Üç Senenin Ardından

Blogumu açtığımdan bu güne dolu dolu tam üç sene geçmiş.Yazmaya başladığımda; yazgımın peşinden gitmek istiyorum, hiç bir konuda zorlamak, zorlanmak istemiyorum hayatı biraz da akışına bırakmak istiyorum, demiştim. 10422017_10152717982884311_2066451153782583774_nYapmaya çalıştım, çoğunlukla da başardım; ama hayat o kadar hızlı farklı dinamiklerle, olaylarla dolu ki ben ne kadar, sakin ve telaşsız  olmaya çalışsam da, tam olmuyor. Hayatın hızı debisi çok yüksek;  siz ne kadar yavaşlasanız da, o sizi kapıyor, götürüyor.Memnun muyum? dersem;  içinde koştururken  anlamıyorum, ama durup kendimle başbaşa kaldığımda acaba mı diyorum? Ben şimdi yazgımı mı yaşıyorum? Yoksa çizdiğim planladığım düşlediğim hayatı mı? Biraz karışık, ama çok da umutsuz değil, biraz yazgıdan,  biraz Meral’den yazarak üç sene geçti. Zaman zaman çok keyifle yazdım özellikle ilk sene , zaman zaman da elimi sürmek istemediğim günler oldu. Ülkemin içinde olduğu kaos benim de enerjimi yok etti, bitirdi. Öyle  günlerde çok zorlandım. Yazmak istediğim her şey; yaşadığımız,  haksızlılar, hoş olmayan davranışlar, politikalar içinde o kadar anlamsız geldi ki; ama pes etmemeliyim, ben de bana düşeni yapmalıyım mantığıyla devam ettim.Zaman zaman sağlığım zorladı, zaman zaman neşem yok oldu.Ama bütün bunların arasında beni hep umutla yazmaya yönelten,bağlayan  bazı takipçilerimin, özellikle girişimci olmak isteyen gençlerin, mesajları, yorumları gördüklerinde anlattıkları oldu.

Sizi takip ediyoruz, çok umut oldunuz, bilgi paylaştınız, yol gösterdiniz, rol modeller gösterdiniz,  diyenler beni inanılmaz mutlu ettiler. Blogumun (yaz-gi) gi kısmı yani girişimcilik ile ilgili yazdıklarım beni bambaşka duygularla besledi, iyi ki yazmışım, iyi ki paylaşmışım dedirtti. Hikayelerini yazdığım, arkadaşlarımla, ben de onların yaşadıklarını, onlarla tekrar yaşadım, hissettim. Onlarla üzüldüm, onlarla sevindim.

Yazarken çok ama çok şey öğrendim. Çok güzel insanlar tanıdım. En güzeli de; en neşesiz, ve mutsuz günümde bile sizlerin sıcak ilgisi bana her seferinde güç verdi. Aynen devam edeceğim, elimden geldiğince… sevgiler, sevgiler…

“Parasını Yöneten Hayatını Yönetir”

 Ben gazete ve dergi tutkunuyum, her gün gazetelere bakmadan güne başlamam, çok severek okuduğum köşe yazarlarım var. Bu gün size onlardan birini anlatmak istiyorum.Özlem Denizmen ekonomist yazar, Ağustos ayında, çok sevdiğim ekonomi yazarı   Ali Rıza Kardüz’ü yazmıştım. Bu gün de benim ve çoğu okurun Ekonomist Güzin Ablası Özlem Denizmen’i paylaşacağım. Belki biliyorsunuz, belki de bundan sonra okursunuz.

Aşağıda Özlem Denizmen’in Para Durumu adlı sitesinden bir yazı ve kitabını tanıttığı yazıları paylaştım.Biraz da Özlem Denizmen hakkında bilgi…

hqdefault

“Parasını Yöneten Hayatını Yönetir” diyor,Özlem Denizmen; ister bireysel finans sorunlarınız, ister şirketinizle ilgili sorunlarınız için her zaman ihtiyaç duyacağınız bilgileri içeren çok güzel bir web’i var. Bütün köşe yazıları da orada çıkıyor.Ben çok severek okuyorum. İki haftadır Hürriyet Turuncu da çıkan yazılarında Sadeleşmeyi anlatıyor, bence günümüzün önemli eksikliklerinden biri. Çoğumuzun beceremediği bir durum. Halbuki bir başlasak ne kadar rahatlayacağız. Aslında hep başlıyoruz, sonra yine kapılıyoruz, dünyanın tüketim çemberine. Benim gibi bir kere daha denemek isteyenlere kolay gelsin, iyi hafta sonları sevgiler, sevgiler…

Cebinde Mucize Yarat!

480_Cebinde_Mucize_Yarat

 

Bir sorunla karşılaşan kişi, bu durumun sadece kendi başına geldiğini zanneder. Ama yanılır. Hele ki PARA DURUMU’yla ilgili sorunlarda… Çözüm, doğru para yönetimi. Para ile ilişkinizde rehber bir kitap hazırladım: Cebinde Mucize Yarat!

Anne, iş kadını, sosyal girişimci, yapımcı, gazete yazarlığı olarak birçok şapkam var. Şimdi bu şapkalara bir yenisi daha eklendi: Kitap yazarlığı… Evet benim de bir kitabım var artık. Topluma fayda sağlayacak, sosyal bir girişim olarak, son iki yıldır Türkiye’deki finansal okuryazarlık kavramının yaygınlaştırılması amacıyla başlattığım çalışmalarımı POSTA Gazetesi’ndeki yazılarımda sizlerle paylaşıyorum.

