Nur Ger, Çok Değerli Ödül ve Kagider’de Kutlama

28 Mart gecesi Kagider’de çok güzel bir kutlama gecesi yaşandı. Çok arzu etmeme rağmen çok ağır grip  olduğum için gidemedim, aklım hep arkadaşlarımda idi.Perşembe günü inleye, sızlaya,  çıkmayan sesimle, sevgili Aydan’ı aradığımda Aydan harika , ve çok eğlenceli bir gece olduğunu, herkesin sahnede Zeynep Arabacıoğlu’na eşlik ettiğini sevgili Nur Ger’in “Huysuz ve Tatlı Kadını” söylediğini, Şule ile Aydan’ın da ona vokal yaptığını, Gülseren’in orkestra ile tumba çaldığını, ballandıra ballandıra anlattı. Daha da üzgün , aygın baygın yatarken gelen e-mail ve resimlerle ben de yaşamış kadar oldum. Mutluluğu zaten ödül haberi geldiğinden beri yaşıyordum, ama tekrar tazelendi,kendimi çok daha iyi hissetmeye başladım, ve sonunda bu güzel geceyi sevgili Aydan’ın yazısıyla sizlerle .de paylaşabildim. Herkese mutluluklar, sevgiler,

Dün Suteks’in ödül  törenini neredeyse Kagider 10.yıl kutlaması gibi yaşadık…. bembeyaz örtüler, şampanyalar, çilekler, her yerde gözü kulağı olan harika garsonlar            Güleryüzlü Suteks ekibi ve bizim gerçekten şahane üyelerimiz…  (üye ilişkileri Münteha Adalı on puan yaldızlı) sahnede kırmızı elbisesi ile kadife sesiyle Zeynep ve ona eşlik eden dünyanın tüm kakafonik seslerinine rağmen istifini bozmayan  yetenekli orkestrası.

İlk  şarkı Palavra  Palavra …Bunu söylerken palavraları atan erkek ben oldum. Küçük bir kıyafet değişikliği yapıp, kendime bıyık-sakal yaptım (şahken şahbaz olunuyor) sonra da sahneden inmedim… tabii davetliler Zeynep’in yanında domates atmayacak kadar efendiydiler.

Biz ne derseniz değin Münteha, Ayşegül , Şule ,Gülseren, Sevim, Özgül sahneyi pek sevdik. İnin aşağı demediler diye çocuklar gibi eğlendik. Nur Ger güzel sesiyle bir alaturka söyledi, kalpleri fethetti.. Sonra dans edenler de boldu. Bir ara baktım garsonlar salsa yapıyorlar, çok eğlenceli  bol sesli, kahkahalı bir gece yaşandı.

Hepimiz birbirimize doyamadık ama buradan bu güzel gece için emeği geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu.

Zeynep ve Orkestrası, Nur Ger ve Ekibi, Kagider profesyonelleri, Münteha Adalı’ya ayrıca gönül paketi veriyoruz

Ayıp oluyor  bu kadar da çok eğlendik denmez ki…bu konuda hafif bir sarhoşluk içindeyim.Hala da ayılmış değilim …

Ufak dedikodu …. Sevgili Meltem Kurtsan da geldi ve sarı saçları yakışmış, çok güzeldi. Gülseren de vardı o da podyumdan fırlamış Kate Moss gibiydi Tuba iyileşmiş (iyi haber) herkesin gülümseyen bakışlarının güzel hayalleriyle gece bitti.

Çok çok teşekkürler…Aydan Baktır

EWMD Türkiye Yönetimde Kadın

EWMD Türkiye‘nin  oluşumu Mart 2009’da Türkiye Sandoz TechOps Direktörü Sevda Doğan‘ın   Holzkirchen/ Almanya’da Sandoz tarafından ev sahipliği yapılan bir panele erkek egemen bir çevrede başarılı bir kadın olarak deneyimlerini paylaşmak üzere davet edilmesi ile başlamıştır.  Sevda Doğan, burada bulunan Alman ve Avusturyalı EWMD dernek üyelerinden olumlu geri bildirim almıştır. Sevda, Holzkirchen’de verilen bu resepsiyondan ilham alarak ve o sırada TechOps&ComOps APAC/ LatAm global hukuk işleri müdürü ve EWMD’nin başkanı olan Nicole Meissner’in desteğiyle Türk kadınlarının orta ve üst düzey yönetim basamaklarında başarılı olmalarına yardımcı olmak için yerel  derneği kurmak üzere Istanbul’a geri dönmüştür.

