Zerdaçalın Mucizevi Faydaları…

Zerdeçalın mucizevi faydaları

En çok araştırılan bitkilerden biri olan zerdeçalın kanserden diyabete 600’den fazla önleyici ve tedavi edici kullanımı bulunmuş. İşte en önemlileri… Hazırlayan: Özlem Çitçi

1
11

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçal Hindistan’da 2500 yılı aşkın süredir kutsal kabul ediliyor ve ‘’baharatların kraliçesi’’ olarak kullanılıyor. Daha yaygın olarak toz şeklinde bulunan zerdeçal, tropik bir bitki olan “Curcuma Longa”dan elde ediliyor.

Günümüzde zerdeçal en çok araştırılan bitkilerden biri. Tıbbi özellikleri ve bileşenleri 5600’ün üzerinde biyomedikal incelemeye konu olmuş durumda.

Uzun süredir en çok antienflamatuar özelliği için kullanılıyor ancak romatizma, deri sağlığı, sindirim, bağışıklık ve hatta kansere karşı etkili olabileceğini gösteren bulgular var. Yapılan son araştırmalar, hastalıkların tedavisinde 14 tane reçeteli ilaç kadar etkili olduğunu göstermiş.

Myscienceacademy’de yayınlanan bir habere göre beş yıllık “kutsal bitki” projesinde, bilim insanları zerdeçalın 600’den fazla önleyici ve tedavi edici kullanımını, 175 çeşit yararlı psikolojik etkisini keşfetmiş.

İşte zerdeçalın araştırmalarla destekli en önemli faydaları:

2
11

Antienflamatuar

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Enflamasyon, vücuttaki canlı dokunun mikrop ve toksinlere verdiği reaksiyondur. İltihap ya da yangı olarak da geçer. Kronik enflamasyonun kanser gibi pek çok hastalığın gelişimine yol açtığı biliniyor.

Araştırmalara göre, zerdeçal, bitki dünyasındaki en güçlü enflamasyon önleyici etkiye sahip. Zerdeçalı oluşturan ana maddelerden biri olan Curcumin, enflamasyonla savaşta bazı reçeteli ilaçlar kadar etkili.

3
11

Sindirim için faydalı ve mide rahatsızlıklarına karşı etkili

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçalın aktif maddesi Curcumin, safra kesesinin safra üretimini arttırarak sindirimi rahatlatır. Yakın zaman önce, Almanya’da yiyecek ve ilaçları denetleyen komisyon, zerdeçalın sindirim problemleri için kullanılmasını onaylamış.

Sonuçları 2013 yılında Amerika’da yayınlanan başka bir araştırma da, zerdeçalın sindirim sistemi ve karaciğer hastalıklarının tedavisi için ümit verici olduğunu tespit etmiş.

4
11

Kanserden korunmakta ve kanserle savaşta etkili

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçal kansere karşı en etkili maddelerden biri. Vücutta kanser oluşumunu engellediğini, gelişimini ve yayılmasını engellediğini, hatta bazı kanser türlerinin tedavisinde kemoterapi ilaçları kadar etkili olduğunu gösteren araştırmalar var.

5
11

Kalp dostu

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçalın LDL, ya da kötü kolesterolü düşürdüğü, kan pıhtılaşması ve damar tıkanıklığını önlediği tespit edilmiş.

6
11

Diyabete karşı etkili

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçalın diyabet tedavisinde etkisini konu alan bir araştırma 2009 yılında Biochemistry and Biophysical dergisi tarafından yayınlandı.

Bu araştırmada zerdeçalın aktif maddesi Curcumin’in diyabet tedavisinde kullanılan bir ilaçtan 500 kat daha etkili olduğu tespit edildi.

7
11

Kireçlenmeye karşı etkili

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Geleneksel Çin tıbbı ve Hint kökenli Ayurveda, kireçlenme tedavisinde zerdeçal kullanmış.

2012 yılında Amerika’da yapılan bir araştırma zerdeçalın romatizmal eklem iltihabını tedavide ilaçlardan daha etkili olduğunu tespit etmiş.

8
11

Nasıl ve ne kadar tüketmeli?

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Zerdeçal üzerine yapılan araştırmaların sonuçlarını ve birçok kültürde binlerce yıldır kullanımını göz önünde bulundurursak ilaç niyetine tüketilebilecek baharatlardan biri.

Tavsiye edilen günlük tüketim miktarı şu şekilde:
– Toz zerdeçal: 1 çay kaşığı (1-3 gram)
– Taze kök zerdeçal: 1.5-3 gram

Eğer zerdeçalı bir parça karabiber ile beraber tüketirseniz, vücuttaki emilimi %2000 kadar artabiliyor.

9
11

Basit bir zerdeçal çayı tarifi:

Zerdeçalın mucizevi faydaları

1 bardak suyu kaynatın ve ocaktan alın. İçine bir çay kaşığı tercihen organik zerdeçal ve ¼ çay kaşığı toz (veya 2 adet ezilmiş tane) karabiber ekleyip karıştırın. Biraz ılınınca içine 1 kaşık bal karıştırıp yatmadan önce için.

