Alkali Beslenme

Asit Alkali Dengesini Koruyarak

Toksinlerden Arınma
ve Kilo Verme Rehberi

Kendimi bildim bileli sağlıklı beslenmeye, kilo almamaya özen gösteririm. Her sene kışdan yaza geçerken birkaç kilo fazlam olur, onu vermek için,  bir yöntemi tercih eder uygularım, hepsin de de genellikle başarılı olurum.Ama tüm diyetlerin farklı zorlukları olduğu gibi, her sene çıkan;  bir öncekini çürütüyor, ve kafalarımız karışıyor.İsveç Diyeti, Dukan Diyeti,Karatay Diyeti hep uygulayıp sonradan; yanlış mı  yaptım diye düşündüğüm diyetler.Bu sene öncelikle sağlıklı yaşam için okumaya araştırmaya, sormaya, öğrenmeye başladığım Alkali Beslenme aynı zamanda bir zayıflama modeli. Aşağıda paylaşmaya çalıştım.

07.04.2013_13.15.39_816411 Hayatımda da özümleyip uygulamaya başladım. En kolay ve uygulanabilir şekilde. Nasıl olabildiğince çevreci olmaya çalışıyorsak olabildiğince alkali olmaya çalışıyorum. Faydalarını gördükçe, hayatıma daha kolay yerleşeceğine ve kolaylaşacağına inanıyorum. Çünkü zaten uzun zaman önce detoks yaparak, sebze meyvaya ağırlık vererek bu konuda oldukça yol katetmiştim ama şimdi tüm bunları daha bilinçli, sistemli ve de inanarak yapıyorum. Sizlere de inandığım için aktarıyorum.                                                                              İşe önce çok kolay anlaşılır, kolay okunur bir dille yazılmış benim için de  çok faydalı olan  Dr Ayşegül Çoruhlu‘nun kitabı Alkali Diyet‘i okuyarak başladım.

Aşağıda önce  kitabıı tanıtımını; sonra sistemi ve Ayşegül Çoruhlu ile yapılan söyleşideki soru cevapları yazdım.

Kitapta yazılanların özeti aşğıdaki satırlarda;                                                                                            İleri anti-aging yaklaşımlarını ülkemizde ilk uygulayan hekimlerden  Dr.Ayşegül Çoruhlu diyetin biyokimyasını hücre düzeyinde bir denge ile açıklıyor. Diğer tüm diyet önerilerinin eksik bıraktığı parçayı yerine koyuyor: İşe en basit biçimde “iç” çevrenizi temiz tutarak başlamanızı öneriyor.

Ne kadar yağ, ne kadar vitamin, ne kadar protein? Genellikle bunlara odaklanıyoruz oysa dikkat edilmesi gereken başka bir nokta daha var:

Vücudun genel iyilik ve sağlık halini belirleyen ASİT- ALKALİ DENGESİ.

İnsan organizması hafif alkali olmak üzere programlanmıştır. Aşırı asitlenme farkında olmadığımız en büyük gizli tehlikedir.

Kanser, kolesterol, osteoporoz, aşırı kilo alımı, kilo verirken yağ yerine kas kaybetmek, kırışıklıklar, cilt sarkması gibi birbiriyle ilgisiz görünen rahatsızlıklar aynı sebepten kaynaklanırlar: Vücudun aşırı asitlenmesi, yani iç ortamımızın kirliliği.

Çözüm basittir:

alkali-besinAsit yapan yiyecekleri azaltıp, alkali yapan yiyecekleri artırmaktır. Gerçek evimiz olan vücudumuzu temiz tutmaktır. Et yiyorsak yanında yiyeceğimiz bol yeşillik günahlarımızı silecektir. İçeceğimiz suya yapacağımız küçük bir dokunuş onu kat kat daha faydalı hale getirecektir. Asit alkali dengemizi iyi kurarsak, hayatın tadı tuzu olan kaçamaklarımız için de ağır bir bedel ödemeyiz.

