Eğlenceli ve Neşeli Moda Tasarımcısı

Benim modacım, Hande Çokrak olmalıymış. Hande’nin eğlenceli, neşeli, renkli, çılgın, sıra dışı tasarımlarını çok beğeniyorum. Hande tasarımlarıyla nasıl mesaj vermek istediğini , ve 2015 bahar koleksiyonunda neler var; bakın nasıl anlatıyor.

Hande-Çokrak

“Maid in Love’ın pozitif duruşu ve eğlenceli çizgisi benim insanlara vermek istediğim en önemli mesaj, klişelerden ve sıradanlıktan uzak giyinmekten zevk alan,espri anlayışını dışarıya yansıtabilen kadınlara hitap ediyor.Hayatı fazla ciddiye almakla dalga geçiyorum.Kimi zaman ise tasarımlarımda kendim ile dalga geçtiğim oluyor.Aslında “kendinizi çok ciddiye almayın ölümlü dünya” demek istiyorum. 2015 Bahar koleksiyonu 80’lerin eğlenceli,dinamik sosyal ve iyi hissettiren hayatından ilham alıyor.Şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayelerle sokak stilini eğlenceli yaklaşımıyla en üst seviyeye çıkarıyor.

Evet böyle anlatıyor, Hande; ben de hem vermek istediği mesajı,  hem tasarımlarının renkli eğlenceli ve cool tarzını kendime çok yakın buluyorum. Bu güne kadar çok  renkli ve çok sıra dışı  giyinmedim, ama her zaman giyinirken, hep bir yerinde aykırı olmak olmazsa olmazım oldu. Hande’nin tasarımlarını görünce heyecanlanmamın nedeni bu olsa gerek.

Genç, başarılı ve sıradışı Hande Çokrak ile MAG’in yaptığı röportajı aşağıda paylaşıyorum. Hem de Hande’nin fotoğrraflarıyla, sevgiler, iyi haftalar…

Maid in Love Markasının Sıra Dışı Tasarımcısı

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul’da, Maid in Love markasının çılgın koleksiyonlarıyla büyük beğeni toplayan Hande Çokrak ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Hande+Cokrak+Maid+Love+Presentation+MBFWI+4IIdqmx_0OQl

Hande Çokrak kimdir ?
Hareketli bir hayatım var. Seyahat etmeyi, yeni insanlar tanımayı ve monotonluktan uzak yaşamayı seviyorum. Sürekli kendime ne katabilirim, hayatımı nasıl daha da güzelleştiririm diye düşünürüm. Modadaki hızlı ve sürekli değişim ise hayatımın büyük bir parçası…

Moda ne zamandır hayatınızın bir parçası?
İlk adımı lisede resim dersleri almaya başlayarak fark etmeden atmış oldum. O zamanlar kafamda heykel veya seramik dallarına yönelmek olsa da moda her zaman hayatımın içindeydi. Spontane bir şekilde bir arkadaşımın yönlendirmesiyle London College of Fashion’a başvurdum ve kabul edildim. Şu an geri dönüp baktığımda en doğru kararı verdiğimi biliyorum. Beni tatmin edecek başka bir iş yaptığımı düşünemiyorum. Modanın sürekli olan değişimi beni besliyor.weartoday_photo-326329

Markanız Maid in Love nasıl ortaya çıktı?
Her zaman kendi markamı kurmak istiyordum. İlk adımı atmak ise en zoruydu. Arkadaşlarımın ve ailemin desteği ile kendimde o cesareti buldum. Tabii ki marka sahibi olmak çok emek ve fedakarlık isteyen bir iş… Kendim için çok doğru bir seçim yaptığımı ve işimi geliştirdiğim gibi işimin de beni geliştirdiğini düşünüyorum.