Sabahları içebileceğiniz bir zencefilli zerdeçallı detoks çayı tarifi için:

Zencefil Zerdeçal Mucize Çayı

10
11

Yemeklerde zerdeçal kullanımı

Zerdeçalın mucizevi faydaları

Düşük miktarda organik zerdeçalı yemeklerinizde de kullanabilirsiniz. Çok lezzetli bir kinoa tarifi için:

Reklamlar

Nisan Favorilerim…

Sevgili yaz-gi dostları dün yayınlanan  Nisan Favorileri yazımı geçen sene bu günlerde yazmış ve yayınlamamıştım. Otomatik ayarlarda dün kendi kendine yayınlandı. Ben de sonradan farkettim. Henüz yazı yazacak enerjim yok, ama inşallah bu olay beni teşvik eder ve yeniden yazarım.. sevgiler herkese…

Nisan Yemek Favorilerim…

Sevgili yaz-gi dostları aşağıdaki yazıyı geçen sene bu günlerde yazmış ve yayınlamamıştım. Otomatik ayarlarda dün kendi kendine yayınlandı. Ben de sonradan farkettim. Henüz yazı yazacak enerjim yok, ama inşallah bu olay beni teşvik eder ve yeniden yazarım.. sevgiler herkese…

Bu ay en çok enginar ile dil balığı pişirdim… Çünkü pazarda bol, bol enginar var… Balıkçımda da dil balığı…Enginarı çok seviyoruz. Mevsiminde bol bol yapmağa çalışıyorum. Dil balığını da şimdiye kadar hep restoranda yerken şimdi, ayıklanmış fileto yapılmış balıkçımda gördükçe alıyorum,  pişirdiklerimi de  çok  beğenerek yedik…Bu sene sezonu önce Yalıkavak ‘da İskele Restoranda Ayhan Bey’in  tereyağ da yaptığı dilbalığını yedik, çok lezzetli idi, çok beğenerek yedim…Sonra da ben evde çeşit çeşit pişirdim… Şimdi size de anlatacağım… Siz de balıkçınızda fileto yapılmış dil balığı görürseniz hemen alın, hem pişirmesi kolay hem çok lezzetli…

Bu hafta Urla’da Enginar Festivali yapılıyorken ben de benim  enginar aşkımı anlatayım dedim…..Enginarı çok seviyorum.. çok da pişiriyorum… Pazara gidince bol bol alıyorum, çeşit çeşit de pişiriyorum…. En çok en kolay ve hoşumuza giden taze patatesle pişirdiğim…Enginarları ayıklanmış alıyorum… Taze patatesleri soyuyorum…Tencerenin altına ince kesilmiş soğanları koyuyorum, üstüne enginarları, yıkayıp, tekrar karalar varsa temizleyip, limonlayıp diziyorum…sonra üstüne taze patatesleri elma dilimi kesip koyuyorum. Taze sarımsak da birkaç diş ilave ediyorum. Tuz şeker, biraz un serpip, zeytinyağını ve az su koyup kısık ateşte pişiriyorum… Enginarı da güzelse, çok lezzetli oluyor… Zaman zaman klasik, taze baklalı, ya da bezelye havuçlu da yapıyorum…Ya da bakladan fava yapıp, zeytinyağlı sade pişirdiğim enginarların ortasına fava koyuyorum… Sadece ortası temizlenmiş enginarları da haşlayıp, yapraklarını limona batırıp eme eme yemek de çok güzel… Tabi birde kuzu etli terbiyeli enginar var, onu da sevgili kuzenimiz çok güzel pişiriyor, afiyetle yiyoruz….Fava benim annemden miras favori yemeğim,  sıklıkla  yapıyorum.. ve çok seviliyor…Taze bakladan da deneyebilirsiniz, kuru baklaların da pazarlar da satılan; çok değişik yörelerden olanları ile  farklı lezzetler elde etmek mümkün…

Ama bu gün çok şık ve farklı bir enginar tarifi anlatacağım.. Arkadaşım yaptı yedim.. Çok da  lezzetli…Enginarları sade zeytinyağlı; su, zeytinyağ, şeker, tuz, sarımsak, birazcık un serpip pişiriyorum…Sonra  üzerine, ayrıca  hazırladığım avakadolu karışımı koyuyorum… Önce gerektiği kadar yumuşamış avakadoları  doğruyorum, üzerine zeytinyağı limon ve rendelenmiş sarımsak ekliyorum…Közlediğim, kırmızı ve sarı biberleri de ekliyorum…Elde ettiğim karışımı enginarların ortalarına yerleştiriyorum. Avakadolu karışım zeytiyağlı enginara çok yakışıyor… Hem çok kolay, hem lezzetli hem farklı…Enginar mevsiminde iyi enginarlar bulup alın, ve çeşit çeşit deneyin pişirin diyorum… sağlıklı, lezzetli, ve mevsiminde sevgiler, sevgiler…

Bizbizze başlıyor…

Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programının 2017 Sınıfının Başvuruları Açıldı…

Girişimci Kadın Liderler Programı’nın 2017 sınıfı başvuruları açıldı!
İşinizi büyütmek ve hayallerinizi gerçekleştirmek için 2017 EY Türkiye#GirisimciKadinLiderler programına başvurun >> www.ey.com/tr/eww