‘Cebinde Mucize Yarat’ adlı kitabımda ise kaçırmış olduğunuz bütün tavsiyelerimi bir arada bulabilirsiniz. Evet, para ile ilişkinizde, en pratik yol ve yöntemlerle size kılavuzluk edecek bir başucu kitabı hazırladım. ‘Cebinde Mucize Yarat!’, bu anlamda yazılmış ilk olma özelliğine sahip. Kendi yaşamımdan notlarla renklendirip, sizlere günlük hayatınızda para yönetmek için yol gösterici olmayı hedefledim. Bu kitap, aslında kendi hedeflerim ve aldığım yolu ortaya koyması açısından da ilginç. Kitapta kendi hayatımdan yola çıkarak, benim gibi bir yolculuğa çıkmak isteyenlere örnek oluşturmak istedim. “Parasını yöneten, hayatını yönetir” demek kolay, ama nasıl? Bu sorunun yanıtı vermek ve bunun yollarını anlatmak için yazdım bu kitabı.

Cahit Çelikel’in illüstrasyonlarıyla süslenip Destek Yayınları’ndan çıkan kitabımda, ister memur ister milyoner olsun herkesin işine yarayacak öneriler var. Bu kılavuz kitap, size parayla ilgili her türlü sorununuzu çözmede yol gösterecek. Ayrıca sorunlarınızı bana yazın. Yanıtlan görünce, aslında hayatınızı yönetebileceğinizi göreceksiniz.

Neden parasını yöneten hayatını yönetir?
“Kendini yönetebilen dünyayı yönetebilir” demiş M.Ö. 427′de Plato. Ben bu anlamlı söze, 21′inci yüzyıl ilavesi yapıp ‘Parasını yöneten hayatını yönetir’ diyorum. Çünkü para konularını hayatın içine alıp bir parçası yapmalıyız. Ondan korkmayarak onu yöneterek ve gerektiği kadar önemseyerek. Çünkü o zaten hayatımızın yüzümüze vuran soğuk su kadar gerçek bir parçası. Böylece ‘kontrol’ bizde, ‘güç’ bizde olacak.

Keyifli ve pratik bir kılavuz
‘Cebinde Mucize Yarat’ isimli kitabım için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kişisel anlamda parayı yönetmenin sürdürülebilir kalkınma için de önemli olduğunu belirterek, “Bu kitap, günlük hayattaki para konularına samimi bir dille ışık tutuyor” dedi. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ise bir süredir sosyal girişimcilik şapkasıyla sosyal ve görsel medyada yürüttüğüm ‘finansal okuryazarlık’ projesini bu kitapla kalıcı hale getirdiğimi vurguladı. Şahenk, “Böylece insanların günlük hayatlarında birçok karar almalarını gerektiren para ve bütçe yönetimi konusunda her an başvurabilecekleri önemli bir referans kaynakları, keyifli ve faydalı bir kılavuzları oldu” dedi.0

Sihirli Değnek
Hayatta dışarıdan gelip sizin hayatınızı kurtaracak sihirli bir değnek yok! Siz varsınız. Beyaz atlı finansal bir prens yani eş, çocuk, anne, baba, abla, abi, sevgili ya da sihirli değnek beklemeyi bırakın. Artık harekete geçin. Kimse gelip sizi kurtaramaz. Hayatınızın, bütçenizin, paranızın tek kurtarıcısı ve yöneticisi var, o da kendinizsiniz.

Özlem Denizmen Kimdir?

İşkadını, sosyal girişimci, yapımcı, anne…

Eğitim
Hayatın bütününün bir eğitim olduğuna inanan Özlem Denizmen, Lisans Eğitimini Cornell Üniversitesi Endüstri İşletmeciliği bölümünde tamamlamış, sonra, MIT Sloan School of Management’ta MBA (Finans) yüksek lisansı yapmıştır. Denizmen ayrıca, Stanford’ta Etkileme Teknikleri, GE Crotonville Merkezinde Liderlik, Harvard Business School’da İleri Seviye Yönetim programlarını tamamlamıştır.

İş Hayatı
Çalışma hayatının temeli Finansal Planlama olan Özlem Denizmen, çalışma hayatına 1994′te Amerika’da Finansal Analist olarak Merrill Lynch Yatırım Bankası’nda başlamıştır. Türkiye’deki iş hayatına Garanti Yatırım Bankası’nda devam etmiş, 2000 yılından bu yana Doğuş Grubu’nda Strateji Bölüm Başkanlığı görevini icra etmektedir. Ayrıca grup içinde, Bütçe Planlama, İş Geliştirme, Yatırımcı İlişkileri üzerine çeşitli görevlerde çalışmıştır. Doğuş Otomotiv ve Doğuş Oto Yönetim Kurulu Üyesi’dir.

Sosyal Girişim
Ülkemizde bireysel para yönetimi bilgisinin artması, ülkemiz insanın daha mutlu, finansal huzurlu bireyler olması çabası içinde PARA DURUMU sosyal girişimini başlatmıştır.