Maid in Love markasının çılgın bir karakteri var. Sıra dışı çizginizden bahseder misiniz?
2011 yılında ilk koleksiyonumu hazırlarken kendimi ve Maid in Love’ın çizgisini doğru ifade etme konusunda korkularım vardı. Kendime ve markama olan inancım zamanla oturdu… İlk koleksiyonlara baktığımda daha çekimser adımlar attığımı görebiliyorum. Artık kendimi çok daha rahat ifade ettiğimi, Maid in Love’ın algısının oturduğunu ve kuvvetlendiğini düşünüyorum.weartoday_photo-325408

Capsule New York, Who’s Next Paris, Tranoi, Scoop London gibi önemli fuarlarda yer aldınız. Nasıl bir deneyimdi?
Maid in Love’ın yer aldığı bütün fuarlar yurt dışında daha çok bilinir, daha güçlü bir marka olmasına adım atmasını sağlıyor. Dünyanın birçok farklı noktasından, farklı dokulardan markalarla aynı çatı altında bir araya gelmek markanın ufkunu açan bir deneyim oluyor.
Müşterilerle iletişim halinde olmak, koleksiyonu onların gözünden görmeye çalışmak markayı her zaman daha da ileri götürüyor.
Çok büyük mağazaların satın alma ekipleriyle tanışma ve çalışma fırsatı, markayı uluslararası bir platforma taşıyor.

Who’s Next Paris fuarında Capitale de la Création Yılın Tasarımcısı Ödülünü kazandınız, bu ödül hayatınızı nasıl etkiledi?
Ödüller hayat değiştirmiyor, tasarımcıları cesaretlendiriyor ve doğru yolda olduğumuzun sinyallerini veriyor. Bana da aldığım her ödül ‘Devam et, bir şeyleri doğru yapıyorsun’ diyor.weartoday_photo-326357

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fashion Week’te üç sezon geçirdim. İlk ikisi studio prezantasyonuydu. En son sezon ise Maid in Love, Mercedes Benz’in sunduğu bir marka olduğu için ilk defilemi yaptım. Maid in Love’da her koleksiyonun bir ruhu var ve defileleri bir kanal olarak kullanarak, o ruhu aktarmayı seviyorum.
Mercedes Benz Fashion Week İstanbul kısa zamanda önemli bir yere sahip oldu. MBFWI’ye katılmak sadece İstanbul’un değil uluslararası bir platformun parçası olmamıza zemin hazırlıyor. Dünyada on iki noktadan biri olan MBFW İstanbul, Türkiye için büyük bir değer… Son zamanlarda moda ve sanat dallarında dünyanın gözü Türkiye’ye çevrilmiş durumda… Tabii ki sadece organizasyonun ve showların iyi olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Moda gözü olan, sektörü takip eden ve böyle büyük önemli bir organizasyonu ve tasarımcıları destekleyen izleyicilerin de olması MBFWI’nin her sene daha da gelişmesine büyük katkıdır.weartoday_photo-327312

Moda haftasının renkli defilelerinden biri size aitti. Koleksiyonunuzdan bahseder misiniz?
Maid In Love İlkbahar/Yaz 2015 “Don’t K My J” koleksiyonu 80’lerin eğlenceli, iyi hissettiren ve dinamik sosyal hayatından ilham alıyor. Dönemin bize sunduğu şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayeleri, sokak modası stilini eğlenceli bir yaklaşımla en üst seviyeye çıkarıyor. Aykırı ve bir o kadar da hayata pozitif bir açıyla bakan büyük bir parti tadında bir koleksiyon oldu.

Tasarımlarınızı oluştururken nelerden ilham aldınız?
Hayatı, doğal akışında yaşayan biriyim o yüzden hayatın kendisinden ilham alıyorum… Beni besleyen ve enerjimi yükselten her şeyden… Müzik, filmler, yazılar, kişiler, aşk, fotoğraflar, farklı tasarımlar, farklı ülkeler, doğa, çalışma masam, gösteriler, vintage elbiseler, daha çok sıralayabileceğim birçok şeyden.
Hayata karşı meraklı olmak, ilgili olmak, sorular sorabilmek yaratıcılığa yer açıyor, dünyaya daha farklı ve dikkatli bakmayı öğretiyor.

