9.Türkiye Kadın Girişimci Yarışması

Başvuru için son hafta… 31 Ağustos 2015 son gün.

‪#‎Türkiye‬’nin kadın girişimcisi aranıyor! Başvurmak için hemen tıklayın:www.kadingirisimciyarismasi.com/

‪#‎KAGİDER‬, Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi ortaklığıyla bu yıl 9. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na başvurular devam ediyor. Türkiye’nin kadın girişimcilerini desteklemek, cesaretlendirmek ve onların iş hayatındaki yerlerini kuvvetlendirmek amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın son başvuru tarihi 31 Ağustos 2015.
‪#‎Kadıngirişimci‬

 

Airbnb İle Henüz Tanışmadınız Mı?

airbnb-a8707ed9_originalSiz hala Airbnb ile tanışmadınız mı? Bir ülkeyi, kültürü en iyi tanımanın yolu otelde değil, ev de kalmak. Güvenilir ev bulmak, çok alternatifli fiyat seçeneklerinde ve bir odadan şatoya kadar farklı evler de mi kalmak istiyorsunuz? O zaman  aşağıdaki bilgileri röportajları okumalısınız. Aynı zamanda işe şişme yatakla başlayan  üç genç girişimcinin muhteşem yükselişini aşağıda bulacaksınız. Biz de evlerimizi buradan beğendik kiraladık. Evlerimizi ve yaşadıklarımızı ileride paylaşacağım,iyi okumalar, sevgiler…

airbnb-kuruculari

Joe Gebbia, Nathan Blecharczyk ve Brian Chesky

Ağustos 2008 yılında kurulan San Francisco, California merkezli Airbnb, insanların çevrimiçi olarak veya cep telefonundan ya da tabletten dünya çapındaki benzersiz konaklama yerlerini kaydetmesi, keşfetmesi ve rezerve etmesine yönelik güvenilir bir topluluk pazar yeridir.

İstediğiniz ister bir gece için bir daire, ister bir hafta için şato, isterseniz de bir ay için villa olsun, Airbnb insanları 34.000 şehir ve 190 ülkeden fazla yerde her fiyat noktasında benzersiz seyahat deneyimleriyle bağlar. Ayrıca, birinci sınıf müşteri hizmetleri ve büyüyen bir kullanıcı topluluğuyla, Airbnb insanların yerlerinden fazladan para kazanmalarının ve yerlerini milyonlarca kişiden oluşan bir kitleye sergilemelerinin en kolay yoludur.

Aşağıda egoistokur.com da Gülay Börekçi’nin Airbnb şiketinin iletişim direktörü Christopher Lukezic ile yaptığı röportaj var.

http://egoistokur.com/hayalinizdeki-evde-hatta-bir-ortacag-satosunda-yasamanin-en-ucuz-yolu/

 Şimdi de bir aibnb kullanıcısının çok faydalı yazısı ve araştırmaları, gerisini de sizin keşiflerinize bırakıyorum….
 http://dunyabenimevim.net/tag/airbnb-kuruculari/

