Kaynar İçmiş miydiniz?

Picture 908İki gündür hava birden çok soğudu,insanı acıtan  bir soğuk. Ya da normalin üstünde sıcak günlerin arkasından aniden geldiği için bizi birden hazırlıksız yakaladı.Dün akşam,  güzel gecelerden biriydi. Kadıköy Süreyya Operasında Afife Jale’yi seyretmeye gittik. Afife Jale’yi de hemen yazacağım. Muhteşemdi çünkü.Gösteri öncesi de Çiya ‘da buluşup bir şeyler yedik. Çiya Kadıköy’ün muhteşem yöresel yemekler yapan restorantı.Çiya’da her seferinde yeni lezzetler denemek, yeni heyacanlar , yeni mutluluklar veriyor.Dün akşam ki keşif hepimizi çok mutlu etti, çok keyif verdi. SDC11158Neydi  derseniz, sürpriz bir içecek, insanın içini ısıtan, sıcak şarap gibi, muhteşem kokulu ve lezzette.Kahve fincanında ikram ediliyor.İçenin içini hemen sıcacık yapıyor. Ama yazın da buzla da içilirse serinletirmiş. Adana yöresinden bir içecekmiş. Özellikle yeni doğum yapmış kadınlara yapılıp içirilirmiş. Çünkü çok güzel enerji veren koruyucu özelliği olan bir içecekmiş. Grip olunca veya yakalanmamak için çok fayadalı imiş.Yedi baharatdan yapılıyormuş.Bu karışımlar Adana da Kaynar karışımı diye hazır da satılıyormuş. Burada ki baharatçılar da da hazır satılıyor mu bilmiyorum. En kısa zamanda evde yapmak için internette araştırınca Refika Birgül’ün Mucize Lezzetler de ki tarifini kullanmaya karar verdim.Sizlerle de paylaşıyorum. Diğer tariflerde pekmez yerine şeker koymuşlar, size nasıl uyarsa… Yapıldıktan sonra da kavonoza koyup saklıyorsunuz, içeceğiniz zaman ısıtıp içebiliyor muşsunuz.http://www.mucizelezzetler.com/tarif-detay/1/videolu-tarifler/pekmezli-icecek-kaynar

Henüz keşfetmediyseniz, hemen ya yapın, ya da Çiya’ya veya yöresel mutfak yemekleri yapan bir yere uğrayın diyorum. Sevgiler, sevgiler…

 

 

Simitçi Ama…

b1Geçtiğimiz hafta Kadıköy Belediyesinde işim vardı, almam gereken evrakların imzalanması uzayınca; acıktım;  bir şeyler yemek istedim. Belediyenin yakın çevresinde hemen alıp yiyebileceğim ne bulabilirim diye bakarken karşı kaldırımda bir simitçi gördüm. En çabuk bir şeyler alıp geri binaya döneceğim noktanın o olduğunu anlayınca, simitçiye yürüdüm. Belki peynir varsa, küçük bir parça simitle peynir yerim düşüncesindeydim.

 

Çünkü artık çok sevmeme rağmen simit çok az yemeye çalışıyorum.Ama simit arabasının önüne gelince şaşırdım.dsc02446 Arabanın içindeki  iki rafta sanki Havalanı Lounge’ları gibi sandiviç, kek, meyva,  içecek çeşitleri, kuruyemişler hepsi ambalajında, hijyen ve sağlıklı bir şekilde diziliydiler.Sandiviçler, beyaz olmayan ekmekte, kekler de Halk Ekmek’in minik ambalajda üzümlü cevizli modeli idi.En sevdiklerimden.Aaaa harika imiş deyince beyaz önlüğü ile arabanın sahibi simitçi,  sabahları daha çok çeşit vardı, azaldı dedi.Büyük bir mutlulukla alışverişimi yaptım. Fikir güzel, sattıkları hem makul fiyatlı hem güvenilir, ambalajında ürünler, daha ne olsun. Simitçi ama ; ya da arabasında yiyecek satan bir seyyar satıcı, ne derseniz deyin.Son derece çekici, bölgede en kolay sağlıklı yeme içme ihtiyacını karşılıyor.Sattıkları simitle yapacağı cironun beş-on misli gibi… Alternatif çok.Yani satacağı da çok, kazanacağı da. Son derece doğru bir akılla, minik girişimci modeli…