Takip ettiğiniz ve tarzınıza yakın bulduğunuz tasarımcılar kimler?
House of Holland – Antipodium – Asish – Moschino takip listemin başında gelenler…

2015 trendlerinden bahseder misiniz?
Denim’in lüks ile birleşimi ve şık kıyafetler altına giyilen spor ayakkabı modası, bantlı terlikler, 70’ler tarzında yazlık süet parcalar, kısa paçalı pantolon etekler ilk aklıma gelen beğendiğim yaz trendleri arasında…

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz projeleriniz var mı?
Maid in Love büyüdükçe hedefler de büyüyor… Daha iyi koleksiyon çıkartmak, model sayısını arttırmak, ekibimi genişletmek, erkek koleksiyonuna başlamak, satış noktalarını çoğaltmak, marka ulaşılabilirliğini artırmak, yurt dışında mağaza açmak hedeflerimin başında geliyor.-maid-in-love-defile-1101309

Dünyanın Yükü Onun Omuzlarında…

Elif Kurgu bu gün Hürriyet’te sevgili arkadaşım Berna Akyılız ile çok güzel bir röportajı paylaşmış. Çok zarif, sade,  ve son derece güçlü bir kadın, Berna. İki pırıl pırıl  çocuk annesi, aynı zamanda,  erkek egemen bir işte çok başarılı  olmak kolay değil. Yaşamının çoğu seyahatlerde geçiyor. Hem de iş yapmanın,  kolay olmadığı zor şartları olan ülkelerde. Gecesi gündüzü karışıyor, çoğu zaman.Ama hep ışıl, ışıl gözleri parlıyor,  evini, eşini çocuklarını, ailesini, dostlarını da ihmal etmeden işinde de başarıları yakalıyor.Her zaman gururla izlediğim arkadaşımın güzel röportajını ben de sizlerle paylaşıyorum, başarılar, tebrikler, sevgiler, Berna’cım…
1531871_10153281259383809_3577667189765733723_n

Köprü, metro, havalimanı ve altyapı çalışmalarının lojistiğini yapan Transtaş’ın İcra Kurulu Başkanı olan Berna Akyıldız erkek egemen sektörde büyük projelere imza atıyor. 100’ün üzerinde projenin lojistiğini tamamladı.

Türkiye’nin köklü lojistik şirketlerinden Transtaş’ın İcra Kurulu Başkanı Berna Akyıldız son 10 yılda ortalama 100’ün üzerinde büyük projenin lojistiğini tamamladı. Transtaş Afrika’dan Amerika’ya kadar farklı coğrafyalarda hem Türkhem de yabancı şirketler için çalışıyor. Son 10 yılda 20 havalimanı, 30 fabrika ve çok sayıda hastane, üniversite, müze ve caminin, 50’den fazla da metro, köprü ve alt yapı işinin lojistiğini yapan Transtaş son olarak da İzmit Körfez Köprüsü’nün çelik tabliyelerini taşıdı. Masa başında değil bizzat şantiyelerde projelerin başında olan bir kadın Berna Akyıldız. Bir ayağı hep yurt dışında. Aynı zamanda Türk Katar İş Adamları Derneği’nin tek Türk kadın girişimcisi.