Eğer siz de EY (ErnstYoungTurkiye ) Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na başvurmak isteyen yüksek potansiyele sahip bir kadın girişimciyseniz, 4 Ocak 2017 tarihine kadar internet üzerinden başvuru formunu doldurarak başvuru yapabilirsiniz.
Not: EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na başvurarak, sadece etkili bir liderlik programına katılma fırsatını değil, aynı zamanda kendiniz ve şirketiniz için çok değerli bir ayrıcalığa sahip olma şansını yakalayacaksınız. Seçilen adaylar bütün bir yıl boyunca liderlik becerilerini geliştirebilecekleri, iş dünyası hakkındaki bilgi ve birikimlerini genişletebilecekleri, çok önemli iş ilişkileri kurabilecekleri, iş çevrelerinde görünürlüklerini artırabilecekleri aktiviteleri de kapsayan özel bir programa katılacaklar. Programın katılımcıları programa dahil oldukları yıldan itibaren, program aktivitelerinden istedikleri müddetçe yararlanma hakkına sahip olacaklar..

Sorularınızı eww@tr.ey.com e-mail adresi üzerinden bizlerle paylaşabilirsiniz.

EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı’na Hoş Geldiniz

Girişimcilere yönelik danışmanlık ve rehberlik alanında bir dünya lideri olarak, başarılı rol modellere ve iş geliştirme çevrelerine erişimin, girişimcilerin işlerini büyütmeleri için ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz.

EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı, işlerini büyütme hedefi, tutkusu ve potansiyeli olan kadın girişimcilere ulaşarak onların hedeflerini gerçekleştirmelerine yardım edecek etkili bir liderlik programıdır. Bu bir yıllık program, işletmelerinin operasyonlarını aşağıdaki kazanımlarla büyüterek uluslararası pazarlarda etkin faaliyet göstermeye hazır, alanında lider olmak isteyen kadın girişimciler için tasarlanmıştır:

  • Güncel sektör haberleri, araştırmalar, işletme stratejileri ve uygulamaları hakkında bilgi alışverişi ile bilgi birikimlerini artırmak
  • Potansiyel ortaklıkları, stratejik işbirliklerini, yeni müşteri ve tedarikçileri ve muhtemel sermaye kaynaklarını tespit etmek
  • Birebir mentörlük desteği almak
  • Üst düzey danışmanlar ve tanınmış girişimcilerle diyaloglar kurarak liderlik, yöneticilik ve işletme becerilerini geliştirmek
  • Kendileri ve şirketlerinin kurumsal yöneticiler, yatırımcılar ve medya karşısındaki görünürlüğünü artırmak

    Başvuru Kriterleri ve Seçim Süreci

    Bu ayrıcalıklı fırsattan yararlanmak isteyen adayların ve şirketlerinin aşağıdaki kriterleri sağlamaları gerekiyor.

    Şirketin,

    • Son iki yılda en az yıllık 1 milyon TL cirosu olması
    • Merkezinin Türkiye’de olması,
    • En az 3 yıldır faaliyet göstermesi

    Kadın girişimcinin,

    • En az %25 hissedar olması ve yönetimsel olarak ana karar vericilerden birisi olması
    • İşini büyütmeyi hedeflemesi ve istemesi
    • Program dahilinde 15 – 16 Mart 2017 tarihinde düzenlenecek Oryantasyon Konferansı ve yıl içinde gerçekleştirilecek diğer eğitim ve geliştirme etkinliklerine katılmayı taahhüt etmesi

    Yukarıdaki kriterleri ve özellikleri sağlayan adayların başvuruları değerlendirilerek, 4 Ocak 2017 tarihine kadar EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı 2017 Dönemi’nde yer alacak 10 kadın girişimci belirlenecek.

    Programın Sonuçları ve Katkıları

    Bugüne kadar dünyanın diğer bölgelerinde düzenlenen programlar dahilinde elde edilen sonuçlar, EY Girişimci Kadın Liderler Programı’nın, girişimciler için hızlı bir büyüme sağladığını göstermektedir. Babson College Kadın Girişimci Liderliği Merkezi tarafından düzenlenen bağımsız bir etki değerlendirme araştırmasına göre:

    • Programa Kuzey Amerika’dan katılan şirketlerin 2013 yılı toplam cirosu, programa katılmadan önceki yıllara göre %63 artış göstermiştir.
    • Katılımcılar yıllık ortalama %20 civarında ciro artışı sağlamışlar; bununla beraber, programa katılmalarının ikinci yılında şirketlerinin büyümeleri %50’ye ulaşmıştır.
    • Katılımcılar aynı zamanda bir girişimci olarak kendilerine güvenlerinde, büyüme hedeflerinde, iş çevrelerinde ve bu çevrelerindeki görünürlüklerinde artış gördüklerini ifade etmişlerdir.

    EY - Programın etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için, 2014 yılına ait Force Multipliers çalışmamıza göz atabilirsinizProgramın etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için, 2014 yılına ait Force Multipliers çalışmamıza göz atabilirsiniz.