Kolay gelsin…

Girişimci Olmak İçin Girişmek…

Bu gün her şartta girişimci olmanın çok güzel bir örneğini anlatmak istiyorum.Eğitim, seminer, atölye çalışmaları yapılan bir merkezde  çay kahve yapmak için görevlendirilen, Fatoş’un hikayesini anlatacağım. 1322Fatoş gerçek ismi değil, ismini yazmak istemiyorum. Çünkü Fatoş bir sığınma evinden buraya gelmiş. Kocasından şiddet gördüğü için, kızları ile evini terk etmiş. Üç kızı var. Aslında kızlar; anne artık biz senin şiddet görmene dayanamıyoruz, babamı bırakıp gidelim demese, çocuklarım var diye ömür boyu katlanacakmış bu duruma.Ev de çalışıp para kazanan da Fatoş’muş. soup9Fatoş çok çalışkan, ve çok güleryüzlü. Pırıl, pırıl, bakımlı şık.Sığınma evine geldikten sonra, yetkililerden kendine bir iş bulmasını istemiş. Onlar da bu eğitim merkezinde katılımcılara çay servisi yapabileceğini  söylemişler. Ama Fatoş ne yapıyor, biliyor musunuz? Malzemelerini alıyor, ders aralarında; sohbet, seminer aralarında; çayın yanına poğaçalar  yapıyor, makul bir fiyatla satıyor. Tabii hemen herkes tarafından kapışılıyor. Öğle yemeği arasında ise harika çorbalar yapıyor. Yanına esmer ekmeği, limonu da koyarak servis yapıyor. Hem de çok lezzetli çorbalar.Kimse ondan böyle bir şey istemiyor. O düşünüyor, izin alıyor, şartları hazırlıyor, ve çok başarılı oluyor. Herkes Fatoş’un poğaçalarını yemek, çorbalarını içmek  için sabırsızlanarak, büyük bir istekle bekliyor. Sabah katılımcıları sabah kahvaltı yapmadan geliyor. Çayın yanında sıcak poğaçalar onlar için.Kahvaltı edip gelenler bile Fatoş’un o güler yüzü için yiyorlar. Ben de mutlaka harika çorbalarını içiyorum.Fatoş şimdi sığınma evinden ayrıldı, kızları ile bir ev tuttu, onlar da hem çalışıyorlar hem okuyorlar. Hepsi yeni hayatlarından mutlu geleceğe çok daha umutla bakıyorlar.İşte girişimci olmak için girişmenin çok güzel örneği…Yarın yine bir başka örnekle sizlerle olacağım.Sevgiler, sevgiler…

Global Girişimcilik Haftası’na Katılmaya Var mısınız?

  •  

    150 ülkede kutlanan Global Girişimcilik Haftası (GGH) yerel, ulusal ve küresel etkinliklerle gençleri yenilikçilik potansiyellerini keşfetmeye ve girişimciliği kariyer seçeneği olarak değerlendirmeye teşvik eden bir kampayadır. GGH her sene Kasım ayının ikinci veya üçüncü haftasında düzenlenir GGH bu sene Türkiye’de sekizinci defa, 17-23 Kasım 2014 tarihleri arasında kutlanacak.

    Küresel ölçekte başarılarını kanıtlamış girişimciler, Türkiye’nin önde gelen iş adamları, fikir önderleri, profesyonel yöneticiler ve uzmanlar Hafta boyunca gönüllü olarak gençlerle buluşuyor. 15- 34 yaş arasındaki gençlerde girişimcilik bilincini oluşturup potansiyellerini ortaya çıkarmak için bilgi ve birikimlerini paylaşıyor.

    GGH kapsamında sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve devlet kurumlarının yer aldığı 200′den fazla paydaş Global Girişimcilik Haftası boyunca tüm Türkiye genelinde etkinlikler düzenliyor. Etkinlikler kapsamında paneller, konferanslar, oturumlar, çalışma atölyeleri, fikir yarışmaları, eğitim programları, web buluşmaları ve vaka çalışmaları organize ediliyor.