38 YILLIK ŞİRKET

Transtaş’ın temelini dedeniz atmış… Siz ve kardeşlerinizin döneminde dünyaya açıldı Transtaş… Kaç yıl önce bu atılımı yaptınız?
– Transtaş 38 yıllık bir şirket. İki erkek kardeşimle birlikte yönetiyoruz. Zaman içinde nakliyecilikten proje lojistiğine şirketi taşıdık. Adım adım oldu bunlar. 37 araçlık bir tır filomuz var. Ama biz her türlü taşıma aracını kullanıyoruz. Limanlar, havalimanları ve karayollarında çözüm üretiyoruz. Fabrika da taşıyoruz, rüzgargülleri de… Kısacası 3 şapkamız var, trucker kamyoncu, fowarder-nakliye organizatorü ve proje lojistiği. En güçlü yanımız proje lojistiği. Rakiplerimiz yabancı şirketler.
İşlerinizin çoğu nerede? Türkiye dışında nerelerde ofisleriniz var?
– Aslında her yerde. Avrupa’da da işimiz var, Ortadoğu’da da Afrika’da da. Türk işdünyası nereye gidiyorsa biz de gidiyoruz. Biz de iş yaparken Batı’nın teknolojisi ve kuralları ile Doğu’nun sıcaklığı ve özverisi, gayretinin sentezini yapmaya çalışıyoruz. Mısır, Çin, Kosova, Doha, Almanya’da ofislerimiz var. Yakında Irak, ABD ve Suudi Arabistan’da da ofis kuracağız. İş hacmimizin yüzde 80’ini yurtdışında. Yüzde 20’si ise yurtiçinde yapılan taşımalar. Yurtdışında aldığımız işlerin yüzde 50’sini Türk, yüzde 50’sini yabancı şirketler için alıyoruz. 2002-2003 yılında Mısır’la başladık. Sonra Katar’a gittik. Şimdi bütün Afrika’ya yayıldık.
Türkiye’deki işlerinizi anlatır mısınız?
– Son Körfez Geçiş Projesi’ni tamamladık. 18 aydır devam ediyordu. 2013 Kasım ayında başladık. Bundan 7-8 ay önce firmayı taşıma konusunda ikna etmeye çalıştık. Köprünün çelik tabliyelerini biz taşıdık. Taşıdığımız her parça 7 metre genişliğindeydi. 3 TIR’ı yan yana koyun 7 metre olmuyor. Üstünden geçilen tüm çelik 2044 araçlık sevkiyatla taşındı. Her sabah 05.00’te dev parçaları taşıdık. Karayoluyla yaptık bu işi. Gemlik Fabrikası’ndan aldık, Gölcük Serbest Bölge’de taşıdıklarımız bloklar haline getirildi. 2.7 km’lik dünyanın 4’üncü büyük köprüsü yapıldı. Mühendis gibi çalıştık. Parçanın önce benzeri yaptırdık, deneme seferi yaptık. Biz taşımaya başladık. Denize göre çok daha hesaplı oldu. 18 ay sabahları uyumadım. Taşımacılıkta sanatsal bir taraf var.
Bu sektörde kadın çok az. Zorluklar yaşadınız mı?
– Kadın olarak hep saygı gördüm. Ben de kırılgan davranmıyorum. İçimde mücadeleci bir yan var. Demokrasinin oturduğu, medeniyetin olduğu ülkelerde iş yapmanın maceracı bir yanı yok. Biz Avrupa’da da iş yapıyoruz. Lojistik detay ve azim işi. Bence tam kadınlara göre. Bizim işte de her işte olduğu gibi ‘ben oldum’ dememelisiniz. Hep kendinizi yenilemelisiniz.
Sizin çocuklarınız işinizle ilgileniyor mu?
– Kızım 2 yıldır Kraft’ta çalışıyordu. 2 ay önce ben Londra’da lojistik masterı yapacağım ve sonra Transtaş’a geleceğim dedi.

IŞİD’in 30 kilometre uzağında çalıştık

Kuzey Irak’ta işleriniz devam ediyor mu? Daha geçenlerde Erbil’in orta yerinde bomba patladı…
– Son dönem STFA ile Erbil’de su dağıtım projesini yapıyoruz. Orası bitmek üzere. 2 bölgede 250 milyon dolarlık bir proje bu. Dohuk ve Erbil’in su dağıtım işi. 2 yıldır yapıyoruz. Bizim önceliğimiz Ortadoğu. Kasım ayında Amerika’ya gittiğimde şunu gördüm, ‘Mühendislerimizi Erbil’e göndermeyiz’ diyorlar. Işid’i söylüyorlar. Biz Işid’in 30 km uzağında aylarca çalıştık. Herkes tedbir alıyor ve cesaret gösteriyor. Bizlerin yılmak, korkmak gibi bir duygusu yok. Ben defalarca Erbil’e gittim. Şantiyede kaldığım zamanlar da oldu. Her yerde iş yapıyoruz. Kuzey Afrika karıştı. Türk müteahhitler Türki cumhuriyetleri ve Afrika’da yeni projeler almaya başladı. Son dönemde Suudi Arabistan çok aktif. Havalimanı, yol, köprü yapıyoruz. Çoğunlukla orada da Türk şirketlerle çalışıyoruz.

Duvarları yıkıyor yollar yapıyor

En zor iş yaptığınız yer neresi?
– Katar. Orası ağır çekim. Her şey yavaş işliyor. ‘Bugra inşallah’ dedikleri zaman bil ki daha çok zaman geçecek.
Taşımacılık yaparken çok büyük zorluklarla da mücadele ediliyor. Taşımak için yol yaptığınız, köprüleri yıktığınız, sonra yeniden yaptığınız oldu mu?
– Tiflis Havalimanı için 36 metre uzunlukta ve 5 metre yükseklikte yolcu köprüleri taşırken manevra yapabilmek için birçok evin bahce duvarlarını yıkıp, tali yollar yaptık, yoldaki elektrik direklerini ve kablolarını  yükselterek taşımaları gerçeklestirdik. Birçok projede köprüleri by pass temek için değişik çözümler üretiyoruz.

