Ne Yesek, Nasıl Pişirsek

Her yediğimize kuşkuyla baktığım şu günlerde Pınar Hanım‘dan bir mektup aldım. Ayın listesinin yanına harika tarifler eklemiş hepsi, değişik, hepsi farklı, içaçıcı, doğal, sağlıklı. Hepsi Pınar hanım’ın  ( İpek Hanım’ın Çiftliği) çiftlik  ürünleriyle yapılabilir tarifler.Maille , ya da telefonla sipariş ediyorsunuz, siparişleriniz kapıya geliyor. Hem de her türlü kolay ve pratik çözümlerle.Nasıl yapsam, ne sipariş etsem, hangisini seçsem derken sizlerle de paylaşmak istedim. Bu ara hepimizin yediklerimizle derdi var. Her  yazılan haberle onu da yeme, bu da zararlı, derken bu mektup da da bunlar var. Karar sizin. Sevgiler,sevgiler

saglikli-beslenme

Körmen… Yani, yabani pırasa. 🙂 Bunun en dıştaki yaprağını soyun. Doğrayın. Geniş bir çelik tavada bir orta boy kuru soğan ile çevirin, yumuşasın, sararsın. Üzerine yumurta kırın. Pul biber atın. Sofrada tek başına sunulması bile kafi… Et sevenler yanına sac kavurma yapabilir. Bir de süzme yoğurt yakışır yanına. 🙂

Borani… Balkabağının sarı renkte olanını kuşbaşı doğrayın. Tavada zeytinyağı – hatta ben tereyağı tercih ediyorum -, elle kırılmış kuru biber ve kuru soğan kavurun. Kabağı da atın, iyice yumuşasın. Kapağı hep açık olmalı, yoksa sulanır. Çatal girecek kadar yumuşayınca birazcık demlensin. Sarımsaklı yoğurt ve pul biberli tereyağını da hazır edin, servis tabağında süsleyin, sunun. Çorba ve ızgara ile yakışır. 

Silkmelik patlıcan… Yıkayın, kaynar suda bir süre bekletin. İyice şişsin. Sonra havlu arasında suyunu alın. Az biraz zeytinyağında kızartın. Sarımsaklı yoğurt ve acılı sos ile sunulur. Hem meze, hem yemektir. 

besin

 

Kuru patlıcan / Kuru biber dolması… En en en sevilesi yemek. 🙂 Benim için hazırlanıyor ise bulgur, yeşil mercimek, kuru soğan, biber salçası, sumak ve bol yeşillik ile pişiyor. Gelinim ve oğlum kıymalısından şaşmaz. abiber, biber salçası, domates salçası, acı pul biber, bol zeytinyağı, nar ekşisi ile yapıyoruz. İsteğe göre sumak ya da sarımsak eklenebilir. Kıyma kullanacaksanız koyun – dana karışık ve biraz da yağlı olsun. Püf noktası: Bol bol kuru soğan olmalı içinde. 🙂

Yer elması… Havuçlu pirinçli, favori zeytinyağlımdır. 🙂 Tarifi de şudur: Alternatif Mutfak – Zeytinyağlı Yer Elması

Kabak dolması… Tam da en güzeli olan kara kabak, hani şu koyu yeşil olan kabak var ya… İşte o ilk haftasında. 🙂 Etli ya da zeytinyağlı dolması nefis olur. Bebeklerden büyüklere kadar herkese uygun. Hafif ve lezzetli bir bahar yemeği… Zeytinyağlı taze fasulye… Bilmeyen yok. O nedenle tarife de gerek yok. 🙂

 Kuşkonmazı bol soğanla ya da pırasa ile kavurun. Üzerine yumurta kırın, pul biber atın; ya da benmari usulü yapın. Etlerin yanında, salataların içinde, on numara lezzette… 🙂

rsm_20100713123529_buyuk

 

Patates kavurması… Az haşlanmış patatesi minik minik küpler halinde doğrayın. Tereyağında ya da zeytinyağında kuru soğanı kavurun. Pembeleşince patatesi koyacaksınız. Kurutulmuş pul biberi elinizle kırarark üzeribe dökün. Yanında turşu ve ekmek ister. Bir de süzme yoğurt… 