Yeni Bir Başlangıç…

1377616_10153182302169311_2474592730901891388_nÖnümüzdeki günlerde bizim için yeni bir dönem başlıyor. Yirmi ay gibi iki seneye yakın bir süre İstanbul’daki evimizi kapatıp, seferi yaşayacağız. Turist olmayacağız, sevdiğimiz, yaşamaktan keyif aldığımız yerlerde eşyalı ev kiralayıp uzun süreli yaşamı deneyeceğiz.Hep hayallerimde sevdiğim yerlerde uzun süre kalıp yaşamak gibi bir arzum vardı. Kısa süreli gezmek turist olmak bazı yerler için yeterli olabilir, ama ben hep sevdiğim yerde uzun süre kalmayı hayal etmiştim. Şimdi de bu süreç başlamak üzere. Onun için ilk adım ayın 15′ inde evimizi kapatıp eşyalarımızı depoya teslim  edeceğiz. Sonra 1926758_10153017739179311_8008921811417059188_nBodrum da ki   evimiz de yaz ve baharları daha uzun yaşamak, onun dışında da özellikle kış aylarında farklı yerlerde uzun süre yaşamaya başlayacağız. İlk tercihimiz, Los Angeles ‘de kızımızla olmak ve uzun uzun yaşamak.. Sonrası için de düşünceler ve alternatiflerimiz var. Ama şimdilik ilk altı ayı programlayıp netleştirdik.. Evim, evim güzel evimden, eşyalarımızdan ayrılmak kolay değil.Belki de en zor tarafı…Sonuçta iki bavulla iki seneye yakın seferi yaşayacağız. İstanbul’da kendi evimiz olmayacak.1653957_10153017738689311_4845325971000162744_n Bodrum’daki evimiz, ne kadar alternatif ikinci ev olsa da buradaki evi düzeni eşyaları arar mıyız? bilmiyoruz. Bu süreç içinde de evimiz yıkılıp yeniden yapılacak. Biz de yeni eve özlemle döneceğiz, umuyoruz. Heyecanlı yanları var, zorlukları olabilir.Deneyip yaşayacağız. Gençlik yıllarımdan bu güne hep yurt dışında yaşam, okuma, çalışma hayallerim vardı, hiç biri gerçekleşmedi. Şartlarımız; imkanlarımız, bizi   burada okumak, burada çalışmak, burada çocuklarımızı büyütmek üzere oluştu. 10689545_10152912130834311_40403201580629188_nBu güne kadar hiç bir zaman uzun süreli ayrılma şansımız da olmadı. Ancak kısa turistik seyahatler yaptık, ve yazları da Bodrum’a gidip gelerek kaldık. Şimdi hep yapmak isteyip yapamadığımız İstanbul dışında uzun uzun yaşamayı gerçekleştirmeyi planladık, adım adım uygulayacağız. Artık sizlere nerede isek oradan yazacağım. Yine keyifle, istekle… Oradaki güzellikleri, girişimcileri anlatacağım. Bu hafta İstanbul’da ki  evimiz de son hafta. Sonra zaman zaman İstanbul’da olacağız, ama kendi evimiz de değil, geçici kiraladığımız yerlerde… Farklı semtler de, hep yaşamak istediğimiz, yerlerde…10686649_10153182301559311_2354108593261358556_nBunun için de çok severek kullandığımız bir uluslararası ev kiralama sitesinden faydalanıyoruz. İlk aylarımızın evlerini  oradan beğendik  tuttuk. Sonrası için de alternatifleri araştırıyoruz, onları da önümüz deki aylarda  netleştireceğiz.Evim, evim güzel evimizden anılar ve fotoğraflar da bizlerle olacak, en çok da ailemiz ve dostlarımızla evimiz de geçirdiğimiz muhteşem saatleri  arayacağız, tabii.   Artık onları kiraladığımız  geçici evlerimiz de ya da Bodrum’da 10711045_10153017739514311_1630592882097508265_nağırlayacağız . Bize bu dönemde çok yüreklendiren, yönlendiren, eşyalı kiralık ev bulma sitesini de sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.  Gittiğimiz yerlerde ki evlerimizi sokaklarımızı, komşularımızı anlatacağım. Biraz böyle takılacağız. Haberiniz olsun, istedim; herkese sevgiler, bol keyifler…

Müstakbel Karaköy; Yeldeğirmeni

Moda’dan sonra Yeldeğirmeni de Kadıköy’ün en popüler bölgesi oluyor. Bunu Savaş Özbey Hürrriyet’teki haberi ve Emre Yunusoğlu’nun fotoğrafları ile çok güzel anlatmış. Siz de keşfetmek istersiniz belki diye; Bu güzel haberi ve yeni  yerleri sizlerle de paylaşmak istedim.

http://www.mimdap.org/?p=168033

Canım, Uyandırmaya kıyamadım. Acilen çıkmam gerek, bugün birlikte olamayacağız. Baktım, elinden Daudet’nin ‘Değirmenimden Mektuplar’ını düşürmüyorsun… Ben de kalktım, sana kendi mektuplarımı yazdım. Yeldeğirmeni’nden… Küçük bir rehber… Karaköy’ü sevdin ya buraya da bayılacaksın: Şirin kafeler, sanat atölyeleri, butik dükkanlar, barlar, sanatçılar, tasarımcılar, gençler, üniversiteliler… Müstakbel Karaköy! Kadıköy’de, sana bir vapur mesafesinde. Tavsiyelerimi tek tek uygula, günün güzel geçsin, aklından beni çıkarma.