Daha önce kimsenin diyetin biyokimyasını böylesine mercek altına almadı, tek bir hücrenin sağlığının, genel ruhsal-bedensel iyiliği belirlediğini böylesine net ve akıcı bir dille ortaya koymadı. Kalori hesaplarını, karbonhidrat-protein oranlarını, kan grubu formüllerini bir kenara bırakıp Alkali bir diyeti seçmek insanın sağlığı için verebileceği en basit ama en büyük destektir.

indir

Tabağınızı oranlamayı öğrenin
Yediklerinizin %20si asit yapan yiyeceklerden , %80i alkaili yapan yiyeceklerden oluşmalıdır. Alkali yiyecekler için verilen yüzdenin yarısının çiğ olması gerekiyor. Çiğ sebze veya çiğ sebze suyu tüketmek zorundasınız.
Hızlı kilo vermek için çiğ sebze yemeniz gerekiyor.
Salata deyince marul, salatalık, domatesten başka bir şey aklınıza gelmiyorsa, salatalara ıspanak, kabak, semizotu vs. tüm yeşilleri eklemelisiniz.
Patlıcan, brokoli gibi çiğ yenmeyen sebzeler için sebze suyu yapmak daha idealdir.
Haşlamalar, buharda pişirmeler sakıncasızdır. Kilo aldırmazlar, ayrıca doyurucudur.
Ama buharda sebze yemeği veya zeytin yağlı pişmiş yemekle kıyaslandığında, çiğ yemenin ve çiğ sebze suyu içmenin faydaları çok daha fazladır.

Konuyu On Adımda Alkali Beslenme başlığı ile  ile özetleyen; Ayşegül Çoruhlu çok güzel anlatmış,size aşağıda  videosu ile paylaşıyorum.

On Adımda Alkali Beslenme

.

Ayşegül Çoruhlu’dan merak edilen soruların cevapları;

Alkali diyetin temel prensipleri neler?

Öncelikle alkali ve asit kavramlarını açıklayayım. Basit lise kimya bilgisinden hatırlayacağımız üzere, asitler alkalilerle nötralize olurlar. Yani alkali, asidin zıddıdır. Bunları ölçme derecesi pH’tır. pH, 1-7 arasında ise sıvı asittir ve pH, 7-14 arasında ise sıvı alkalidir. Vücudumuzun içindeki sıvıların neredeyse hepsi alkalidir (yüzde 72’mizin su olduğunu hatırlayalım). Vücudumuzdan attığımız ter ve idrar sıvısıysa yüksek oranda asidik sıvılardır. Bu sıvılar her gün atılır çünkü vücut alkali olmak ister. Temel işleyiş bu kadar basit bir prensibe dayanır. Vücudun asit yükünü artıran besinlerin alkali besinlerle beraber alınması alkali diyetin temel prensibidir.

Asit ve alkali besinler hangileri?

Hazır gıdalar, işlenmiş etler, basit şekerli besinler, şekerli, kolalı içecekler, kızartmalar, cipsler, kömür ateşinde pişirilmiş yiyecekler, beyaz undan yapılmış besinler, tüm işlenmiş unlar, sağlıksız yağlar, katkı maddeleri, hormonlu ürünler… Asitli besinler listesi böyle uzayıp gidiyor. Alkali besinler olan taze sebzeler, çoğu taze meyve, tohumlar (badem vs.), tohum yağları, diğer sağlıklı yağlar (zeytinyağı, balık yağı, avokado yağı, keten tohumu yağı gibi), baharatlar, su. Bu besinler sağlıklı çünkü vücudu alkali yapıyorlar. Vücuttan asit atılım işini kolaylaştırıyorlar. Sağlıklı kalmanın ve kalıcı kilo vermenin en kestirme yoluysa her öğünde tüketilen alkali olan besinlerin miktarlarını asitlen-diren gıdalardan 3 kat fazla tutmak.