Pancar salatası… Hafif haşlayıp rendeleyerek sarımsaklı yoğurt ile karıştırın. Ya da haşlayın, soyun patates gibi… Doğrayın sonra, ayrı bir yerde sarımsağı dövün, içine zeytinyağı karıştırın. Biraz da nar ekşisi, varsa taze koruk suyu… Köpürtün iyice. Krema gibi olsun. Doğranmış pancarı karıştırın içine, iyice emişsin. Aynı gün değil bir sonraki gün, soğuduğunda çok daha güzel olur. 

Hamburger ekmeğini alın, içine taze sarımsaklı kocaman bir köfte yapın. Ekmeğe süzme yoğurt sürün. Marul yaprağı, köfte ve soğan halkası ile sunun. Yanında fırında elma dilimi patates çok şık olur. Bir de ayran… 🙂 

Tarhana çorbası yapacaksanız içine bir avuç haşlanmış kuru börülce ve iki diş ezilmiş sarımsak ekleyerek deneyin. Elbette ekstradan tereyağı ilavesi ile… 🙂

LiveImages_YeniFotoAnaliz_720_Bağışıklık-sistemini-güçlendiren-yiyecekler_1 Güveçlik kuru patlıcan alın, kaynar suda ıslatın. İyice yumuşasın. Çelik bir tencerede kuru soğanı zeytinyağı ve tereyağını karışık kullanarak pembeleştirin. Kıymalı patates yemeğinin içinde kullanın. Marul salatası ile yemek kafi… 🙂 Evde çocuk varsa yanına makarna da yapılabilir. 

Köy yufkası içinde etli dürüm ya da haşlanmış yumurta ve taze soğan ile dürüm… Olmadı ezilmiş beyaz peynir ve rendelenmiş havuç ile dürüm… Harcını siz seçin. 🙂 

 Çanak enginar yapın. İlk haftasında… Sevmeyen var mı bilmem? 🙂 Bayılırım. 

 Türlü yapın. Misss… 🙂 Cacık ve pilav ile harika bir ana yemek…

 Baklayı ayıklayın, düdüklüye dizin, üzerine ince ince kıyılmış taze soğan yaprağı, bol bol da dereotu ekleyin. Zeytinyağı gezdirin, limon sıkın, birkaç kaşık su ile 10 dakikada pişirin. Çıkınca tuzunu eklersiniz. Şu an listedeki bakla 10 numara lezzette… 

 Pazı dolması… Mutlaka etlisi olmalı. Zeytinyağlısı ne yazık ki yakışmıyor. 🙂 Tarifi herkes biliyor. 

 Pirinçlı, kıymalı pazı evdeki bebekler ve çocuklar için ideal yemek… 

meyve

Yeşil mercimek yemeği… Kesme erişteli yapın. Kuru soğanı kavurun, yıkanmış süzülmüş yeşil mercimeği atın. Bir kaşık unla kavurun biraz. Sonra biraz salça, biraz tatlı toz biber, biraz nar ekşisi… Suyunu tuzunu ekleyip iyice helmelenene kadar kadar pişirin. Son 10 dakikasında bir avuç kesme erişte ekleyin. İsterseniz ilk aşamada kıyma da kavurabilirsiniz. Yeşil mercimeği bol soğanlı, mercimekli bulgur pilavı içinde de kullanabilirsiniz. Kimyon bir harika olur pilavın içinde. 

 Mantı… Tüm zamanların favorisi… Hem de herkes için. 🙂 

 Domates kurusu ile şık bir salata yapabilirsiniz. Izgara bolfile, tereyağında kavrulmuş erişte… Üzerine kaşar rendeleyebilirsiniz. Keyfe keder, fırında mantar da çok şık olur. 

4e731dabab

 Ev kuskusunun yanında cızbız köfte, bir de cacık… 🙂

 Fidan kereviz alın, dalları ile nohutlu ekşili sebze yemeğini deneyin. Son dakikada limon da sıkabilirsiniz. 🙂 

 Yeni yeni birkaç bir şey… 🙂 

 Defne yaprağı listede. 