Kahvaltını Garda Kafe’de yap. Seversin. Sahra Hanım trenleri çok sevdiği için burayı Haydarpaşa Garı gibi dekore etmiş. Merak etme granola var. Hem de 6 lira.

Sağda solda boydan boya grafitiyle boyanmış binalar göreceksin. Şaşırma.

Mustafa Bey’in resim atölyesini mutlaka gez. Kapı kapalıysa zile bas. Hem çok hoşsohbet bir adam hem de harika figüratif tablolaları var.

Agarapatı Leather’da Enes Usta kişiye özel muhteşem çantalar yapıyor. Bir uğra, aklına yatarsa sipariş et. 48 saatte hazır ediyor. Ben uğrar alırım sonra.

Öğle yemeğini mutlaka Zip Pizza’da ye. Dilimi 6 liraya közde patlıcanlı yapıyorlar, parmaklarını yersin.
 
“Yok elde yiyerek dolaşayım” dersen, hemen Yeldeğirmeni Sandviççi’sinden vegan sandviç yaptır. Topu topu 3 metrekarelik bir yer ama altı çeşit sos var. Bezelyeli, dereotlu sos harika!

Sandık kutu delilisisin ya… Mehmet Abi’nin eskici/sandıkçı dükkânına mutlaka bir göz at.

Kuzgun Çizgiroman Evi’nde İngilizce, Fransızca, İtalyanca hatta Japonca çizgiromanlar var.

Recep, üniversite üçüncü sınıf resim öğrencisi ama şimdiden atölye açmış kendisine. Üzerinde en son çalıştığı Michael Jackson’lu tabloya bayılacaksın.

Akşamüstü, etrafı seyretmek, gelip geçene bakmak için meydandaki karşılıklı iki kafe harika. Sağdakinin adı Cafe Mu. Karamel latte macciato’ları çok güzel.

Yeldeğirmeni Sanat aslında bir kilise. Denk getirebilirsen, saat 18.00’de Çocuk Korosu konseri var. Karşısındaki çocuk parkının adı Ali İsmail Korkmaz Parkı. Hatırladın mı? ‘Gezi dönemi’ Eskişehir’de dövülerek öldürülen çocuk…

    

Sanat merkezinden çıkınca yandaki Eya Kafe’de soluklan. Sahibi Kıvanç Bey harika ev yapımı limonata yapıyor. Boş yere sorma, tarifini vermiyor…

Burası işgal binası. Kolektifler el koymuş, sanat etkinliği de yapıyorlar, fakirlere yardım da. Dost canlısı insanlar çekinme gir, gez.

35 yıllık bu tarihi simitçiye uğra, eve 6-7 tane çekirdekli simit al.

Akşamları bütün ahali Ahbap Bar’da toplanıyor. Dönüşe geçmeden önce uğra, bir White Russian kokteyli iç. Çok oyalanma, kıskanıyorum.


Ali İsmail Korkmaz Parkı…

Köşe kafeleri, vejeteryan yemek yerleri…


MÜSTAKBEL KARAKÖY YELDEĞİRMENİ

Savaş ÖZBEY- Fotoğraflar: Emre YUNUSOĞLU

Bazen Kurallar Out….

