potansiyellerini ölçmeye ve bunu nasıl artırırız? sorusunun cevabını aramaya başlamışlardır.

Burada esas olan yaratıcılıktır. İnovasyon yaratıcılıktan sonra gelen bir süreçtir.

Yaratıcılık ile ekim, inovasyon ile biçim yapılır.

Yaratıcılık her zaman inovasyondan önce gelir.

Yaratıcılık, inovasyonun ham maddesidir.

Bir de bu iki kavram arasında süreç olarak yenilik vardır.

Yenilik de yaratıcılıktan sonradır.

Yaratıcılık olmadan yenilik olmaz.

Her yaratıcılık yenilik ile sonuçlanmaz ama her yenilikte yaratıcılık vardır.

Yine aynı şekilde her yenilik inovasyon demek değildir.

Ama her inovasyon da hem yaratıcılık hem de yenilik vardır.

Yaratıcılık ve yenilik inovasyonun girdileridir.

Yaratıcılık yenilik haline getirilmeden inovasyona dönüşmez.

Çoğu kez inovasyon yerine yenilik kullanılır ama tam karşılığı değildir.

Girişimcilik açısından baktığımızda sadece yaratıcılığın hatta yeniliğin de yetmediğini, mutlaka inovasyonun da gerekli olduğunu görmekteyiz.

İster yeni bir işletme kurarken ya da kurulmuş bir işletme için her zaman, mutlaka yaratıcı bir iş fikri bulunmalıdır.

Bunun için ilk süreçte yaratıcılık çok gereklidir.

Ham olan iş fikrinden bir ürün, hizmet, toplumsal fayda çıkarabilmek yeniliğin işidir.

Bu ikinci sürecin sonucunda yenilik ortaya çıkar.

Yenilikte yaratıcı fikirlerden seçim yapılarak ürün/hizmet elde edilir.

İşte bu iki süreç faaliyetini sürdüren işletmeler için AR-GE (Araştırma –Geliştirme) departmanının fonksiyonları oluşturur.

Dikkat edilirse henüz inovasyon yapılmamıştır ama Ar-GE çalışmakta, hem yaratıcılık hem de yenilikçilik görevini sürdürmektedir.

Bu durumda AR-GE’nin yaptığı her yaratıcılık ve ürettiği her yenilik piyasaya satılabilecek ürün/hizmet ya da toplumda talep edilebilecek bir faydaya dönüşememektedir.

Birşeyler eksiktir.

Ya maliyet yüksektir, ya hammadde yetersizdir ya çoğaltabilecek teknoloji yoktur.

Tüketicilerin satınalma güçleri yetersizdir, yasal değildir.

Tüketicilerin öncelikleri arasına henüz girmemiştir. Bunun gibi nedenlerden dolayı piyasaya çıkamamıştır.

Çıksa bile geri çekilmiştir.

İşte burada inovasyon olmamıştır.

Eğer bütün bunlar olmasaydı, yenilik piyasaya çıkabilseydi ve de tüketiciler tarafından satın alınsaydı yani bir faturaya dönüşebilseydi inovasyon gerçekleşmiş olacaktı.

AR-GE departmanının aldığı patent sayısı inovasyon için yeterli gösterge sayılmamaktadır.

Esas olan inovasyona dönüşmüş patentler daha değerlidir.

Bunu yapamazsa ya taklit yapacak ya da inovasyona dönüşmüş patenti satın alacak belki de kiralayacaktır.

Bunun da maliyeti yüksek, inovasyon gücü zayıf olacaktır.

Aksi durumda ise sürdürülebilirliği tehlikeye girecektir.

Aşağı yukarı bu durum bütün işletmeler için gereklidir.

Kavram olarak inovasyon Latince “yeni bir şey yapmak”, “toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması”, “yeni ve farklı bir sonuç” anlamlarına gelen Innovatus’tan türetilmiştir

İnovasyonun keşif, icat kavramlarından farkı piyasaya en yakın kavram olmasıdır.

Diğerlerine göre alım satımı yapılan mal ve hizmet şekline dönüşmesi bakımından inovasyon en son süreçtir, sonuçtur, faydadır, değerdir.

Hem de istenen ve gerçek talebe dönüşen şeydir.

Diğerleri bu sonuçtan önceki şeylerdir.

Keşif, yaratıcılığın çıkardığı sonuçtur.

Yine keşifte de yoktan var etmek yoktur.

Var olup da bilinmeyen bir şeyin bilinir hale getirilmesidir.

İnovasyona yolculuğuna keşif ile başlanır. İcat ile devam eder.

Keşif icata dönüşürse insanlık için yararlı hale gelir.

İnovasyondan önce gelen buluşlar tek başına inovasyon değildir.

İnovasyon haline gelebilmesi için ticari hale gelmesi gerekmektedir

Bütün bunlardan sonra inovasyonun yapılmış bazı tanımları şu şekildedir.

OECD’e Eurostat’ın birlikte yaptığı Oslo kılavuzuna göre inovasyon “yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal yada hizmet) veya sürecin yeni bir pazarlama yönteminin ya da uygulamalarında işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır”

Buna göre İsveçli mobilya firması IKEA iş yapış biçiminde, Simit Sarayı ve Kahramanmaraş dondurmacısı Mado kütlesel üretimde ve pazarlamada inovasyon yapmışlardır.

Yani inovasyon sadece ürünlerde yapılmaz. İşletmenin her noktasında her fonksiyonunda yapılabilir.

Başka bir tanım, inovasyon, keşifle başlayan icat ile devam eden piyasada ticari hale gelen ürün ile sonuçlanan bir süreçtir.

İnovasyon, fikrin pazarlanabilir hale dönüşmesi olarak ve ayrıca ticari hale gelmiş yenilik şeklinde de tanımlanmaktadır.