    1441486_832771313442236_3488006073764751104_n

    • İCRA KURULU

      • Ashoka Vakfı
        Matthias Scheffelmeier, Zeynep Meydanoğlu
      • Bahçeşehir Üniversitesi
        Hatice Tuğsavul
      • Endeavor Türkiye
        Didem Altop, Alev Ertem
      • Entrepreneurs’ Organization
        Işılay Artut
      • Etohum
        Burak Büyükdemir, Lokman Ökten
      • Galata Business Angels
        Ayşe İnal
      • Istanbul Business Angels
        Gülsüm Çıracı
      • Genç Başarı Eğitim Vakfı
        Engür Rutkay
      • GYIAD
        Özgür Solakoğlu
      • İstanbul Bilgi Üniversitesi
        Gökçe Dervişoğlu
      • JCI
        Aydın Bırık, İbrahim Yüksel, Fatih Katipoğlu
      • KAGIDER
        Yeşim Seviğ, Doğa Tamer
      • Keiretsu Forum
        Aslı Gözören
      • Koç Üniversitesi
        Mahmut Özdemir
      • Orta Doğu Teknik Üniversitesi
        Adil Oran
      • Özyeğin Üniversitesi
        İhsan Elgin
      • Sabancı Üniversitesi
        Kutlu Kazancı
      • TEPAV-GEP
        Ussal Şahbaz
      • TOBB Genç Girişimciler Kurulu
        Berrak Kutsoy , Ceyda Keçeli
      • TOBB Kadın Girişimciler Kurulu
      • TÜGİAD
        Başak Ilısulu
      • Uluslararası Girişimcilik Merkezi
        Sezai Hazır, Başak Saral

    Geçtiğimiz sene Türkiye’de Global Girişimcilik Haftası’nda 200 paydaş ile 200 etkinlik düzenlenerek 42.000 kişiye direk ulaşıldı
    .
    Siz de girişimcilik vizyonu çerçevesinde Global Girişimcilik Haftası’na katkı sağlamak veya girişimcilik ekosistemine dahil olmak istiyorsanız  Global Girişim Haftası’nın web sitesinden ve sosyal medya kanallarından takip etmeniz ve organizasyonlara katılmanız yeterli…

    Kurum olarak haftaya katkıda bulunmak istiyorsanız info@globalgirisimcilikhaftasi.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.
    @girisimiclik
    facebook.com/globalgirisimcilikhaftasi

    - See more at: http://tr.gew.co/tr/about#sthash.6GQ4ClQn.dpuf

Külkedisi (La Cenerentola)

Baştan sona her anını çok beğenerek izledim. Rossini’nin Külkedisi Operası Yekta Kara’nın süper yorumu ile sahneye konmuş. Kadıköy Süreya‘da oyuncular, müzik, sahne, herşeyi ile şaşırtıcı güzellikte…Çünkü alışılmışın dışında, çok renkli eğlenceli, dinamik,şaşırtan espriler ve sürprizlerle dolu.Bu çok güzel oyunun konusunu ve temsil tarihlerini aşağıda yazdım. Ayrıca çok sevdiğim yazar Zeynep Oral‘ın Külkedisi için yazdıklarını  sizlerle paylaşıyorum. Onun anlatımı değerlendirmesi de benim için çok özel. Opera seviyorsanız, mutlaka seyredin…İyi hafta sonu dileklerimle , sevgiler, sevgiler…

ORC_1058

LA CENERENTOLA (Külkedisi)