Alkali diyet uygulaması zor bir diyet mi?

Alkali diyet, aslında şimdiye kadar doğru bildiklerimizin toplamı olarak tanımlanabilir. Alkali diyet yeni bir kavram ya da trend değil. Zaten tüm hekimlerin bildiği vücudun normal çalışma süreçleriyle ilgili bilgilerin toplamı. Yeni olansa, vücudun istediği alkali seviyesini doğru besin seçimlerimizle yapabileceğimiz bilgisi. Ayrıca şunu özellikle vurgulamalıyım ki alkali diyet, diyet sözcüğünün çağrıştırdığı gibi bir kısıtlama değil. Aksine, vücuda alınan alkali oluşturan besinlerin miktarının asit oluşturanlardan daha fazla olmasını sağlayan bir “ekleme ve dengeleme” diyeti. Örneğin bir öğünde sadece et yiyen bir kişiyle, aynı öğünde et ve yanında et miktarının en az 3 katı sebze yiyen kişinin kalp-damar sağlığı aynı olamaz. Aynı şekilde sebze ekleyerek daha fazla yiyen kişide kilo problemleri (beklediğinizin aksine) daha az görünür. Çünkü sadece asitli gıdaları tüketerek asitlenen bir bünye daha kolay yağ depolar.

Neden asitli diyet içecekler de kilo yapıyor?

Aslında çoğu kişi fazla yemekten değil, öğünlerindeki özellikle de sadece akşam yemeğindeki yanlış seçimler yüzünden kilo alıyor. Çünkü mesele kalori veya protein hesapları değil; mesele modern yaşamdaki beslenme şeklimizde asitlendiren besinlerin alkali besinlere göre fazla tüketilmesidir. Ve tabii öte yandan asıl mesele kilo da değil; kilo maskesi altında yanlış besinlerin vücutta yarattığı asitlemenin tüm sağlığımızı olumsuz etkilemesi. Kabul etmek zorundayız: Ne yiyorsak oyuz!

Alkali diyeti takip edenler kısa ve uzun vadede sağlık durumlarında ne gibi değişiklikler gözlemleyecekler

Alkali beslenen kişiler, vücuttaki atılacak asit miktarını anında azaltacakları için idrarlarının rengi açılacak ve kokusu hafifleyecek. Alkali beslenen kişini deodorant kullanması gerekmeyecek çünkü ter kokusu azalacak. Yüksek protein diyetleri yapanlarda olan ağız kokusu olmayacaktır. Dışkılama daha düzenli ve sorunsuz olacak, gaz ve hazımsızlık problemleri azalacaktır. Mide yanması, reflü şikayetleri azalacak, kilo kayıpları bel bölgesinden olacaktır. Alkali beslenen bireyler daha dinlemiş uyanacaklar ve daha enerjik olacaklardır. Uzun vadedeyse: kan testlerinde olumlu değişiklikler görülecek, kolesterol, şeker, insülin değerleri düşecek, tiroit fonksiyonları daha düzgün çalışmaya başlayacak, azalan damar plakları ve azalan karaciğer yağlanması, yavaşlayan kemik erimesi gibi olumlu sağlık durumları yaşama ihtimalleri fazlalaşacaktır. Kısaca alkali beslenme kiloda kansere kadar her türlü sağlık sorunun azalmasına yardımcıdır.

Benim de  yavaş yavaş anlamaya ve uygulamaya çalıştığım, sistemi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Kendi bulduğum pratik yolları da ekleyerek. Bugün bu kadarla bırakıyorum, sağlıkla kalın sevgiler, sevgiler…

Reklamlar

3 thoughts on “Alkali Beslenme

  1. Geri bildirim: 10 Adımda Alkali Beslenme | yaz-gi

  2. Geri bildirim: Alkali Yaşam | yaz-gi

  3. Geri bildirim: Yulaf Kepeği ile Ev Kurabiyeleri | yaz-gi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s