2.Dönem Başkanımız Handan Armağan  02 Mart’ta EWMD Zurich toplantısında Open Data konusunda konusma yapan HKG EWMD, Almanya EWMD, CM Director of Int EWMD, Ozlem/Almanya, EWMD Turkiye, Zurich’ten universiteli EWMD uyesi genc hanım bir arada

EWMD, insan, çocuk, yaş ve Avrupa’nın kültürel değişikliğine göre yönetimin kalitesini geliştirmek vizyonuyla 1984 yılında kurulmuştur.Avrupa’da 40 dan fazla şehirde, Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı şehirlerde, Güney Afrika ve Asya’da üyelere sahiptir.

Türkiye’deki oluşum, başta Sandozolmak üzere, Ekin Kimya, gibi önemli ilaç ve  kimya sektöründeki firmalar ve Kagider (Kadın Girişimciler Derneği )tarafından desteklenmiş, 2011 yılında Finansbank sponsorluğu ile çok başarılı bir panel yapmıştır.Novartis İlaç Firması ve Sabancı Üniversitesi de her zaman katılımcı ve destekleyici olmuştur.2010 ve 2011 yılında Sandoz, Ekin Kimya,Kagider binalarında yapılan çeşitli toplantılarda, Kagider Başkanı Gülseren Onanç,Gülden Türktan, gazeteci, yazar, Meral Tamer,Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcısı İnci Beşparmak, ve çeşitli değerli kadın, lider ve yöneticiler konuşmacı ve katılımcı olmuştur. Marmara Üniversitesi ile ortak bir proejenin çalışmaları başlatılmıştır. 18 Mart 2011 yılında Finansbank ile gerçekleştirilen
Sektörlerinde Fark Yaratanlar Yeni Ufuklar temalı Yönetimde Kadın Paneli”nde
iş hayatının fark yaratan kadın yöneticileri biraraya geldi.Emre Buga moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte,Karadeniz Holding YönetimKurulu Üyesi
Selma Akdoğan,Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülma ve
Epos Gayrimenkul ve Danışmanlık Genel Müdürü Neşecan Çekici
başarı hikayelerini katılımcılar ile paylaştı.
EWMD Dünya Başkanı Teresa Correira de Lacerda
yaptığı açılış konuşmasında EWMD oluşumunun dünyada nasıl şekillendiği ve platformun yapısı ve amaçları ile ilgili bilgi verdi.
EWMD Türkiye Başkanı Sevda Doğan
ise dünyanın neresinde olursa olsun, iş hayatında yükselmeye ve yer edinmeye çalışan kadınların din, dil, ırk, kültür farklılıklarına rağmen aynızorluklarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu nedenle EWMD’nin Avrupa’da “kadın”a yaptığı katkıları Türkiye’ye de taşımaya karar verdiklerini belirtti.Kadın istihdamı oranının yüzde 30’lara çıkarılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz, dedi,  panelde ayrıca,Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Nakiye Boyacıgiller de  Yönetim Bilimleri açısından Türkiye’deki durumu değerlendirdi.
2011 sonunda 2.dönem başkanımız  olan Handan Armağan‘da yurt dışında katıldığı EWMD toplantılarında  Türkiye yi gururla , çok beğeni ve ilgiyle temsil etti. Bu sene ki toplantılar, Gayrettepe Gayrimenkul Fikir Evi Salonlarında başladı ve devam ediyor, çok güzel yeni projeler var. Marmara Üniversitesi çalışması daha da olgunlaştı, önümüzdeki günlerde başlayacak.
Çağdaş Yaşam‘la başlatılan proje de çok ümit verici. Genç kızlara ve öğrencilerin öğretimine yönelik çalışmanın çok faydalı olacağı kesin. Sevgili Sevda Doğan ile başlayan oluşum her gün daha da güçlenerek, sevgili başkan Handan Armağan, ve tüm gönüllü ekiple devam ediyor. Bende bu güzel çalışmaları sizlerle paylaşmaya çalışacağım, sevgiler.