eergu@hurriyet.com.tr

İPRA’dan 2015 Altın Küre Ödül Yarışması

Sevgili 2014 İPRA Dünya Başkanı Zehra Güngör paylaşmış, ben de sizlere ulaştırayım istedim.Önemli bir ödül, neden sizin olmasın…

11175041_10153258866543103_5519112452910753129_n

IPRA Altı Küre Ödülleri’ne baş vurmak için son günler. Eğer sizin de bir P.R. Projeniz varsa baş vurun. Ödülü kazanan siz olabilirsiniz.Son gün 28 Nisan…

Don’t miss out on being a winner of the Golden Word Awards 2015

There is still time to put in an entry for the IPRA Golden World Awards for Excellence: the world’s most prestigious PR awards scheme.

Late entries are being accepted until 28 April!

Since 1990, PR agencies and in-house PR manager’s have competed with the very best of their PR campaigns. “With over 30 categories ranging from crisis management to consumer products, the GWA attracts hundreds of entrants from around the globe,” explains Amybel Sánchez de Walther, IPRA’s President.

Entrants have until 28 April 2015 to get their entries in at http://gwa.ipra.org/

Background to IPRA
IPRA, the International Public Relations Association, is the leading global network for Public Relations professionals. Membership is individual not corporate. It aims to further the development of open communication and the ethical practice of public

Hayaller Gerçeğe Dönüşsün…

Girişimciler için çok güzel bir fırsat; 2015 yılı için İLK İŞİM GİRİŞİM’de

iigson

Değerli Girişimciler;

Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve Çalık Holding ortaklığında düzenlenecek “İlk İşim Girişim Proje Yarışması”nın 2015 yılı başvuruları alınmaya başlamıştır.

1 Milyon TL’ye kadar yatırım ve 1 yıl ücretsiz ofis imkanına sahip olabileceğiniz bu yarışmada, finalistlere sunulacak sürpriz hediyeler ve ödüllerin yanı sıra ilk 20 projeden biri olarak 3 günlük eğitim kampına katılma fırsatına erişebilirsiniz.

Aynı zamanda önemli isimlerle bir araya gelerek, bizzat bu isimlerden mentorluk alabilirsiniz.

Final gününde gerçekleştirilecek sunumlarda jüriyi ikna eden yarışmacı, büyük yatırım alma şansını da yakalayacaktır.

Yarışmaya tüm üniversite öğrencileri, öğretim elemanları, çalışanlar ve girişimci olmak isteyen herkes başvurabilir.

“Fikrini küçük görme; değer kat, değer yarat ki hayallerin gerçeğe dönüşsün”

Yarışma için son başvuru tarihi 30 Nisan 2015’tir.

Ayrıntılı bilgi ve başvuru için tıklayınız.

İş Dünyası’ndan En İyi Tavsiyeler

Kulağımızın bir köşesine koyalım. İş dünyasının ünlü isimleri neleri tavsiye etmişler…

Girişim Haber’den  Global İş Dünyasının Önemli İsimlerinin Aldığı En İyi tavsiyeler…

Profesyonel sosyal ağ, LinkedIn global iş dünyasının önde gelen isimlerine bugüne kadar aldıkları en iyi tavsiyeleri sordu. İşte başarılı insanların aldıkları en iyi tavsiyeler..

Julia Boorstin
CNBC’nin ünlü yüzünün bugüne kadar aldığı en iyi tavsiye: “Karşısına çıkan her türlü iş fırsatını değerlendirip, sana en uygun olanını yaptığından emin olmak.” imiş.

Richard Branson
İngiliz işadamı, en iyi tavsiyesini babasından aldığını söylüyor. Branson, babasının kendisine “işte her zaman olumsuz tarafı kontrol altında tutmak gerektiğini” öğrettiğini söylüyor.

Deepak Chopra
Liderlik alanında verdiği tavsiyelerle bilinen Chopra, bugüne kadar aldığı en büyük tavsiyenin “beynini en doğru şekilde kullanmak” olduğunu söylüyor.

Angela Ahrendts
İngiliz lüks dev Burberry’nin CEO’su Ahrendts, en iyi tavsiyesini çocuklukta aldığını bunun da “kendine hiçbir zaman yalan söyleme” olduğunu belirtiyor.