    Mezunlardan Görüşler


    EY - Kathy Cheng Kathy Cheng
    Yönetim Kurulu Başkanı, Redwood Classics Apparel
    Toronto, Ontario, Kanada
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2014 Mezunu
    “Bu program, sanki kadın liderler için oluşturulmuş özel bir topluluk. Burada aldığım destek, hayat dersleri ve profesyonel rehberlik, bana sadece yepyeni bir perspektif sağlamakla kalmadı, aynı zamanda kendime olan güvenimi de güçlendirerek beni büyük adımlar atmam için de cesaretlendirdi. Artık işimi büyütmek konusunda çekingen değilim. Büyük düşünmek ve kararlı adımlar atmak için cesaretim var.”

    EY - Kari Warberg Block Kari Warberg Block
    CEO, Earth-Kind
    Bismarck, North Dakota, ABD
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2012 Mezunu
    “EY Girişimci Kadın Liderler Programı benim daha cesaretli biri olmamı sağladı; artık hedefim, yüzde 300 büyümemi sağlayacak bir plan. Bu seçkin ağın içerisine girdiğimde karşıma çıkan fırsatlar danışman desteğine ulaşmamı, kişisel bir profil oluşturmamı ve yeni araçlar ve öngörüler edinmemi sağladı. Bu program hayatımı değiştirdi ve bir lider olarak nelerin mümkün olabileceğine dair bütün endişelerimi aklımdan sildi.”

    EY - Amy Buckner Chowdhry Amy Buckner Chowdhry
    CEO, AnswerLab
    San Francisco, California, ABD
    EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2011 Mezunu
    “Bu program kafamdaki ‘büyük’ kavramını baştan aşağı değiştirdi ve şirketimizin gerçek büyüme potansiyelini görmemi sağladı. Artık pazar lideri olmayı nasıl ölçtüğümüz hakkında tamamen farklı düşünüyorum.”

    2016 SINIFI

    EY - Deren Öztürk Deren Öztürk

    Deren Kimya
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İstanbul

    Deren Öztürk, Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi yüksek lisansı öğrencisi. İstanbul’da kurulu Deren Kimya A.Ş’nin Yönetim Kurulu Üyesi. GYIAD (Genç Yönetici İş Adamları Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi. PLAT (Özel Markalı Ürünler Tedarikçileri Derneği) Üyesi. 1984 yılında faaliyetlerine başlayan Deren Kimya; su şartlandırma kimyasalları, kozmetik, hijyen ve medikal sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Şirket bünyesinde Kozmetik & Private Label süreçlerini yöneten Öztürk, yaratıcısı olduğu COSMED ve MİHRİ İstanbul markalarının Türkiye satışı ve ihracatından sorumlu.

    EY - Göksun Demirel Göksun Demirel

    Ekinoks Yatçılık ve İç Mimari
    Yönetici Ortak
    İstanbul

    Göksun Demirel, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Ekinoks Yatçılık ve İç Mimari’nin Yönetici Ortağı. 2001 senesinden itibaren yat mobilyası sektöründe faaliyet gösteren bir firma olan Ekinoks, 50 metre üstü yat projelerine yurtiçi ve yurtdışında tasarım, mühendislik, imalat ve montaj hizmetleri sunuyor.

    EY - Mine Şenyürük Mine Şenyürük

    Ema Tesisat ve Endüstriyel Cihazlar
    Yönetim Kurulu Başkanı
    İstanbul

    Mine Şenyürük, İTÜ İnşaat Fakültesi lisans ve Mimarlık Fakültesi yüksek lisans mezunu. İstanbul’da kurulu Ema Tesisat ve Endüstriyel Cihazlar’ın Yönetim Kurulu Başkanı. Ema Tesisat, havalimanı ve helikopter pisti aydınlatma sistemleri imalatı ile silikon izolasyonlu kablo ve makaron imalatı üzerine faaliyet gösteriyor. Şirket, İstanbul Kâğıthane’de ve Bolu Organize Sanayi Bölgesi’nde olmak üzere iki üretim tesisine sahip.

    EY - Neval Karagöz Neval Karagöz

    Nevmed Medikal Ürünler
    Genel Müdür
    İstanbul

    Neval Karagöz, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksek Okulu, Biyomedikal Cihazlar Teknolojisi Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Nevmed Medikal Ürünler’in Kurucu Genel Müdürü. 2012 yılında kurulan Nevmed Medikal Ürünler, girişimsel kardiyoloji alanında inovasyonu takip ederek çok sayıda ürünün satış ve pazarlama faaliyetlerini sürdürüyor. Koroner ve periferik atardamarların tedavisinde kullanılan eriyebilen stentleri, kardiyak ritim düzenleyici sistemleri, ameliyatsız kalp kapak değişimine uygun ürünleri pazara sunuyor.

    EY - Nurdan Altay Güngör Nurdan Altay Güngör

    Nurdan Gıda
    Yönetim Kurulu Başkanı
    Tekirdağ

    Nurdan Altay Güngör, Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu. Tekirdağ’da kurulu Nurdan Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı. Malkara Ticaret Odası’nın ilk kadın Meclis Üyesi, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi. 2010 yılından beri TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı. Paketli kuruyemiş üretimi ve pazarlaması konusunda faaliyet gösteren şirket, tüm hammaddeleri en iyi yetiştiği bölgelerden, sezonunda temin ediyor, en iyi koşullarda depolayıp kavurarak paketliyor. Maltay ve Thraki markalı ürünlerinin satışı 3000’e yakın noktada yapılıyor. Yunanistan, Bulgaristan, Kosova ve Arnavutluk’ta bulunan bayiler aracılığıyla da ürünler pazarlanıyor.