Sivil Toplum

  • T.C. Kalkınma Bakanlığı Yurtiçi Taarruflar Özel İhtisas Komisyonu,
  • Dünya Bankası Uluslararası Kadın İş Liderleri Konseyi (ICWBL)Sermaye Ulaşım Komitesi ,
  • Dünya Ekonomi Forumu (WEF) ‘’Learn Money’’ Finansal Okuryazarlık Eş Başkanı,
  • Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD),
  • Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK),
  • Yatırımcı İlişkileri Derneği (TÜYİD),
  • OECD Organizasyonu Finansal Eğitim,
  • Uluslararası Çocuk Finansal Eğitimi (Child&Youth Finance International) Danışma Kurulu ,
  • Her yıl Münih’te düzenlenen  yeni fikirler konferansı Digital Life Design(DLD)Türkiye fahri temsilcisi
  • FODER Kurucu Başkanı

Ödüller

  • 2010 yılında Obama Beyaz Saray Girişimcilik Zirvesi’ne katılan 5 Türk’ten biri seçildi,
  • 2011 yılında Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından  ‘’Genç Küresel Liderler’’ listesine seçildi
  • Amerikan Türk Cemiyeti tarafından ‘’2011 Genç Cemiyet Lideri’’ seçildi,
  • Türkiye Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından ’’2011 En Başarılı Gönüllü Jüri Özel Ödülü’’ ile ödüllendirildi,
  • 2011 yılında İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği (Business and Professional Woman/BPW) tarafından ‘’Sosyal Girişimcilik Alanında Yılın En Başarılı Kadını’’ seçildi.

Aile

Özlem Denizmen evli ve iki çocuk annesidir.

 

 

Briç Hakkında

Briç de yeni sezon açıldı, ben de seneler önce Ekim ayında Maçka’da İTÜ sinde Hocam Süleyman Kolata ile derslere başlamıştım, bütün yoğunluğumun arasına dersleri de sığdırabilmiştim. Şimdi çok mutluyum, iyi ki öğrenmişim, iyi ki briç dünyasına katılmışım.O günleri ve benim briç serüvenimi  bir öceki yazımda anlattım, şimdi de briç hakkında biraz bilgi paylaşmak istedim,Büyük Klüp Dergisinde yayınlanan Briç Nedir? yazısı ve Galatasaray Spor Klübünün Briçin Tarihçesi ile ilgili yazılarını aşağıda ekledim. Vaktiniz olursa okuyun derim, sevgiler, sevgiler…

 

BRİÇ NEDİR?

Briç bir spor, bir bilim dalı ve müzikle birlikte yegane evrensel dildir.

Briç, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından 1998 yılında zihin sporu olarak kabul ve ilan edilmiştir. 11 üniversitemizde kredili ders, 3 üniversitemizde de kredisiz ders olarak okutulmaktadır. Bunların dışında 11 üniversitemizde de briç topluluğu veya kulübü bulunmaktadır. Briç yarışmaları, Dünya Briç Federasyonu Hukuk Komitesi tarafından kabul edilen ve her on yılda bir değişikliğe uğrayan (ki en son 2007 yılında güncellenmiştir) Briç Kanunu ve buna dayanılarak çıkartılan birçok yönetmelik ve talimatlara göre düzenlenir.

Briç dili 15 kelimeden oluşur ve her yaştan insana hitap eder.

(Pas, kontr, sürkontr, bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sanzatu, trefl, karo, kör, pik)

Bedensel engelliler, diğer yarışmacılarla aynı koşullarda ve eşit şartlarda briç oynayabilirler. Görme engelliler için kabartma yazılı oyun kartları bulunmaktadır.

Briç bir zihin jimnastiğidir.

Analitik düşünme, beyni doğru kullanma ve sebep sonuç ilişkisi kurabilme yeteneklerini geliştirir.

Briç, disiplin, etik davranış, rekabet, performans, konsantrasyon, mücadele, refleks ve dayanıklılık gibi unsurları içerir.

TARİHÇE

  1. yy’ın başlarında İngiltere’den doğduğu söylenir. İlk kez 1860’lı yıllarda İstanbul’daki elçiliklerde çalışan görevliler tarafından oynandığı kabul edilir. Dünya Briç Federasyonu 1958 yılında kurulmuş ve ilk Briç Olimpiyatı 1960 yılında düzenlenmiştir.

Türkiye Briç Federasyonu 1964 yılında kurulmuş ve 1997 yılında da Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü çatısına girmiştir.

BRİÇ NASIL OYNANIR?

Briç 52 karttan oluşan standart oyun kağıtla oynanır. Bir masada dört oyuncu oturur. Bunlardan karşılıklı oturanlar birbirlerinin partnerleridir.

Bir oyuncu turnuvaya hangi yönde başlamışsa, seans boyunca aynı yönde oynamaya devam eder.

Turnuvalarda önceden dağıtılmış kartlar özel bir kutu (bord) içinde, yönleri belirlenmiş olarak hazır halde masaya gelir ve her oyuncu kendisine yönde bulunan 13 kartı alır ve Deklerasyon (arttırma) aşaması başlar. Bu aşamada, arttırma kutuları (bidding-box) kullanılarak ne oynanacağına (kontrat) karar verilir. Bundan sonra oyun aşaması başlar.

BRİÇ YARIŞMALARI ÜÇ TÜRLÜDÜR:

1- Takım Yarışmaları (takımlar altı oyuncudan oluşur bunlardan dördü oynar diğer ikisi ise yedek bekler).