 Körmen ve radika toplanıyor. 

 Tarçınlı, karanfilli, katranlı sabun listede.

 Lahana turşusunu İstanbul usulü yaptık. Limonlu ve ince sirkeli… Beyaz. Çok ama çok lezzetli. Buna kesinlikle bayılacaksınız. 🙂 

indir (3)

 

Kuru çökelek var. Zeytinyağı ve pul biber eklenerek gelir sofraya. Mezedir. 

 

Asitli zeytinyağı var listede. 5 derece asit. Bir tatlı kaşığı, damar açıcı olarak kullanılır. Araştırın kesinlikle. 🙂 Yemeklere falan uygun değil. 

 Ev şehriyesi hazır. Nohut unu hazır. 

 Sevenler için kakaonun çekirdeğinden yapılan beyaz çikolata listede. Becerdik gibi… 

 Kocaman bir keşkek kaşığı… El oyma. Çok büyük ihtimalle pek bir işinize yaramayacak ama onu oyan amcaya büyük bir katkınız olacak. Sizin de mutfağınızda el olması bir anı olacak… Listede. 

 Çanak enginar ilk haftasında. Tazecik, kütür kütür… Şimdi dörtlü kavanozlarda gelecek. 

 Kefir mayası! Nihayet. 🙂 Maya benim değil. Talepler üzerine gittik ziraat fakültesinden aldık. 20 cc’lik kavanozlarda, maliyet fiyatına… 

 4 Nisan 2013 Saat 18:00’da Boğaziçi Üniversitesi’ne; BuGusto Kulübü’nün söyleşisine davetliyim. Onun detayları da şurada:   🙂

 BUGUSTO ASKS PINAR KAFTANCIOGLU

Okumaya devam et

“Ara Güler’e Saygı”

DSCF5158

Ara Güler, her zaman söyleşilerine, sohbetlerine, sergilerine koşa koşa gittiğim müthiş sanatçı, büyük usta.Bu ay da Tophane-i Amire’deki sergisine gidebildiğim için çok şanslıyım, çok mutluyum. Defalarca dolaştım, fotoğraflarını  tekrar tekrar hayranlıkla seyrettim, sergi salonundan çıkmak istemedim.Fotoğraflarının  hikayesini onun tatlı anlatışıyla dinlemeyi her zaman çok sevdim.. Hikayelerle fotoğraflarını başka yazılarıma bırakıp size, görmek isterseniz, son günleri yaklaşan  sergiyi hatırlatmak birazını da  paylaşmak istedim.

DSC_0273(1)

5 Mart’ta Usta Fotoğraf Sanatçısı Ara Güler’e  fahri doktora ünvanı veren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi,  “Ara Güler’e Saygı” Fotoğraf Sergisi’yle Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi Tek Kubbe Salonu’nda büyük ustanın fotoğraflarını  ağırlıyor.

DSCF5159

Yarım asırdır ”kendi deyimiyle” foto muhabirliğini sürdüren, Türk fotoğrafının dünyada tanıtılmasını sağlayan fotoğraf sanatçısı Ara Güler’e, fotoğraf sanatına katkılarından dolayı ”fahri doktora” unvanı verildi. DSCF5161
Usta’nın ünlülerin portrelerinden  seçmeler de sergi de yer almıştı. Ben çok beğendiğim, ünlü Rus ressam’ı Chagal’ın tablolarından biri önünde ki fotoğrafını sizlerle paylaşmayı tercih ettim.