İyi pazarlar herkese… Şimdi size itiraf ediyorum. Şu anda tüm kurallarımı kırdığım, saatler yaşıyorum.Televizyon da Galatasaray İnter  maçı var, zaman zaman maç günlerimizin misafiri olan ailemizin sevgili damadı, Birol biz de…Birol bize gelirken eli kolu dolu geldi, çünkü biliyor ki getirdiği hiç bir şey biz de bulunmaz, yenmez.41574_6001739293_6913463_n Torbaların içinde çeşit çeşit browniler, çeşit çeşit cips, panço, kola çeşitleri ve kabuklu şam fıstık… Maç seyredilirken de bunlar yenir di mi? Bense onlara, meyva, soda, çiğ badem, salatalık, havuç ikram edebilirdim. Yemek de de fırınlanmış sebzeler, yoğurt, kuru börülceli, kajunlu  ıspanak  sote …Bol salata yapabilirdim, peynir tabağı yapardım. Soğuk kavun çıkarırdım, dondurma ya da sorbe yerine…Birol daha önceki tecrübelerinden bunları biliyor, genelde onun sevdiği şeyler biz de out… hiç alınmaz, hiç yenmez, hatta çoğu nedir bilinmez bile…Ben de o geliyor, diye bunları alayım da aklıma gelmez, hep kendi yediğimden, sevdiğimden images (5)yedirmeye çalışırım. Ya Necil imdadına yetişir, alo der, en güzel hamburgerleri sipariş ederler, ya da dürüm, lahmacun. vs…Yine nereden alınacak Birol bilir, ona danışılır.Bu vesileyle Necil de bayram yapar… Bana da sorarlar yer misin? diye.  Aaa almayayım!!!! yemem, beni kendi yemeğimi yiyim derim. images (8)Ama bu gün ne yaptım, sanki Birol’u bekliyor muşum gibi, o gelir gelmez getirdiği paketleri açtım, hepsinden kendime bir tabak yaptım ve de hızla yedim. Belki fikrim değişir, vazgeçmeyeyim, diye özellikle hızla yedim. Ama kola içmedim.Oooh!!!! unutmuşum, ya da hiç bilmediğim, kurallarımın dışında bir sürü farklı lezzet…images (6)Biliyorum yedikten sonra da neden yedim yapacağım, ama bu sefer sizlerle paylaşınca yapmayacağım. Niyetim o; paylaşınca vicdanım biraz daha rahatladı nedense…İşte böyle; yaptım, yazdım, kurtuldum…Yerken  iyiydi, ama sonra çok da bayılmıyor muşum diyebiliyorum. Güzel olan kuralların dışına çıkmaktı.Her zaman yaptığımın dışında bir şeyler de yapabilmekti.İyi ki Birol’umuz var,  maç seyretmenin de bazen  farklı bir  tarzı olmalı  değil mi? Sevgiler herkese, iyi akşamlar…

Soma Hayalleri Gerçek Oldu…

11234910_10153581629318530_5474664483846215791_nSoma’da deprem olduğu günlerde hissettiklerimiz, korkunçtu. Tüm ülke çok üzüldük, çok sarsıldık, sonra da nasıl yardımcı oluruz, düşünceleri başladı. Herkes kendi çabalarınca katkı yapmaya çalıştı. Önemli olan kalıcı çözümler üretmekti. Eşlerini kaybeden kadınlarımıza, çocuklarını kaybeden annelere, kardeşlerini yakınlarını kaybeden ailelere özellikle de yuvaları yıkılan kadınlar için neler yapabilirdik. Kagider olarak arkadaşlarımız defalarca gittiler, dertleri, acıları dinlediler, gerçekleri gözleriyle gördüler. 11755655_10153581630068530_5951321042534439129_nSoğuk demediler, sıcak demediler, ellerinden gelen,gönüllerinden geçen yardımlar için  çaba, emek, harcadılar, zaman ayırdılar, öncelik koydular. Sonunda çok güzel neticelere ulaşıldı. 28.Temmuz Sertifika töreninin en güzel, en duygulu  mesajını  sevgili arkadaşım Handan  Ercengiz güzel fotoğraflarıyla  paylaşmış….>Kagider için gunun en guzel mesaji Soma’li bir Hanim’dan geldi;”Once Annemin kiziydim,sonra esimin karisi,sonra cocuklarimin annesi oldum,Simdi aldigim bu sertifika ile ozguvenim geldi Ben Ben oldum”hepimiz gozyaslarimizi tutamadik.> Handan böyle aktarmış…Bu mutlu haberi  Kagider resmi sitesinden ve Hürriyet Ekonomi’de yayınlanan Elif Ergu’nun yazısı sevgili Handan Ercengiz’in fotoğraflarıyla ben de “Tanrım tekrar böyle acılar yaşanmasın.” dilekleriyle paylaşıyorum.11707447_10153581630878530_8866476771527776020_nHABERLER

Somalı Kadınlar Sertifikalarını Aldı
29.07.2015 17:10:07

Somalı kadınların el becerilerini kullanarak çeşitli üretimler yapmaları ve gelir elde etmeleri hedefiyle Türkiye Vodafone Vakfı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Soma Belediyesi’nin işbirliğinde Aralık 2014’te hizmete açılan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” ilk mezunlarını verdi. Toplam 370 kadının kayıtlı bulunduğu merkezden başarıyla mezun olan 124 kadın kursiyere mesleki eğitim sertifikaları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Çiğdem Erdoğan Atabek, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Soma Kaymakamı Bahattin Atçı, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar’ın katılımıyla düzenlenen törenle verildi.