2- İkili Yarışmalar (oyuncular turnuva boyunca devamlı olarak kendi partnerleriyle oynar).

3- Bireysel Yarışmalar (her oyuncu kendi adına oynar her turda diğer oyuncularla değişerek partner olur).

BRİÇ YARIŞMALARI AŞAĞIDAKİ KATEGORİLERDE YAPILIR:

Açık: Her kategoriden oyuncunun girebileceği yarışmalar.

Bayanlar: Sadece bayanların yer alabileceği yarışmalar.

Senyörler: Sadece, en az 60 yaşında olan oyuncuların yer alabileceği yarışmalar.

Junior: En fazla yirmi beş yaşında olan oyuncuların katılabileceği yarışmalar.

Gençler: Sadece, en fazla yirmi yaşında olan oyuncuların katılabileceği yarışmalar.

Karışık: Bir bayan ve bir erkek oyuncudan oluşan bir ekiplerin katılabildiği yarışmalar.

Üniversite: En fazla yirmi sekiz yaşında olan Üniversite öğrencilerinin katılabildiği yarışmalar.

 “büyükkulüpdergisi- 08 Haziran 2010 “

*****

http://www.galatasaray.org/amator/pages/brictarih.php

Briç, 1856’daki Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelen İngiliz askerleri ile Türkler’in ortaklaşa yarattığı bir oyundur. Anavatanı Türkiye’dir. İki insanla, iki insana karşı oynanan, insanlar arasında bir köprü kurularak oynanması zorunlu bir oyundur. Yaratıcıları, hem bu çağrışım nedeniyle, hem de Galata Köprüsü’ne karşı oynarken köprüden esinlenerek oyuna “bridge” adını vermişlerdir. Oyunun ilk kuralları 1871’de konmuştur.

Briç en büyük gelişmesini Amerika’da göstermiş ve ilk lig/federasyon orada 1927 yılındaAmerican Contract Bridge League (ACBL) adı ile kurulmuştur. 2003 yılındaki üye sayısı 165.000’dir. Amerika’ daki lisanslı oyuncu sayısı da 10 milyonun üzerindedir. En çok dünya şampiyonluklarını da Amerika kazanmaktadır. Onu İtalya, İngiltere, Fransa, Polonya, Danimarka, Rusya, Çin ve Hollanda izlemektedir.

Dünya Briç Federasyonu, The World Bridge Federatıon (WBF), American Contrat Bridge League (ACBL), European Bridge League (EBL) ve Australian Bridge Council (ABC) tarafından 1958 yılında kurulmuştur. 2004 yılında bağlı federasyon sayısı 120’ye ulaşmıştır. Üye sayısı bir milyondan fazladır. Türkiye’de Briç Federasyonu Futbol Federasyonu’ndan çok sonra 1996 yılında kurulmuştur. 300’e yakın briç kulübümüz vardır. Bu sayı dünyada 100.000’den fazladır.

WBF, ilk Briç Olimpiyatını 1960 yılında düzenlemiştir. 2004 yılında yapılan 12. Olimpiyat Ekim 2004 tarihinde 83 ülke ve 3000 kişinin katılımı ile İstanbul’da yapılmıştır.

Dünyada briç oynayan ünlüler arasında Bill Gates, Ömer Şerif, M. Navratilova, D. Eisenhower sayılabilir.

Briç sporu hakkında bazı bilimsel gerçekler:
# Gerçek ve doğru bir spordur.
# Müzikten daha evrensel bir dildir.
# Akıl, zeka ve hafıza kullanan bir beyin sporudur.
# Diğer spor dallarındaki gibi kurallar, etik değerler, disiplin, eğitim, uygulama, yarışma, performans, fair play yanında strateji, rakibi zora sokma/yanıltma, planlama, konsantrasyon, çabuk refleks, bilgiyi doğru kullanma, iyi zamanlama, azim ve kalbini de vererek oynanması gereken bir spordur.
# Bir kurallar bütünüdür. Kurallara ve etik değerlere saygı çok önemlidir.
# 10’un önüne 37 sıfır koyun, işte o kadar dağılım olasılığı vardır. Ömür boyu aynı problemle karşılaşmazsınız. Çok dinamik bir oyundur.

9’dan 99’a (eskiden 7’den 70’e denirdi, ölüm yaşı 40’tan 80’e çıkınca 9’dan 99’a oldu.) hemen hemen herkesin, dil, din, ırk, sınıf, yaş, cinsiyet, beden özrü farkının olmadığı ve ömür boyu teorik ve pratik eğitimi süren bir numaralı zihin sporudur. 70 yaşında hala milli takımda oynayanlar vardır.

Kulüpte, evde, kahvede, piknikte, otelde, yurt içi/yurt dışı gezilerde, internette, elektronik ve yazılı basında, her yerde, her pozisyonda oynanabilir. Masrafı adeta sıfırdır. En ucuz uğraşlardan biridir.

Bir sürü ülkede lise ve üniversitelerde ders ve seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Avrupa ve dünya şampiyonaları, 48 yıldır da olimpiyatları yapılmaktadır. Türkiye hepsine katılmıştır. En iyi derecesi yedinciliktir.

Her sınıf insanın sınıf farkı gözetmeksizin oynayabileceği bir oyundur. Dünyanın her yerinde her briççi diğeriyle dosttur. Herkes diyalekt hariç aynı dili kullanır.