Kagider Anayasa Çalışma Raporları TBMM de

Sevgili Meltem Gürler‘in, başlatarak, uzun süredir emek verilen  çalışmayı, Kagider grup olarak başkanımız, Gülden Türktan, YK üyemiz Şule Yüksel ,Hatice Uçum ve genel sekreter yardımcımız  Nuray Özbay ile dün Ankara’da TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu’nda sundu.

Hepimiz için çok önemli bir tarih, neticeleri de olumlu  olsun istiyoruz.Aşağıda Meltem Gürler’in anlatımını, raporu ve basından iki yazıyı paylaştım, sevgiler.

Değerli dostlar,                                                                                             Kagider olarak siz üyelerimizin katılımıyla uzunca bir süredir devam ettirmekte olduğumuz yeni anayasaya katkı sürecimizde dün önemli bir gündü.

Kagider heyeti olarak dün önce TBMM Başkanı sayın Cemil Çiçek’i ziyaret ettik, ardından da Anayasa Uzlaşma Komisyonu sivil toplum alt komisyonuna sunumumuzu gerçekleştirdik ve raporumuzu verdik.

Sevgili başkanımız Gülden Türktan’ın da katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaret ve sunumlarımızda, tüm süreçte komisyonumuzda yönetim kurulunu temsil eden ve enerjisiyle her daim güç veren sevgili Şule Yüksel; başından itibaren komisyonun sorumluluğunu benimle beraber üstlenen ve detayları asla atlamayan sevgili Hatice Uçum ve çalışmalarımızın hem içinde, hem arkasında çalışkanlığı ve birikimiyle müthiş destek veren sevgili genel sekreter yardımcımız Nuray Özbay’la beraber beş kişiydik.

Cemil Çiçek bize yarım saat ayırmıştı ama bir saatte zor ayrıldık, özel kalemi her geldiğinde Sn Çiçek “biraz daha” dedi ve bizi bırakmadı, tüm talep ve önerilerimizi dile getirmenin yanı sıra, sayın başkana Meclis’te kavga görmek istemediğimizi, bu konuda kendisinden de talebimiz olduğunu ilettik.

Daha sonra Uzlaşma Komisyonu sunumumuzu gerçekleştirdik ve raporumuzu komisyon üyelerine sunduk.

Sivil toplum alt komisyonunda Meclis’te grubu bulunan her partiden bir temsilci var ve kendilerine sivil toplum tarafından iletilen talepleri derliyorlar ve dinliyorlar. Sunumumuz çok başarılı geçti; her şeyden önce çok netti ve bize verilen süre içinde düzenli biçimde gerçekleşti. Komisyon üyeleri “kadınların farkı olsa gerek” dediler ama ne yazık ki bu olumlu farkı yaratabilen kadınlardan kendi içlerinde hiç üye yoktu.

Sevgili dostlar, bugün umuyoruz basında da ziyaretimiz ve taleplerimiz yer alır ve ben basından önce size bilgi verebilmek istedim ama şimdilik daha detaylı yazamıyorum; belki heyetteki arkadaşlarımdan eklemeler yapacaklar olacaktır. Ama şunu söylemeliyim ki dün yine Kagider’in de tarihine not düştüğümüz, umuyoruz ülkemizin de yeni anayasa sürecine katkıda bulunduğumuz önemli bir görevi yerine getirdik; katkı veren tüm üyelerimizin sayesinde olabildi bu.

Başta Anayasa Çalışma Grubu’nda emek veren arkadaşlarım olmak üzere tüm üyelerimize teşekkür etmeyi görev sayıyorum. Süreci takip etmeye devam edeceğiz. İşimiz burada bitmedi.

Hepinize içten sevgilerimi yolluyorum.