GIOACCHINO ROSSINI

1

Don Magnifico iki kızı ve evde zorla hizmetçilik yaptırdığı üvey kızı ‘Külkedisi’ lakaplı Angelina ile yaşamaktadır. Aile fakir olduğu için Don Magnifico kızlarını zengin adamlarla evlendirmenin hayalini kurmaktadır. O sırada Prens Ramiro da kendisine uygun bir eş aramaktadır. Kendi özel eğitmeni Alidoro’yu uygun gelin adaylarına bakması için görevlendirir. Alidoro, Don Magnifico’nun kızlarının insanlığını sınamak için dilenci kılığına girer. Don Magnifico’nun kızları Clorinda ve Tisbe dilencinin kapıdan kovulmasını isterler; ancak ‘Külkedisi’ Angelina dilenciye ekmek ve kahve ikram eder. Daha sonra Prens Ramiro, uşağının kılığına girerek Don Magnifico’nun evine gelir. Böylelikle fazla ilgi çekmeden evin kızlarını gözlemleyebilecektir. Burada Külkedisine aşık olur. Külkedisi de onu sevmiştir. Çok geçmeden Prens’in uşağı Dandini, Prens kılığında eve gelir. Külkedisinin üvey kız kardeşleri sahte prensin ilgisini çekmek için her şeyi yaparlar. Sahte prens onları Kraliyet Sarayı’nda yapılacak baloya davet eder. Don Magnifico kızlarının saraydaki baloya gitmesine izin verir ama tüm yalvarışlarına rağmen Külkedisinin gitmesine izin vermez. Bir şekilde Külkedisiyle yalnız kalmayı başaran Alidoro, dilenci kıyafetinden sıyrılarak kıza gerçek kimliğini söyler. Ardından kendisine çok güzel bir elbise verir ve baloya katılabileceğini belirtir. Bu elbise sayesinde baloda onu kimse tanıyamayacaktır. Külkedisinin üvey babası ve iki kızı prensi etkilemiş olduklarını ummaktadır. Oysa onların prens sandığı, prensin kıyafetlerini giymiş olan Dandini’dir. Prens Ramiro Külkedisine aşkını ilan eder. Külkedisi Angelina ona kolundaki iki benzer bilezikten bir tanesini verir ve kendisini gerçekten seviyorsa bu bileziği kullanarak kendisini bulması gerektiğini söyler. Bu sırada Dandini, Don Magnifico’ya Prens’in uşağı olduğunu itiraf eder. Don Magnifico buna çok sinirlenir; bunun üzerine Dandini onu saraydan kovar. Don Magnifico’nun evinde Külkedisi hizmetçilik yapmaya devam etmektedir. Daha sonra çıkan bir fırtına sırasında Prens, Don Magnifico’nun evinin yakınlarında bir kaza geçirir. Bunun üzerine Dandini onu Magnifico’nun evine getirir. Burada Prens, Külkedisinin kolundaki bileziği görür; Külkedisi de bu kazazedenin Prens olduğunu anlar. Böylelikle iki sevgili birbirini bulmuş olur.

LA CENERENTOLA (Külkedisi) Temsil Tarihleri

08.11.2014 Cumartesi 16:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
11.11.2014 Salı 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
12.11.2014 Çarşamba 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
14.11.2014 Cuma 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
15.11.2014 Cumartesi 16:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
18.11.2014 Salı 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
19.11.2014 Çarşamba 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
23.01.2015 Cuma 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
24.01.2015 Cumartesi 16:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI
27.01.2015 Salı 20:00 KADIKÖY SÜREYYA OPERASI

 

-wp-es-foto-ef1156s06

MASALDAN GERÇEĞE, KLASİK OPERADAN POP SANATA

(Zeynep Oral’ın Cumhuriyet’teki yazısı)

Daha ilk anlardan bunun öyle sıradan bir “Külkedisi” olmayacağı belliydi… Orkestra Şefi Alessandro Cedrone yönetiminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi OrkestrasıRossini’nin “La Cenerentola” – “Külkedisi” operasının uvertürünü çalarken, sahnede dev perdede iki “tablo”, daha doğrusu iki işaret, iki ipucu, iki anahtar beliriverdi: “Aşk” ve “Sanat” sözcükleri. Bu sözcükler 60’lı 70’li yıllarda yeryüzündeki tüm gençlerin gözdesi pop sanatıyla yazılmıştı. Aşk ve sanatın peşinde masal dünyasından gerçeğe dönme serüvenimiz başlamıştı bile…