Hocalık ve oyunculuktan geçimini sağlayan çoktur.

Yaşam becerisi olarak kazandırdıkları:
# Başarılı iken performansı korumak ve geliştirmek
# Başarı ve başarısızlığı yönetmek
# Kendini motive etmek
# Başkalarının değerlerini aynen kabul etmek
# Risk almak
# Özdenetim sağlamak
# Sınırlarını zorlamak
# Sınırlarını bilmek ve kabullenmek
# Rakibe saygı duymak
# Eleştiriye açık olmak
# Doğru karar kavramını kazanmak ve doğru karar oranını artırmak
# Davranışımızın sorumluluğunu üstlenmek
# Çatışmaları çözmek.

Ortaklık kavramı için de ideal bir uygulama alanıdır. İletişim, uyum ve dayanışma ister. Bireysel ve toplumsal ilişkiler bütünüdür. Dolayısıyla bu konuda da eğiticidir.

Hazırlayan: Yılmaz Dağdeviren http://www.galatasaray.org/amator/pages/brictarih.php

 

Yeni Briç Dönemi Başladı

0cak 2012 de yazdığım yazımı, yeni briç dönemi başladığında tekrar paylaşmak istedim.Briç benim için çok güzel bir hoby. Briç oynarken hem zihin cimnastiği yapıyorum hem de  keyifli saatler geçiriyorum. Ayrıca harika dostluklar edindim.

Bana briçi öğreten ve sevdiren değerli hocama tekrar çok teşekkür  ederim.

Sevgiler, sevgiler…

Briç Aşkım ve Bana Kazandırdığı Mutluluklar

2003 de çok sevdiğim bir arkadaşım beni briç derslerine başlattı. Hep isterdim, ama ilk teşebbüs onun sayesinde oldu.Bir sene hiç aksatmadan haftada bir gün derse gittim.Hocam Süleyman Kolata başından şart koşmuştu.

Derslere ara verirseniz devamını getiremezsiniz, mazeretiniz varsa hiç başlamayın. O dönem de üç haftalık bir Amerika seyahatim vardı, hocam başlama o zaman diye ağırlığını koymuş ben de üç haftanın derslerini arkadaşlarımdan maille alacağım aksatmayacağım, çalışacağım, sözleri ile çok zor ikna etmiştim.

Briç sevdası bambaşka , sevgili  hocam üniversitede dişçilik fakültesinde başlıyor brice,  ve okulu da bitirmeden kendini hep briç içinde buluyor. Kendisi aynı zamanda Milli Takım        Oyuncusu, çok değerli, çok sevilen  bir hoca.Hepimizin hem çok sevdiği hem de çekindiğimiz hocamız, her turnuvada, gözünün ucuyla , herkesin ne yaptığını nasıl oynadığı takip eder,  turnuva sonrası bizi uyararak şaşırtır.

Hocamız Uluslararası Turnuvada Takım Arkadaşlarıyla

                                                              Birinci yıl sonunda da bizi, yüzme öğrensin diye denize atılan çocuklar gibi turnuvanın içine, bilenlerin arasına oturtur. Bizim içinde başka alternatif yoktur,  ya oynarsın ya da bırakır gidersin.

Genelde, her kurs döneminini bitirenlerin sayısı  başlayanların yarısı kadar bile değildir.Bunun nedeni,  Briç öğrenmenin biraz gönül, biraz sabır ve sebat isteyen bir iş olmasından kaynaklanır, ama uzun bir sürecin sonunda bu oyunu öğrenen ve oynayana da ömür boyu keyif verir.

Briçin en önemli özelliği de ortağınla anlaşman, ya da anlaşacağın ortağını bulman. Bende öğrenme senemi tamamladığımda gireceğim ilk turnuvaya  bizden, yani yeni öğrenenlerden  hiç kimse gelmemişti.

Canım arkadaşım Nihal, çok sevdiği bahçesinde

Köşede boynu bükük hocamın beni birisiyle eşleştirmesini bekliyordum. Doğal olarak da bilenler de yeni öğrenenlerle ya da tanımadıkları ile oynamak istemezler, biraz sonra hocam bana yan tarafı işaret etti. Orada çok zarif ben yaşlarda bir hanım da benim gibi bir eş arıyor, ve o da daha önceki sene ders almış ama tamamlayamamış bu sene yine derslere gelen benim gibi yeni öğrenenlerden bir arkadaştı. Birbibirimizi bulmaktan çok mutlu ama bilenlerle oynacağımız için çok heyacanlı ve ezik, oyunlara başladık, her masada önceden kusurumuz olursa affola diye , diye. Acemilik böyle birşey tabii. Sonunda bizde öğrenmeye ve alışmaya başladık, gayret ettik. Ben de hayatımın en güzel tesadüflerinden biri sayesinde kendime çok iyi bir arkadaş, dost ve briç partneri bulmuş oldum. Birbirimize briç de de çok iyi uyum sağladık. İkimiz de keyif için oynadık, hiç kızmadık, hiç hırçınlaşmadık, ne kendimize ne de oynadığımız diğer çiftlere. İkimiz de çok severek oynadık, ama çok da tutucu ve ısrarcı olmadık hiç bir zaman, işlerimiz, önceliklerimiz değiştikçe turnuvalara katılamadık, ama hep keyifle oynadık. Kısa zamanda eşlerimizle de bir araya geldiğimiz bir kayak programı yaptık.