DSCF5168Benim gittiğim saatte, sergi salonun da özgürce dolaşabilme ve tekrar tekrar bakabilme  şansım oldu. 31 Mart son gün belki sizin de gitme şansınız olur.Sevgiler, sevgiler

Portofino’da Aşk

Aşk, romantizm, tutku, Portofino ve  harika şarkılarla Andrea Bocelli konseri.Bu muhteşem konserin filmi. Müthiş bir sinema ve müzik şöleni.Bu akşam izledim, ama tekrar tekrar seyretmeye varım. Çok keyif aldım. Bilet bulursanız kaçırmayın diyorum.

safe_image

Andrea Bocelli  “Passione” albümünü ilk kez eşsiz güzellikteki Portofino da özel bir davetli grubuna verdiği konserle sevenleriyle paylaşmıştı. “Besame Mucho, My Way, Love Me Tender” gibi romantik aşk şarkılarını seslendirdiği konserde geceye katılan davetliler adeta büyülenmişti. Bu romantik geceye ev sahipliği yapan 16 Grammy ödüllü David Foster ın aynı zamanda prodüktörlüğünü de yaptığı konser kaydını ve konser öncesinde sanatçının İtalya daki evinde kendisiyle yaptığı özel bir röportajın da dahil olduğu konser filmi kristal netlikteki dijital görüntü kalitesi ve 5.1 dijital surround ses teknolojisi ile ülkemizde sadece Cinemaximum sinemalarında gösterime başladı.

andrea-bocelli-33

Ünlü sanatçının 40 kişilik bir orkestra eşliğinde sahneyi paylaştığı olağanüstü yetenekli müzisyenler arasında, keman virtuözü Caroline Campbell, vokalde Helene Fischer, trompette Chris Botti nin yanı sıra Bocelli ye nişanlısı Veronica Berti de “Something Stupid” şarkısının düetinde eşlik ediyor.

Andrea+Bocelli+Veronica+Berti+Andrea+Bocelli+2EH9v9DsPsZl

 

Yüz Yüze 100 Yüz

Kagider üyesi ve TOG kurucu üyesi sevgili arkadaşım Tuğba Jabban geçtiğimiz hafta bizi çok güzel bir haberle sevindirdi. TOG’un projesi Yüz Yüze 100 Yüz kitabını tanıttı. Ben de hemen aldım, aynen Tuğba’nın dediği gibi küçük boyutta olanını çantama koydum,her an çıkarıp merakla okuyorum. Gençlerin çok başarılı bir çalışması olmuş. Tuğba’nın yukarıda  video anlatımını, aşağıda da bizlere yolladığı yazısını, biraz da kitabı paylaştım.Tuğba’nın anlatımından hem TOG’un, hem kitabın öyküsünü dinleyin istedim. Ben her dinlediğimde heyacanlanıyorum, yeni enerjiler umutlar doluyorum. Tuğba;Bu proje için, Gençlerle Toplumsal Barışı Yakalamak, diyor, TOG için Gönüllülük Okulu diyor.Soli Özel kitaptaki renklilik karşısında sarhoş oldum,diyor. Ben de kitabı kendime alırken, hemen bir arkadaşıma da hediye aldım. Şimdi de hediye vereceğim gençleri ve benim gibi bu konuda çalışan gönüllü çalışan arkadaşlarımı listeledim. Sizlere de önermek ve paylaşmak istedim. Kitap da 50 Toplum Gönüllüsü gencin, konusunda usta çok özel 50 farklı kişi ile yaptığı röportajlar toplanmış. Gençler bu röportajları yapmadan önce hem eğitim almışlar, hem çok iyi araştırma yapmışlar, sonunda da çok farklı çok değişik bir çalışma çıkmış ortaya.

61147_101331583263638_1471795_n

“Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)  kurucularından olduğum ve on yıldan beridir yönetiminde  çalıştığım gençlerin öncülüğünde bir barış projesi.

Topluma, insanlığa dair çok şeyi sorguladığımız bu dönemlerde umut ışığı veren;  gençlerin enerjilerini olumlu yönde kullandıkları durumlarda  daha güzel yarınların geleceğini hissettiren  bir yapı .

TOG’ un 10. yılı için bir kitabımız var.  On yılda TOG da gönüllü olan  50 gencin,  yaptıkları işlere özgün bir duruşla yaklaşan ,alanlarında öncü girişimler yapmış  kişilerle yaptıkları söyleşilerin kitabı

YUZ YUZE 100 YUZ .

Gençlerin dilinden sorularla dünyayı, toplumu ,hayatı okuduğumuz bir kitap.

Kitabı okuyun, en çok da gençlere okumaları için hediye edin  demek isterim.

İki farklı boyutta satılıyor. Çantanızda taşıyacağınız boyda 10 TL, dostlarınıza kalıcı bir hediye olarak almak isterseniz büyük boyutta 50 TL.

Hepinize çok sevgiler,

Tuğba Jabban”

indir

Kitapta yer alan isimler, farklı alanlarda, toplumsal barışa katkı sağlayan ve farklılıklara saygıyı ilke edinen Toplum Gönüllülerinin ulaşabildiği kişilerden oluştu.

Eğitim, girişimcilik, medya, sanat, spor gibi alanlarda fark yaratan isimleri Toplum Gönüllüsü gençlerle buluşturan YÜZ YÜZE 100 YÜZ, içerdiği deneyim ve fikirler aracılığıyla günümüz gençliğine mesaj ulaştırmayı amaçlıyor. TOG, eleştirdiklerini değiştirebilmek için üreten, önyargılardan arınmaktan vazgeçmeyen, değişimle güçlenen gençlerin vakfı olarak 10. yılında yayımladığı bu kitapta toplumda barışı isteyen, yenilikçi, farklı olana saygı duyan kişilerle okura sesleniyor.

kitap_kapak
Arzu Kaprol, Aynur Doğan, Berkun Oya, Cem Mansur, Erdil Yaşaroğlu, Gülse Birsel, Hasan Saltık, İshak Alaton, Ömer Madra, Şafak Pavey, Yaşar Kemal, Yavuz Turgul, Yeşim Ustaoğlu gibi iş, spor, medya, akademi ve kültür-sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren kitaptaki söyleşileri yapan Toplum Gönüllüleri ile konuklarının eşleştirilme süreci de TOG ruhuna uygun şekilde yapıldı. Bir mimarlık öğrencisinin uluslararası ödüller almış bir ustasıyla, bir kitap kurdunun hayran olduğu bir yazarla, genç bir gönüllünün TOG’un kuruluş yıllarında etkin görev yapmış, başarılı bir yöneticiyle karşı karşıya gelmesi de on yıllık yolculuğun güzel yansımaları…

548063_500710116640965_386687523_n

Editörlüğünü İzzeddin Çalışlar’ın gerçekleştirdiği kitabın yayın kurulunda TOG eşbaşkanı Mehru Aygül, TOG mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyesi Tuğba Jabban, TOG mütevelli heyeti üyesi Suzan Bayazıt, TOG genel müdürü Yörük Kurtaran ve Kaynak Geliştirme ve İletişim Departmanı yöneticisi Betül Selcen Özer de görev aldı.

Bir Güzel Gülümseme İçin

Sevgili Betül Yurteri Diş Hekimi, Yönetici, İşyeri Sahibi, Kagider Üyesi, Estetik Diş Hekimliğine Gönül Vermiş….

IMG_8661

Betül kendini böyle özetlemiş, ama çok daha fazlası var,sürekli kendini yenileyen, hep   öğrenmekten, eğitmekten  yana, sadece iş sahibi değil, topluma katkı vermek, sahip olduklarını paylaşarak da çoğalmak isteyen, girişimci gönüllüsü, mentorü, pırıl pırıl, çalışkan ,sevgi dolu bir arkadaşımız…

Onu dinlerken çok sevinç duyuyorum, gurur duyuyorum, mutlu oluyorum.

Bu ara heyacanla başlattığı, daha geniş kitlelere duyurmaya  çalıştığı harika bir projesi var, hem de kadınların özgüveni, mutluluğu,  güzel gülümsemesi için…

Hikayeyi Betül’den duyduğum an ben de önce kocaman gülümsedim, girişimcilik hikayesinden önce hemen bu projeyi yazayım paylaşayım istedim. Ne kadar çok diş hekimi bu projede yer alırsa o kadar gülümseme, mutluluk, yepyeni hayatların kazanılması diye düşündüm. Çok etkilendim.Aşağıda Betül ‘de projeyi ve çalışma modelini kendi anlatımı ile özetledi,

574995_10151524813893674_1261649844_n

“Lise yılların da diş hekimi olmaya karar vermişdim. Oldum ama asıl  iş olduktan sonra başladı. Birçok  meslekte olduğu gibi sıradan  olmamalıydım. Farklılığın eğitim ve teknolojiden geçtiğini anlamıştım. Öncelikle estetik diş hekimliğinin hayatımın önemli bir parçasi olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Özellikle topluma katkımın  özgürce güldürmek olduğunun farkındayım. İnsanlara güzel bir gülüş sağlamak için dünyaya gelmişim herhalde.