1

Aşk ve sanatın peşinde
Heyecanımı yenip daha sakin anlatmalıyım: Süreyya Opera Sahnesi’ndeyiz. Komikoperanın ustası Rossini’nin “Külkedisi” operası, müziğiyle çetin ceviz, her rolde usta sesler isteyen, tiyatrosu ağır basan bir opera. Bugüne dek Türkiye’de hiç oynanmamış. (İtalya’da Pesaro Rossini Festivali’nde, ünlü tiyatro yönetmeni LucaRonconi’nin rejisiyle izlemiş ve büyülenmiştim. Bu yüzden de Süreyya’ya giderken biraz endişeliydim. Boşunaymış endişem. O prodüksiyon silinecekti aklımdan ve gönlümden!)
Perde açıldı ve neye uğradığımızı şaşırdık. Karşımızda popüler sanatın, dahadoğrusu “Pop Art”ın tüm ikonları, imgeleri, simgeleri ve renkleri…
Eseri sahneye koyan Yekta Kara, yüzlerce yıllık masalı gerçeğe, gereksinimiz olan yanıta, “güç kaynağına”, enerjiye dönüştürmek için; 50’lerin sonunda “elistist sanata” tepki olarak doğan, öncülüğünü Roy Lichtenstein, Andy Warhol gibi sanatçıların yaptığı, sanatı kitlelere mal etme amacı güden “Pop Art” akımıylayoğurmuş, özümsemiş eseri.
Yekta Kara’yı izlediğim bunca yıldır zaten onun da amacı opera sanatını geniş kitlelere yaymak ve sevdirmek. Rossini’nin eseri onun yorumuyla eşsiz bir enerji ve dinamizm, harika bir “gençlik” kazanmış.
Tüm yaratıcı kadronun çabası tam bir uyum içinde: Efter Tunç’un müthiş işlevsel ve hareketli “Pop Art” panoları da içeren dekorları…. Şanda Zıpçı’nın cart renkli giysileri… Metin Koçtürk’ün mekânı “çerçeveleyen” ve dönüştüren çarpıcıışıkları… Hepsi bir bütün…

Bu ne güçlü motivasyondur…
Sürprizleri açıklamak istemiyorum ama iyilik perisi ya da bilge yaşlının Andy Warhol’a, prensin ya da uşağının Elvis Presley’e, hele hele koronun, siyah deri ceketleri, siyah gözlükleriyle “Beat Generation”a dönüşmesi harika! Üstelik koreografiyi de üstlenen Yekta Kara, opera korosuna “Rock and Roll” devinimleri vermiş. Tenor, bariton ve baslardan oluşan koro başlı başına muhteşem. Koro şefiGökçen Koray’ı kucaklıyorum!
Tüm roller, neredeyse başrol niteliğinde. Her biri dönüşümlü oynanıyor. Benim izlediğim gece Külkedisi rolünde mezzosoprano Nesrin Gönüldağ ve baritonCaner Akgün (uşak) sesleri, müzikaliteleri ve oyunculuklarıyla çok başarılıydılar. Tenor Ahmet Baykara (üvey baba), basbariton Işık Belen (prens), bas Umut Tarık Akça (bilge-Warhol); soprano Dilruba Bilgi ve mezzosoprano Elif Tekışık (iki üvey kız kardeş) rollerini hakkını vererek oynuyorlar.
İzlediğim eser olağanüstü yaratıcılıkla, çabayla, emekle, disiplinle, kotarılmış bir iş. Gerisinde müthiş bir motivasyon vardı. Başka türlü zaten olamazdı.
Düşünmeden edemiyorum: Başımızda sanatlara, devletin sanat kurumlarına savaş açmış bir iktidar… Koca İstanbul kentini ucube bir köye çeviren bu kenti yıllardır yönetenler… Operayı o minicik mücevhere mahkûm ettiler ya, yuh olsun sebep olanlara! Ya o mücevher Süreyya da olmasaydı!
Ama görüyorsunuz işte onlara inat mucizeler yaratılıyor! Emeği geçen herkesi kutluyor; destek veren katkıda bulunan Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.