Hep Beraber Bodrum’da

Aynen düşündüğümüz gibi, benim kocaman aşkımla onun eşi sevgili Murat da çok iyi anlaşır oldular. Bir zamanların aynı dönem gençleri olan iki kafadar, konuştukça inanılmaz ortak arkadaşları olduğunu farkettik. Sohbetlerin, kayak seyahatlerinin arasına briçi de ekledik. Onlar da severek ilgilenerek katıldılar teklifimize, eski bir gorenci olan Murat (İnsel) da yeni öğrenen,  Necil’le partner olunca biz harika bir oyun grubu da oluşturduk. Daha sonraki seyahatlerimiz de beraberce değişik turnuvalara katılır olduk. Değişik klüplerde değişik turnuvalara katılma keyfini yaşadık. Bodrum’a her sene özel briç seyahatleri düzenlemeye başladık.İki aile çok keyifli paylaşımlarımız oldu.

İnsel Ailesi Hep Birlikte

Nihal resim , seramik, cam işi yapan çok zarif doğa ve hayvan dostu, harika bir anne, evlat ve eş. Murat çok özel hobbyleri ile çok canlı, hiperaktif, çok neşeli, çok keyifli dost arkadaş, her zaman rastlanmayacak, değerli dostlarımız oldular. Hep beraber yemekler sofralar davetler yaptık.

Bizim yaşlar ve sonrası için briç oynamak  çok güzel dönemler, keyifli . yaşlar. Katıldığımız turnuvalarda ki grup ortalaması genelde bizden bir on yaş daha büyük, bize genç kızlarımız geldi dediklerine göre düşünün. Nihal‘le senelerdir, Maçka’da İstanbul Teknik Üniversitesinde,  İ.T.Ü  Vakfı’nın  düzenlediği turnuvalara katılıyoruz. Vakıf da , hocamız Kolatan‘ın  öğretmenliğinde hem  ders veriliyor, hem  turnuvalar  düzenleniyor, zaman zaman  da üniversitenin konser salonunda, klasik müzik konserleri düzenlenip, zaman zaman da tarihi, turlar ya da seyahatler yapılarak öğrenci okutmak için  katkı sağlanıyor. Bizlerde bu çok müstesna ortamda hem briç öğrendik, şimdi turnuvalara katılıyoruz, hem çok güzel dostluklarımız oldu. Hiç kağıt oyunu bilmeyen benim için briç zihnimi, beynimi hep dinamik tutan beyin jimnastiği yaptıran çok yararlı bir spor aynı zamanda. Briç konuşmadan ortakların birbirini anlaması ve ona göre oynaması gereken bir oyun. Herşeyiyle, dikkat ve iyi konsantrasyon gerektiren ve oynandığı süre içinde sana çok keyif ve mutluluk veren bir oyun.Çok uzun yıllar oynayabileceğimiz, oynadıkça da daha mükemmele yaklaşıp daha çok keyif alınacak bir oyun. Ama en güzeli kazandığımız çok değerli arkadaşlarımız dostluklarımız, onlarla geçirdiğimiz seyahatler turnuvalar, bizleri çok mutlu eden anlar. Çok teşekkür ediyorum. Beni elimden tutup briç okuluna yazdıran sevgili üniversite arkadaşım,  Semra ‘ya . Belki bende sizleri niyetlendiririm, özendiririm, ne dersiniz. İstemek ve sevgiyle hayal etmek yeterli.

İşimi Kuruyorum Eğitimleri

7087_595355033908267_6490150368727855863_n

KAGİDER’den çok önemli eğitim fırsatı;

Kadın girişimciliğini geliştirmek, ekonomik ve sosyal yaşamda kadının konumunu güçlendirmek olan misyonumuz doğrultusunda, girişimci adaylarına ve girişimcilere destek olabilecek üç günlük “İŞİMİ KURUYORUM” eğitimini 3 – 5 Kasım 2014 tarihlerinde KAGİDER’de  gerçekleştiriyoruz.

Eğitimimize katılmak isteyecek yakınlarınıza iletmeniz ve kadın girişimciliğini hep beraber desteklememiz dileğiyle…

Saygılarımızla,

 

Tarih: 3 – 5 Kasım 2014

Yer:    KAGİDER – (19 Mayıs Cad. No:35 A Residence K:1 D:20 Şişli İstanbul)

Saat:  09:00 – 17:30

Ücret: 200.-TL 

Not:    Ödemenizi havale yoluyla Türkiye Kadın Girişimciler Derneği

Garanti Bankası, IBAN: TR61 0006 2000 3570 0006 2984 73 hesabına yapabilirsiniz.