Meltem  http://www.kagider.org/resim/27032012113952.pdf

Yakışıklı Prens’den Yeşil Bir Dünya İçin Katkılar

Bütün arzumuz çocuklarımıza yaşanabilecek, temiz havası, suyu, olan bir dünya bırakmak,

Yuvaların bu konudaki bilgilendirme,  öğretme ve uygulama  çabaları çok takdire değer,

Aslan 2.5 yaşında, yuva çıkışı , kendisine öğretildiği gibi, plastik su şişesini ayrıştırma kutusuna atıyor.

Aslan yuva çıkışı evine,yürüyerek giderken çok mutlu, ona öğretileni yapıp, çöplerini ayrıştırarak, evine yakın yuvayı seçip, taşıt kullanmayarak, doğayı korumak için çaba   göstermiş oldu.

Biz de işyererimizde, evlerimizde, yaşamımızda, aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz!!!!

Yeşil-İş Kagider -WWF’ in ortak projesi Yeşil Ofisler  için, bizde, elele  birbirimize destek olarak, geniş kitlelere ulaşalım, örnek olalım.

Zihni ‘de Zeynep Arabacıoğlu İle Çok Özel Bir Gece

22 Mart Perşembe,tamamen spontene, hatta benim için Berrin tarafından kaçırılma, ama çok mutlu bir gece oldu.Önce EWMD toplantısına katılmak üzere saat 18.oo de Polat Tower’da oldum. Son dönemlerde ne kadar istesem de bir türlü katılamadığım, toplantılara katılmak, arkadaşlarımla bir arada olmak, yeni arkadaşlarımızın katılmasıyla gruba yansıyan yeni heyacan mutlulukla toplantı , çok verimli  geçti.Proje grubunun çalışmaları da çok umut verici ve devamlılığı olacak cinstendi.Kararlar alındı, uygulama hemen devreye giriyor, bu çok güzel, özellikle, kız öğrencilere ve öğrencilere  yönelik çalışmaları tekrar paylaşacağım.  Çok özlediğim ,Berrin ve Perihan ilede toplantı sayesinde bir araya gelmek benim için çok iyi  oldu. Her zamanki çılgın, hiperaktif, çocuksu, haliyle hepimizi hep enerjik tutan Berrin, yine müthişdi. Görüşmediğimiz kısacık zamanda, Avusturya Alpler, Küba, yurtiçinde Denizli , bu gün Bursa daha bilemediğim bir sürü aktiviteyi hızlı hızlı bana anlatırken, hepimizi, düşündüren, şaşırtıcı,  soruları ile de  toplantı konuşmalarına, aktif katılıyordu.

Sonra birkaç Kagiderli arkadaş yemeğe gidiyoruz, hemen oluşan bir karar, sen de gel deyince hiç düşünmedim.Buluşacağımız arkadaşlarım da çok sevdiğim, uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımdı. Keyifle toplantı sonrası biz üç kız yola çıktık, ben şöförleri olarak nereye gidiyoruz, dediğimde Nişantaşı Zihni seçimine de çok sevindim. Benim için harika bir nostalji ama , hala Zeynep’e gittiğimizi anlayamadım.Belki daha da iyi oldu, hepsi bir arada hiç programlanmadan çok özel bir gece oldu.

Sevgili Zeynep’i mutlaka izleyeyim derken kendimi bir anda karşısında buldum, hem de hiç aklımda yokken çok sevdiğim beş arkadaşımla birlikte.

Bu çok hoş gelişen buluşma,  sevgili üyemiz, Pınar Akalın’ın bugünkü mailini anımsattı bize,

KAGİDER’li olmak çok acayip bişiy!

Dün sabah mentorümle bir iş konusunda uzuun uzun yazıştık. Sonra İTO’daki KOBİ zirvesine uğradım biraz, arada Begüm Özdoğularlı geçiyormuş uğramış, yanıma geldi sarıldık öpüştük; derken şahane bir akademisyen panelinin içinde başarılı iş kadını Berna İlter çıktı konuşma yaptı. Hocalarımızın teorik ve gözleme dayalı sunumlarının içinde nasıl bir “gerçeklik” rüzgarıydı, hikayesi ve geldiği nokta inanılmaz! Sonra çıktım Eminönü’nde arabaya doğru yürürken arkadan bir hanım “Sinem” diye seslendi, demekki kadın girişimcilerin iletişim kurabildiği ayrı bir frekans var ki adım Sinem olmasa da üstüme alındım, döndüm baktım şık bir hanım el kol sallıyarak fb’dan yazışmıştık ya ben Ayşe, Ayşe Ünal dedi, sarıldık öpüştük.