Zencefil Çayının Umulmadık Faydaları

Zencefil artık mutfaklarımızdan eksik olmuyor.Marketlerde ve manavlarda  bulunan  taze zencefil kökünü ben sebze çorbaların da kullanıyorum. Küçük bir tencere çorba için bir iki  diş sarımsak büyüklüğünde kesip rendeliyorum. Özellikle kış günlerinde bağışıklık sistemimizi güçlendirici, gribe soğuk algınlığına karşı koruyucu olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Ya bilmediklerimiz… aşağıda  zencefil çayı içmenin  ne kadar faydalı olduğunu anlatan bir yazı paylaştım. Bana göre elzem bir bitki, her gün hiç olmazsa bir iki fincan zencefil çayı içmekte çok yarar var.

zencefil-cayi

Çayı nasıl yapılıyor, derseniz, yine taze kök zencefilden iki bardak çay için bir sarımsak büyüklüğünde parçayı minik parçalar halinde sıcak suya atıp, 3-4 dakika bekliyorum. İsterseniz içine tarçın çubuk, karanfil de koyabilirsiniz, sonra da içerken bir kaşık bal ile ya da ageva şurup ile tadlandırabilirsiniz, ben ayrıca limon da sıkarak içiyorum.İnşallah beğenirsiniz,sevgiler, sevgiler…

İşte zencefilin faydaları:

Mide rahatsızlığı ve bulantılarını geçirir:Zencefil çayı binlerce yıldır bozulan mideleri düzenliyor. Siz de karın ağrısı, sabah bulantısı ve hatta araç tutması sorunu yaşıyorsanız ılık bir bardak zencefil çayı için.

Sindirime yardım eder:Yiyeceklerin emilimini iyileştirip ve karın ağrısını engelleyerek sindirimde yaşamsal rol oynuyor. Mide asiti salgılayıp iştahınızı düzenlemenin yanı sıra gereksiz geğirmeleri önlemeye yardım eder.

İltihabı azaltır:Çay olarak anti-inflamatuar olarak görev yapan zencefil, Romatoid artrit (eklem romatizması) ve diğer eklem iltihaplarının ağrılarının tedavisinde mükemmeldir. Doğal bir ağrı kesici özelliğe sahip olan zencefil, ağrılı kasların ve eklemlerin içindeki şişliği en aza indirir.

Astım:Zencefil çayı içmek astıma da faydalıdır. Zencefil balgamı gevşetmeye yardım eder ve nefes alıp vermede zorlanan  akciğerleri rahatlatır.

Kan dolaşımı:Zencefil çayı kan akışını düzenler ve ateşi, ürpermeyi ve aşırı terlemeyi önler. Amino asit ve mineral gibi aktif bileşenler içeren zencefil iyileştirilmiş kan akışına yardım eder. En sonunda bu kardiyovasküler hastalıkları önleyebilir.

Adet sancısı:Zencefilin faydasını görmek için onu çay olarak içmek zorunda değilsiniz, harici olarak da uygulayabilirsiniz. Adet sancısı çekiyorsanız zencefil çayına batırılmış sıcak bir havluyu karnınızın alt kısmına yerleştirin. Zencefil kasları gevşetecektir ve ağrılarınızı hafifletecektir.

Stresi yatıştırır:Zencefilin kokusu aromaterapi etkisine sahiptir ve inanılmaz derecede rahatlatma özelliği vardır. Bir fincan zencefil çayı içmek ruhsal durumunuzu sakinleştirir ve geliştirir.

Bağışıklığı destekler:Zencefil bağışıklık sisteminizi geliştirmeye yardımcı antioksidanlar içerir. Her gün bir fincan zencefil çayı içmek sağlıklı kalmanıza yardım eder. Felç riskini azaltmanın yanı sıra zencefil damarlarınızın etrafındaki yağ oranını en aza indirip kalbinizin formda olmasını sağlar.

Kilo verme:Çeşitli şekillerde kilo vermeye yardımcı olan zencefil çayı öncelikle aşırı yağları yakar ve uzun süre sizi tok tutmaya yardım eder. Buna bağlı olarak kalori alımınız azalır ve istenmeyen kilolarınızdan kurtulursunuz.