Bilgi ve Kayıt için 0 212 266 82 61 – Mehtap Balcı
mehtapbalci@kagider.org

İŞİMİ KURUYORUM EĞİTİM İÇERİKLERİ
Girişimcilik
1. Girişimcilik Nedir?
2. Girişimci Kimdir?
3. Türkiye’de Girişimcilik
4. Sizin Girişimci Olma Nedeniniz
5. Kendi İşinize Sahip Olmanın Getirileri
6. Kendi İşinize Sahip Olmanın Riskleri
7. İş Fikri Nereden ve Nasıl Bulunur?
8. İşletme Sahibi Olarak Bilmeniz Gerekenler
9. İşletmeler Neden Başarısız Olur?
10. İş Kurma Süreci
11. Başarılı Girişimcilerin Özellikleri
İş Planı Oluşturma
1. İş Planı Nedir?
2. İş Planı Özeti
3. İş Planı Hazırlama Aşamaları
4. Kuruluş Dönemi Planı
5. İş Fikrinin Piyasa ve Talep Yapısı
6. Pazarlama Planı
7. İş Fikrinin Temel Üretim ve Hizmet Süreçleri
8. Üretim Planlaması
9. Örgütlenme ve Yönetim Süreçleri
10. Kuruluş Dönemi Detaylı Aktivite Planı
11. Fizibilite Analizi
Fikir Hakları
1. Markaların değeri
2. Tescil öncesi işlemler
3. Marka seçiminde 5 önemli nokta
4. Marka nedir?
5. Marka tescili neden gereklidir?
6. Neler marka olarak kullanılabilir ve tescile uygundur?
7. Tescil prosedürü
8. Marka tescilinden doğan hakkın kapsamı
9. İş hayatında yaratıcı tasarımlar
10. Tasarım koruması ve iş stratejisi
11. Endüstriyel tasarım
12. Tasarım korumasında kullanılabilecek diğer yasal yollar
13. Haksız rekabet
14. Tasarım tescili neler kazandırır?

Bilgi Teknolojileri
1. Teknolojinin Tanımı
2. Teknoloji Kategorileri
3. Bilgi Teknolojileri Gelişimi
4. Teknolojik Değişimler İş Yaşamını Nasıl Etkiledi?
5. E İş Sistemleri
6. E İş Fonksiyonları
7. Bir Kurumun Temel İş Süreçleri
8. İş Yaparken Teknolojiyi Nasıl Kullanıyoruz?
9. Bilgi Teknolojilerindeki Değişim Son Kullanıcıya Nasıl Yansır?
10. Cloud Computing Sistemler
11. Kullandıkça Öde
12. Yazılım Seçim Karar Kriterleri
Mali Mevzuat Uygulamaları
1. Şirketler
2. Şahıs Şirketleri
3. Sermaye Şirketleri
4. Mali Uygulamalar
5. Personel (SSK) uygulamaları
6. Bağkur uygulamaları
Kurumsal Kimlik ve Kişisel İmaj
1. Kurumsal kimlik nedir?
2. Marka, amblem, logotype
3. İyi bir markanın özellikleri
4. Amblemin özellikleri
5. Amblem ve logotype’tan logoya
6. Kurumsal kimlik
7. Kurumsal tavır
8. Kişisel ve kurumsal imaj
Pazarlama ve Satış Yönetimi
1. Pazarlamaya neden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz?
2. Pazarlama yönetim süreci
 Pazar Araştırması
 Segmentasyon
 Hedef Belirleme
 Konumlandırma
 Pazarlama Karması
 Uygulama
 Kontrol
3. Yüzyüze Satış için Stratejik Yaklaşımlar
 Satışa Giderken
 Kiminle görüşmeli?
 Satış Görüşmesi Adımlar
 Harekete Geçirebilmek

İş Hukuku

1. İşçi

2. İşveren
3. Alt İşveren
4. İşveren Vekili
5. İşyeri
6. İşletme
7. İş Sözleşmesi
8. İş Sözleşmesinin Sona Ermesi
9. İşin Düzenlenmesi
Borçlar Hukuku
1. Sözleşme serbestisi
2. Sözleşme neden yapılır?
3. Sözleşmenin temel unsurları
4. Sözleşmenin iptali
5. Sözleşmenin ihlali
6. Pratik bilgiler

Yeşil İş
1. Yeşil iş ile ilgili başlıca sorular
2. Yeşil iş kurmanın ilk adımları
3. Yeni iş fırsatları
4. İyi örnekler

İnsan Kaynakları ve Yönetim
1. Kadın Girişimci – Kadın Lider
2. Cinsiyet Farkları
3. Etkili Liderlik ve Kadın
4. Liderler ve Çalışanlar
5. Çalışanlar ve Motivasyon
6. Organizasyon – İş Tanımları
7. İşe Uygun Eleman

Zaman Yönetimi
1. Zaman yönetiminin ana prensipleri
2. Yaşamı ve zamanı planlamanın nedenleri
3. Planlama ve organizasyon
4. Hedef oluşturma ve eyleme geçirme
5. Etkin sonuç üretmek

Liderlik
1. Yönetici kimdir? Lider kimdir?
2. Liderlik özellikleri
3. Başarı stratejileri
4. Karar verme yöntemleri
5. Problem çözme teknikleri
6. Grup çalışması

 

Mimoza ve Fikret Alphan

Bodrum’da çok sevdiğim bir restorant, herkesin gönlünde taht kurmuş bir yer,uluslararası üne sahip, dünyanın her yanından müşterileri var.Herkese mutlaka gidin dediğim çok şık, farklı,bulunduğu yere değer katan bir adres.Mimoza – Gümüşlük.

mimoza1

Bazıları pahalı bulabilir, neye göre, nereye göre pahalı, düşünmek tartmak lazım. Bodrum’daki çoğu balık lokantası ile aynı fiyatlarda. Tabi ki normalin üstünde. Ama aldığınız hizmete, bulunduğunuz ortama değer.Benim için hep Bodrum klasiği.

mimoza-balc4b1k

Mimoza; Gümüşlük’te deniz  kıyısına inince sağ taraftaki deniz  kenarındaki restorantların en sonunda yer alıyor, gün batımına doyamayacağınız, olağanüstü bir yer. Özellikle balıklarıyla ve deniz mahsulleriyle ünlü. Gitmeden rezervasyon şart, sezonda birkaç gün önceden ayırmak gerekebilir.Kimine göre büyülü, kimine göre Bodrum’un en romantik köşesi, kimine göre Bodrum’un incisi, ruhu… Bana göre hepsi.

thumb_600

Mimoza’da kahve, likör ve badem ile  begonviller içinde ikram ediliyor.