Her taraf sevgi dolu akıllı meleklerle kaplı, sağdan soldan çıkıçıkıveriyorlar 

Hava bugün şahane, mis gibi kokuyor, herkese verimli, güzel bir gün dileklerimle.. Pınar Akalın

Meltem Gürler,çok sevdiğim değerli reklamcı arkadaşımın, 4 sene önce Garanti Bankası Kagider  Girişimcilik Zirvesindeki konuşmasından etkilenerek,  şirketimizin tüm, blog, facebook, twitter çalışmalarını başlatmıştık. Sevgili Bahar Kayserilioğlu, (Kurumsallaşma ve Yönetim danışmanımız),birbuçuk sene önce Meral blogunda yaptıklarını, yazsana dedi, o da başka bir motivasyon oldu. Sevgili Aydan Baktır yaratıcı,çalışmalarıyla, Kagider’in hepimizin iletişim, reklam  danışmanı, hep çok güzel örneğimiz, korsan yazarımız, Perihan Görücü, sevgili Berrin Kuleli‘nin ablası ve benim tasavvuf derslerinde, tez arkadaşım, ve tabi Berrin, çılgın Berrin’im, hepimizin gizli müşteri araştırmacısı , ya Zeynep Arabacıoğlu, sanat evi sahibi ve latin şarkıları yorumcusu ,evet hepimiz Kagider’li hepimizin birbirimize yansıması katkısı müthiş,

Kagider’li  olmak çok büyük bir zenginlik hepimizin ortak fikri.

Neler konuştunuz, derseniz, Meltem’in başkanlığında hazırlanan Kagider’in  Anayasa Çalışmaları, eğitimde 4+4+4 sendromu, işlerimiz, eşlerimiz,annelerimiz,  herşeyimiz çocuklarımız,biraz sanat, sinema günleri, sergiler,biraz seyahatlerimiz, biraz önümüzdeki günlerin aktivitesi, biraz çevremizdeki güzel insanlar, biraz da küçük sırlar….

Zihni yeni yerinde, eski keyfinde kalitesinde ve tadındaydı, Zihni Bey de herzamanki  zarif duruşu ile bizlerleydi. Yemekler özenli ve güzeldi, ama  arkadaşımız Zeynep Arabacıoğlu‘nun  sahneye çıkmasıyla  her şey çok daha güzelleşti, farklılaştı. Hep söylüyorum,Zeynep sahneye çok yakışıyor, sahnedeki doğallığı, rahatlığı, romantik, duygusal, duruşu, bakışı, mükemmel tebessümü, ile herkesi kendine bağlıyor. Gelenler hep onu sevenler tanıyanlar olunca çok güzel  nezih  bir ortam oluşuyor.Sesi çok içten ve duygu yüklü,heyacan yüklü,çoşku yüklü,zerafet yüklü.

Perşembe gecesi, gençliğimin aşkı Nişantaşın’da  Zihni’de , sevdiklerimle, özlediklerimle çok keyifli ,hoş geçti.

Sağol Berrinim,

Meltem Kurtsan İle Çok Keyifli Bir Kahve Sohbeti


http://www.kure.tv/kultur/84-kahve-molasi/kahve-molasi-meltem-kurtsan/58-Bolum/89754/

Sevgili Meltem ile bir araya gelsek, bu kadar güzel bir sohbet etme şansımız olmazdı, çünkü iş, dünya yoğunluğu içinde vakitler o kadar kısıtlı ki, oradan oraya atlayan sohbetler de, hep sormak bilmek istediklerimizi değil, de o andaki akla ilk gelenler konuşuluyor.Halbuki benim Meltem’le ilgili yazmak, anlatmak isteyeceklerim onun kendi sesinden, ofisinde çok keyifli bir sohbetle gerçekleşiyor.Vaktiniz olduğunda sizde benim gibi çok keyifle ve ilgiyle seyredeceğinizi biliyorum.Yanınıza da kahvenizi almayı unutmayın.