Hangi tanım yapılırsa yapılsın bir şeyin inovasyon olabilmesi için şu üç şeyin olması gerekmektedir

İnovasyon adına yapılan şey özgün olmalı,

tanımlanabilen bir değeri olmalı ve bunun da ticari hale gelebilir bir değeri olmalı yeniden farklı olmalı yani benzeri olmamalı,

insanda pozitif etki yaratmalı (değer) ve ticari hale gelebilmeli bunda da girişimciye değer bırakmalıdır.

İnovasyona temel ve akademik araştırmalar açısından baktığımızda hiç şüphesiz inovasyon temel araştırmalar platformunun üzerinde doğan bir süreçtir.

Onun için biraz da bilim için bilimden ziyade piyasa için bilim anlayışına uygun gelişir.

Bilim için bilim de yapılsa yine de inovasyonun en büyük kaynağı, itici gücü bilim olacaktır.

Ancak son yıllarda inovasyonun uzun süre gündemde kalması piyasa için bilimde bir artış olduğu gözlenmektedir.

Özellikle son yıllarda AB’de bu durum daha çok görülmeye başlanmıştır.

GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON

Emek, doğa ve sermayeyi bir araya getirerek insanların ihtiyaçlarını giderecek sorunlarını çözecek ürün/hizmet ve toplumsal fayda üretmeyi amaçlayan girişimci bu farklılıkları biraraya getirerek farklı bir sonuç elde etmeyi düşünür.

Merak, sezgi ve hayallerden başlayarak yaratıcılık, yenilik ve inovasyonun sonuçlanmasına kadar tamamen insan olarak kendisinin yaşayacağı ve yapacağı uzun bir süreç her zaman girişimciyi var eden şeydir.

Böyle bir süreç yaşanmazsa onun girişimciliği sürdürülebilir değildir.

Hangi tür girişimcilikte olursa olsun inovasyon bu işin kalbidir.

Büyümek için mevcut ürün ve hizmetlere yeni pazarlar yeni müşteriler bulmak biraz geride kaldı.

Artık mevcut müşterilere yeni ürünler ve hizmetler yaratmakla büyümek gerekir.

Bunun en güzel örneği olarak Apple’ın yaptığı iMac, iPod, iPhone ve iPad gibi ürün inovasyonları gösterilebilir.

Bunun için de toplumun alt sosyo-ekonomik statü gruplarına şimdiye kadar satın alamadığı ürünlerde inovasyon yaparak maliyet düşürücü iyileştirmelerle onların da satın alabilme radarına gireceği inovatif ürün ve hizmetler üretmek şeklinde tersine inovasyon yapılmaktadır.

Yani ekonomik piramidin altındakiler şimdiye kadar inovasyon için hedef kitle olarak görülmezken şimdi bunlar için de inovasyonlar yapılmaktadır.

Eskiden satınalma güçleri yeterli değil diye görmezden gelinen bu sınıf bugün inovasyonların yakın ve en büyük hedefi haline gelmiştir.

Çünkü bu sınıf çok kalabalıktır.

Artık günümüzde sömürerek kâr etmek, sanayi döneminin mantığı ile hareket etmek değil inovasyon yaparak kâr etmek esas hale gelmiştir

TOPLUMSAL DEĞİŞME VE İNOVASYON

Kim inovasyon kapasitesi olarak güçlüyse onun ekonomisi güçlüdür.

Gelirin kaynağını inovasyona dayayan ülkeler güçlü ülkeler cirolarını inovasyonla oluşturan firmalar güçlü firmalar olarak nitelendirilmektedir.

Hatta bireysel olarak inovasyon kapasitesini kullanabilen bireyler değerli ve güçlü bireylerdir.

Bu durum toplumların, firmaların örgütlenmelerini ve yönetimlerini de değiştirmiştir.

Yeni ekonomi inovasyon ekonomisidir.

Piyasalarda ve sektörlerde inovasyoncu firmalar artarken diğerlerinin orada yaşaması mümkün değildir.

Bu durum ürünlerin ve firmaların ömürlerini yakından etkilemektedir.

İnsanların ömürleri artarken ki bu pazar genişliği fırsatı sunarken ürün ve firmaların ömürlerini kısaltmaktadır.

Diğer yandan inovasyon süreçleri ve süreleri de kısalıyor.

Eskiden işletmeye gelerek emeklerini üretime katan insanlar şimdi işletmeye gelmeden yaratıcılıklarıyla uzaktan da üretime katılabileceklerdir.

Eskiden emek bakımından uygun olan insanlar çalıştırılırken, şimdi düşünebilen, fikir üretebilen insanlar üretime katılacak ve katma değerden belirli bir pay alacaklardır.

Eskiden belirli saat çalışan emeğin bir ücreti, fiyatı olurken şimdi fikrin de fiyatı olacaktır.

Emek piyasası gibi fikir piyasası da olacaktır.

Eskiden beyin az kullanılırken şimdi çok kullanılacaktır.

Eskiden emek piyasasında küçük çocukların çalışması yasalarca yasaklanırken belki ilerde henüz kalıba girmemiş çocukların fikirleriyle işletmelerde çalışması tartışılacaktır.

Onun için her yaştaki her cinsteki her ırktaki inançtaki ve her kültürdeki insan eskisinden daha çok önemli hale gelmiş, inovasyonun hem öznesi hem de nesnesi haline gelmiştir.

Bu da dikey ve yatay toplumsal hareketliliği artıracağı için refahın paylaşımı değişecek şimdiye kadar pek olmayan genç ve kadın girişimciliği artacaktır.

İNOVASYON ZORLUKLARI

  1.  İyi bir fikir bulmak: İyi fikirlerin nereden geleceği belli olmaz.

Bu çok fikir ister işletme içinden ister işletme dışından olsun fark etmez, ister çocuktan ister genç ve yetişkinden olsun, ister erkekten isterse kadından olsun yeter ki fikir olsun, çok fikir elenince en iyi fikir açığa çıkmaktadır.