    EY - Özlem Turhan Özlem Turhan

    Workcube
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İstanbul

    Özlem Turhan, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi, İngilizce İşletme Bölümü mezunu.  İstanbul merkezli Classloom’un CEO’su, Workcube A.Ş. kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi. KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi. Workcube E‐İş Sistemleri, temel olarak Kurumsal Yönetim Yazılımı pazarında faaliyet gösteriyor. Classloom, eğitim teknolojileri alanında iletişim ve işbirliği çözümleri sunuyor. Workcube A.Ş. kendi markaları ile geliştirdikleri yazılım çözümlerinin, katma değerli servisler ile kullanımını ve yaygınlaşmasını sağlıyor. 2012-2013 yıllarında üst üste Bilişim 500 araştırmasında Yerli ERP kategorisinde birinci olan şirket bünyesinde Workcube, Boomboss, Raportman, Classloom gibi farklı markalarda yazılım çözümleri mevcut.

    EY - Sezen Sungur Saral Sezen Sungur Saral

    Selekt Bilgisayar
    Kurucu Ortak ve Başkan Vekili
    İstanbul

    Sezen Sungur Saral, Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu Selekt Bilgisayar’ın (Reeder) Kurucu Ortağı ve Başkan Vekili. Selekt Bilgisayar, Reeder markalı tablet bilgisayarları ve akıllı telefonları geliştirerek Türkiye genelinde dağıtımını yapıyor. Reeder markası, %12 pazar payıyla tablet bilgisayar pazarında Türkiye’de 2. sırada bulunuyor. Şirket tarafından üretilen 4 farklı akıllı telefon modelinden biri, Türkiye’de satışı yapılan telefonlar arasında, “First 25 List” sıralamasında ilk 25’e girmeyi başarmış.

    EY - Sezin Aksin Başkan Sezin Aksin Başkan

    C Bebek
    Yönetici Ortak
    Istanbul

    Sezin Aksin Başkan, Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü mezunu. İstanbul’da kurulu C Bebek’in Yönetici Ortağı. Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve Perakendecileri Derneği (BAGİDER) Yönetim Kurulu Üyesi. C Bebek, MYCey markalı ürünlerini, zincir bebek ve oyuncak mağazaları, hipermarketler ve öncü online siteler aracılığıyla pazarlıyor. MYCey’e ek olarak iki Avrupa markasının, FREDS SWIM ACADEMY ve Ki Et La’nın Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Beslenme, hamilelik konforu, emzirme, banyo, bakım ve sağlık, bebek odası ve güvenli uyku, güvenlik ve yaz kategorilerinde 82 ürünü bulunuyor.

    EY - Süreyya Kızılkan Süreyya Kızılkan

    Erim Kimya
    Genel Müdür
    İstanbul

    Süreyya Kızılkan, İTÜ Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu. İstanbul’da faaliyet gösteren Erim Kimya’nın kurucusu, aynı zamanda  Genel Müdürü. Endüstride, Su Şartlandırma konusunda sunduğu kimyasallar ve çözüm önerileri ile enerji kayıplarını minimize ederek hem çevreye hem de işletme sahibine fayda sağlayan Erim Kimya şirketi, gölet, süs havuzları ve yüzme havuzlarında önerdikleri dezenfeksiyon metotları ile havuzların hijyenini sağlayarak, çevreye zarar vermeyecek şekilde kimyasal ve mekanik çözümler sunmaktadır. Ayrıca hazırladıkları projelerle, atık suların geri kazanılmasına ve suyun tekrar kullanılmasına katkıda bulunmaktadırlar.

    EY - Zeynep Manav Zeynep Manav

    İzmir Mühendislik
    Yönetim Kurulu Üyesi
    İzmir

    Zeynep Manav, ODTÜ Mühendislik Fakültesi, Makina Mühendisliği Bölümü mezunu. İzmir’de kurulu, İzmir Mühendislik’in Yönetim Kurulu Üyesi. İnşa uygulamaları ve endüstriyel tesislere yapısal çelik, makine ve ekipman üreten; montaj, mühendislik ve tedarik hizmeti veren şirket, yurtiçi satışlarının yanı sıra ürünlerini 69 ülkeye ihraç ediyor. Çimento, enerji, maden, rafineri ve petrokimya sektörlerine hizmet veriyor. ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalı firma, ASME (American Society of Mechanical Engineers) sertifikalarının da sahibi.

 

Barış İçin Uzatılan Bir Dost Eli…

Geçen hafta Tekfen Flarmoni Orkestrası; Tekfen’in 60. cı kuruluş yıldönümünü için iki dev konser yaptı.  Ben de kurulduğu günden bu güne büyük beğeni ile izlediğim Tekfen Flarmoni’nin  “Barış İçin Uzatılan Bir Dost Eli” olarak başlayan  hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.. Bedenimiz için, su, hava, yemek, nasıl elzem ise ruh sağlığımız  için de müzik olmazsa olmazımız…Hayatımızdan hiç eksik olmasın…Tekfen’e bu muhteşem projeleri ve orkestraları için sonsuz teşekkürler…

BARIŞ İÇİN UZATILAN BİR DOST ELİ…

Tekfen Filarmoni Orkestrası, müziğin gücüne duyulan inancın eseridir.