28 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleşen tören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Çiğdem Erdoğan Atabek, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) saşkanı Sanem Oktar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Sertifika alan Somalı kadınlar sahneye davet edilerek toplu fotoğraf çekildi ve ardından İğne Oyası, Tel Kırma ve El Nakışı eğitimleri alan kadınlar eğitimlerde ürettikleri ürünleri düzenledikleri sergiyle katılımcıların beğenisine sundu.

“Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” için iki önemli işbirliği

Bölgede kadınların ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesi hedefiyle açılan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi” için iki önemli işbirliği yapıldı. Merkezde eğitim gören kadınlar, ev tekstili markası English Home tarafından üretilen havlulara iğne oyası kalp motifi işledi. English Home’un 22 bin adetlik siparişi için 64 kadın çalıştı. Bu ürünler English Home mağazalarında Ekim ayında satışa çıkacak. Diğer yandan Somalı kadınlar, dünyaca ünlü tasarımcı Arzu Kaprol tarafından hazırlanan tasarımları işleyecek ve ortaya çıkan ürünler Vodafone mağazalarında satılacak. Bu doğrultuda Somalı kadınlara geleneksel motiflerin ötesine geçerek çağdaş tasarımlara sahip el işi ürünler üretme olanağı sunulacak.

İki yılda 350 Somalı kadına ulaşılacak

Ağırlıklı olarak el işi üretimine yönelik eğitimlerin verildiği “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi”nde bugüne kadar 68 saatlik tel kırma, 47 saatlik el nakışı ve 53 saatlik iğne oyası eğitimi verildi. Üretilecek ürünlerin alınan siparişlerin içeriğine göre belirlendiği merkezde, yaklaşık 100 Somalı kadın Vodafone paydaşlarına yeni yıl hediyesi olarak sunulmak üzere 16 bin bardak altlığı üretirken, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırlanan Vodafone hediyeleri için ise 4 bin 250 lavanta kesesi işlendi. Soma Belediyesi tarafından özel olarak tahsis edilen bir binada hizmete açılan ve 50 kişi kapasiteli 2 nakış atölyesi, 1 bilgisayar odası, 1 seminer odasından oluşan “Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi”nde eşzamanlı olarak 200 kişiye eğitim verilebiliyor. İki yıl sürecek projenin sonunda toplam 350 Somalı kadına ulaşılması hedefleniyor.

En Duygusal Ticaret Hürriyet/Ekonomi Elif Ergu’nun haberi

SOMA’da 13 Mayıs 2014’te yaşanan 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasından sonra Somalı kadınlara yönelik başlayan projelerden biri ‘Önce Kadın’. Türkiye Vodafone Vakfı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Soma Belediyesi’nin işbirliğiyle 2014 Aralık’ta hayata geçen proje, geçici çözümler bulmak yerine kadınların hayatını değiştirebilmenin yollarını aradı ve bu amaçla Somalı kadınlara el emeklerini geliştirmeleri için eğitimler verildi.

Kadınlara gelir yaratan bir iş modeli oluşturmanın amaçlandığı proje kısa sürede meyvelerini vermeye başladı. Somalı kadınların ürünleri için 2 yeni açılım sağlandı.  Yakında Vodafone ve ‘English Home’ mağazalarında Somalı kadınların ürünleri satılacak. Ayrıca ünlü modacı Arzu Kaprol de Somalı kadınların üretebileceği modern tasarımlar hazırlayacak.