Meltem Kagider’in de benim de ilk başkanım. Onunla çok güzel, çok motivasyonu yüksek, duygulu, heyacanlı, günlerimiz, çalışmalarımız oldu. Her yeni kuruluşun heyacanı ne kadar çok yüksek ve farklıysa, o heyacanı ve farklılığı da bir arada sevgiyle, kucaklamak, her fikri, katkıyı da, anlayışla değerlendirip çoğaltarak, devam ettirmek, çok önemli.Bu çok önemli devrede, sevgili Kurtsan hepimize çok sıcak ve anaç yaklaştı. İlk zamanlarda, genelde birbirimize yakın yaşlarda bir grup olmamıza rağmen onun sevgisinde hep çok tatlı bir kollama, kucaklama duygusu, hepimizi birarada olmak ve güçlü büyümek için çok iyi yönlendirdi. Bir bayrak yarışı olan Kagider yönetiminde, iki dönem kurucu başkan ve başkanlık döneminde, ileriki dönemlerde  yine çok iyi başarılı güçlü ekiplerle  Kagider’in devam edeceğini, şimdiden buna hazırlanmayı hep gösteren anlatan oldu.

Meltem Kurtsan hep çok çalışkan, çok disiplinli ve programlı. Her zaman ona çok yakışan mütevaziliği ile, özgüvenli duruşunu ve sıcaklığını bize çok güzel yansıttı.Kagider’in 37 girişimci kadınla 2002 de kuruluşunun, kuruluşundan önce bir sene biraya gelip, nasıl, nerede, ne zaman için hazırlıklar yapan bu grubun çok güzel öyküsünü Kagider Tarihçesi olarak ayrıca anlatmak istiyorum.Bu gün sevgili Meltem’in doğaya aşkı, doğa ve doğallık için çalışmaları, iyi bir evlat, anne, dost, girişimci kadın olarak başarısının temel sırlarını ve gençlere tavsiyelerini, kendi anlatımlarından yazmaya, ve kendi röportajlarıyla aktarmaya  çalıştım. Aile şirketi Kurtsan Holding, baba Niyazi Kurtsan ile başlıyor.Bu öykü çok güzel bir kitap da “Bir Otacı”nın Öyküsü” adı altında Niyazi Bey’in anlatımları ile yazıldı. Hatta devamı da olacakmış.Ben çok severek, ilgi ve merakla okudum. Devamını da bekliyorum.

Çok çalışkan ve idealist baba Gümülcine göçmeni. Küçük yaşlarda Türkiye’ye göç ediyorlar.Zorluklar yaşıyorlar. Baba önce tıp fakültesini kazanmışken, sonra rahatsızlığı yüzünden gidemiyor, ikinci sene de tesadüfen eczacılığı kazanarak devam ediyor ve mezun oluyor. Çok yaratıcı, çalışkan ve girişimci özellikleri olan Niyazi Bey eczane ile yetinmeyip labaratuar kurup doğal ilaçlar konusunda ilk günlerden çalışmaya başlıyor. Sonra evlendikleri zaman daha lisede olan eşi de üniversite okumak isteyince onu da eczacılığı seçmeye yönlendiriyor. Çocuklar evde hep çalışan, okuyan anne baba modeli ile onlarda hep okuyan ve anne babaya işlerinde yardım eden oluyorlar. Meltem hanım da babası gibi, herzaman öğrenmeye okumaya çok meraklı. Eczacılık Fakültesinden mezun olup çalışma hayatına başladıktan  10 yıl sonra, Harward’a gidip işletme mastırı da yapıyor.Şiketin büyüyüp holdigleşmesinde de çok katkıları oluyor. Yine hep doğa dostu ve bilgiye, bilime çok meraklı Meltem Kurtsan geçtiğimiz yıllarda Eczacılık Fakültesinde yeni kurulan Fito Terapi  bölümü için tekrar klasik test  imtihanlarına girip başarılı olup bir ikinci yüksek lisans yaptı. Sevgili Meltem’in her anı bilimle, yeni şeyler öğrenmekle, sporla, yogayla, sosyal çalışmalarla  çok dolu. Bunları buradaki satırlara sığdırmak mümkün değil. Bence Meltem için de, çok güzel bir kitap yazılmalı. Son görüştüğümüzde Bodrum daki arsasına sakız ağacı ekmek için uğraşıyordu.Bu çok değerli arkadaşımızı, başkanımızı, sizlere anlatmaya çalışırken , çok keyif aldım, onunla anılarımızı tazeledim, onun enerjisini , bilgiye, doğaya saygısını bende kendime yeniden aşıladım.Hayatındaki bol ödüller, çocukluğunda aldığı, ciddi bale eğitimi, her zaman sporun çeşitli dallarında çalışmaları, doğaya verdiği değer, bilgi küpünü hep doldurma iştahı, isteği, Meltem Kurtsan için söylenecek anlatacak çok şey var.Ben araştırırken içinden çıkamadım. Kitap yazılmalı diyorum, ısrarla.  İnşallah sizler de okuyacak, dinleyecek vakit bulursunuz, sevgiler.