Alzheimer hastalığı:Zencefil çayı beyin hücrelerini uzun süre korumanın yanı sıra bu hücrelerin potansiyal kaybını azaltır. Bu nedenle günlük beslenmenizde daha fazla zencefil eklerseniz Alzheimer gibi beyinle ilgili hastalıkları engelleyebilirsiniz.

Kısırlık:Zencefil, sperm kalitesini artırmanın yanında erkek kısırlığına yardım eder.

Kanseri önler:Zencefil özellikle yumurtalık türleri gibi belirli kanserleri tedavi etmeye yardım eder. Gerçekte çalışmalara göre, zencefil yumurtalık kanseri hücrelerini tam anlamıyla yok eder. Bu kanserli hücreler kendi kendine saldırıp kendilerini öldürerek kanseri yener. Zencefil çayı içmeye başlamanız için en iyi nedeniniz bu olabilir.

Contemporary İstanbul 2014 Başladı…

Contemporary_Istanbul_Logo

Contemporary İstanbul 2014 dün başladı, yoğun programlar içinde ona da zaman ayırma telaşını yaşarken sizlerle de paylaşmak istedim.Çünkü hafta sonu bitiyor.İnternette Radikal’de çıkan Irmak Özer’in gezme taktikleri yazısını da ekledim.Ben her seferinde yaptığım gibi, biraz arayarak, biraz kaybolarak gezeceğim. Genç sanatçı dostum Seçil Erel’e de mutlaka uğrayacağım.10268475_10152805383969497_6300837541497992024_n(artnivo.com
13-16 Kasım Contemporary Istanbul 2014′te
LK606 No’lu standda )Siz de vakit ayırabilirseniz, Lütfi Kırdar’da ki çok önemli  sanat fuarında yerli yabancı 520 sanatçının eserlerini kaçırmayın.

Ana sponsorluğunu Akbank Private Banking, ortak sponsorluğunu Yıldız Holding ve 42 Maslak’ın üstlendiği 9. Contemporary Istanbul, 16  Kasım’a kadar İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde devam edecek.

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanat fuarına 22 ülkeden, 520 sanatçı, 108 çağdaş sanat galerisi katılıyor.

Bu sene 9. yılını kutlayan fuarın katılımcı galerileri arasında Galerie Lelong (Paris), Marlborough Galleries (New York), Rampa (İstanbul), Emmanuel Fremin (New York), Galerie Javier Lopez (Madrid), Kashya Hildebrand Gallery (Londra), Galerie Kornfeld (Berlin), Galeri Nev (İstanbul), Heis Gallery (Fukuoka-Japonya), Galerie Pilar Serra Barbara Paci (Roma), Dirimart (İstanbul), Andipa Gallery (New York) ve yakında Istanbul’a da açacağı mekan ile Galleria Russo (Roma) yer alıyor.

Gila Benmayor   bu gün Hürriyet’teki  Çağdaş Sanata Yatırım Neden Artıyor? yazısı ile fuarı ve günümüzde Çağdaş Sanat’a ilgiyi çok güzel anlatmış, değerlendirmiş.Ben bu güzel yazı ile sabah keyfi yaptım.Sevgiler, gidebilirseniz keyifli seyirler, izlenimler..

Contemporary Istanbul’da öne çıkanlar ve gezme taktikleri

Contemporary Istanbul'da öne çıkanlar ve gezme taktikleri
12/11/2014 16:03

16 Kasım’a kadar dopdolu bir program ile karşımıza çıkan fuar, bizi pek de fena olmayan bir kışın beklediğinin habercisi gibi.

Fuarın programında yer alan, Çin ve komşu ülkelerinin sanatına odaklanan New Horizons; yeni medyanın üzerine eğilerek ses sanatı, video, interaktif ışık enstelasyonlarına yer veren Plug-in Istanbul; sanat edisyonlarının ve çoklu sanatların sunulduğu tartışıldığı ve paylaşıldığı CI Editions; uluslararası fikir liderlerini tartışmalar ile bir araya getiren CI Dialogues ve her 90 dakikada bir, bir sanatçının şovuna yer veren CI 90 Minute Shows sayesinde sanatseverler bu hafta sonu oldukça mutlu olacaklar gibi gözüküyor.