255149_10150205151458674_285453_nGüzel bir gülümseme derken; güzel bir gülümsemeye sadece parası olanlar sahip olmamalıydı. Herkesin gülümsemeye ihtiyacı var. Estetik diş hekimliği ucuz değildir. Toplum olarak pek gülümsemeye yatkın olmadığımızı görüyorum, hatta kahkaha atanlar, özellikle de kadınsa bazı bölgelerde yadırganır bile . Karamsar bir toplumuz. Tabi bu kadar şiddetin içinde nasıl gülümsenir değil mi? Olsun bir yerden baslamak gerekir diye duşundum. Ve özellikle şiddet gören kadınların psikolojik durumlarından dolayı gülümsemeyi tamamen unuttuklarını  görüyoruz. Hele bir de ağız ve diş  yapıları da bu şiddetten payını  almışlarsa gülmek ne kelime…

IMGP2429Eger misyonum insanlarIn ağızlarını  kapatmadan gulmelerini saglamaksa bu kadinlari da guldurmeliydim. Ancak tek basima yetmem mumkun degil. Bunun icin bir projem var. Gonullu Dis hekimlerinden olusan bir havuz dusunun. Bu dis hekimleri ozellikle siddet gormus bu kadinlara guzel bir gulumseme kazandiracaklar. Hatta before- after diye nasil gulumsemeler oldugu, o kadinlarin hayatlarinin nasil degistigi anlatilacak. Bu kadinlarin agiz sagliklari berbat durumda. Dusunsenize ön disi yok ya da kapkara curuk. İş bile bulamiyorlar. En basta özgüvenleri yok.

Dis hekimlerinin bu isten kazanci da;  sadece manevi olarak degil, basinin destegi ile nasil boyle gulusler kazandirdiklari anlatilacak ve o dishekiminin de tanitimi yapilacak. Dishekimlerinin neler yapabilecekleri anlatilacak. Boylece gonullu dishekimi sayisi artacak. Zaten bircogu kendi capinda ucretsiz tedaviler yapmakta. Bunu yapmak isteyen dishekimlerini bu havuzda toplamak cok guzel bir olay…Ben de ozellikle siddet goren kadinlara bunu yapmaya basladim ama dedigim gibi tek basima yetmem mumkun degil.”

DİLEĞİM BU ÇOK GÜZEL PROJENİN EN KISA ZAMANDA BÜYÜMESİ, ÇOĞALMASI SES GETİRMESİ…

Bu güzel yürekli, pırıl pırıl,  Dentart  Ağız ve Diş Sağlığı polikliniğinin  sahibi arkadaşımın; girişimcilik öyküsü de çok güzel bir örnek…  Diş hekimi oluyor, ama girişimci ruhu ile, iki özelliğini bir arada başarıyla götürüp, hem çok başarılı bir diş hekimi olmak için hem de başarılı bir iş kadını,yönetici olmak için ilk baştan kolları sıvıyor, ve adım adım bu günlere geliyor. Hala yapmak istediği  çok şey var, hem hekimliği, hem işi, hem toplum için…

Yine o anlattı ben aşağıda paylaştım.

“Her girişimcinin kendine göre bir başarı hikayesi vardır. Ben özellikle yeni mezun diş hekimi kızlarımıza örnek olabilmeyi umuyorum. Beni aradiklarinda elimden geldigince onlara mentorlük ediyorum.  Çünkü, günümüzde diş hekimliği yapmak,  hele de bir klinik yönetmek birçok alanda başarılı olmayı gerektiriyor.

DSC0609619 yıldır diş hekimliği yapmaktayım. Girişimcilikle diş hekimliğini çok içiçe buluyorum. Çünkü diş hekimliginde özel işyeri açarak yapmak isteniyorsa mutlaka girişimcilik ruhunun ağır basması gerektiğine inanıyorum. Artık eskisi gibi diş hekimleri sadece hasta bakarak bu işi devem ettirmeleri  çok zor. Hem iyi bir  yönetici olacaksın, hem bir klinik nasıl ayakta tutulur, nasıl ileriye doğru yatırımlar yapılır, bileceksin. Bunları yaparken de mesleki olarak nasıl ileri düzeyde bilgilerini güncellersin, kendine yatırım yaparsın, hastalarına bunları uygularsın, uygulatırsın, uzman branşlarla interdisipliner dediğimiz çalışma prensibini, yani bir hasta için gerekli tüm tedavileri tek bir elden çıkıyormuş gibi ekipce çalışma sisteminin oturtulması vs…

O kadar cok yönlü parametreler var ki. Girisimcilik, işgeliştirme, kişisel gelişim, işletme sisteminin kurulması, mesleki gelişimde dünyayı takip etmek, olması gerekli heyecan uyandıran yatırımlardır diyorum ki gerçekten her biri çok önemlidir.

Okumayı cok seviyorum.  Bilimselliği takip ederken paralelinde  teknolojinin de dişhekimliğinde kullanılması gerektiğini hep vurguluyorum.

İlk başlangıç Ankara’da küçük bir muayenehane ile 5 yıl

O zamanlar tek bir yardımcım vardı. Ne zor günlerdi ama hatırlıyorum da yine mutluydum.

Sonra eşimin işi nedeni ile İstanbul’ a geldim, sonra o Singapur’ a gitti.

Koşuyolu’ nda tipik iki katli eski binalardan  birini kiraladım. Kardeşim de dişhekimliğini bitirip yanıma gelmişdi. Muayenehaneyi ona bırakıp toplamda, aralıklarla 2 yıl Singapur’ da  kaldım. Orada da mesleki eğitimlere devam ediyordum. Arada İstanbul’ a geliyordum. Kardeşim de muayenehaneyi iyi götürüyordu. 1999 sonunda klinik olarak daha da büyümemiz gerektiğine karar verdik, aslında büyüme ihtiyacı kendiliğinden doğdu. Kendimize güveniyorduk ama çok zor bir süreçti. Şu anda halen iki ortak olarak devam ediyoruz, sürekli yatırımlarla, gerek teknolojik gerek mesleki eğitim  yatırımlarının bizim bir parçamız olduğunu anladık. Şu anda 10 kişilik bir ekiple çalışıyorum.

Öğrenme; beni hayata bağlayan yegane şeylerden biri. İkincisi belki ilgisiz olacak ama müzik diyeceğim,  güzel bir müzik  kadar beni etkileyebilecek  birşey yoktur diye  düşünüyorum. Bütün enerjimi müzikten alıyorum.

İşini kurmak, otutturmak, bunlar belli bir yere kadar tabi ki önemli, ama mesleki gelişim ve tatmin de çok önemli. İstediğin işi yapmak, geliştirmek ve başka dişhekimlerine ya da diğer meslek sahibi olmak isteyen kızlarımıza rol model olmak benim için çok önemli. Hayatlarına dokunduğum insan sayısını artırıyor ve kendi işini kurmak isteyenlere birşeyler verebiliyorsam ne mutlu bana.

Turkey - Oct 15-19, 2012

Eğìtìm halen devam ediyor….

Ankara Üniversitesi Diş Hekimiği 1994 yılı mezunuyum. 2012 yılında New York Universitesi Rosenthal Institute  College of Dentistry’ de estetik diş hekimliği eğitimini bitirdim. 40 yaş sonrası, çoluk çocuğa karışmış, işlerini oturtmuş 3 kadın arkadaşımla beraber bitirme belgelerimizi aldık. Halen arayış içersinde olmamız, mesleğimize umutla bakmamız ve sevdiğimiz işi yapmamız ortak özelliğimizdi. Bundan sonra da  eğitimlere devam.

IMGP2428Bizler ve bizim gibi bilgileri dışarıdan getirenler sayesinde ülkemizde dişhekimliği sektörünün daha da gelişeceğine inanıyoruz. Ülkemizde kendi çabaları ile eğitim ve teknolojiye yatırım yaparak başarılı olan  çok başarılı diş hekimleri var.  Genç dişhekimlerinin de onları örnek alarak Türkiye’ de diş hekimliğini ileriye götüreceklerine inanıyorum.

Ben özellikle kendi işyerini kurmak isteyen diş hekimlerine şunları söyleyeceğim:

  1. Önce hayal etsinler. Nasıl bir klinik kurmak istediklerini hayal etsinler. Eylemler hayallerle başlıyor.
  2. Kişisel gelişim. Kendilerine inansınlar, olabilecek olumsuzlukları olumlu durumlara çevirebilme becerilerini geliştirsinler.
  3. İletişim ve işletme konularında bol bol kitap okuyup konferanslara katılsınlar.Photo  tatilBetül aynı zamanda çok iyi anne ve eş.Evdeki mutluluğun, değerini, keyfini çok iyi bilenlerden. Onu birinci sıraya koyanlardan Başarının sırrı zaten bir bütün, hepsi birbirini destekliyor, artılar katıyor.Seni tanıdığım için, çok mutluyum. Güzel projen beni de çok heyacanlandırıyor.After Before ları ben de her seferinde paylaşmak istiyorum.Hep pırıl pırıl heyacanını enerjini paylaşmak, çoğaltmak dileğimle, sevgiler, sevgiler

Nur Ger ile BM Onur Ödülü

 

 

Sanayici Nur Ger’in şirketi Suteks Birleşmiş Milletler (BM) Kadını güçlendirme Prensipleri (WEPs) yarışmasında onur ödülü kazandı.

Ödülü SUTEKS adına 6 Mart’da New York’da düzenlenen törende şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nur Ger aldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Kadını Güçlendirme İlkeleri (WEPs) Sözleşmesi’ni imzalayan ilk Türk KOBİ’si SUTEKS, BM-WEPs tarafından düzenlenen yarışmada Liderlik Ödülü Onur Listesi’nde yer aldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında 6 Mart’da New York’da düzenlenen toplantıda ödülü kurumu temsilen SUTEKS Yönetim Kurulu Başkanı Nur Ger aldı.

New York’da düzenlenen “Sosyal İçerme: Değişim için Strateji” başlıklı etkinlikte BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un konuşmasının ardından ödül töreni gerçekleşti. Etkinlikte SUTEKS adına ödülü alan Nur Ger, daha sonra, BM’nin “İnovasyon: İş Dünyası ve Eşitlik” başlıklı oturumunda bir konuşma gerçekleştirdi. SUTEKS’in hiyerarşisiz yönetim anlayışını aktaran ve ayrımcılıktan arınmış bir iş ortamı yaratmak için gerçekleştirdikleri uygulamalara değinen Ger, şöyle konuştu:

1294126879“İş yaşamında kadın erkek eşitliğini sağlamak için SUTEKS özelinde yıllardır yürüttüğümüz çalışmaların bu şekilde ödüllendirilmesinden dolayı büyük onur duyuyorum. SUTEKS’in tüm iş süreçlerindeki mottomuz “Varlıklarının yarısını kullanamayan gelişemez” olmuştur. Tüm çalışanlarımızın iş ve aile yaşamını dengelemek amacıyla yürüttüğümüz yenilikçi uygulamalar bize verimlilik ve kar olarak geri dönmektedir. Tüm işverenlere ve girişimcilere düşen sorumluluk, iş planlarına bu yenilikçi uygulamaları entegre ederek cinsiyet eşitliğini sağlamak olmalıdır.”
Hiyerarşisiz yönetim anlayışı, insana verdiği değer, kar payı paylaşımı gibi uygulamalarıyla dikkat çeken bir iş modeli sunan SUTEKS, 2012 yılında da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” yarışmasında “Orta Ölçekli İşletme” kategorisinde birincilik ödülü kazanmıştı.