Gençlere yararlı olmak için yapılmış çok güzel başka bir sohbeti de aşağıya ekledim.

Başarının Sırrı MELTEM KURTSAN                                                                                     Meltem Kurtsan (MK)Bülent Şenver (BŞ) 14.02.2010

BŞ: Değerli Gençler, “Başarının Sırrı” programına hoşgeldiniz. Başarının sırrını konuşmak üzere bugün bir misafirimiz var. Misafirimiz Sayın Meltem Kurtsan. Hoşgeldiniz.

MK: Hoşbulduk.

BŞ: Meltem hanım, hem Kurtsan İlaç’ın Yönetim  Kurulu Başkanı, Hem  Kurtsan Medikal, Otacı A.Ş. ‘nin Yönetim Kurulu Üyesi ve bu şirketlerin ortağı. Meltem Hanım biliyorsunuz  ben “Kulağınıza Küpe Olsun “isimli bir kitap hazırladım. Bu kitapta 152 adet işadamımızın başarı sırları var. Biz de bugün sizinle istiyoruz ki başarının sırlarını sohbet şeklinde gençlerimize aktaralım.

Sizce başarı nedir?
 
MK: Önce teşekkür ederim beni konuk ettiğiniz için programınıza ve kitabınıza. Gerçekten başarının tanımı çok değişik olabilir. İnsan başarıya ulaştığı zaman ya da çok başarılı görüldüğü zaman , kendini başarılı hissetmiyor olabilir. Genel olarak şöyle diyebilirim ki koyduğu hedefe, istediği noktaya ulaştığında insan kendini başarılı adledebilir diye düşünüyorum.

BŞ: O zaman konulan  hedefe ulaşmak bir başarıdır.

MK: Evet ama bu başarınında sürekli olabilmesi için , koyulan hedefin ileriye gitmesi lazım. Siz koyduğunuz hedefe ulaştığınız anda , belki  başka bir hedef daha koymuş oluyorsunuz. Ona ulaşmak için çabalarken başarınızın tadını pek çıkartamıyor olabilirsiniz.

BŞ: Siz hayata “Ben başarılıyım” dediğiniz oldu mu?

MK: Oldu. Bunun çok tescillendiği zamanlar oldu. Okul birincisi olduğum zaman, liseyi birincilikle bitirmiştim. Gerçekten şaşırmıştım, ben normal görevimi yaptığımı düşünmüştüm. Ayrı bir çaba harcadığımı düşünmemiştim ama bu yaptığım çabanın sonucunda en azından aynı okulda okuyan diğer arkadaşlarımın arasından sıyrılıp birinci olduğumu öğrendiğim zaman bunun bir başarı olduğunu düşünmüştüm. Ben farkında değildim, üniversiteye başlamıştık ve o geride kalmıştı. Yeni bir hedef vardı, üniversiteye girmek, üniversiteyi bitirmek, master yapmak.

BŞ: İş hayatında o hissi hiç duydunuz mu? Ne oldu da iş hayatında “Bak ben başarılı oldum” dediniz? Okumaya devam et