Önceki gün Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nde kadınlarla buluştuk. Aralarında eşini, ağabeyini, babasını kaybeden kadınlar da vardı. Kadınlardan biri “Her ay devlet yardımı alıyoruz ama yetmiyor. Biz Halk Eğitim Merkezi’ne gelirdik ama bu kadar çok üretim yapmazdık. Yılbaşında yaptığımız işlerden para kazandık devam ettirmeyi istiyoruz” diye anlatmaya başladı. Bir diğeri, “Madende yakınını kaybedenler 350 lira yardım alıyor, bu kime yeter? Biz de kazanmalıyız” dedi. Soma’daki merkezde sergilenmek üzere hazırlanmış örtüler, havlular, fularlar, takılar. Bunların her birinin gelir getiren bir iş modeline dönüşebilmesi için başta KAGİDER yetkilileri olmak üzere projeyi yürüten tüm ekip çok çalışmış. Giyim Sanayicileri Derneği ile görüşülmüş.

VAKKO’DA DA SATILSIN

Kadınlarla sohbet sırasında, “Hangi duygularla yapıyorsunuz bu işi?” diye soruyorum… “Hep üzüntüler, acılarla değil, umutlar ve hayallerle işliyoruz” diyor biri. Bir başka kadın, “Gelin başı yapardık hep, aynı duygularla yapıyoruz” diyor. Söz dönüp dolaşıp ürünlerin satılmasına geliyor, bir kadın “Vakko ve Beymen’de satalım isteriz” diyor. Merkezde eğitim alan 370 kadından 64’ünün ürünleri ekimde English Home mağazalarında satışa sunulacak.

KAPROL SOMA’DAN İLHAM ALACAK

Moda tasarımcısı Arzu Kaprol merkezde sergilenen ürünlerin tümünü büyük bir titizlikle inceledi, fotoğrafladı. Kadınlarla yüz yüze görüştü. Yakında Arzu Kaprol de Somalı kadınlar için ürün tasarlayacak ve bu ürünler de Soma’da üretilecek. Kaprol, ‘Geleneksel ürünleri modern bir tasarıma dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kadınlarımızın yeteneklerini yönlendirerek yeni bir ürün yelpazesi çıkarılabiliriz. Amacımız ürünlerin geleneksel motiflerin ötesine geçip çağdaş tasarımlarla buluşması’ dedi.

ÜRETİM MERKEZİ YAPMAK İSTİYORUZ

Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel, maden faciası olduktan hemen sonra Soma’ya gittiklerini belirterek şunları söyledi: “Yardım yapıldı ancak biz kalıcı bir çalışma yapmak istedik. Sabun köpüğü gibi bir iş olsun istemedik. KAGİDER’le ortak çalışma yürüttük. Amacımız kadınlarımızı güçlendirmekti. Somalı kadınlarımızı iletişim teknolojilerinin sunduğu imkânlarla tanıştırarak sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını sağlamayı hedefliyoruz. Biz Vodafone Vakfı olarak kadının güçlendirilmesi konusunu yakından takip ediyoruz. Gelişmiş 20 ülkede kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 51 iken Türkiye’de yüzde 28.Vodafone Grubu’nun hazırladığı cinsiyet eşitsizliğinde Türkiye 147 ülke arasında 128’inci. Soma bizim için pilot bölge aynı zamanda. Toplam 370 kursiyerimizin bulunduğu merkezimizde iğne oyası, tel kırma ve el nakışı gibi el işlerinin eğitim ve üretimine odaklanıyoruz. Şu ana kadar toplam 168 saatlik eğitim verildi. Burayı el işi üretiminin merkezi haline getirmeyi hedefledik. Kadınlarımızın el emeği göz nuru işlerini sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Somalı kadınların işlediği nakışlı havluları English Home mağazalarında satışa sunacağız. Vodafone olarak, kadınlarımızın güçlendirilmesine katkıda bulunan bu tür projelerin artmasını diliyoruz.”

SOMALI KADINLAR KOOPERATİFLEŞMELİ

KAGİDER Başkanı Sanem Oktar hedeflerinin kadınların kendi koşullarına uygun bir şekilde kooperatifleşmesi olduğunu söyledi.  Oktar, “KAGİDER olarak tüm bu süreçlerde, Somalı kadınların yanında olacağız, öncülük ve rehberlik etmek üzere çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Gerçekleştirdiğimiz bu proje ile toplumsal etki de yaratacağımıza ve belki bir kartopu gibi çoğalarak büyüyeceğimize inanıyoruz. Soma belki bu anlamda bir pilot bölge olacak ve bizlere de yeni projelerde rehberlik edecek. Somalı kadınların işleri Türkiye ve dünya çapında pazar bulacak diye düşünüyoruz” diye konuştu.

Asla Yalnız Yeme

291335

Asla Yalnız Yeme; adıyla beni kendine çeken kitap… Evet ben de sevmiyorum, yalnız yemek yemeyi. Yemek yemek her zaman, bir nefes alma, bir ara verme, keyifli bir zaman dilimi olmalı hatta bir şölene dönüşmeli. Yemeğe oturmadan hem yemeğimiz, hem masamız, hem de biz hazırlanmalıyız. Ayrı bir özen göstermeliyiz.Ben öyle düşünüyorum. Böyle düşünülen bir evde büyüdüm. Yemekler kadar, masa düzenine önem verilen bir evdi bizimki…Babam özel günlerde alınan hediyelerde bana bir şey alma; masamıza bir şey al derdi. Biz de her zaman masa örtüleri peçeteleri, aksesuarları çok değerlidir, çok çeşitlidir. Günümüz de ev de yemek, içmektense de dışarıda buluşup bir şeyler yemek, içmek  çok daha pratik ve yaygın, ama ben evler de yapılan yeme içme  de davetlerini  de çok seviyorum.Bunu yapmak ve sürdürmekte kolay değil. Keyifli yemekler yenilen arkadaşların , yakınlarının olması çok büyük zenginlik…Ailemizle bunu yapmaya büyük özen gösteriyorum. Arkadaşlarımla da bir kaç güzel grubumuz var. Çok sık değil, ama hiç olmazsa, her grubu senede bir ağırlamak, en azından ayda bir ev buluşmasına dönüşüyor. Dışarıda buluşmalarla haftada bir hatta yazın haftada 5-6 ya ulaşıyor.Bazen bir çift, veya  bir aile, hatta bir dostla  buluşarak evde veya dışarıda çok keyifli vakit geçirmek mümkün. Bunu başarmak için de öncelikle davet etmek, davete özen göstermek gerekiyor. Sonra da seçilen menü, yemek, ya da gidilen yerin özelliği farklılığı olmalı.Bazen sadece bir kahve veya çay  ikram ederken bile bir şölene dönüştürebilirsiniz.DSC_0103Siz de farklı şölenlere davet edilebilirsiniz. En önemlisi, gönülden isteyerek, yapmak, ağırlamak, gerisi zaten gelecektir. Her zaman ister evde, ister dışarıda davet etmekten çekinmeyin, Yukarıda adı geçen kitap da ise, iletişim ve güzel dostluklar kazanımı, için asla yalnız yemek yememenin hayatımıza katacakları anlatılıyor. Bir solukta okunacak yaz ve kişisel gelişim kitabı. Benim de yaşam şeklim…Aşağıda biraz da kitapta anlatılanlar var, keyifli buluşmalar dilerim, sevgiler….DSC_0119

Kitaba dair…Başkalarıyla yakın ilişkiler içinde sürdürülen bir hayat insanı farklı bir bakış açısına götürür. İnsanların birbirlerine sıkı bağlarla bağlı oldukları hayatlarda bakış açılarının zenginliği yaşanır. Bir bakış açısı, diğerine götürür.

Hayatınızda şu anda bulunduğunuz konum ve bildiğiniz her şey, ömrünüz boyunca ister şahsen, ister kitaplar, müzik, e-posta ya da kültür yoluyla etkileşim içinde olduğunuz fikir, deneyim ve insanların bir sonucudur. Bolluğun daha fazla bolluğa götürdüğü durumlarda çetele tutmak gerekmez. O halde hemen bugünden başlayarak, hedeflerinize ulaşmanızda size yardımcı olacak isimlerle tanışmak ve gereken bilgi, deneyim ve kişileri bir araya getirmek üzere kolları sıvayın.

Keith Ferrazzi size ilişkinin gücünü ve çok sayıdaki kişiyle tanışıp bu kişilerle hem arkadaş hem de iş arkadaşı olmanın aşamalarını adım adım anlatıyor.