Bu güç, kavgaların, çelişkilerin ve çatışmaların önüne geçip birbirinden çok farklı medeniyetlerin aynı melodiye kulak vermelerini sağlar. Müziğin evrenselliği ve barış için uzatılan bir dost eli kadar sahicidir.

3 DENİZ, 23 ÜLKE…

Bugün Tekfen Filarmoni Orkestrası adıyla yoluna devam eden orkestranın temelleri 1992 yılında atıldı; Karadeniz Oda Orkestrası, farklı kültürler arasındaki ilişkileri geliştirmek, barış adına ortak bir dil yaratmak amacıyla, Saim Akçıl şefliğinde 11 ülkeden 17 sanatçının katılımıyla kuruldu. İlerleyen yıllarda orkestraya başka ülkelerden müzisyenlerin de katılımıyla aile giderek genişledi; Karadeniz, Hazar Denizi ve Doğu Akdeniz bölgelerinden toplam 23 ülke: Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Filistin, Gürcistan, Irak, İran, İsrail, Kazakistan, Kırgızistan, Lübnan, Mısır, Moldova, Romanya, Rusya, Suriye, Türkiye, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün, Özbekistan, Yunanistan.

Tekfen Filarmoni Orkestrası, nam-ı diğer 3 Denizin Sesi…; müzisyenlerin üç farklı bölgeden gelmesinin yanı sıra orkestranın bu isimle anılıyor olmasının altında kuruluş amacı da yatıyor; farklılıkların bir arada var olabildiği ve hatta bundan da güç alarak müziğin barışın seslerinden biri olduğunu göstermek.

Tekfen Filarmoni Orkestrası, bu üç bölgenin en değerli müzisyenlerini bir araya getiriyor. Orkestra, klasik müzik repertuvarının yanı sıra, o bölgenin bestecilerinden derlenen özgün programları ve yerel müzik aletleriyle harmanlanan özel performansları da içeriyor. Geleneksel çalgılarıyla orkestraya hayat veren herbir müzisyen, farklılıkların sorunlara değil dostluğa gebe olabileceğini de bu sayede kanıtlamış oluyor. Otantik enstrümanlarıyla kendi kültürlerini temsil eden tüm solistler ise aslında bir bütünün vazgeçilmez parçası haline dönüşüp aynı dili konuşuyorlar, müziğin dilini. Bu da Tekfen Filarmoni Orkestrasının neden 3 Denizin Sesi olarak anıldığına dair bir başka cevap.

Dostluk adına kurulan Tekfen Filarmoni Orkestrası müziğiyle, zıtlıkların uyumuna, Doğu ve Batı’nın bileşiminden doğan büyülü senteze övgüde bulunuyor.

Berlirlenen projeler kapsamında, senede birkaç kere bir araya gelen Tekfen Filarmoni Orkestrası, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde ve İstanbul Müzik Festivali’nde sahne almaktadır. Misafir sanatçıların da katılımıyla gerçekleşen her bir konser, doğu-batı sentezinin büyüsünü ve zıtlıkların uyumunu gözler önüne seriyor. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde diğer Türk orkestraları ile dönüşümlü olarak konser veren Tekfen Filarmoni Orkestrası kuruluşundan bu yana Almanya, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Fransa, Gürcistan, İngiltere, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Özbekistan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Yunanistan’da sahne aldı.

Geçen haftanın konserleri de bu konserlerin en güzellerindendi…

Tekfen Filarmoni Orkestrası, Tekfen’in 60. kuruluş yıldönümünü görkemli bir konserle kutladı… 2 Kasım’da Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nda, 3 Kasım Perşembe günü ise İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşecek dev konserde yıldız isimler sahne aldı….

Orkestra, bu özel temsilde, Yunan kültürü ve müziğini dünyaya tanıtan Yunanistan’ın divası Alkistis Protopsalti ve etnik caz dünyasının ünlü ismi Lübnanlı Rabih Abou Khalil gibi isimlere eşlik etti. Konseri, klasik müziğin “harika çocuğu” Özbek Aziz Shokhakimov yönetti…

Konserde ayrıca, Tekfen Filarmoni’nin daimi solistlerinden, bu toprakların usta müzisyenleri Göksel Baktagir, Yurdal Tokcan ve Ercan Irmak da vardı…

 

Gelecek Vaat Eden Girişimci Aslı’nın Hikayesi…

Ekim ayında Türkiye Garanti Bankası’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) işbirliğiyle bu yıl 10. kez gerçekleştirildiği 2016 yılı Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışmasında SBS Bilimsel Bio Çözümleri”nin kurucusu Aslı Elif Tanuğur “Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi” seçildi. Sevgili Aslı’nın çok özel bir hikayesi var, çok değerli çalışmaları var, hem duygulu, hem hepimize çok yararlı olacak bir ürünün hayata geçirilmesiyle ilgili bu başarı hikayesini ben de Aslı’nın kendi anlatımıyla sizlere aktarmak istedim…Aslı’yı tebrik ediyorum, kutluyorum, başarılar diliyorum.Aslı ile beraber yola çıkan Prof. Dr.Dilek Boyacıoğlu ve Taylan Samancı’yı da kulaktan kulağa,  bir şehir efsanesi gibi başlayan bu projeyi bu günlere getirdikleri için gönülden alkışlıyorum…aslı elif tanuğur ile ilgili görsel sonucu

Aslı Elif TANUĞUR

Hayat çoğu kez bir salıncağın gidip gelmesi gibi hep aynı yerde aynı tonda akıp gider. Arada ritim değiştirir sadece. Bazen hızlanır bazen yavaşlar…

Bizim yol hikayemiz işte o salıncaktan bilerek ve isteyerek inmemizle başladı.