  1.  Hayal kırıklıkları: İnsanlar çok sık hayal kırıklığına uğrarlar.

 

Motivasyonları kırılır.

Kimi zaman küçük, değersiz gibi görünen fikirler ilerde değerli bir fikir haline gelebilmekte ve küçük fikirler büyük fikirlerin çıkmasına neden olabilmektedir.

İyi fikir bulmada hayal kırıklığına uğramamayı sağlamak gerekir.

  1.  Yeniden denemek: Birden fazla iyiyi doğruyu bulmak için sürekli denemek gerekir.

İlk denemede bunu yakalama ihtimali çok zayıftır.

Yeniden deneyerek hem doğruyu hem birden fazla doğruyu hem de en doğruyu bulmak gerekir.

İlk doğruyu bulunca denemeden vazgeçmemek, daha başka doğrular olabileceğini düşünerek aramaya devam etmelidir.

  1.  Müşteriyi yakalamak: Bir fikir müşterinin bir sorununu çözmüyor, ihtiyacını gidermiyorsa yani faydalı değilse piyasası varsa müşteri bunu alıyorsa inovasyon yapılmış demektir.

Müşteri inovasyonun odak noktasıdır.

İnovasyon için çalışanlar müşteriye odaklanırlar.

Zaten inovasyon, pazarlama, AR-GE ve tasarım yan yana iç içe çalışırlar.

  1.  Rakipleri yenmek: İnovasyonda da rekabet vardır.

 

Aynı ve benzer fikirler üzerinde aynı anda birden fazla deneme yapılıyor olabilir.

Önemli olan herkesten önce piyasaya çıkabilmek.

  1. Zamanlama zorluğu: Victor Hugo, “Hiçbir şey vakti gelmiş bir fikir kadar değerli değildir” demiştir.

Fikrin çok iyi olması yetmiyor.

Fikrin piyasaya çıkma zamanı gelmiş mi gelmemiş mi o da önemlidir.

Demek ki iyi bir fikrin piyasaya çıkmak için uygun bir zamanı olmalı.

İyi bir fikir bulunmuş olabilir ama zamanı uygun olmadığı için değerli değildir.

Fikrin değerli olması onun ticari olmasına bağlıdır.

Yani insanları sorunlarını çözmek, ihtiyaçlarını gidermek için o fikirden doğan ürünü ve hizmeti satın almaları gerekir.

Müşteri satın almaya hazır olmalıdır.

Müşteri hangi durumlarda hazırdır, bunu bulabilmek inovasyon için önemlidir.

Başarısı için gereklidir. Bu durum inovasyonun en önemli zorluklarından biridir.

  1.  Maliyet baskısı: Her inovasyon maliyet yaratır.

İnovasyonun maliyetini önceden tespit etmek zordur.

Siz bir yola çıkıyorsunuz ne ile karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz.

Üstelik elde edeceğiniz sonucun değeri ne olacaktır.

Bu da belli değildir.

Her koşulda risk vardır.

Onun için inovasyonu fonlayan sermayeye genellikle risk sermayesi (girişim sermayesi) denmektedir.

Tamamlanmış inovasyonları satın alanların riski daha azdır.

Pazarlama aşamasına uzaklık arttıkça maliyette bilinmezlik ve risk artmaktadır.

Bunun finansmanı melek yatırımcı ve risk sermaye fonlarıyla sağlanır.

Fikir sahipleriyle melek ve risk sermayedarları arasında inovasyon sermayedarları vardır

Fon bulamadığı için maliyet yüzünden yarım kalmış fikirler bulunmaktadır.

Bir ürün ya da hizmetin birim maliyeti ne olursa olsun mutlaka pazarlanabilir diye bir anlayış yanlıştır.

Fiyat, ilgili müşterinin satın alabileceği bir fiyat olmalıdır.

Aksi takdirde bu fiyat yakalanamadığı zaman piyasaya çıkış yapılamaz.

Bu da bir maliyet baskısıdır.

  1.  Sponsorluk ve finansman baskısı: İnovasyonun finansmanı kim tarafından sağlanıyorsa onun için çalışmalısınız.

Çünkü fon sağlayıcılarının beklentilerini karşılamaya çalışmalısınız.

Bu durum inovasyon için özgürlüğü sınırlandırmakta ve bir baskı oluşturmaktadır.

Yok eğer özgür kalmak istiyorsanız bankaları ikna etmek için çalışmalısınız.

Bu da baskının başka çeşididir.

Bu zorluklar gibi diğer zorluklar da yine bu konudaki yaratıcılık ve inovasyonlarla giderilmeye çalışılmakta böylece ürün, hizmet, süreçler ve dağıtım kanalları konusundaki inovasyonların gücünü kırmaktadırlar.

Hele bu konudaki finansmanın bilincinin, düzenlemelerin ve örgütlenmenin olmadığı ülkelerde girişimciler inovasyonun finansmanı konusunda daha fazla zorluklar yaşamaktadır.

İNOVASYON HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

İnovasyon hakkında söylenen bazı şeylerin doğru gibi algılanması başarısızlığa neden olmaktadır.

Hemen her şeyde olduğu gibi son yıllarda büyük ilgi toplayan inovasyon konusunda da doğru zannedilen yanlışlar bulunmaktadır.

Başarı için bu yanlışlıkları doğruların içinden ayıklamak lazımdır.

Böylece inovasyon konusunda gerçekler ortaya çıkmış olacak ve doğru bilgiye rahat ulaşılacaktır.

İnovasyon MIT’leri, inovasyonun şehir efsaneleri ya da inovasyon hakkında doğru bilinen yanlışlar şunlardır

  1.  İnovasyon ve AR-GE aynı şeydir.

Bir işletmenin AR-GE’si çok sayıda patent alabilir ama bunlar pazarlanabilir ürüne çevrilemiyorsa inovasyonda başarılı olduğu söylenemez.

  1.  İnovasyon sadece ekonomik ve toplumsal fayda üretir.