T. Boone Pickens
Yatırım dünyasının en büyük isimlerinden BP Capital ve TBP Investments Management şirketlerinin CEO’su ve Başkanı Pickens‘ın babası kendisine “her zaman plan yapmanın önemli bir şey olduğunu” söylemiş.

Arianna Huffington
Huffington Post sitesinin kurucusu Huffington, annesinin kendisine “her zaman hareketlerini kontrol altında tutmasını” öğrettiğini belirtiyor.

Duncan Niederauer
New York Borsası’nın patronu en büyük tavsiyesini babasından alanlardan. Niederauer, babasının kendisine “hiçbir zaman kalabalığı takip etmemeyi” öğrettiğini söyledi.

Gary Vaynerchuk
Sosyal medyanın bilinen ismi, bugüne kadar aldığı en iyi tavsiyenin “bir işle ilgilenmek isteyip istemediğini öğrenmek için rüyalarına dikkat et, eğer uykunda bile bu işle ilgileniyorsan, o zaman ilgilen” olduğunu söylüyor.

Betty Liu
Başarılı televizyon sunucusu Liu, “kişinin kendi şansını kendisinin oluşturduğunu” öğrendiğini söylüyor.

Pete Cashmore
Teknoloji sitesi Mashable‘ın kurucusu, “insanların hata yaparak daha çok şey öğrendiğini” söylüyor.

John Donahoe
Elektronik ticaret sitesi eBay’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su, “her zaman oyunda olmayı” öğrendiğini söylüyor.

Nicholas Thompson
The New Yorker sitesinin Genel Yayın Yönetmeni, bugüne kadar aldığı en iyi tavsiyesini şöyle anlatıyor: “Kontrol edebileceğin şeyleri kontrol et, kontrol edemeklerinleyse baş etmeye çalış”.

David Marcus
Elektronik ödeme sistemi PayPal’ın CEO’su en iyi tavsiyeyi hayattan aldığını söyledi. Marcus‘a göre, “bir ürünün başarılı olması için insanları bu ürünle hayatlarını daha kolay yaşayacaklarına inandırması gerekiyor”.

Judith Rodin
Rockefeller Vakfı Kurucusu, en iyi tavsiyesini ilkokul hocasından aldığını söyledi. Hocasının tavsiyesiyse: “Her zaman kendi hayallerin için yaşa, başkalarını onayı için değil”.

John Thiel
ABD’li banka Merrill Lynch’in Başkanı en büyük tavsiyesini annesinden aldığını söylüyor. Annesi Thiel‘e “her zaman doğru yoldan gitmeyi, hileye başvurmamayı” tavsiye etmiş.

Maynard Webb
Yahoo’nun Yönetim Kurulu Başkanı, “yeni bir şey yapmak için hep zaman olduğunu” söylüyor.

Stanley McChrystal
ABD Ordusu’nun eski komutanı McChrystal, hayattan aldığı en iyi tavsiyenin “hem hizmetçi hem de lider olmayı başarmak” olduğunu söylemiş.

Jim Yong Kim
Dünya Bankası Başkanı, kendisine verilen en iyi tavsiyenin “denemek” olduğunu söyledi.

Cnbce kaynaklı haberimizi genç girişimcilerimizi başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

İnstagram’dan Kadın Girişimcilere Destek

İnstagram çok keyifli bir hoby olmakla kalmadı, girişimcilere, özellikle kadın girişimcilere çok katkı sağlıyor.Girişim Haber’in çok çarpıcı yazısını sizlerle paylaşıyorum. Sevgiler, iyi hafta sonları…

Türkiye’nin en büyük e-ticaret altyapı sağlaycısı IdeaSoft, kadın girişimcilerin ağırlığının son 5 yıl içinde ne kadar büyüme gösterdiğini, yaptığı bir araştırmayla ortaya çıkardı. Yapılan analize göre e-ticarete atılan kadın girişimci sayısı son 5 yılda tam 4 kat artış göstermiş durumdaKOSGEB gibi kurumların faaliyetlerinin ve devlet desteğinin etkisinin yanı sıra, Instagram başta olmak üzere sosyal medyanın sunduğu olanakların kadın girişimci sayısının büyümesinde önemli rol sahibi olduğu dile getiriliyor.

IdeaSoft Genel Müdürü Seyhun Özkara, kadınların e-ticarete olan katılımının kısa süre içinde katbekat artmasının en büyük katalizörlerinden birinin Instagram olduğunun altını çiziyor. 2013’ten sonra Instagram’ın e-ticaret sektörü için önemli bir araç haline geldiğini, kadın girişimcilerin evlerinde ya da atölyelerinde ürettikleri özel ürünleri paylaşarak e-ticarete ilk adımı attığını söyleyen Özkara, ortaya çıkan bu satış ekosisteminin 2015’e gelindiğinde göz ardı edilemez şekilde büyüdüğünü dile getirdi.

E-ticarette Instagram Etkisi

IdeaSoft’un yaptığı analize göre Instagram üzerinden en çok bebek ve çocuk ürünleri, kadın giyim, kozmetik ve organik ürünlerin satışı yapılıyor. İstanbul ve İzmir kadın girişimcilerin e-ticarete en yoğun şekilde atıldığı ilk iki il olarak öne çıkarken, üçüncü sırada ise Balıkesir’in yer alması dikkat çekiyor. Bu üç ilin ardından ise sırasıyla Adana, Ankara, Bursa, Antalya, Kocaeli, Muğla, Kütahyageliyor.

Kadın girişimcilerin Instagram ile başlayan e-ticaret hikayesi talep ve beğeni arttıkça profesyonel e-ticaret altyapısına geçiş ile devam ediyor. Ürettikleri ve kişiye özel yaptıkları ürünleri Instagramüzerinde paylaşarak bir kitle oluşturan kadın girişimciler belli bir süre sonra ticaret hacminin büyümesiyle sipariş takibinde zorlanıyorlar. Günde ortalama 5 sipariş almaya başlayan girişimciler ödeme süreçlerini takip etmek, siparişleri daha rahat takip etmek ve büyüyebilmek için e-ticaret sitesi kurmaya yöneliyorlar. E-ticaret altyapısı sayesinde tüm süreçleri tek noktadan takip edebiliyorlar.

IdeaSoft Genel Müdürü Seyhun Özkara konu hakkında; “Instagram e-ticarete ilk adımı atmak isteyen kadınlar için bir numaralı satış ve pazarlama kanalı konumunda. Instagram üzerinden başlayıp daha sonra profesyonel e-ticaret altyapısı ihtiyacı duyan kadın girişimcilere en uygun çözümleri sunuyoruz. Instagram’daki işlerini büyütmek isteyen kadın girişimcilerin 4’te 3’ü IdeaSoft’un e-ticaret altyapısını tercih ediyor.” diyor.

Sana Anlatasım Var….

382352_10151481198599311_1035951485_nSeni kaybedeli, tam 9 gün olmuş. Nasıl hızla geçti günler…İlk üç gün, Pazar, Pazartesi, Salı…tamamen sis içinde, kimlerle telefonla konuştum, kimler cenazeye geldi, kimler duada idi.Ne söyledim, ne söylediler, hem biliyorum, hatırlıyorum,  hem de sanki sis altında, gerçek değil  gibi.Hala sabahları bugün anneme ne götürecektim, ne yapacaktık, diye uyanıyorum. Her gördüğümü, duyduğumu, hep sana anlatasım var.

923513_10152291458389311_1862446648_n

Çiçekleri ne kadar  çok severdin, cenazede, kabristan da her yer çiçeklerle doldu.Ya evimiz, bütün sevdiğin kır çiçekleri, beyaz papatyalar, muhteşem buketleriyle, rengarenk orkideler, her yer de…

Aileden herkes, halalar, yeğenler, kuzenler, gelinler, damatlar, enişteler….uzaklardan, yakınlardan koşup geldiler.Komşular, dostlar, senin tanımadığın, ama seni kardeşim, benden ve Necil’den dolayı tanıyanlar,hep geldiler aradılar.Bir de benim ve kardeşimin tanımadığı ama seni tanıyan çok seven, çok değer veren bir sürü insan vardı, seninle babamla ilgili inanılmaz güzel anılar anlattılar.Kısacık zaman içinde her şey arka arkaya hızla oldu, söylendi yapıldı.Duada, tüm aile, ve en  yakın dostlar bir arada olduk. Kuzenler, yeğenler, ailenin en gençleri  seninle, ve babamla ilgili o kadar güzel şeyler anlattılar, paylaştılar ki; bunları hep duyasın, bilesin, sana anlatayım istedim.DSC_0057-1

Nasıl gelin olmuşsun, gri şapkalı nikah kıyafetinle ne kadar  güzelmişsin. Babamla nasıl uyumlu güzel bir çiftmişsiniz.Bizden çok küçük kuzenler için bile nasıl güzel örnek idol olmuşsunuz, nefis sofralarınız, babamın muhteşem tarih bilgisi ve hikayeleri fıkraları… senin herkesi güler yüzlü zarif tarzınla kucaklaman ağırlaman, komşularınla olan benzersiz  ilişkilerin, komşum rahatsız olmasın, kırılmasın diye hiç bir fedakarlıktan kaçınmaman. Sevdiğin yemeklerini onlarla paylaşman, hep anlatıldı, anıldı…

Sonra ki günler de ise, cenazeye duaya yetişemeyenlerin ziyaretleri ile nasıl geçti, anlamadım. Sen ikramı,misafirlerini en güzel şekilde  ağırlamayı çok severdin, babam da öyleydi. Ben de her geleni en iyi şekilde ağırlamak istedim. Çok dost, yakın, uzun zamandır birbirimizi göremediklerimiz de, geldiler… Çoğu da çiçeklerle geldiler, rengarenk, tüm güzellikleriyle çiçeklerle; evimiz sanki harika bir bahçeye  döndü. Sen olmalıydın, çiçeklerin hepsiyle  ayrı ayrı konuşur, öper severdin.530957_10151481194614311_1009808557_n

Dua da yemeklerin helvan çok lezzetli ve güzeldi. En sevdiklerin tüm organizasyonu üstlendiler, ben hep her şeyin hem içinde hem dışında gibi hem yaşadım, hem sanki uzaktan izledim. Ya hafta sonu sabah kahvaltıdan akşam geç saatlere kadar, taziyeye gelenlerimiz oldu. Birileri çıktı, birileri geldi. Hiç yalnız kalmadık.Hep senin sevdiğin gibi. Sonra bu hafta 7 si Pazartesi günü; halamla kararlaştırdığımız gibi, helvanı yaptık, dualar ettik, bütün hafta okuduklarımızı ruhuna gönderdik. Halam,  Necati eniştem, Şafak eniştem, Nihal,   Kerem hep beraberdik. Kiminle helvanı yaptık biliyor musun? Çok sevdiğin arkadaşım Nihal ve Şennur  ile. Senin de olduğun pazartesi sofraları yerine bu sefer senin için dua edip helva yaptık. Hem de üçümüz  de ilk defa helva yapmanın beceriksizliği ve heyecanı ile. Ama fena da olmadı, beğendiler.

Evde ilk yaptığım, yemek menüsünde farkında olmadan fava eklemişim. Senin hep çok güzel yaptığın favayı…Bana misafirler geldiğinde bana yapıp gönderdiğin, favayı…Çok da güzeldi, senin yaptığın gibi olmuştu. Sonra bitince yine yaptık, gelen misafirlerimize de ikram ettik. Sonra de senin yemeklerinden seçtiğim lahana dolması, fava ve mozaik pastayı sık sık  yapalım, istiyorum. Bir de harika anne köftenden…Ispanaklı böreğini de yapsak mı? bilemedim.10547491_10152717914849311_3023149617575257387_n

İşte böyle anneciğim, bana hep seni en güzel anılarla yaşatan, yokluğunun acısını hafifletmeye çalışan sevdiklerimizle 9 gün böyle geçti. Yarın cenaze nedeniyle ertelenen bir toplantıya gideceğim. Arkadaşlarıma; senin için helva götüreceğim, sabah dualarımı okuyacağım, helvanı götürmeden…

Babam da sen de yas sevmezdin, evimiz de zaman zaman acı dolu, zor günler yaşandı, ama yas ile değil, tevekkülle karşılandı.Ben de yokluğunu kabullenmiyorum, başka bir boyuttasın ama kalben hep yanımdaymışsın gibi hissediyorum, yas tutmuyorum, seni, sizleri güzelliklerle anarak geçiyor günler….

Canım anneciğim benim anlatacaklarım, şimdilik bu kadar, nurlar içinde ol…