Birimizin inancı hepimizin yolunu değiştirdi.

“İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Uzun yıllar bal sektörünün öncü firmalarından birinde Ar-Ge ve kalite direktörü olarak görev yaptım. Bu nedenle çalışma hayatım boyunca bal ile ilgili pek çok araştırmanın ve projenin hem yaratıcısı hem de yürütücüsü oldum.
Bu dönemde özel hayatımda ise önemli bir sorunla baş etmeye çalıyordum. Henüz 5 yaşında olan oğlumun bir kaç ay arayla ateşi çıkıyordu ve her defasında antibiyotik kullanmaktan bu ilaçlara karşı alerjisi oluşmuştu. Uzun süren arayışlarımızın sonunda başvurduğumuz bir doktor oğlum için çarenin bağışıklığının artırılması olduğunu söyledi. Ben de bu nedenle bağışıklıklığı güçlendirmenin doğal yolunu aramaya başladım. Ve taradığım bir çok bilimsel yayında propolis ve arı sütünden bahsedildiğini gördüm. Arı sütü bileşiminde bir çok protein, karbonhidrat, yağ ve vitamini içeren bir ürün. Propolis ise arıların bitki sap, yaprak ve tomurcuklarından topladığı, güçlü anti-bakteriyel ve anti-oksidan etkilere sahip tamamen doğal yine bir arı ürünü. Arılar, bu yapışkan ürünü, kovandaki mikropları yok etmek ve arı ailesinin sağlığını korumak için kullanır. Ben de çocuğumun sağlığını korumak için hem arı sütünü hem de propolisi kullanacaktım.
Bu galiba hayatımda tutunduğum en önemli umuttu. Oğlumun sağlığına tamamen kavuşacağını düşünmek bile heyecan verirken, propolise ulaşmak için vakit kaybetmemem gerekiyordu. Arı ürünlerine dair en çok bilinen ve tüketilen ürün baldır. Ben de uzun yıllardır bal sektörünün içindeydim zaten. Bu nedenle hemen iletişimim olan bal üreticileri ile temasa geçtim ve onlardan daha önce üretmedikleri arı sütünü ve kovandan kazıyıp attıkları propolisi benim için üretmelerini istedim. Propolis olduğu gibi yenmediği için ekstraksiyon (özütleme) yapmam gerekiyordu. Oğluma her gün arı sütü ve propolis özütü vermeye başladıktan sonra ise sonuç inanılmazdı. Bazen tek başına propolis, bazen propolis ve bal karışımı, bazen de arı sütü, bal ve propolis karışımı verdiğim sevgili oğlum aylar geçmesine rağmen hiç hastalanmamıştı. Bu benim için bir rüyaydı, gerçekleşmesi ise bana yeniden yaşam sevincini aşılamıştı. Bu tecrübe ile ikinci çocuğumda 1 yaşından itibaren bu ürünleri düzenli olarak her gün kullanmaya başladım ve her gün iki çocuğuma da düzenli olarak vermeye devam ediyorum…
Benim propolis ile olan yolculuğum ise burada bitmedi elbette. Önce eş dost çevresinde hikayem yayıldı, sonra uzak kimseler arasında. Benzer sorunları yaşayanların doğal ve sağlıklı arı ürünlerine ulaşmasını sağlamaya karar verdim. Böyle bir ürüne duyulan ihtiyacın ne kadar büyük olduğunu gördüm. Benim kadar şanslı olmayan insanlara elimi uzatmak için başta uzun yıllar birlikte çalıştığım mesai arkadaşım Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden hocam Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ikna etmem gerekti. Onlarsız böyle bir yola girmeye cesaret edemeyeceğimin farkındaydım. Onları ikna etmeyi başardığımda ise artık üçümüz için de yeni bir yol görünmüştü. Şimdi aradan 3 yıl kadar zaman geçti. Ve artık benim hikayeme benzer hikayelere sahip e-postalar ve telefonlar alıyoruz müşterilerimizden. Bunlar beni çok mutlu ediyor. İnsanlara bu şekilde uzanabilmek, onların hayatına böylesine dokunabilmek kelimelerle ifade edilemeyecek kadar kıymetli benim için.
Taylan SAMANCI
Üniversite eğitimimi arıcılık ve zootekni üzerine yaptım. Mezuniyetten birkaç yıl sonra bünyesine katıldığım bal firmasında uzun yıllar Projeler Takım Lideri olarak görev yaptım. Bu görevim süresince pek çok ulusal ve uluslararası projelerde yönetici olarak yer aldım. Arıcılığa dair bir çok yayın, kitap ve sunum hazırladım. Bir kere arılara hayranlık duymaya başladınız mı, bir daha vazgeçemeyeceğiniz sonsuz bir deryanın içindesiniz demektir. Gündelik koşturmalardan, iş stresinden, büyük şehirde yaşama alışkanlıklarından uzaklaştıkça kendimi arıların yanında buldum. Belki de doğaya karışmamın, öze dönmemin kestirme yolu bu oldu benim için. Arılar artık hayatıma o denli girmişti ki babam bile bana özenip, 60 yaşından sonra arıcılık yapmaya başladı.
Yaptığım işe olan gönülden bağlılığım her zaman büyük bir özveriyle çalışmamı sağladı. Ama insanın arayışı hiç bitmediği gibi ben de yeni bir şeyler deneme arzusunu uzun süre hissettim içimde. İşte böyle bir anda Aslı’nın düşüncesi, hevesi, heyecanı hemen beni de sardı. İçinde bulunduğum sarmalın dışına çıkmak her ne kadar korkutucu, sarmal ne kadar güvenli görünse de kendimi denemek görmek istedim.
Yola çıkarken yaptığımız işe elbette çok güveniyordum, ama Türkiye’de ilk defa bizim uygulayacağımız izlenebilir sözleşmeli üretim modelinin arıcılar tarafından nasıl karşılanacağı konusunda tereddütlerim vardı. İlk görüşmelerimizle birlikte bütün o soru işaretleri kafamdan dağıldı. Bir araya geldiğimiz bütün arıcılar yaptığımız işe inandı ve şimdi biz sözleşmeli arıcılık ile ürettiğimiz ürünlerin kaynağını görerek ve ne şekilde üretildiğinden emin olarak hareket ediyoruz.
Aldığımız ilk siparişler ise çevremizde hikayemizi bilen insanlardan geldi.Bizi tanıyan bilen ve güvenen herkes hayatına ürünlerimizle de girmemize izin verdi… Yakın çevremizle başlayan bu süreç zamanla çok uzaklara kadar yayıldı… Aradan altı ay gibi kısa bir süre geçtikten sonra, bilgisayar ekranında arı sütü, bal ve propolis karışımından bir kutu istendiğine dair bir mesaj okudum. Altında ise şu not vardı “Kulaktan kulağa yayılan bir öykü sizinki, umarım şehir efsanesi olarak kalmaz, bize de şifa olursunuz.”… Başka bir müşterimiz ise ürettiğimiz ham balı yediğinde, çocukluğunda tattığı balları hatırladığını ve bunun için bize çok teşekkür ettiğini yazıyordu. İşte tüm bu notlar, mesajlar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyordu ve atacağımız yeni adımlarda en cesaret kaynağımızdı… Hala da öyle…
Prof. Dr. Dilek BOYACIOĞLU
Çocukluğumdan bu yana bilinmeyenlere karşı hep heyecan duydum ve gizem hep merakımı çekti. Merak olmasa dünya yine de döner ama boşa bir çaba olur sanki. Bilim de, felsefe de, sanat da hep insanın duyduğu o sonsuz merak duygusu ile ilerliyor, gelişiyor. Benim hayatıma yön veren de bu oldu; bilinmeyenlere erişme heyecanı ve öğrenme tutkusu.
İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde uzun yıllardır öğretim üyesiyim. Hayatım öğrencilerimle ve araştırma projeleriyle dolu geçti. Dünyayı besleyen gıdanın her yönüyle ilgilenmek, anlamak ve yeni bulgular elde etmek benim için mutluluk kaynağı oldu. Bu nedenle işimi hep severek yaptım ve bugün dünyanın dört bir yanında gıda alanında uzmanlaşmış, nitelikli ve donanımlı insanlar yetiştirdim, onlara yol açtım. Yetiştirdiğim öğrencilerimden biri ise yıllar sonra ortağım oldu.
Gıda sektöründe uzun yıllar deneyimi bulunan Aslı’nın mutlu sona ulaşan öyküsü ile benim için de yeni bir pencere açıldı, yine bilim ekseninde tabii… Gıda alanında kaynağını bilimden alan yenilikçi arı ürünlerini hayata geçirmek için Aslı ile birlikte SBS Bilimsel Bio Çözümler şirketini kurduk. Benim için uzun yıllara yayılan meslek hayatımda edindiğim bilgi birikimimi ve deneyimimi doğrudan doğal ve sağlıklı ürünlere dönüştürebileceğim bir fırsat oldu bu. Kovandan bal dışında da ürünler (propolis, arı sütü, polen) elde etmeyi amaçladık ve bağışıklık sistemini güçlendiren bu ürünleri İTÜ Arı Teknokent bünyesinde kurduğumuz laboratuvarlarda araştırmaya başladık ve üç yıldır devam ediyoruz. Arıcı eğitimlerinden Ar-Ge’ye kadar çok yönlü olarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Geride bıraktığımız zamanda ürünlerimizin insanların hayatında fark yarattığını görüyor ve duyuyoruz. Doğrusu bu başarı büyük bir gurur, ama en değerlisi mucizesi içinde saklı arı ürünlerini doğallığını koruyarak tüketicilerimize sunabilmek.