İnovasyon, sorun çözmek, ihtiyaç gidermek için yapılır.

Ancak bazen kendisi de sorunlar yaratabilir.

Çözdüğü sorun kadar yarattığı sorun varsa ürettiği fayda boşa gitmektedir.

Demek ki sadece çözdüğü soruna değil yarattığı soruna da bakmak gerekir.

O halde yarattığı sorun varsa onu da yok edecek inovasyon yapmak gerekir.

Müşteriler buna dikkat etmektedirler.

Örneğin bir hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların güçlü yan etkileri de olabilir.

Bunu piyasada sık sık duymaktayız.

Hatta bazen bu tür ilaçların toplatıldığı dahi olabilmektedir.

  1.  İnovasyonun tek hedefi vardır o da kâr.

İnovasyonun tek bir hedefi yoktur.

Birden çok hedefi vardır.

Müşteriler sorunlarına yeni çözümler, hızlı çözümler isterler siz de buna karşılık verirsiniz ama beklediğiniz kadar kâr edemeyebilirsiniz.

Ama müşteri bağımlılığı, pazar payı, pay senedi değeri, marka değeri artar itibar yükseldiği için yetenekli iş gücünün çalışmak için can attığı yer haline gelebilirsiniz.

Rekabette güçlü hale gelebilirsiniz. Kısa dönemde kâr yoktur ama uzun dönemde işletmelerin değerleri artabilir.

.

  1.  İnovasyonda başlangıçlar mükemmel olmalıdır.

Bu da doğru değildir.

Önemli olan başlamaktır. Yola çıkmaktır.

Bu proje ilerlerken çok farklı alanlarda kullanılmak üzere değişik keşifler ve icatlar yapılır.

Başlamak için özel bir yaratıcılık gerekmez.

Başlangıç sihirli değildir.

Önemli olan başlayabilmek sabır ve tutkuyla devam etmektir.

  1.  İnovasyonu sadece büyük şirketler yapabilir.

Küçük işletmeler “inovasyon bizim işimiz değil” diyorlar ama durum öyle değil.

Hem bürokratik hem de hiyerarşik olarak küçük işletmeler inovasyona daha yatkındırlar. İnovasyon için çok büyük fonlar gerekmeyebilir.

İnovasyon her sektörde, her ölçekteki işletmelerde yapılabilir.

“İnovasyon kim, biz kimiz” sözü doğru değildir.

Küçük işletmenin küçük inovasyonu olabilir bu da daha sonra büyüyebilir.

 

İNOVASYON SÜREÇLERİ

Yaratıcılık süreçleri ile inovasyon süreçleri birbirine benzer.

Yaratıcılık süreçlerinde inovasyon için gerekli olan fikrin ortaya çıkışı esastır.

İnovasyon süreçlerinde fikrin piyasaya çıkabilecek bir ürüne hizmete dönüşebilmesi istenir.

İnovasyon süreci bu haliyle girişimcilik süreci olarak da görülebilir.

Günümüzde inovasyon için dört temel süreç yeterli görülmektedir

  1. Fikir Toplamak
  2. Fikirleri Yönetmek
  3. Başarı Potansiyeli Olan Fikirleri Seçmek
  4. Uygulamak
  1. 1.       Fikir Toplamak

İnovasyonda ilk süreç fikir aramak, bulmaktır.

Girişimcilikte ve inovasyonda yaratıcılığın kullanıldığı aşamadır.

Bu süreçte bol bol fikir bulunur.

Günümüzde fikir üretebilen ve fikir toplayabilen şirketler inovasyonda daha başarılı olabilmektedirler.

İşletmeler çalıştırdıkları insanların daha çok fikir üretebilmek için arayış içine girmişlerdir.

Bunlarla da yetinmeyerek rakipler, başka sektörler, müşteriler, tedarikçiler, çalışanları aile üyeleri hatta toplumdaki herkesten fikir bulma telaşına girmişler bunun için çeşitli platformlar oluşturmuşlardır.

Bugün işletmeler için fikirler sermayeden daha önemli hale gelmiştir.

Örneğin IKEA “düşük fiyat ve tasarımla mobilya ve ev aksesuarları pazarını yaratmıştır.

Bu sermayeyle değil yaratıcı fikirle olmuştur.

Yine aynı şekilde Starbucks sıradan kahveyi deneyime çevirerek yepyeni bir oluşumun öncüsü olmuştur.

Bunu da yaratıcı fikirle yapmıştır.

Fikir eski de olabilir.

Yeni yaratılmış fikir inovasyon için iyidir, eski fikirler inovasyon için kötüdür, diye bir şey yoktur.

Eski fikirler birleştirilerek yeni fikirler ve inovasyonlar yapılabilir.

İki eski fikrin, biri eski diğeri yeni bir fikrin birleşmesiyle başka bir fikir ve inovasyon yapılabilir.

Örneğin telefon ile fotokopi makinası birleşerek faks cihazı yaratılmıştır.

Fikirleri başka sektörlerden alanlardan alarak kendi sektörümüze uygulayabiliriz.

  1. 2.       Fikirleri Yönetmek

İşletmelerde diğer kaynaklar nasıl yönetiliyorsa o kaynaklar gibi değerli olan fikirlerin de yönetilmesi gerekiyor.

Yine işletmede riskler, stresler nasıl yönetiliyorsa fikirlerin de yönetilmesi gerekir.

Fikir yönetimi hedefi uygun fikir üretip tüm süreçler yönetilerek inovasyona ulaşmak olarak görülebilir.

İyi yönetilemeyen fikirler boşa harcanmış, gereği gibi değerlendirilmemiş bir hal alırlar.

Fikir yönetiminde fikir arama ve seçme ayrı ayrı süreçlendirilerek verimli bir şekilde devam eder.

Bunun için çeşitli platformlar oluşturulabilir.

Fikir yönetimi inovasyon yönetiminin bir parçasıdır.

Demek ki fikir üretimi için yaratıcılıkları açığa çıkaran yaratıcılık eğitimleri vermek, yaratıcılığı artıran, tetikleyen ortamlar oluşturmak, fikir yaratıcılığı için çalışanları motive etmek, ortaya çıkan fikirleri işlemek ve değerlendirmek için çeşitli sistemler ve platformlar oluşturmak fikir yönetiminin parçaları olarak görülebilir.

İyi bir fikir yönetimi inovasyonun işini kolaylaştıracak ve başarısını artıracaktır.

Aksi takdirde fikir yönetiminin olmayışı ya da kötü yönetilmesi inovasyonu zora sokar ve başarısını engeller.

  1. 3.       Başarı Potansiyeli Olan Fikirleri Seçmek

 

Hiçbir kurumun ürettikleri tüm fikirleri uygulayacak ne zamanı ne sermayesi ne de gücü yeterlidir.

Mutlaka fikir elenecektir.

Başarı potansiyeli olan fikirler bulunacak diğerleri uygulanmayacaktır.

Burada amaç inovasyon için en iyi fikri bulabilmektir.

Aranan fikirler işletmenin stratejik alanına uygun olmalıdır.

Bazı fikirler şirket için uygun olmayabilir ama başka şirket için uygun olabilir.

Ya da bugün uygun olmayabilir ama ileride uygun olabilir.

Böyle fikirler sınai ve fikri mülkiyet haklarıyla korunabilir ya da patenti alınarak satılabilir veya kiralanabilir.

Hangi fikri seçeceğimiz biraz da firmamızın inovasyon politikasına bağlıdır.

Fikir seçiminde çeşitli eleme yöntemleri kullanılır. Bazılarının üzerinde düşünmeye bile gerek yoktur.

Bazıları fizibiliteye kadar gider orada elenir ya da yoluna devam eder.

Hatta fizibil olan yani yapılabilir testi olumlu çıkmış fikirler bile elenebilir.

En fizibil olan, fizibilitesi yapılmış ve hepsi olumlu çıkmış olanların arasından en iyisini seçmek gerekebilir.

Her ne kadar bazı fikirler fizibiliteden geçip projelendirilse bile seçilmeyebilir.

İnovasyon için aranan fikir geleceği yaratan fikirdir. Bu süreçte de fikir geliştirilebilir.

Genellikle fikirlerin %10’u denemeye değer görülür.

Bunların bir kısmı inovasyona dönüşür. Ancak çok azı piyasaya çıkar ve kalır.

İnovasyon yapabilen şirketler doğru fikirleri doğru risk ödül dengesine odaklanabilmişlerdir.

İş fikirlerinin değerlendirilmesi için aşağıdaki ölçütleri esas almıştır

–          İş fikrinin tüm olumlu olumsuz yönlerini göz önünde tutuyor musunuz?

–          İş fikriniz özgün mü, uyarlama mı?

–          Uzun dönemli getiriler yeterli olacak mı? (Gerçi nakit akışı tam olarak tahmin edilememektedir)

–          Kısa dönemli getiriler yeterli mi? Risk kabil edilebilir mi?

–          İş fikrinizin çözeceği sorunlar gidereceği ihtiyaçlar tam olarak değerlendiriliyor mu?

–          İş fikrinin kısıtları var mı?

–          İş fikri sorun yaratıyor mu?

–          İş fikrinin önerdiği ürün ve hizmet, pazar bulabilecek mi, satın alınır mı, ne kadar alınır?

–          İş fikir şimdiki ihtiyacımı gelecekteki ihtiyacı mı giderecek?

–          İş fikri hangi hızda ve çabuklukta gerçekleşebilir?

–          İşletmenizin stratejik alanıyla uyumlu mu?

İş fikrine bu sorular sorularak sıralamaya tabi tutulur. Bu sorular artırılabilir. Başka sorular da eklenebilir.

Hiç kuşkusuz fizibilite bir seçim sürecidir ancak her fikrin de fizibilitesi yapılmaz. Bu önemli bir kaynak kaybıdır.

Onun için fizibiliteden önce de filtreleme yapılır.

Tekrar etmek gerekirse ve hiç unutulmamalıdır ki en iyi fikir en çok fikirden çıkar bunu da bulmak için seçimi doğru yapmak gerekir.

  1. 4.       Uygulama (Piyasaya Çıkma, Ölçme, Değerlendirme, Öğrenme, Tekrar Arama)

Seçilen fikir prototip olarak somutlaştırılmış, üzerinde tekrar çalışılmış, ürün ve hizmet şeklini almıştır.

Esasında yenilik doğmuştur.

Piyasaya çıkışı beklemektedir.

İnovasyon ile yeniliği ayıran süreç bu süreçtir.

Her yenilik inovasyon değildir.

Piyasaya çıkmış ve de piyasa tarafından kabul görmüş yenilik inovasyon halini almıştır.

Yoksa piyasaya çıkan her yenilik inovasyon olamamaktadır.

Çünkü piyasaya çıkan ürün ve hizmetlerin pek azı piyasada uzun süre kalabilmektedir.

Diğerleri çıktıkları gibi pek kabul görmedikleri için geri çekilmektedir.

İşte geri çekilenler inovatif olamadıklarından geri çekilmektedir.

Bu süreçte piyasaya sürülen ürün ve hizmetlerin performansı ölçülür, değerlendirme yapılır.

Sonra “piyasada kalsın mı piyasadan çekelim mi” konusunda bir karar verilir.

Bu arada ileriye dönük performans tahminleri de yapılır.

Hiç şüphesiz bu süreçte bile fikir üzerinde değişiklikler yapılabilir.

Çünkü bu süreçte öğreneceklerimiz olacaktır. Onu da uygulamada kullanmış olacağız.

İnovasyon, aslında bir ürün ve hizmetin sağlıklı doğması ve hayatta sağlıklı kalabilmesidir.

Böyle bir ürün ve hizmet inovasyonu yapan girişimciye yüksek finansal performans, artan marka ve hisse değeri, kâr getirisi, ürün ve hizmeti satın alan müşteriye de fayda sunmaktadır.

Ürün ve hizmetlerin piyasaya çıkışından önce ham fikirler çeşitli işlemlerden geçerek bu duruma gelirler.

Elemeler, fizibiliteler, iş planları ve eylem planları yapılarak piyasaya çıkışı hazırlanır.

Bu testlerden geçen fikirler piyasaya çıkışı hak ederler.

Diğerlerinden kimi başta kimi yolda yürüyüşü terk eder.

Yürüyüşü tamamlayıp piyasaya çıkan ve orada kalabilenler inovasyonu hak etmişlerdir.

Bütün bu süreçler girişimciye ve uygulayıcılara çok şey öğretir.

Bu bir uygulamadır. Fikrin somut hale getirilerek reel piyasaya sürülmesidir.

Elbette hatalar olacaktır.

Bu hareketi yapmayanlar hiç hata da yapmayacaklardır.

Önemli olan hataları da doğruya giden yolda bir değer olarak görmektir.

Hata yapmazsak doğruyu hemen bulamayız.

Bazen en iyi öğrendiklerimiz hata yaparak öğrendiklerimizdir.

Hatalar bizim doğruya giden yolda işaretlerimizdir.

O işaretler bizi doğruya götürür.

İşte işletmelerdeki ve girişimcilerdeki olması gereken hata kültürü onların inovasyonu yapmalarını sağlayan şeydir.

Böyle durumlarda hata yapmamanın da bir hata olduğu söylenmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken şey aynı hatanın bir daha yapılmaması ve hatanın yol açacağı riskin iyi hesap edilmesidir.

Bütün bunlar inovasyon yolunda öğrenilen şeylerdir.

Bunlar yaşandıkça ve öğrenme arttıkça inovasyon yapabilme gücü artacaktır.

AR-GE’de yaratılan yeniliklerin hepsi piyasaya çıkarken bu yolu izler.

Bazen AR-GE’nin çıkardığı yeniliklerin, alınan patentlerin hiçbiri piyasaya çıkamayabilir.

O zaman inovasyon sıfırdır.

Demek ki ARGE çalışmasına rağmen inovasyon yapılmamış olur.

İşte AR-Ge ile inovasyon arasındaki fark budur. Pek çok firmanın AR-GE çalışmaları olmasına rağmen inovasyon performansı düşük olabilir.

İNOVASYON ÇEŞİTLERİ

İnovasyon deyince hemen akla ürün ve hizmette yapılan inovasyon gelir.

Radikal İnovasyon-Adımsal İnovasyon

 

İşletmelerin sattığı ürün ve hizmetlerde kullandığı teknolojilerde, iş yapış şekillerinde, pazarlama yöntemlerinde ve çeşitli işletme uygulamalarındaki iyileştirmeler dışında köklü, önemli ya da yüksek düzeyde yapılan inovasyonlardır.

Bu inovasyondaki yeniliğin düzeyi yüksektir.

Radikal inovasyonun güçlü ve sağlam olması ondan sonra doğacak adımsal inovasyonları artıracaktır.

Radikal inovasyonlar adımsal inovasyonlara göre çok sık ortaya çıkmaz.

Ama radikal inovasyonlardan sonra çıkacak adımsal inovasyonlar daha sık çıkabilir.

Örneğin elektrikli araba radikal bir inovasyon, yeni bir araba modeli adımsal bir inovasyondur.

Online pazarlama radikal bir inovasyondur.

Online pazarlama ile çiçek satmak adımsal inovasyondur.

Demek ki inovasyondaki yeniliğin düzeyi ve derecesi inovasyonun radikal mi, adımsal (artırımsal)mı olduğunu göstermektedir.

Apple firmasının iPhone ürünü ilk çıkışta radikal inovasyon olarak görülebilir.

Sonra da ürün ile ilgili iyileştirilmiş 4-5 gibi iPhone modelleri adımsal inovasyon olarak adlandırılabilir.

Radikal inovasyonun güçlü ve sağlam olması ondan sonra doğacak adımsal inovasyonları artırır.

Yıkıcı İnovasyon

 

Bu inovasyona ezber bozan inovasyon da denilmektedir.

Bilindiği gibi inovasyon insanların sorunların çözmek ve ihtiyaçlarını gidermek için yapılır.

Şimdiye kadar yeterli düzeyde çözülmemiş ve giderilememiş pek çok ihtiyacı bulunmaktadır.

Ya da az giderilmiş ve az çözülmüş olanları da vardır.

İşte yıkıcı inovasyon bu sorunlara ve ihtiyaçlara yönelerek bunların daha iyi, kolay ve ucuz çözecek şekilde piyasaya çıkarlar.

Bundan önceki çözümler çöpe gider.

Ya da hiç çözülememişler çözülür hale gelir.

Çeşitli engellerle çözülemez, giderilemez anlayışı değişir ezberler bozulur tabular yıkılır.

İşte bu inovasyonlar tüm bunları yıkmayı başarır. Onun için yıkıcı inovasyon denmiştir

Yıkıcı inovasyon genellikle geçmişin sorunlarını çözmekle ilgilidir.

Uzun yıllar nasıl olsa çözülemez diye üzerine gidilmemiş, dokunulmamış sorunlar yıkıcı inovasyonlarla ortadan kalkmaktadır.

Hindistan’da günde 5 doların altında gelire sahip olup elektriği olmayan yerlerde yaşayan ve toplam hanelerin %80’inin oluşturanlar için Hindu dilinde “küçük serinlik” anlamında kullanılan ChokuKool adında 12 voltluk harici bataryayla çalışan 4,5 kilodan az gövde ağırlığı olan 69 dolardan satılan buzdolabı yerine geçen bir ürün piyasaya sürüldü.

Bu ürün çok talep gördü.

Aynı şekilde yine Hindistan Tata firmasının kendi ülkesindeki ekonomik piramidin altındakiler için ürettiği yaklaşık 2000 dolara satılan TataNano adındaki araba yıkıcı inovasyona en iyi örnektir.

Kapalı İnovasyon

Bu tür inovasyonda işletme sadece iç kaynakları kullanır.

İşletme olarak siz ne kadar yaratıcı insan kaynaklarına sahipseniz, ne kadar sermayeniz varsa, kendinizi nasıl daha iyi saklıyorsanız, fikirleriniz ve yarattıklarınız dışarıya hiç sızmıyorsa bunun için olağanüstü çaba sarf ediyorsanız dışarıya vermiyorsunuz ama dışarıdakine mümkün olduğu kadar benzemeye çalışıyorsanız, yaptıklarınızı organizasyon içinde bile saklıyorsanız sizin yaptığınız inovasyona kapalı inovasyon denir

Bilindiği gibi en iyi fikir en çok fikirden çıkar.

Bu durumda kapalı inovasyonda fikirlerin niceliği organizasyonun ürettiği ile sınırlı olacaktır.

İnovasyon için çok iyi fikir yaratma imkanı azalacaktır.

Yetenekleri toplayabilen ve çalışanlarını bu konuda eğiten ve motive eden, herşeyden önce inovasyonu kurum kültürü haline getirip yönetebilen organizasyonlar diğerlerine göre kapalı inovasyonlarda daha başarılı olacaklardır.

Bu konuda paylaşımda olmadığı için işletmelerin ve çalışanlarının hatta toplumun da bilinci ve farkındalığı az olacaktır.

Bu inovasyon uygulamalarında gizlilik esas olduğu için taklit az ya da geç olmaktadır.

Düne kadar sadece kapalı yapılan inovasyon uygulamaları günümüzde açık olarak da uygulanmaktadır.

Açık İnovasyon

 

2000 yıllarından sonra bilginin artması, hızlı yayılması, ucuzlaması ve erişimin kolay hale gelmesiyle dışardaki bilgiden de yararlanma ihtiyacı ve imkanı doğdu.

Dışarıdan inovasyon girdisi olarak yaratıcı fikir alınırken dışarıya proje ya da patent verilebilmektedir.

Aynı zamanda firmalar kendilerinin uygulamadığı ama buldukları icat ve patentleri dışarıya satmakta ve bu konuda önemli inovasyon gelirleri elde etmektedirler. .

Açık inovasyon nedeniyle yeni bir gelir alanı yaratılmış.

Son yıllarda yenilikçi firmalar bunu sık yapmaya başlamışlardır.

Artık bütün inovasyonları dışardan fikir olarak ya da proje işbirlikleriyle açık inovasyon şeklinde de yapan işletme sayısı artmıştı.

Daha yenilikçi olabilmek için başka firmaları özellikle yenilik üreten küçük firmaları satın alarak inovasyon almaktadırlar.

İşletme satın almalarının nedenlerinden birisi de bunlardır.

Bu gelişmeler şimdiye kadar pek dillendirilmeyen inovasyon piyasasını yaratmıştır.

Aynı zamanda inovasyon üretemiyorsan satın alabilirsin bunu da dışarıya yaptırabilirsin anlayışı kabul görmeye başlamıştır.

Açık inovasyonun gelişmesiyle birlikte bunlar da yaygınlaşmaya başlamıştır.

Girişimciler mutlaka inovasyon yapmak zorunda kalmamaktadırlar.

Üretim faktörlerini nasıl piyasalarından tedarik edip tüketicinin sorunlarını çözen, ihtiyaçlarını gideren ürünler üretiyorlarsa inovasyonu da dışardan satın alabilirler.

Nike, 2010 yılında 400’den fazla patentinin sırlarını açtı ve paylaştı.

Böylece başkalarının da bu araştırmalarının üzerlerine birşeyler koymasının, yeni değerler yaratmasının önünü açmış oldu.

Bundan yine en çok yararlanan kendisi olmuştur.

Tersine İnovasyon

Toplumsal ekonomik piramidin üstüne değil de altına yeni ürün çalışması yapmak demektir.

Şimdiye kadar inovasyonlar piramidin tepesine ve ortasına yapılırdı.

Artık piramidin altına da inovasyonlar yapılmaktadır. Üstelik bu inovasyon orada yapılıp aynı yerde pazarlanmaktadır.

Buradaki amaç düşük gelirli ülkelerde düşük maliyetli ürünler bulmak ve bundan da çok sayıda ve küresel pazarlarda satmaktır.

 

Operasyonel İnovasyon

Kalitede en iyiyi, fiyatta en düşüğü yani düşük maliyeti yaratan inovasyondur.

Bunun da sürdürülebilir olması önemlidir.

Operasyonel inovasyon küçük küçük iyileştirmeler şeklinde yapılırken belirli sıçramalar şeklinde de yapılmalıdır.

Bir yandan en iyi verimliliği yakalarken bir yandan da sürekli aramalarda bulunmak gerekir.

Operasyonel inovasyon sonuçları sadece işletmeye kâr şeklinde yansımamalı, müşteriye de artı değer yansımaları olmalıdır.

Pazarlama (Pazar) İnovasyonu

Pazarlama inovasyonu işletmenin tüm fonksiyonlarını kapsayıcı bir inovasyon türüdür.

İşletme kurulmadan önce yapılan müşteriyi tanıma, pazarı anlama konusunda araştırmalar ve çalışmalar konusundaki inovasyonlar pazarlama inovasyonudur.

Müşterinin istek, ihtiyaç ve sorunlarına göre ürün ve hizmetlerin tasarımı bir pazarlama inovasyonudur.

Sürekli pazarın nabzını tutan müşteriyi izleyen, değişimleri olmadan tahmin eden ve bu konuda proaktif davranarak refleksler geliştiren politikalar pazarlama inovasyonudur.

Üründe ve hizmette yapılacak inovasyonlar aynı zamanda pazarlama inovasyonudur.

Çünkü pazara ve pazardaki müşterinin ihtiyaçlarına, isteklerine ve sorunlarına göre ürün ve hizmet üretilir.

Fiyatlama ile ilgili yapılan inovasyon pazarlama inovasyonudur.

Tüketicinin satın alabileceği bir fiyattan ürün ve hizmeti piyasaya sunmak, onun satın alma gücüne göre fiyatlama yapmak bir pazarlama inovasyonudur.

Dağıtım kanalında yapılan değişiklikler ve bundan dolayı işletmenin ve müşterinin karşılıklı olarak daha fazla fayda sağlaması pazarlama inovasyonudur.

Firmanın itibarında ve markasında yapılan inovasyon pazarlama inovasyonudur.

Pazarlama dışındaki tüm fonksiyonlarda inovasyon yapmanıza rağmen ve eğer pazarlamada inovasyon yapmazsanız ticarileştirmede sorun yaşarsınız.

Yani diğer inovasyon çabalarınız başarısız olur.

Bütün bunları birleştirip bir sonuca varmaya çalışırsak; pazarlama inovasyonu  müşterinin istekleri, ihtiyaçları ve sorunlarını anlayarak onlar için değer üretmek, sunmak ve bundan kâr etmenin yollarından birinde ya da hepsinde yapılan inovasyondur.

 

İş Modeli İnovasyonu

:

Müşteri kimdir, hangi sorunu vardır, biz bu sorunu çözmek için hangi değeri sunacağız.

Bizim sunduğumuz değerin diğerlerinden farkı nedir ve müşteri bizden niye alsın yani farkımız nedir?

Bu birinci parçadır.

İkincisi biz bu değeri organizasyon olarak nasıl yaratırız?

Hangi operasyonları yapacağız, süreçlerimiz neler olacak yani biz bu değeri nasıl üretiriz?

Üçüncüsü bu işi yapmak için hangi kaynaklara (Kapital, teknoloji, ürünler, tesisler, ekipmanlar, istihbarat, kanallar, işbirlikleri, markalar; çeşitli sosyal ve beşeri sermaye) ihtiyacımız var.

Bunları nasıl sağlarız? Dördüncüsü bütün bunların sonunda nasıl kâr ederiz? (Kâr formülü).

Bu dört parçadan olan sistem bir uyum içinde çalışır.

İNOVASYON YÖNETİMİ

Günümüzde inovasyon yönetimi becerisi olmayanların yönetici olmaları imkansızdır.

Onun için inovasyon yönetimi önemlidir.

Başarılı firmaların yöneticileri inovasyonu iyi yönetebildikleri için başarılıdır.

Ancak inovasyonun temel girdilerinden biri olan yaratıcılığın ayrıca yönetilmesi gerekir.

Yaratıcı insanları yönetmek zordur çünkü yaratıcı insanlar yönetilmeyi istemezler.

Yaratıcılıkta farklı insanlar bulunur.

O zaman da farklılıkların yönetimi gündeme gelir.

Farklılıklar zenginliktir ama farklılıkları yönetmek kolay değildir.

İnovasyon yönetimi kültürünü belirli ilkelerle açıklamak daha doğrudur.

–          İnovasyonun yönetimi için heyecan verici bir vizyon belirlemek gerekir.

–          İnovasyon yönetiminde arkadan gelen liderlik daha yararlıdır.

–          İnovasyon yönetiminde örgütleme kapsayıcı olmalıdır.

İnovasyonu sadece AR-GE çalışmalarıyla sınırlı tutmamak gerekir.

–          İnovasyon yönetiminde fonksiyonlar arasında yüksek duvarlar örülmemesi gerekir.

–          İnsanı merkeze yerleştiren organizasyon yapıları oluşturmak inovasyonun iyi yönetilmesini sağlar.

–          İnovasyonu destekleyen, kolaylaştıran yöneticiler örgütte ortak dilin kullanılmasını, karşılıklı güven ve eşitlik kültürünü oluşturmaları gerekmektedir.

.

–          İnovasyon yönetiminde başarı için işletmede bilgi, fikir ve gücün paylaşımı için uygun ortamlar oluşturulmalıdır.

–          Örgütün ve çalışanların ilişkilerini ve iletişimini artıran ağlar artırılmalıdır. Bu ağlar dışardan içeriye, içerden dışarıya açık olmalıdır.

–          İnovasyon yönetiminde örgüt yaşam boyu eğitim almalıdır. Yeni sürekli öğrenen örgüt olmalıdır.

–          İnovasyon yönetiminde içerdeki ve dışarıdakilerin fikirlerini sisteme sokacak, fikirlerin yok olmadan ve gelişip serpilmesi için çeşitli platformlar oluşturulmalıdır.

–          İnovasyon için fikir yaratanlara fikirlerin akıbetleri konusunda hızlı bilgi vermek gerekmektedir.

.

–          İnovasyon yönetiminde oluşturulan fikir platformlarında toplanan fikirler aynı örgüt için fikir üretenlere açık olmalıdır.

–          İnovasyon yönetiminde, inovasyonla yaratılan firma ve müşteri değeri açık ve net bir şekilde ifade edilmelidir.

–          İnovasyon yönetiminde inovasyon dirençleri iyi yönetilmelidir.

–          İnovasyon yönetiminde örgüt kültürüne inovasyonu yerleştirmek ve inovasyonu ve yönetimini sürekli hale getirmek gerekmektedir.

–          İnovasyon yönetiminde inovasyonu örgütün tüm hücrelerine yerleştirmek gerekmektedir.

–          İnovasyon yönetiminde inovasyon sık sık ölçülmelidir.

Çünkü ölçmediğiniz inovasyonu yönetemezsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s