Çok konuşulanlar, yükselen yıldızlar

9. senesinde dünyanın birçok ülkesinden 108 galerinin katıldığı fuar, yabancı basın tarafından da oldukça ilgi görüyor. Fuar öncesi en çok konuşulan konular; her sene olduğu gibi ağır toplar, yükselen Türk sanatçılar ve merakla beklenenler… Art International’daki gibi bu dönemin ‘süper ünlü sanatçıları Anish Kapoor, Ai Weiwei gibi isimler barındırmasa da CI da ağır topları ile heyecanlandırıyor. Türk sanatseverlerin yakından tanıdığı Shirin Neshat (Dirimart), Çin sanatında önemli isimlerden Lin Tianmiao (Gallery Lelong), bizim kuşağın daha çok şarkılarından tanıdığı Moby (Emmanuel Fremin Gallery), post-modern sanatın öncülerinden Robert Montogemery (C24 Gallery) ve benim de özellikle merak ettiğim Lalla Essaydi (Gallery Kashya Hildebrand) fuara katılacak ünlü isimler arasında yer alıyorlar.

Ünlü online sanat platformu Artsy’nin Contemporary Istanbul’a özel bölümünde yer alan, bu sene fuardaki yükselen Türk sanatçıların bahsedildiği makaledeki isimleri görmeden geçmeyin derim. Makalede bahsedilen ve kaçırmamanız gereken bu isimler; Ali Emir Tapan, Güçlü Öztekin, Cemil Batur Gökçeer, Olcay Kuş ve Berkay Buğdanoğlu.

Yeni isimler kadar fuar kadar öncesindeki sosyal medya çalışmaları da heyecanı arttırdı ve merakları kabarttı. Contemporary Istanbul’un Instagram hesabında ve Artsy’de öne çıkan, özellikle politik sanat severleri ve fuarın Çin sanatına eğilen odaklanan bölümünü merak edenleri heyecanlandıracak işler ise Andipa Gallery’de Slinkachu, Galerist’te Parastou Forouhar, Island6’de Lio Dao ve “Now You See” sergisinde yer alan Cheng Rang . Bunların yanında, daha önce İstanbul Modern’de çokça görme şansına eriştiğimiz feminist sanatçı Canan’ı da Rampa’da tekrar göreceğiz.

Nasıl gezeceğiz?

Artwalk uygulaması Apple Store’da sanatseverleri bekliyor

Peki yaklaşık 3000 eserin yer aldığı fuarı nasıl gezeceğiz? Contemporary Istanbul için ön hazırlık yaparken, Art International deneyimimde ‘Bu köşeyi dönmediğim için şu eseri kaçırmış olabilir miyim?!’ stresinizi azaltacak 2 güzel haber var. Birincisi; uzun zamandır şehirdeki farklı rotasyonlarda çok da duyurumadan yürüyüşler yapan Artwalk İstanbul ekibinin sergi turları olması. Ekip, CI 2014 için oldukça iyi hazırlanmış olacak ki pek yapmadıkları şekilde güçlü bir duyuru planı ile çıktılar seyircilerin karşısına. (Turlarda yer ayırtmak için: hello@artwalkistanbul.com)

İkincisi iyi haber ise İstanbul’da böyle bir uygulama olduğu için oldukça gurur duyabileceğimiz Art.Walk mobil uygulaması. Siz de benim gibi bu tür büyük fuarlarda favorilerinin önünde daha çok vakit harcamayı sevenlerdenseniz Art.Walk CI için bir güzellik yapmış ve fuarı da uygulamaya eklemiş. Sanatı yakından izleyen, şehirdeki sanat etkinliklerine katılan, müzeleri ve galerileri keşfetmek isteyenler için hazırlanan uygulamada fuar dışında, şehirdeki 80 galerinin güncel bilgisi bulunuyor. Bulunduğunuz lokasyona göre haritasından yakın galeri görebildiğiniz, favori sergi ve galerilerinizi işaretleyebildiğiniz bu uygulamayı İstanbullu sanatseverlerin indirmesini kesinlikle tavsiye ederim. (Uygulamayı indirmek için tıklayın!

Irmak Özer / The Magger