Benim bu gün sezon bitmişken  Mimoza’yı yazmamın nedeni ise sahibi, girişimcisi. Ünlü liderlerin, sanatçıların, iş adamlarının da  uğrak mekanı olan Mimoza’nın başarısı; sahibi, iş adamı Fikret Alphan’a ait. Çok özel  bir girişimcilik hikayesi var.Bodrum Gümüşlük’te kendinizi rüya aleminde gibi hissettiren  Mimoza’nın sahibi her zaman mekanında, müşterilerini konuk gibi ağIrlıyor.Çalışanlar da çok candan farklı.  Fikret Alphan 30 yıl önce memleketi Ağrı’dan kalkıp Gümüşlük’e çalışmaya gelmiş. Burada bir süre inşaatlarda çalışmış. Daha sonra burada bulunan çeşitli mekanlarda 17 yıl lokantalarda komilik ve garsonluk yapmış. Tam pes edip memleketine dönecekken bulduğu bu mekanı cennete çevirmiş.Böyle bir mücadele sonrası Mimoza’yı yemekleri, ortamı, sunumu ve müzikleriyle çok özel, dünyaca ünlü mekana çevirmek, istikrarlı devam etmek, bu ünü, ismi korumak çok önemli. Fikret Alphan gerçekten çok başarılı bir girişimci.çok büyümeden markasını korumak devam ettirmek istiyor. Kışın kapatıyorlar.

thumb_600 (1)

Mimoza’nın ünlü peynirli karidesli salatası

Mimoza ile yazılacak çok şey var. Adını aldığı mimoza ağacı, kahveye kadar her konuda çok özel sunumları, çok ünlü yemekleri, mehtaplı gecelerİ, gün batarken kendinizi masal dünyasında hissetmeniz, deniz içindeki su kabağından fenerlerle gerçekleştirilen  ışık oyunları,hepsi insanı hayaller, masallar, rüyalar alemine  götürüyor.

Ffikret210813

Forbes dergisinin açıkladığı dünyanın en zengin 37’nci iş adamı Meksikalı Ricardo Benjamin Salinas Pliego, müdavimi olduğu Bodrum Mimoza’nın sahibi Fikret Alphan ile, Mimoza’da .Ricardo Benjamin Fikret Alphan’a Meksika bir restorant açmak  için ortaklık da teklif etmiş. 

Ama ben bugün özellikle Fikret Alphan’ı kutlamak alkışlamak için Mimoza’yı yazdım, Bodrum’da başarılı olmak, klasik olmak, marka olmak kolay değil, hatta çok zor…sevgiler, sevgiler…

“Herkes Bir Gün İletişimi Tadacak”

Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği İpra Başkanı Zehra Güngör‘ün    Finans Dünyası’nda kapak olan yazısını paylaşıyorum.Her satırı çok değerli bir yazı olmuş, hepsini hemen okuyacak vaktiniz yoksa mavilerden başlayın, diyorum.Ben de aşağıda öncelikli bir iki paragrafı başa aldım, sonra tüm sayfaları koydum. İçimizi karartan, çok zor günler yaşadığımız günlerde böyle bir yazıyla güne başlayabildiğim  için  kendimi bir nebze daha umutlu iyi hissedebildim.Hem özel ilişkilerimizde, hem siyasi ülkeler arası, tüm toplumsal ilişkilerimizde ihtiyacımız olan, çözüm olacak anahtarlar var.Teşekkürler Zehra‘cım, teşekkürler canım…

Empati ve Sempati

“Empatinin bütün ilişkiler de geçerli olduğuna inanıyorum. Doğru ilişkiyi kuramıyorsanız, pozitif enerjiniz ve güler yüzünüz yoksa siz iletişim yapmayın. Karşınızdaki insan sizden aldığı enerji ile size geri bildirim yapıyor.Çünkü iletişimin kuralı bu.Eğer  doğru şeyi görmek, doğru şeyi duymak istiyorsanız, doğru olmanız lazım.Bu müşteri ilişkisinde, çalışan ilişkisinde, devletle halk arasında da ki ilişki de de  aynı şey geçerli.İnsanların sizin karşınızda kendini rahat hissetmesi gerekiyor.Bu nedenle empatiye önem veriyorum.Tabi bunun yanında sempati.”

Temel eğitimleri alıp üzerine iletişim okumamız gerekiyor.

Sevgili Zehra devam ediyor; “Her konuda iletişime ihtiyaç var, mutlaka herkes bir gün iletişimi tadacak.Ya da ; Herkes bir gün iletişimci olacak. bir gönderme yapayım.İletişimi beceremeyen iş yapamayacak.” diyor.

Finans Dünyası kapakŞeref Özgencil yazısıZG 2ZG 3

 

ZG 4ZG 5ZG 6

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 6.819 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: