Anish Kapoor 5 Ocak’da Bitiyor;

Kaçırmayın;Anish Kapoor İstanbul’da Sakıp Sabancı Müzesinde 5 Ocak’ta bitiyor.

fotograf (119)SSM’de 5 Ocak’a kadar devam edecek sergiye yoğun işleriniz de olsa; mutlaka bir zaman ayırmaya çalışın  derim. Müzede de mutlaka özel hazırlanmış, filmi seyredin ve öyle gezin, ben de size  bu sergi dolayısıyla hazırlanmış Anish Kapoor webini öneriyorum, tıklayarak  ulaşabilirsiniz.Web’de yapılan anlatımda sanatçının yıl, yıl, yaptıkları, dünyanın önemli birçok kentindeki çalışmaları listelenmiş.Ama SSM’de sergide özel olarak hazırlanmış  filmde, çok daha fazlası var. Randevu ile rehber alıp gezmek de mümkün.SSM yi arayıp rehber yönlendirmelerini isteyebilirsiniz.Çok da iyi olur.

DSCF3576

Çağımızın önde gelen sanatçılarından Anish Kapoor, dünyada ilk kez İstanbul’da sergileyeceği eserleriyle Sakıp Sabancı Müze’sinde. Müzeye yerleştirilmesi haftalarca süren büyük ölçekli taş eserleri görebilirsiniz.

DSCF3587

Sanatçının mermer, kaymaktaşı gibi malzemelerle yapılan, çoğu daha önce sergilenmemiş taş eserlerine odaklanan ilk sergi olma özelliğini taşıyan sergi, Kapoor’un “Gök Ayna”, “Sarı” gibi heykel, mimari, mühendislik ve teknolojiyi bir araya getiren ünlü eserlerini de içeriyor.DSCF3578

Son 30 yıllık süreçte mermer, oniks, kaymaktaşı, granit, kumtaşı ve diğer taş türleri kullanılarak ortaya çıkan bu taş eserlere bakan birinin aklına tarihsel zamanın felsefeleri ve gerçeklikleri hakkında birçok bakış açısı geliyor. Kapoor, her biri kişisel ve imalı anlamlar içeren çağdaş formları elde edebilmek için oyma veya şekil verme gibi eski çağ geleneklerini takip eden az sayıdaki sanatçıdan biri. Belki de Kapoor’un sanatının en muhteşem yönü, özellikle de taş eserlerinin verdiği, eserlerin yaratıldığı zamanın tahmin edilemez oluşuyla birlikte ortaya çıkan zamansızlık duygusu”DSCF3584

Bir başka deyişle Anish Kapoor’un eserleri için 4 boyutlu olarak tanımlanabiliyor.

Kendisiyle yapılan bir ropörtajda, eserlerinin, özellikle kullandığı renklerin koyu/karanlık metaforlar içerdiğini dile getirmiştir. nedenini ise  aşağıda açıklamıştır:

fotograf (115)

“İşlerimin çoğu ışıktan çok karanlıkla ilgilidir.aydınlık kültürlü ve eğitimlidir, karanlık ise kültürsüz ve eğitimsizdir ve bizim söylenmemiş hikayemizin derinlerindedir. danteden freuda bir içsel karanlık içinde yaşıyoruz.yıllarca içsel karanlıkla ilgili işler yaptım.tüm batı felsefesi platonun metaforik olarak mağarada oturup ışığa bakıp ‘ilerleyelim’ demesi fikri üzerine kurulmuş.freud mağaranın arkasına bakmış ve belki hala mağaranın arkasına bakıyoruz.siyah ve maviyle çok iş yaptım.özellikle maviyle, çünkü mavi siyahtan daha derin olarak karanlığı ifade eder.son yıllarda yaptığım işlerin çoğu kırmızı.kırmızı toprağın rengidir, kırmızının anlattığı karanlığın, siyah ve mavininkinden daha derin ve koyu olduğunu düşünüyorum.”

fotograf (116)

‘BİR GALERİDE 4 VİNÇ ÇALIŞTI’

Büyük bütçelere malolan sergiyle ilgili, SSM Müdürü Dr. Nazan  Ölçer, taş heykellerin müzeye yerleştirilmesinin haftalarca sürdüğünü, her şeyden önce ağır heykelleri taşıması için müzenin güçlendirildiğini, duvarların yıkılıp sonra yeniden yapıldığını, bazen bir galeride 4 vincin çalıştığını ve çalışmaların belgesel haline getirildiğini anlattı.

anish-kapoor31image014Yeni yıla girerken kendinizi ödüllendirin, sergiyi gezin. Hatta Müzedechanga restoran’da sergi-yemek eşleşmesinden esinlenerek yapılan “Heykelsi Tatlar” adlı menüden seçeceğiniz lezzetlerle tamamlayın.Rezervasyonla Çarşamba ve Cuma geceleri, bu çok ilgi çekici menüyü denemek mümkün.

Sanatçı ile özdeşleşen malzemeler (pigmet, ayna, mermer dokuları) ve derinlik, sonsuzluk hissi uyandıran renklerden, formlardan yola çıkan Müzedechanga’nın genç ve yetenekli mutfak ekibi, görselliği kadar tat ve dokuda da şaşırtıcı ancak bir o kadar lezzetli bir menü oluşturmuş.  Ünlü tasarımcılar Arik Levi ve  Sebastian Herkner’in Verreum – Gaia&Gino markası için tasarladığı, Çek Cumhuriyetinde üretilen Anish Kapoor’un sergide de yer alan ayna yansıtmalı işlerine gönderme yapan vazo, mumluk ve tabaklar yemekteki atmosferi tamamlamakta.

Milliyet’teki 6 Ekim 2013 tarihli “Changa’da Heykelsi Tatlar”  haberi için tıklayınız.
Müzedechanga sayfası için tıklayınız.

İyi seyirler, keyifli lezzetler….

changa1

Başarısızlığı Yeni Bir İş Nedeni Oldu

Zor Demek Hafif Kalıyor,                                                                                                       Çok Etkilendim,                                                                                                                 Müthiş Bir Girişimcilik Hikayesi Daha,                                                                           Sabır Bazen En Önemli Meziyet,                                                                                         Hayaller Dosyası İşi Oldu,

Sevgili Muazzez Bodur ile buluşup  ondan dinledikten  sonra aklımdan çok farklı başlıklar geçti, hikayesini tekrar tekrar okudum, anlattıklarının her karesini  kendim yaşarcasına hissettim. Sonunda da biran önce  yazıp sizlerle de duygularımı, hissettiklerimi ve hikayeyi paylaşmak istedim.

fotograf (113)

Muazzez ile  harika güneşli bir günde Karaköy’de buluştuk. Onun ofisinin bulunduğu,  işlerinin, müşterilerinin yoğun olduğu, günümüzün popüler semti Karaköy’de. O da işini kurup ofis açacak duruma geldiğinde; ben burada olmalıyım demiş, ve ofisini kiralamış.Karaköy’ün restore edilmiş, yeniden çok farklı bir hayat bulmuş, her köşesinin, duvarının, kaldırımının tarihten bize çok şey anlattığı  sokaklardan, pasajlardan  geçerek, Meryem Ana Kilisesinin yan sokağında ki kafede  oturduk. Daha doğrusu, kafenin önü doluydu, karşısındaki duvar dibine konulmuş sıralanmış  masalardan birinde biz de yan yana  oturduk. Buluştuğumuz andan itibaren ben merakla sordum, o sakin sakin anlattı. Anlattıklarının hepsi çok heyecan vericiydi,hikayeyi bilmeme rağmen, o anlattıkça, ben de onunla tekrar yaşadım.O da  sakin, sakin anlatmasına  kendi de hayret ettiğini itiraf etti.Sakinliğini ise, ben bu işte sabretmesini öğrendim diyerek anlattı.

koleksiyonerim_logo

Muazzez iyi bir iş de çalışırken kendi işini kuruyor. İnternet üzerinden sanat, tarih ve antika değeri olan  eşya satan bir site açıyor.Çocukluğundan beri  bu tip bir uğraşı olmasının en büyük nedenlerinden biri de babasının bu tip eşyalara, objelere  olan ilgisi. İki sene evden,hem çalışıp hem işini götürmeye gayret ediyor. Bu arada evli bir çocuğu var, ama satışlar istediği gibi olmuyor, her geçen gün  karşılaştığı zorluklar, sorular, onu başka bir iş yapmaya yönlendiriyor. Hikayeyi aşağıda biraz da Muazzez’den dinleyelim.

“1975 doğumluyum, babam girişimciydi, Türkiye’de ilk likit deterjanı üreten kişidir. Kobiydi, ufak sermayeyle başlayıp, iki çocuğunu kolejde okutacak kadar para kazanabilmiş, dürüst, araştırmacı bir adamdı. Çocukluğum sabun kazanlarının içinde geçti, imalathaneye bayılırdım. Halen işin üretildiği yerleri çok merak eder severim.

Benim girişimci olmak yolundaki serüvenim, 2010 yılında amatör denemelerle başladı. 13 yıl kurumsalda .çalışmaktaydım. Öğrenciliğim çok başarılı olmasa da iş hayatında hızlı adımlarla yürüdüm ama hep bir tatminsizliğim vardı. Benim sanatla ilgili bir iş yapma hissiyatım, artık beni çok zorluyordu.

Önce bilgisayarımda bir “Hayaller” dosyası açtım. Hedefim tutkuyla bağlı olduğum  sanat eserleri ile ilgili bir iş yapmaktı. Bu dosyaya olmak istediğim, içinde yaşamak istediğim bütün hayallerimi yazdım. Keşke hayal edilenler gibi de devam etseydi. İşle devam edebilir bir yol bulmalıydı. İnternet üzerinden bir satış sitesi kurmaya karar verdim. 4 ay site adı, paket program, ürünler, içerikler derken, gece gündüz demeden siteyi 150 ürünle açmayı başardım. Hatta son hafta sonu 48 saat makinanın başından kalkmadım. Koleksiyonerim.com bir pazartesi sabahı online olacaktı.

antika-resim

8 yıllık evliydim, oğlum 3 yaşındaydı. Siteyi açacağımın akşamı eski eşim gelip boşanmak istediğini söyledi. Benim 48 saat uykusuzluğumun ardından olayın ciddiyetini anlamam oldukça geç oldu. Çok malum sebepler, akabinde mal mülk tartışmaları. 1 yıl sürdü boşanmamız, koleksiyonerim o dönemde beni mutlu eden tek uğraşımdı. Ancak o da, iş, boşanma, maddi imkansızlıkladan nasibini aldı.

2 yıl süren koleksiyonerim.com’ da her ay yeni antika ve koleksiyon objeleri koyarak zenginleştirmeye çalıştım. Ama sadece ürün bulmak yetmiyordu, reklam vereceksin, banka anlaşmaları, kampanyalar vs, hele ki benim kaybetmemdeki en büyük etken sektörü yeterince tanımıyorsan başarısızlık kaçınılmaz bir hal alıyor.

Siteyi ziyaret edenler eserleri çok beğeniyorlardı ancak bir türlü satın almıyorlardı. İlk satışım bir Gülabdan’dı. İnanamamıştım sitenin en pahalı eserlerinden biriydi ve 1000 TL idi.

SAM_1276

Gelen mesajlarda insanlar elindeki eşyalar ile ilgili sürekli soru soruyordu.   “Halım var kaç para eder? Dedemden bir el yazması kitabım var anlamıyorum? Tablom orijinal mi?,”

Bu soruların cevabı ise bende yoktu.

Gelenekselden başlayıp; internet üzerinden satış yapma maceram 2 yılı aşkın süre devam ettiğim denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Ancak bu başarısızlık, probleme teşhisi koymama ve Türkiye’de hiç yapılmayan bir işe adım atmamı sağladı.

Türkiye’de koleksiyon objeleri, antikalar, sanat eserleri gibi taşınabilen eserlerin ekspertizini yapan bir kurum yoktu. İnsanlar internet üzerinden bu eserleri alırken güven problemi yaşıyordu ve herkes elindeki eşyanın gerçek değerini merak ediyordu. İş riskli, uzman bulmak ise oldukça zordu.”

SAM_2887

Muazzez, başladığı iş de başarısız oluyor, eşinden ayrılıyor, ama özgüvenini, cesaretini kaybetmiyor, çok daha zor bir yolu seçiyor.Yeni bir iş kurmak için yola çıkıyor. Hem de bu sefer çalıştığı işinden de ayrılarak,kendi isteği ile işsiz kalarak.Bundan sonra başlayan yeni mücadelesi çok daha önemli. Evini geçindirmesi lazım, işini kurup sürdürmesi için paraya ihtiyacı var.Elindeki para çok sınırlı. Ama iş fikrine, kendine çok güveniyor ve sanat dünyası ve sanat severler içinde  olmayı çok arzu ediyor, sabırla dayanıyor, her zora bir çözüm buluyor, kendini, işini anlatıp yatırımcı arıyor. 

ekonomist

“Sonunda doğru iş modelini bulmuştum ve sanat eserlerinin değerlemesini yapan bir ekspertiz şirketi kuracaktım. İşten ayrılmış, çok küçük bir sermaye ile işe başladım. Enkuba adlı bir kuluçka yatırım yapan firmadan kuruluş sermayesi almayı başardım ve   2012 yılında Değerli Eşya Danışmanlık A.Ş’yi kurdum. Türkiye’de ve yurtdışında, kendi alanında uzman 100 ün üstünde tarafsız eksper aracılığıyla, istenirse sanal ortamdan ( www.bukacparaeder.com), istenirse yerinde ekspertiz hizmeti veriyorum.”

Muazzez en önemli kısmı  altı satırda yazmış, ama onun Enkuba’yı bulması, yatırımcı bulmak için  çalışmaları, bulduktan sonra işinin geliştirilip ilk müşteriyi kazanana kadar yaşadıkları bir film gibi.Önce iş fikrinin doğru olup olmadığını, başkalarının buna ne kadar değer verdiğini görmek için, yarışmalara katılıyor, eğitimler alıyor, kendini tanıtmak, anlatmak için sunumlar yapıyor. Start Up Weekend fayda gördüğünü söylediği önemli girişimcilik yarışmalardan biri. Kendi değerlendirme  ekibini kurmak için çok araştırma yapıyor, her araştırmada bir şeyler öğreniyor, birilerini tanıyor. Yurt dışında nasıl yapılıyor, araştırıyor, yardım istiyor.Bu çabaların içinde bir gün Enkuba ile tanışıyor. Ama iş fikrinin hayata geçmesi için de süreye ihtiyaç var. Enkuba grup dayanabilecek misin? diye soruyor.Muazzez heyacanla her zora dayanacağım deyip,hep birlikte çalışmaya başlıyorlar.İlk müşteri Osmanlı Bankası, oluyor, sigorta şirketlerinden, önemli yatırımcılardan teklifler, işler geliyor. Sonrası devam ediyor, şimdi sırada değerli eşyaların satışının büyütülmesi, hızlandırılması var.Muazzez bu her anı heyacan dolu hikayesinde, hissettiklerini,duygularını, inandıklarını, gelecek hayallerini aşağıda anlatmaya devam ediyor.

7lvgtbyg7hzar2pk3cz1

“Şimdi tekrar bir satış sitesi kurmak istiyorum, insanların elindeki eşyaların ekspertiz hizmetini aldıktan sonra değerinde satış hizmetini verecek bir site. Artık biraz daha şanslı hissediyorum. Çünkü artık insanlara elindeki eski eşyaların değerini söyleyebilecek bir alt yapım var ve piyasayı takip edebiliyorum. Oyun alanınızın kurallarını, rakiplerinizi tanımıyorsanız bütün çabalarınız boşa gider. Kahve pişirmeyi bilmeyen insanların restoran açma fikirlerine bayılıyorum!!!!!!!

Genel kural hep geçerli; iyi olan kazanıyor.

Temelinde bir ihtiyaca cevap veren fark ve faydası net olarak tanımlanabilen, iyi planlanmış bir iş fikri, yatırım kaynaklarının da desteğiyle hayata geçirilebilir. Ayrıca girişimcinin donamı, tecrübesi, inancı, vizyonu, yönetim becerileri ve sürekliliği çok önemli. Bugün her 12 girişimden sadece 1’ i ayakta kalabiliyor.  Yolun uzun ve zor şartlar barındırdığını unutmamak, hatta başlamadan önce hazırlanmak gerekiyor.

star gazetesi (1)

Genel kural hep geçerli; iyi olan kazanıyor.

Karar almak, fikri içinde yaşamak ve her türlü dış etkene rağmen kararlılığını koruyabilmek bazen çok zor gelebiliyor. Ben şu anda  kendi işini yöneten biri olarak profesyonel hayata göre çok daha fazla zamanımı işim için harcıyorum .İçimde hiç bitmeyen bir heyecan ve dinamizm var. Bence bu gücü kendinde hisseden herkes kendi işini kurmalı.

Girişimcilikte beni başarıya götüren bazı davranışları paylaşmak istiyorum

Önce kendinden emin olmalı insan, özgüveni onu yarı yolda bırakmamalı,
Girişimci ( en çaresiz hissedilen anda dahi ) kendi kendini motive edebilmeli,
Her sabah kalktığında evet ben bu yola baş koydum diyebilmeli,
Sürekli büyümeye kafa yormalı ve elindekiyle yetinmemeli,
Her gün işiyle ilgili yeni bir fikri not almalı
İletişimde açık olmalı ve doğasındaki üretkenliği yansıtmalı
İşletmenin her sürecine vakıf olmalı, teknolojiden korkmamalı
Ve mutlaka işini çok sevmeli

Ben 15 yıllık profesyonel iş hayatımı arkada bırakıp  bilinmeyen bir yolculuğa adım attım.  Babam gibi, Türkiye’de hiç yapılmayan bir işe baş koydum. Hem internet hem yerinde, 13 ayrı ülkede 100 ün üstünde uzman ile çalışıyorum. İşimin büyük bir bölümünü internet ve teknolojiyi yoğun kullanarak yapıyorum. Artık çevremde o hep hayalini kurduğum ve içinde olmak istediğim sanat eserleri ve sanata aşık insanlar var.

deville freres

“Hayaller” dosyası halen yapılacak bir sürü yeni fikirle dolu. Bence bu dosya hiçbir zaman

kapanmayacak.”

Sevgili Muazzez, yepyeni bir iş fikrini çok zorluklarla hayata geçirmiş,  ve azimle yeni hayallerinin peşinden gidiyor, çok etkilendim, işine olan tutkusuna hayranlık duydum, heyecanla dinledim, yazdım. Daha çok yazılacak şey var, melek yatırımcısı ile olan tanışma ve çalışma hikayesini ayrıca paylaşmak istiyorum. Hiç umut bağlamadan  katıldığı ,ama sonunda çok farklı  sürprizlerle karşılaştığı yarışmalar, birinci olana kadar inatla katılmaya devam etmek istedikleri, idolleri, tüm çabalarının ona kazandırdığı hayat tecrübesi olgunluğu hepsi farklı hikaye konuları olacak nitelikte. Belki blogundan işlerinden paylaşacağım çok şey olacak, Muazzez tanıdığım için çok mutluyum, başarılarını takip etmek, en büyük keyfim olacak, kutluyorum.

Ümit Boyner’e Avrupa Ödülü

BOYNER Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, üç gün önce Avrupa Komisyonu himayesinde verilen Capo Circeo Ödülü’nü aldı.Çok gurur verici haberi ben de paylaşmak istedim.

fft99_mf3807845

Avrupa Ödülü’ne layık görülen ilk Türk olan Boyner, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) adaylık sürecinin çok yavaş ilerlediğini belirterek, “Avrupa’daki kriz nedeniyle genişleme de gündemlerinden çıktı” dedi. Avrupa ile geçmişten bu yana güçlü sosyo-kültürel, tarihi ve ekonomik ilişkileri olan Türkiye’yi, Avrupa’nın değişmez partneri olarak gören ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen Vincenzo Di Paolo Vakfı tarafından verilen Capo Circeo Ödülleri dün akşam sahiplerini buldu. Kültür, sanat, ekonomi ve siyasi dallarında verilen ödüle ilişkin tören, Campidoglio tepesinde bulunan Capitolini Müzeleri’nde gerçekleştirildi. TÜSİAD eski Başkanı Ümit Boyner, Türk ekonomisinin büyümesine, Avrupa’yla olan ticari ilişkilerin gelişmesine ve Türkiye’nin AB üyeliği sürecine katkıları sebebiyle Avrupa kültürünün gelişmesi ve yaygınlaşmasının sembolü olan bu prestijli ödüle layık görülen isim oldu. Geceye, Ümit Boyner’in eşi Cem Boyner ve Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil de katıldı.

TÜRKİYE’YE İLHAM VEREN 6 TEMEL DEĞER

Ümit Boyner ödülü alması ardından yaptığı konuşmada, “Bu ödülü aynı zamanda, her demokratik, çoğulcu ve özgür toplumun temeli olması gerektiğine inandığımız Avrupa değerleri ve standartlarını büyüyen ülkemiz Türkiye’de hayat bulması için seslendiren ve çalışan tüm erkek ve kadınlar adına alıyorum” dedi. Boyner, Avrupa’daki sosyal yapı ve bireysel özgürlüklerin yüzyıllar boyunca ve çoğu zaman zorluklarla savaşarak elde edildiğini, zamanla gelişerek oluştuğunu hatırlamak gerektiğine vurgu yaparken şöyle konuştu:

“Bir kez daha Avrupa’yı tanımlayan ve aynı zamanda dünyanın geri kalanına ve benim ülkeme ilham veren altı temel değerin altını çizmek isterim Humanistik düşünce olmasaydı, bağımsız insanlar olmazdık ve tebaa olarak kalırdık. Akılcılık olmasaydı, bağımsızlık da olmazdı ve mantık, muhakemenin nihai kaynağı olmazdı. Din ve politikada kuvvetler ayrılığı olmasaydı, din ve inanç özgürlüğü olmazdı. Hukukun üstünlüğü olmasaydı, hükümdar veya otokrat güç, varlığımız ve şahsi özgürlüklerimiz üzerinde gelişigüzel kararlar verebilirdi. Demokrasi olmasaydı, hiç bir şekilde kendi geleceğimizi belirleyemezdik, kendi kaderimizin kontrolü kendi ellerimizde olmazdı. İnsan hakları olmasaydı, hiç bir ayrımcılığa karşı korunamazdık.”

Ümit Boyner bu değerli ödülden cesaret aldığını ve bu ödülün kendisini daha iyi şeyler yapmaya teşvik ettiğini ifade etti.

SEÇİMLER DE AB SÜRECİNDEKİ GELİŞMELERİ ETKİLEYECEK

Tören ardından gazetecilere konuşan Boyner, AB’nin gündeme gelmesinden çok memnun olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

“AB ile ilişkiler, aşağı yukarı 2005’ten beri üzerinde çalıştığım bir konu. Onun için ödüllendirilmek büyük şeref. Duyduğum zaman da çok sevindim. Türkiye gündeminde bununla yer almak büyük şeref dedi. Türkiye’nin AB üyeliği gidişatının bekledikleri ve istedikleri hızda ilerlemediğini dile getiren Boyner, “Yeni bir başlık açılmış olması bize bir ümit verdi, ama çok yavaş gidiyor. Umuyorum ki tekrar hızlanacak. Hem Türkiye’nin hem Avrupa’nın bu sürece biraz canlılık katması gerekiyor. İş dünyası çok uzun zamandır bu konunun üzerinde çalışıyor, ama Türkiye’deki seçim dönemi de çalışmaları yavaşlatacak gibi görünüyor.”

“GENİŞLEME AVRUPA’NIN GÜNDEMİNDEN ÇIKTI”

Boyner bu yavaşlamanın, Türkiye’nin gündeminde başka konular olması ve Avrupa’da da geçtiğimiz dönemde Türkiye karşıtı politikalar izleyen ülkelerin varlığından kaynaklandığını belirterek, “Ümit ediyorum ki bu konu tekrar gündeme gelecek. Fransa bu konuda eski inadından vazgeçti. O açıdan ümitle yolumuza devam etmeliyiz diye düşünüyorum” dedi.

Avrupa’daki ekonomik kriz ve bunun arkasındaki nedenlerin, Avrupa’yı da kendi içine kapadığını öne süren Boyner, “Genişleme de gündemlerinden çıktı. Bunun da Türkiye’yle olan ilişkilere negatif etkisi oldu, ama krizden çıkış da çok hızlı olacak gibi görünmüyor. Ümit ediyorum ki Avrupa, Türkiye’nin birliğe katılmasıyla Avrupa ekonomisine katkıda bulunacağını görecek noktaya gelecek. Avrupa’da bunu görenler de Türkiye’yi destekleyenler ve genellikle iş dünyası” diyerek sözlerini noktaladı.

CAPO CİRCEO ÖDÜLÜ

Kuruluşunda 1977 yılında İtalyan-Alman Dostluğu Derneği’nin kültürel aktiviteleri çerçevesinde verilmeye başlanan Capo Circeo Ödülü, günümüzde İtalya ve Almanya dışında diğer Avrupa ülkelerinden de politikacılar, düşünürler, yazarlar, sanat ve iş dünyasından ünlü kişilere veriliyor. Geçmişte bu ödül ile onurlandırılmış kişiler arasında Angela Merkel, Cecchi Gori, Giscard d’Estaing, Helmut Kohl, Jos? Manuel Barroso, Marcello Lippi ve Michael Schumacher de bulunuyor.

Şeker Kullanmadan Aşure Yapın

Yeşilist’den Nil Kayarlar Sarrafoğlu yazınca, ben de hemen paylaştım,Nil şeker yerine aloe vera veya hurma şurubu kullanıyorum diyor, ben de stevia veya ageve şurup kullanıyorum,hem de oldukça az, hepsi olabilir, size hangisi kolay gelirse…

Şeker kullanmadan aşure yapın

18.11.2013 – Nil Kayarlar Sarrafoğlu

Hep anneden ya da büyük anneden gelen tarifler vardır ya, bizim evde yapılan aşurede de portakal kokusu eksik olmazdı. Aşure diyince aklıma hep portakal kokuları gelir. Ama benim versiyonda bir değişikliğe uğruyor tarif. Ben aloe vera veya hurma şurubu kullanıyorum tariflerimde. Evet organik ürünler de kullanıyorum farklı olarak ama büyük ihtimalle annanemin kullandıkları da sağlıklı idi.

Malzemeler
Yarım kg. organik buğday
1 su bardağı organik nohut
1 su bardağı organik kurufasulye
1 çay bardağı organik organik pirinç
100 gr organik kuru kayısı, yıkanmış ve ufak ufak doğranmış
50 gr. kuş üzümü
100 gr. organik çekirdeksiz kuru üzüm
dilerseniz ufak ufak doğranmış kuru incir
1 su bardağı organik aloe vera veya hurma şurubu
½ su bardağı organik süt
2 adet organik portakal rendesi, portakalınız sulu değilse biraz da küp küp kesip içine atın mutlaka.

Bir gece önce buğdayı bir tencereye koyup üzerini 5 parmak geçecek kadar su koyun ve bir taşım kaynatın.Kurufasulye ve nohutu yıkayıp ayrı bir tencereye alın ve aynı işlemi tekrarlayın.Her iki tencereyi de kaynadıktan sonra altını kapatın ve gece dinlendirin.Sabah tencerelerin altını tekrar açın, kısık ateşte ara sıra karıştırarak buğday, nohut ve kurufasulye yumuşayıncaya kadar tencere kapağını kapamadan 3 saate yakın pişirin.

Kıvamını bozmadığınız sürece dilediğiniz kadar su ekleyebilirsiniz. Bizim evdeki aşureye pirinç unu veya nişasta eklenmezdi, bazıları eklerler. eğer tencerelerdeki su azalırsa kaynamış su ekleyin.Buğdayın pişmesine yakın tencereye iyice yıkanmış pirinci ekleyin. bir sürede pirinçlerle beraber pişirin ve nohut ve kurufasulyeleri buğday tenceresine ekleyin. 10-15 dakika daha kısık ateşte kaynatın. çekirdeksiz üzümü, kuş üzümünü ve kayısıları tencereye ekleyin. 15 dakika daha pişirdikten sonra da aloe vera veya hurma şurubunu ekleyin, bir taşım kaynatıp altını kapatın. hemen ardından ısıttığınız sütü ve portakal rendesini ekleyin. Aşure soğuduktan sonra kaselere paylaştırıp tarçın, ceviz, fındık ve elbette nar ile süsleyin.

Girişimciler İçin; Teşvik ve Hibe Fırsatları

Bugün sizlerle sevgili Hande Çilingir’in hazırladığı Girişimci Adayları ve Girişimciler için Teşvik ve Hibe Fırsatları yazılarının KOSGEB bölümüyle ilkini paylaşıyorum. Faydalı olacağını umuyorum, bu bilgilendirme yazıları  TÜBİTAK, KALKINMA AJANSLARI VE BANKA KREDİLERİ  ile devam edecek.Sonra da Kosgeb’le ilgili uygulama  bilgilerini  daha detaylı paylaşmayı planlıyorum.Sevgiler, sevgiler…

KOSGEB-Logo1

KOSGEB

  1)KOBİ Proje Destek Programı

 PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • İşletmelere özgü sorunların işletmeler tarafından projelendirildiği ve projelendirilen maliyetlerin desteklenebildiği bir programa ihtiyaç duyulması,
  • KOBİ’lerde proje kültürü ve bilincinin oluşturulması,
  • İşletmelerin proje yapabilme kapasitelerinin geliştirilmesi,
  • Esnek destekleme sistemine ihtiyaç duyulması.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ, SÜRESİ

Program Süresi                    3 yıl

Proje Süresi                          6-24 ay(+12ay)

Destek Üst Limiti                 150.000 TL (Geri ödemesiz)

Destek Oranı                        1.ve 2. Bölge için %50

                                                3.ve 4. Bölge* için %60


DESTEKLENECEK PROJE KONULARI

  • İşletmelerin; üretim, yönetim-organizasyon, pazarlama, dış ticaret, insan kaynakları, mali işler ve finans, bilgi yönetimi ve bunlarla ilişkili alanlarda sunacakları projeler desteklenir.

 

DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ

  • Bu program kapsamında desteklenecek proje giderlerine Kurul karar verir. Ancak, arsa, bina, inşaat, tadilat, tefrişat ve benzeri, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji ve su giderleri, kira giderleri, finansman giderleri, proje ile ilişkilendirilmemiş diğer maliyetler desteklenmez.
  • Proje ile ilişkilendirilmiş makine-teçhizat, hammadde ve malzemeye ilişkin KOSGEB desteği, Kurul tarafından karar verilen toplam KOSGEB destek tutarının % 10 (on)’unu aşamaz. Proje kapsamında alınacak yazılım için sağlanacak KOSGEB desteği bu sınırlamaya dahil değildir.

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: *http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=3

2) Tematik Proje Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • KOBİ’lerin kendi işletmelerini geliştirmeleri ve Meslek Kuruluşları tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi amacıyla daha fazla proje hazırlamalarının teşvik edilmesi,
  • Makro strateji dokümanlarında işaret edilen öncelikler dikkate alınarak belirlenen tematik alanlarda bölgesel ve sektörel ihtiyaçların karşılanması,
  • KOBİ’lerin uluslararası mevzuat ve önceliklere uyumunun sağlanması,

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin ve meslek kuruluşlarının KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.


TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI DESTEK UNSURLARI 

 

  Çağrı Esaslı Tematik Program Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı
Başvuru Yapabilecekler KOBİ’ler ve Meslek Kuruluşları Meslek Kuruluşları
Program Süresi  – 3 Yıl
Proje Süresi Proje Teklif Çağrısında Belirlenir 24 Ay (+12 Ay)
Destek Oranı 1. ve 2. Bölgede % 50

3. ve 4. Bölgede % 601. ve 2. Bölgede %50

3. ve 4. Bölgede % 60Destek ÖdemesiGeri Ödemeli ve Geri Ödemesiz seçeneklerleGeri ÖdemesizDestek Üst LimitiProje Teklif Çağrısında Belirlenir150.000 TL


Çağrı Esaslı Tematik Program Desteklenecek Proje Giderleri

  • Personel ücretleri ve seyahat giderleri,
  • Makine-ekipman, yazılım ve donanım alımı veya kiralanması giderleri (azami %25),
  • Sarf malzemesi giderleri,
  • Hizmet alım giderleri,
  • Genel idari giderler (azami %10).


Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı Desteklenecek Proje Giderleri

  • Kurul tarafından uygun bulunan ve aşağıda belirtilenler dışında kalan giderler destek kapsamındadır;
  • Bina inşaat yapımı, tadilatı, gayrimenkul alımı, makine-teçhizat, tefrişat, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, finansman giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji, su, kira giderleri, proje ortaklarından alınan danışmanlık ve hizmet alımı giderleri ve proje ile ilişkilendirilmemiş maliyetler.

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=4 

3)İşbirliği Güç birliği Destek Programı  

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • KOBİ’lerin işbirliği-güçbirliği anlayışında bir araya gelerek “Ortak Sorunlara Ortak Çözümler” üretilmesi,
  • KOBİ’lerin tedarik, pazarlama, düşük kapasite kullanımı, rekabet gücü zayıflığı, finansman başta olmak üzere tek başlarına çözümünde zorlandıkları birçok soruna çözüm bulunması,
  • KOBİ’lerin bir araya gelerek kapasite ve rekabet gücü yüksek işletmelere dönüşmesi,
  • Ölçek ekonomisinden yararlanılarak kaynak tasarrufu sağlanması,
  • KOBİ’ler arasında ortaklık ve işbirliği kültürünün geliştirilmesi.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin, KOSGEB Veritabanında kayıtlı olmaları ve KOSGEB Birimine proje başvurusu yapmaları esastır.

İŞBİRLİĞİ – GÜÇBİRLİĞİ ORTAKLIK MODELLERİ

  • Proje ortağı işletmelerin mevcudiyetlerini koruyarak kurulacak olan işletici kuruluşa ortak olmaları,
  • Proje ortağı işletmelerin bir kısmının ya da tamamının kendilerini feshederek kurulacak işletici kuruluşa ortak olmaları,
  • Proje ortağı işletmelerin bir kısmının kendilerini feshederek ortaklardan birinin bünyesinde birleşmesi,
  • Her bir ortaklık modelinde en az 5 işletmenin bir araya gelmesi şartı aranır.

kosgeb-destekleri-hibe-programi


DESTEKLENECEK PROJE KONULARI

  • Hammadde, ara mamul, mamul, lojistik ve diğer hizmetleri daha hızlı ve ucuz temin edebilmeleri amacıyla ortak tedarik,
  • Müşteri istekleri ve pazarın talebi doğrultusunda ürün ve hizmet geliştirmeleri, ürettikleri ürün ve hizmetleri yeni pazarlara sunmaları amacıyla ortak tasarım,
  • Ürün ve hizmet kalitelerini yükseltmek ulusal ve uluslararası pazar paylarını artırmak, marka imajı oluşturmak, uluslar arası pazarın ihtiyaçlarına cevap vermeleri amacıyla ortak pazarlama,
  • Ürün ve hizmet standartlarını geliştirmeleri amacıyla ortak laboratuar,
  • Üretim ve hizmet kapasitelerini, çeşitlerini, verimliliğini ve kalitelerini artırmak amacıyla ortak imalat ve hizmet sunumu konularında sunacakları projeler desteklenir.


PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ  

    

Proje Süresi                    6-24 ay (+ 12 ay)

Destek Üst Limiti           250.000 TL (Geri Ödemesiz),   500.000 TL (Geri Ödemeli)

Destek Oranı                   1. ve 2. Bölge için %50    

3. ve 4. Bölge için %60

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=5

4)AR-GE, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ ve girişimcilerin geliştirilmesi,
  • Teknolojik fikirlere sahip tekno-girişimcilerin desteklenmesi,
  • KOBİ’lerde Ar-Ge bilincinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge kapasitesinin artırılması,
  • Mevcut Ar-Ge desteklerinin geliştirilmesi,
  • İnovatif faaliyetlerin desteklenmesi,
  • Ar-Ge ve İnovasyon proje sonuçlarının ticarileştirilmesi ve endüstriyel uygulamasına yönelik destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulması.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

İşletme ve girişimcilerin Programdan yararlanmak için ilgili KOSGEB Birimine proje başvurusu yapmaları ve proje başvurusu yapan işletmelerin KOSGEB Veritabanına kayıtlı olmaları esastır.

PROJE SÜRESİ

  • Ar-Ge ve İnovasyon Programı için en az 12 (on iki), en çok 24 (yirmi dört) ay,
  • Endüstriyel Uygulama Programı için en çok 18 (on sekiz) ay,
  • Her iki program için de Kurul kararı ile 12 (on iki) aya kadar ek süre verilebilir.


AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI   

     

AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti(TL) DESTEK ORANI (%)
Ar-Ge ve İnovasyon Programı
İşlik Desteği İşliklerden bedel alınmaz
Kira Desteği 12.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75
Personel Gideri Desteği 100.000 75
Başlangıç Sermayesi Desteği 20.000 100
Proje Geliştirme  Desteği Proje Danışmanlık Desteği 25.000 75
Eğitim Desteği 5.000
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği 25.000
Proje Tanıtım Desteği 5.000
Yurtdışı Kongre/Konferans/Fuar Ziyareti/Teknolojik İşbirliği Ziyareti Desteği 15.000
Test, Analiz, Belgelendirme Desteği 25.000
Endüstriyel Uygulama Programı
Kira Desteği 18.000 75
Personel Gideri Desteği 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=6

5) Genel Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması,
  • KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması,
  • Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması,
  • KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi,
  • KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi.
  GENEL DESTEK PROGRAMI DESTEKLERİ DESTEK ÜST LİMİTİ  (TL) DESTEK ORANI    (%)
1. ve 2. Bölgeler 3. ve 4. Bölgeler
1 Yurt İçi Fuar Desteği 30.000 % 50 % 60
2 Yurt Dışı İş Gezisi Desteği 10.000
3 Tanıtım Desteği 15.000
4 Eşleştirme Desteği 15.000
5 Nitelikli Eleman İstihdam Desteği 20.000
6 Danışmanlık Desteği 15.000
7 Eğitim Desteği 10.000
8 Enerji Verimliliği Desteği 30.000
9 Tasarım Desteği 15.000
10 Sınai Mülkiyet Hakları Desteği 20.000
11 Belgelendirme Desteği 10.000
12 Test, Analiz ve Kalibrasyon Desteği 20.000
13 Bağımsız Denetim Desteği 10.000

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

  • Programdan yararlanmak isteyen işletmenin, KOSGEB Veri Tabanında yer

alması koşulu aranır.

  • Programdan yararlanmak isteyen işletme KOSGEB Birimine başvuru yapar. Başvurusu

kabul edilen işletmeden taahhütname istenir.

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=7

is-adamlari-kosgeb-destekleri-hakkinda-bilgilendirildi_842918_340_226

 6)Girişimcilik Destek Programı

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,
  • Başarılı ve sürdürülebilir işletmelerin kurulması,
  • Girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması,
  • İş Geliştirme Merkezlerinin kurulması ile girişimciliğin geliştirilmesi,
  • İstihdamın artırılması,
  • Yerel dinamiklere dayalı girişimciliğin desteklenmesi.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Uygulamalı Girişimcilik Eğitiminden Yararlanma Koşulu;

  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinin hedef kitlesi kendi işini kurmak isteyen gerçek kişiler olup, eğitimler genel katılıma açık olarak düzenlenebileceği gibi, genç girişimci, kadın girişimci ve üniversite öğrencileri gibi belirli bir hedef kitle grubuna yönelik olarak da yapılabilir.

Yeni Girişimci Desteğinden Yararlanma Koşulu;

  • KOSGEB veya kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen bir Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini,
  • 24/05/2005 tarih ve 25795 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KOSGEB Destekleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olan bir Genç Girişimci Geliştirme Programı ile KOSGEB’in işbirliği ve denetimi çerçevesinde başka kurumlar tarafından düzenlenen bir girişimcilik eğitimini,
  • KOSGEB tarafından yürütülmüş olan Birinci ve İkinci Özelleştirme Sosyal Destek Projesi kapsamında düzenlenmiş bir Küçük Ölçekli İşletme Kurma Danışmanlığı Desteği (KÖİDD) Programı’nı

tamamlayarak, eğitime veya programa katıldığını belgeleyen ve eğitimi veya programı tamamladıktan sonra işletmesini kuran girişimciler yararlanabilir.

Girişimcilik Destek Programı 3 alt programdan oluşur:

  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi
  • Yeni Girişimci Desteği
  • İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği


Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi

  • Minimum 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan eğitim programını kapsar (girişimcilik özelliklerinin sınanması, iş fikri egzersizleri yapılması ve iş planı hazırlanması)
  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri KOSGEB veya diğer kurum ve kuruluşlar (üniversite, İŞKUR, meslek kuruluşu, belediye v.b. tarafından düzenlenebilir,
  • Eğitimler, genel ve özel hedef grupları (gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar) için düzenlenir,
  • Eğitimlere katılanlardan ücret alınmaz.

Kosgeb150bin

 7) Yeni Girişimci Desteği

Bu destekten;

  • Uygulamalı girişimcilik eğitimini tamamlayarak işini kuran girişimciler ve
  • İŞGEM girişimcileri faydalanabilir.  


Yeni Girişimci Desteği Destek Unsurları 

DESTEK UNSURU   ÜST LİMİT (TL) DESTEK ORANI (%) (1. ve 2 . Bölge) DESTEK ORANI (%) (3. ve 4. Bölge)
İşletme Kuruluş Desteği Geri ödemesiz 5.000

60

(Kadın veya özürlü girişimci:70)

70

(Kadın veya özürlü girişimci:80)

Kuruluş Dönemi Makine, Teçhizat ve Ofis Donanım DesteğiGeri ödemesiz10.000İşletme Giderleri DesteğiGeri ödemesiz12.000Sabit Yatırım DesteğiGeri Ödemeli70.000


İş Geliştirme Merkezi Desteği

  • İş Geliştirme Merkezleri, bünyesinde barındırdığı işletmelere, işletme geliştirme danışmanlığı, uygun koşullarda iş yeri mekânı, ortak ofis ekipmanı, ofis hizmetleri gibi hizmetler sunarak işletmelerin en kırılgan oldukları ilk yıllarını sağlıklı bir şekilde aşmalarını ve büyümelerini sağlamak amacıyla kurulan ve işletilen merkezlerdir.
  • İşletme Geliştirme Merkezlerinin kuruluş başvurusu; belediyeler, üniversiteler, özel idareler, kalkınma birlikleri, meslek kuruluşları ve kar amacı gözetmeyen kooperatifler tarafından münferiden veya birlikte yapılabilir.


İş Geliştirme Merkezi Desteği Destek Unsurları

   DESTEK UNSURU   ÜST LİMİT (TL) DESTEK ORANI  (%) (1. ve 2 . Bölge) DESTEK ORANI (%) (3. ve 4. Bölge)
İŞGEM Kuruluş Desteği (18 ay)
  • Bina tadilatı
  • Mobilya Donanım
  • İŞGEM Yönetim

Geri ödemesiz750.000

600.000

125.000

25.000

6070

İŞGEM İşletme Desteği (36 ay)

  • Personel
  • Eğitim,Danışmanlık
  • Küçük tadilat

Geri  ödemesiz100.000

30.000

50.000

20.000

6070

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=8

8)Gelişen İşletmeler Piyasası Kobi Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI
Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı” ile gelişme ve büyüme potansiyeline sahip küçük ve orta ölçekli işletmelerin;

  • İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmesinin sağlanması,
  • Sermaye piyasalarından fon temin edilmesine imkan sağlanması

PROGRAMIN KAPSAMI
Program kapsamında, KOBİ’lerin paylarının Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmek üzere halka açılma sürecinde;

  • Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli,
  • Bağımsız denetim hizmeti bedeli,
  • Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurul kaydına alma ücreti,
  • İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti,
  • Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) masrafı,
  • Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu,

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

  • Programdan yararlanmak isteyen ticari şirket statüsündeki işletmenin, KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.
  • KOSGEB tarafından geri ödemesiz destek olarak söz konusu maliyetler, KOSGEB tarafından karşılanacaktır.

PROGRAMIN UNSURLARI, ORANI VE ÜST LİMİTİ

Program kapsamında sağlanan desteğin toplam üst limiti 100.000 (Yüzbin) TL olup, destek unsurlarının üst limit ve oranları aşağıda tablo halinde verilmiştir.

Destek Unsurları Destek ÖdemesiÜst Limiti (TL) Oranı (%)
Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli (azami 2 yıl) 60.000 75
Bağımsız denetim hizmeti bedeli 20.000 75
SPK kurul kaydına alma ücreti 10.000 100
İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti
Merkezi Kayıt Kuruluşu masrafı
Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu 10.000 75

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=24

8) Kredi Faiz Desteği

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

Kredi Faiz Desteği programları ile KOSGEB tarafından; küçük ve orta ölçekli işletmelere uygun koşullarda finansal destek temin edilerek,

  • üretim, kalite ve standartlarını artırmaları,
  • finansman sorunlarının çözümü,
  • istihdam yaratmaları,
  • uluslararası düzeyde rekabet etmelerinin

sağlanmasıdır.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

KOSGEB Veri Tabanında kayıtları onaylı ve KOSGEB desteklerinden yasaklı olmayan gerçek/tüzel kişiliği haiz işletmeler yararlanabilir. Yatırım, işletme ve ihracat amaçlı Kredi Destek Programı çerçevesinde kullanacakları banka kredileri için başvuru koşulları ve diğer şartlar KOSGEB tarafından belirlenir.

  • KOSGEB’in 2003 yılından itibaren sağladığı finansal destekler, Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2008 yılına kadar üç kamu bankası aracılığıyla sağlanmış, 2008 yılı Mayıs ayında ise yeniden düzenlenen Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, halen Türkiye’de faaliyette bulunan kamu bankaları, özel bankalar, katılım bankaları ile yapılan Protokollerle KOBİ’lere kullandırılacak kredilerin faiz/kar payı, komisyon vb. giderlerinin program türüne göre kısmen ya da tamamen karşılanması şeklinde sürdürülmektedir.
  • KOSGEB KOBİ kredi faiz desteğinin vadesi azami 48 (kırksekiz) ayı, üst limiti işletme başına 300.000(üçyüzbin) TL’yi geçemez.

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=32

Eda’dan Samimi İtiraflar

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim hikaye tipik bir Y kuşağı temsilcisi, Eda Bilol‘a ait

Eda pırıl, pırıl parlayan kocaman gözleri ile etrafındakileri hemen pozitif çekiciliği ile etkileyen Y kuşağı girişimcilerinden.Kagider’de bir yandan Y kuşağı ile ilgili eğitimler verilirken, onlarla nasıl çalışmalı, onlarla nasıl daha iyi anlaşmalı derken, aramıza hızla yeni yeni Y kuşağı girişimciler de katılıyor. Her geçen gün de artarak. Ben kendi adıma hep söylüyorum; uzun senelerdir,  onlarla çalışmayı, birlikte vakit geçirmeyi seviyorum, ve öncelikli tercih ediyorum.Gelecek onlarla değişecek, güzelleşecek inanıyorum.

Eda ile  Kagider’e katıldığından beri birbirirmizi çok  görmesek de sosyal medyadan takip etme şansımız var. Bir araya gelmek için de çaba içindeyiz. Biraz mesafeler uzak. Ama önümüzdeki günlerde daha çok bir arada olmak dileğimiz.Eda ile sosyal medyanın dışında yazışıyoruz, aynı komitede çalışıyoruz, beraber çalıştığımız bir proje var, ve ben size bugün bu pırıl, pırıl genç girişimci Y kuşağı genci Eda’nın girişimcilik hikayesini kendi anlatımıyla paylaşacağım. Sonra Eda ile sizlere hazırlayacağımız farklı bir yazımız daha olacak, Eda’nın blogger olma hikayesi.İkisi de şimdiye kadar yazdıklarımdan çok farklı, güzel enerjili, çok beğendiğim hikayeler, çalışmalar.  Sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum, ben çok keyif alarak, okudum,   yazdım. Bugünkü  hikayede de her kuşağın ilgisini çekecek, çok güzel samimi itiraflar,kendi  öz eleştirileri  var. Sonunda da yeni projelerin girişimlerin haberi var. Y kuşağı olunca böyle, önlerinde daha çok uzun zamanları  var, hayalleri var, çoğalan enerjileri var. Hepsi heyacan verici.DSC00046-1

Eda yazısına  eğitim tercihi ve sonrasında ki karar değişikliğini anlatarak başlıyor.

“1987 doğumluyum. Kasım ayında doğmuş ve erken okula başlamış olmanın avantajıyla 21 yaşımı doldurmadan üniversite mezunu oldum.

Fen Lisesi ardından bir kararsızlık yaşarken, çocukluk hayalim olan Mimarlık bölümünü tercih etme kararı aldım. İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümünden mezun olduktan sonra Floransa’da Florence Design Academy’de İç Mimarlık mastırı yaptım.

İstanbul’a geri döndüğüm ilk günden beri (görüşmeleri daha mastır bitmeden başlamıştı) bambaşka bir konu olan aile şirketimizde başlamak istedim.

Genlerindeki ve ruhundaki girişimcilik arzusu baskın gelmiş.  

Birçok ailenin aksine babam gelmemem konusunda çok ısrarcı oldu. Mesleğimi yapmamı istemesinin yanı sıra, 2008-2010 yılları arasında az-çok herkesi sarsan krizin de etkilerinden yeni sıyrılıyor olduğundan bu ortamdan uzak tutmak istedi.

Staj yapması, girişimcilik ruhunun çıkmasına destek oluyor.

İnatçı ve girişimci ruhum mimarlık yapmayı reddediyordu. Yaptığım staj ve etrafımdaki örneklerden, bunun benim için (her ne kadar tasarım aşığı olsam da) doğru yol olmadığını hissediyordum.  

Eda’nın satış işi yapmayı tercih etmesi; ona  girişimcilik için en iyi tecrübeyi kazandırıyor.

Bir süre, eğlenceli ve değişik bir deneyim olacağından, doğrudan satış işi ile uğraştım.     Hiç tanımadığım insanlara, pek de ucuz olmayan ve yeni bir ürünü tanıtmak, alt ağlar oluşturmaya çalışmak çok değişik bir deneyim oldu. Sonrasında iş hayatına adım attığımda gerçek anlamda faydasını gördüğümü belirtmeden geçemeyeceğim.

Özellikle üniversite dönemi  ya da sonrasında bu tip bir deneyimi kesinlikle tavsiye ediyorum! Tek başına, ‘hayır, ilgilenmiyorum…vb.’ cevapları alarak yine de ilerlemeyi hedef edinmek çok farklı bir duruş, vizyon kazandırıyor insana.

6 ay gibi bir süre bu tecrübeden ve ufak da olsa ek bir kazançtan sonra düzenli iş hayatının zamanının geldiğine karar vererek, tekrar babamla karşılıklı oturdum.

(Bu arada belirtmek isterim ki bu inadın karşılığını veremeyeceğimden de bir o kadar korkuyordum.)direnedaEda direniyor.

Uzun süren bir konuşmanın ardından, daha fazla beklemeyerek yaz ortası başlamaya karar verdim.

Ve şu an 3. Senem bitiyor.

Şirketimiz kökeninde 100 senedir makine mümessilliği sektöründe ve yıllarını tekstil makineleri konusuna vermiş iken, 2008 yılı itibari ile metal işleme makineleri sektörüne de giriş yapmıştır.

Kısacası %70 belki %80 ya da kim bilir daha fazla oranda ‘erkek egemen’ bir sektör.

İlk başladığımda, alışabilmem adına tercüme ve benzeri işlerle ilgileneceğim söylense de bir anda kendimi okyanusun ortasında buldum.DSC05591-1

Başarılı ilerlememizde en önemli etkenin, babamın profesyonel davranarak beni, yıllarını geçirmiş, bana ‘mentor’ luk edecek kişilere, kaba tabiri ile ‘eti senin, kemiği benim’ mantığında teslim etmiş olmasıdır.

Tabi ki hikayenin buradan sonraki 1-1,5 senelik sürecinin zorlu olduğunu belirtmeliyim ve işte benim başarısızlıklardan geçen yolum…

Her ne kadar egosu olmayan bir karaktere sahip olduğuma inansam da, her insanın kırılma noktaları var.

Sekreterlikten, satış ve satış sonrasına, marketing’e kadar geniş kapsamda bir görev tanımı olduğunda yılmak kolaylaşıyor.

Ama 3.senemin dolmasına yaklaştığım bu günlerde, o günlere çok dua ediyorum. Çünkü bu sayede yeni katılan personellere yol gösterecek konuma gelmiş oluyorum. 

Çok ‘uç’ olabilecek başarısızlık hikayelerim yok… zamanında benim de basite aldığım, fakat sonradan önemini anladığım anekdotlarım diyebilirim.

1 kişi bile olsa okuduğunda ‘Evet, ben de bu durumdayım!’ diyerek kendine bir pay çıkarabileceğini ümit ediyorum .

Örneğin, ilk başlarda en zor gelen şey telefonlar oldu!

‘O kadar okumuşum, mimar olmuşum. Telefona mı bakacağım, randevu mu alacağım?!’ düşüncesi içimi kemirmedi desem yalan söylemiş olurum.

Benim çocuklarımda ilk staj yaptıklarında bunu hep yaşadılar, oğlum bana ben faks çekmem, getir götür yapmam dediğinde;  ancak işleri, yapılanları, sistemi çabuk öğrenip, kendini kabul ettirebileceğini  söylemek bize düştü tabii.Baban da seni doğru ellere teslim ederek bunu hemen sağlamış.Kızım da, çok daha küçük yaşlarda bir arkadaşımın tekstil işinde sömestr tatilinde çalıştığında; anne bana para verecekler mi? ilk sorusu olmuştu.Ben de ona kızım; benden  üstüne para istemesinler de  diye yanıtlamıştım. Ama sonuçta ikisi için de çok değerli tecrübeler oldu.bengisukart

Benim şansım Allah vergisi yüksek oranda sabrım.  Bu sayede uzunca bir süre kendimce ‘bu benim işim mi?’ dediğim görevleri sakince yaparak tecrübe kazandım.

Bu kısımların aile ile çalışmak ile alakası yok. Ekibimize benden sonra katılan ve ben yaşlarda bir arkadaşımız ile ne yazık ki bu ‘egosal’ problemi birebir yaşadım ve üzücü bir şekilde ekibimizden ayrılarak beni güç durumda bıraktı.

Çevremde yaşıtlarımda bu sorunu çok görüyorum. (Amacım kendimi ayrı tutmak değil, lakin karşılaştığım tavırları ben hiç sergilemeyerek en basit görevi bile benimsediğim, özenle yaptığım için kendime bu konuda konuşma hakkını görüyorum.  )

Benim gördüğüm, çağ ilerledikçe sabır azalıyor. Üniversite mezunu olunca önde başlanıp, üstün olacağı zannediliyor. Saygısızlık ve büyüklerin tecrübelerini yok saymak artıyor.

Bir Mimar tanıdığım önceleri çok dikkate almadığım ama zamanla ne demek istediğini daha iyi anladığım bir cümle kurmuştu.

‘Ustaya o öyle olmaz, böyle olur diyebilmek için gerekirse kaynağı eline alıp yapmasını bilmelisin.’DSC_0045

Kısacası, ilerleyebilmek için önce mutfağa girmek gerektiğini ve iyi bir aşçı/işletmeci olmak için gerekirse bulaşık da yıkanacağını benimsemek gerekiyor.

Telefonda konuşmak o kadar basit gelmesine rağmen, hiç değil!

İlk dönemlerimde basit bir randevu için yetkili kişiye ulaşmak benim için işkence halini almıştı. Zamanla ‘telefonda konuşma sanatı’ nı etrafımdaki güzel örnekleri modelleyip içine kendimden de katarak istediğim kişiye ulaşır oldum.

Ama bunun için çok fazla ‘ Hayır!’, ‘İlgilenmiyoruz!’, ‘… Bey/Hanım, müsait değil’ duymam gerekti.

Netice ile, biraz sabır, biraz gözlem ve modelleme ile çok da uzun yıllar veremeye gerek yok.

Bu konuda Anthony Robbins’in ‘Sınırsız Güç’ kitabının da rehberlik ettiğini belirtmeliyim.

Biraz daha ‘satış’ a yönelik bir örnek vermem gerekir ise bana ‘bahşedilen’ yedek parça satışları güzel bir örnek olur sanırım.

Doğal olarak taze ve heyecanlı birine en az yoğunluktaki satışlar verilir. Amaç hareketlendirmek değil, riskin az olmasıdır tabi ki.

Aylarca tek tek onlarca müşteriyi aradım. Tabi ki burada ‘esas adam ’lar ustalar olduğu ve genelde telefonda tanımadıkları hem de bir ‘hanım’ sesi duydukları anda mecburiyet olmadıkça muhatap olmuyorlar. Arada çok pes ettim. Hatta sevdiğimi ve keyif aldığımı düşünmeme rağmen bırakıp mimarlığa geri dönmeyi planladığım oldu. Ama bu kolay yol olacaktı. Erkek egemen alanda ‘muhatap’ alınmanın bir yolunu bulmam gerekiyordu. Azimle aynı müşterileri aradım. Sonra baktım bana alışmaya başladılar ama satış hala yok. Biraz sistemi kurcalamaya karar verdim. Hesap kitap kısmını da öğrenmem gerekiyordu. Eh bu konularda herkes pek sabırlı olmuyor. Dolayısıyla kendi kendinize çözmek zaman alıyor. Ama dedim ya inatçıyım.

Birkaç zaman sonra çözdüğümde fiyatlarımızın daha uygun olması gerektiğini bütün hesaplarıyla sundum. Kabul ettirmem, matematik işin içine girince, çok da zor olmadı.

Takip eden bir sene içinde %20 oranında artış olmuştu bile satışlarda!

IMG_2468

Hayalim zannettiğim mimarlık bölümünü okuyup sonrasında bambaşka bir yola, bambaşka bir sektöre girmiş olmam başarısızlık olabilir mi? emin değilim.

Bir nevi sıfırdan başlamak oldu pek tabii. Mimarlığın kattığı proje yönetimi, detay inceliği, tasarım… vb. özelliklerin büyük katkısı olsa dahi, bir makine ya da tekstil mühendisi olarak çok daha farklı bir konumda, çok daha emin adımlarla ve çok daha kolay bir geçiş yapmış olabilirdim, iş hayatına. Günümüzde, ne yazık ki yanlış meslek seçimleri çok yaygın.

Aile baskısı, çevre baskısı, kararsızlık, yanlış bilgilendirme…. Gibi birçok nedeni olabiliyor. Önemli olan bunu fark ettiğinde sıfırdan başlamak, yeni bir yol çizmek diye düşünüyorum.

Asıl tutkumun mimarlık ya da iç mimarlıktan öte yaratmak, geliştirilebilir projeler üretmek olduğunu anladığımda mastırımı bitiriyordum.

Hem mimarlık bölümünü hem de iç mimarlık mastırımı büyük keyifle okudum. -Hala da tasarım yapıyorum- Ama bir şeyler eksikti, daha fazlasını istiyordum. Daha fazla hayata dokunabilmek, belki içinde bulunduğum sektöre bile katkı sağlayabilmek. Bununla ilgili de ilk büyük girişimim, güzel bir ekip çalışmasıyla yakında hayata geçiyor olacak.

Eda’dan haberler bitmeyecek, bitmesin, çok beğendiğim blogunun hikayesini de ayrıca kendisinden bekliyorum. Ben aşağıda biraz blogunun tanıtımını yaptım, devamı gelecek.

Eda’nın blogunun  adı da bir o kadar güzel.

IMG_2345-21

Kafam Bi Online.  

Önce adı çekici geliyor, okuyunca, haberler, fotoğraflar içinde kayboluyorsunuz. Tam kafambionline hali, elinize güzel bir magazine almışsınız gibi, sayfaları çeviriyorsunuz, magazinden farkı; oradan oraya zamansız, habersiz, dalıveriyorsunuz. Aaa ben neredeyim oluyorsunuz, Eeee kafambionline yani!

Boyner’e Legion d’Honneur Nişanı

Sevgili Ümit Boyner, çok sevdiğim çok takdir ettiğim başarılı, güzel insan, güzel kadın,güzel dost, iyi anne, iyi  eş,TÜSİAD eski başkanı, Kagider eski başkan yardımcısı, daha nice güzel sıfatları olan, onları en iyi şekilde taşıyan, hakeden özel bir isim.Dün de ona çok yakışan bir nişana; Fransa devletinin  en prestijli nişanlarından Legion d’Honneur sahibi oldu.Çok gurur duydum, sevgiyle  kutluyorum,Gila Benmayor’un haberi ile de paylaştım. Sevgiler, sevgiler

Gila BENMAYOR

12 Kasım 2013
Boyner’e Legion d’Honneur nişanı

TÜSİAD eski Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, dün gece İstanbul’daki Fransız Sarayı’nda yapılan törende, Fransız devletinin en prestijli nişanlarından olan Legion d’Honneur’un sahibi oldu.

Tören için Ankara’dan İstanbul’a gelen Fransa Büyükelçisi Laurent Bili konuşmasında, “sivil toplumun gelişmesine katkılarının yanı sıra, Fransa ile Türkiye ve Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki ilişkilere ve kadın sorununa katkılarından ötürü” Ümit Boyner’in Legion d’Honneur “Chevalier” nişanına layık görüldüğünü söyledi.
Törende Fransızca yaptığı konuşmasının tercümesini Türkçe olarak bizzat yapan Laurent Bili’den sonra söz alan Ümit Boyner’in büyük alkış alan konuşması özetle şöyle:
“Ben bu nişanı Türkiye’de katılımcılık, eşitlik ve dayanışma için çalışan sivil topuma verilmiş bir onur olarak kabul ediyorum. Beni bu nişana kadın konusundaki çalışmalarımı da göz önüne alarak layık gördüğünüz için özellikle müteşekkirim. Türkiye’de kadın konusu bir zihniyet devrimi gerektiriyor. Girişimcilikten eğitimde fırsat eşitliğine, kadına karşı şiddetten kadın istihdamına kadar, kadının insan hakları konusunda en temelden en tepeye atak olmak, çözüm üretmek zorundayız.”
Konuşmasında TÜSİAD çatısı altındaki Boğaziçi Enstitüsü’ne de değinen Ümit Boyner, “Vizyonumuz Fransa-Türkiye ilişkilerini ve iki ülkeyi ilgilendiren tüm konuları bağımsız, objektif bir platformda, yapıcı ve üretken bir yaklaşımla tartışmaktı. Bugün geldiğimiz yere bakınca beklentilerimiz üstünde bunu başardığımızı görüyor ve gurur duyuyoruz” diye konuştu. Fransız Sarayı’ndaki törende ailesi ve yakın dostları Ümit Boyner’i yalnız bırakmadı. Başta TÜSİAD eski başkanlarından eşi Cem Boyner olmak üzere Boyner ailesinin tüm fertleri, TÜSİAD’ın ilk kadın başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Yandex Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, Legion d’Honneur nişanını daha önce almış olan Güler Sabancı, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer-Haluk Dinçer, Bülent ve Oya Eczacıbaşı, Ayvalıklı dostları Halis ve Alev Komili, Lucien Arkas Fransız Sarayı’nın davetlileri arasındaydı.